Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 23. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوٓا۟ ءَابَآءَكُمْ وَإِخْوَٰنَكُمْ أَوْلِيَآءَ إِنِ ٱسْتَحَبُّوا۟ ٱلْكُفْرَ عَلَى ٱلْإِيمَٰنِ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ
yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tetteḫiẕû âbâeküm veiḫvâneküm evliyâe ini-steḥabbü-lküfra `ale-l'îmân. vemey yetevellehüm minküm feülâike hümu-żżâlimûn.
Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mescidlerin imarı; akrabayı Allah'a tercih etmemek Tevbe 17–24 3
İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.
Rableri onlara, kendi katından bir rahmet, bir hoşnutluk ve kendilerine içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdelemektedir.
Onlar orada ebedi kalacaklardır. Şüphesiz, Allah katında büyük bir mükafat vardır.
Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah'tan, peygamberinden ve O'nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez."
Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisin geriye dönüp kaçmıştınız.
Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere azap verdi. İşte bu, inkarcıların cezasıdır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
23. “Ey iman edenler!” İman esasını yerine getirenleri dost edinmek, onu gerçekleştirmeyenleri de düşman edinmek sureti ile imanın gereğini yerine getirin ve “eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa” küfrü severek ve hoşnutlukla imana tercih ediyorlarsa, insanların size en yakınları olan “babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) dost edinmeyin.” insanların size en yakınlarının durumu buysa diğerler kafirlerin dost edinilmemesi öncelikle söz konusudur.
“İçinizden kim onları dost edinirse işte onlar zalimlerin ta kendileridirler.” Çünkü bunlar Allah’a isyanı gerektiren işleri yapma cesaretini göstermiş ve Allah’ın düşmanlarını dost edinmişlerdir.
Dost edinmenin aslı, sevgi duymak ve yardım edip desteklemektir. Buradaki yasağın sebebi şudur: Onları dost edinmek onlara itaat etmeyi Allah’a itaat etmenin önüne, onları sevmeyi de Allah ve Rasûlünü sevmenin önüne geçirmeyi gerektirir. İşte bundan dolayı Yüce Allah, bu yasağı gerektiren sebebi de söz konusu etmektedir ki o da şudur: Allah’ı ve Rasûlünü sevmek, bu sevgiyi her türlü sevginin önüne geçirmeyi ve her şeyi onlara tâbi kabul etmeyi gerektirir. Bundan dolayı Yüce Allah, bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Allah'a iman eden ve O'nun resulünün getirdiklerine tabi olanlar! Bir olan Allah'a imana karşılık olarak küfrü tercih ederlerse, babalarınızı, soy kardeşlerinizi ve diğer seçkin akrabalarınızı, Müminlerin sırlarını kendileri ile paylaştığınız ve kendileri ile istişarede bulunduğunuz dostlar edinmeyin. Onlar küfür üzerinde kalmak hususunda ısrar ettikleri halde kim onları dost edinir ve onları sevdiğini izhar ederse, o kimse Yüce Allah'a isyan etmiştir. Ve işlediği günah sebebi ile nefsini helaka götürerek kendisine zulmetmiştir.
Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve…
Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir…
Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez.
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey iman edenler! Küfrü imana tercih ediyorlarsa dipnot 1 babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) dostlar edinmeyin! Sizden kim onları dost edinirse işte onlar zalimlerin ta kendileridir. dipnot 2
Siz ey iman edenler! Eğer iman yerine küfrü tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi sığınılacak bir can dost olarak görmeyin. İçinizden kim onları sığınılacak bir dost olarak görürse, işte onlar tam anlamıyla zalimce davranmış olurlar.
Siz ey imana erişenler! Hakkın inkarı eğer gönüllerinde imandan daha çok yer tutuyorsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) dost ve yakın bilmeyin: çünkü içinizden kimler ki onlarla dostluk kurarsa, (bilin ki), işte onlardır kötülüğü seçen ve işleyen kimseler!
Ey iman edenler! Eğer hakikati inkarı imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyin. . . Sizden kim onları veli edinir ise, işte onlar zalimlerin ta kendileridirler.
Ey iman edenler, eğer imana karşı inkarı sevip tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi veliler edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse, işte bunlar zulmeden kimselerdir.
Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) veli (dost) edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işle onlar zalimlerin kendileridir.
Ey inanca çağırılanlar! Eğer nankörlüğü inançtan üstün tutarlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. Aranızdan kim onları dost edinirse; haksızlık yapanlar, işte onlardır.
Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyiniz. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Ey iman edenler, inkarı gerçeği onaylamaya tercih ettikleri taktirde ana babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyin. Kim onları dost edinirse onlar zalimlerdir.
Ey inananlar, inkarı imana tercih ettikleri taktirde ana babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyin. Kim onları dost edinirse onlar zalimlerdir.
Ey iman edenler, eğer babalarınız ve kardeşleriniz imana karşı küfürden hoşlanıyorlarsa onları dost edinmeyin! Sizden her kim onları dost edinecek olursa, işte bunlar kendilerine zulmedenlerdir.
Ey o bütün iyman edenler: babalarınız ve ıhvanınız eğer iymana karşı küfrü hoşlanıyorlarsa onları evliya ittihaz etmeyiniz, sizden her kim onları veliy tanıyacak olursa işte onlar nefislerine zulmedenlerdir
Ey İman Edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi evliya dipnot 1 edinmeyin. Sizden kim onlara dönerse, dipnot 2 işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Ey iman edenler! Eğer küfrü dipnot 1 imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi evliya dipnot 2 edinmeyin. Sizden kim onlara dönerse dipnot 3 , işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi evliya dipnot 1 edinmeyin. Sizden kim onlara dönerse dipnot 2 , işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Ey inananlar, eğer inanca karşı küfrü sevip tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi veliler edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse, işte bunlar zulmeden kimselerdir.
Ey iman edenler, babalarınızı, kardeşlerinizi — eğer küfrü sevib Onu iman üzerine tercih ediyorlarsa — veliler edinmeyin. İçinizden kim onların velilikleri altına girerse onlar zaalimlerin ta kendileridir.
Ey iman edenler; eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı, kardeşlerinizi dostlar edinmeyin. Sizden her kim onları dost edinirse; işte onlar, zalimlerin kendileridir.
(23-24) Ey iman edenler, babalarınız ve kardeşleriniz iman yerine küfre icabet ediyorlarsa / onu tercih ediyorlarsa onları dostlar edinmeyin, sizden her kim onları dost edinirse işte onlar zalimdirler , deki eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, soy akrabalarınız / aşiretiniz, işlediğiniz mallarınız, durgun gitmesinden / kesat gitmesinden çekindiğiniz ticaretiniz, hoşunuza giden evler / meskenler, size Allah’tan Resulünden ve Allah yolunda çaba göstermekten daha sevimli ise Allah emri ile gelinceye kadar bekleyin / gözleyin, Allah yoldan çıkmış topluluklara rehberlik etmez.
Ey İman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi veli edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse, işte onlar da zalimlerin ta kendileridir.
Ey inananlar, eğer imana karşı küfrü seviyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi veliler edinmeyin. Sizden kim onları veli tanır(dost tutar)sa işte zalimler onlardır.
Ey inanıp güvenenler! Eğer kafirliği sevip imana tercih ediyorlarsa ana-babanızı ve kardeşlerinizi bile kendinize yakın saymayın. Sizden kim onları kendine yakın sayarsa işte asıl yanlışı yapanlar onlardır.
Ey inanıp güvenenler! ayeti görmezlikten gelmeyi (kafirliği), inanıp güvenmeye (imana) tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile yakın dost (veli) edinmeyin. Kim onları dost edinirse, onlar kendilerine yazık etmiş olurlar.
Ey İman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi veli edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse , İşte onlar da zalimlerin ta kendileridir.
-Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi veli edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse, işte onlar kendilerine yazık edenlerdir.
Ey iman edenler! Babalarınız ve kardeşleriniz, eğer imana karşı inkarı seviyorlarsa, onları dostlar edinmeyin. İçinizden onları dost edinenler zalimlerin ta kendileridirler.
O you who have conformed to Islam: Do not favour the tutelage of your fathers nor of your sons if they prefer infidelity to Allah's system of faith and worship, and he who takes them as tutelary friends, protectors or guardians shall he and such persons be wrongful of actions.
Believers, do not take your fathers and brothers as allies if they prefer disbelief to faith: those of you who do so are doing wrong.
O ye who believe! take not for protectors your fathers and your brothers if they love infidelity above Faith: if any of you do so, they do wrong.
[9:23] Believers, do not take your fathers and your brothers for your allies if they choose unbelief in preference to belief. Whosoever of you takes them as allies those are wrong-doers.
You who have iman, do not befriend your fathers and brothers if they prefer kufr to iman. Those among you who do befriend them are wrongdoers.
O you who believe! Take not as Auliyâ’ (supporters and helpers) your fathers and your brothers if they prefer disbelief to Belief. And whoever of you does so, then he is one of the Zâlimûn (wrong-doers).
O you who have faith! Do not befriend your fathers and brothers if they prefer faithlessness to faith. Those of you who befriend them —it is they who are the wrongdoers.
O you who believe! take not your fathers and brothers for allies, if they prefer disbelief to belief. And whoever of you ally themselves with them, it is then these who are the real wrong doers.
O believers, take not your fathers and brothers to be your friends, if they prefer unbelief to belief; whosoever of you takes them for friends, those -- they are the evildoers.
O’ believers, do not ally with your fathers or brothers, if they have chosen to disbelieve. Whoever allies himself with the disbelievers, has done a great injustice [to his soul.]
O ye who believe! take not your fathers and your brothers for patrons if they love misbelief rather than faith; for whosoever amongst you takes them for patrons these are the unjust.
O you who acknowledge, do not take your fathers nor brothers as allies if they prefer rejection to acknowledgement. Whoever of you takes them as such, then these are the wicked.
O true believers, take not your fathers or your brethren for friends, if they love infidelity above faith; and whosoever among you shall take them for his friends, they will be unjust doers.
O you who believe! Choose not your fathers, nor your brothers for patrons if they love disbelief rather than faith; for whoever amongst you takes them for patrons these are the wrong-doers.
O you who have believed, do not take to yourselves your fathers and your brethren to be (your) patrons, in case they show love to disbelief (rather) than belief. And whoever of you patronizes them, then, those are they (who) are the unjust..
O ye who believe! Choose not your fathers nor your brethren for friends if they take pleasure in disbelief rather than faith. Whoso of you taketh them for friends, such are wrong-doers.
O you who believe, do not hold your fathers and brothers as friends if they hold disbelief more dear than faith; and those of you who do so are iniquitous.
O YOU who have attained to faith! Do not take your fathers and your brothers for allies if a denial of the truth is dearer to them than faith: for those of you who ally themselves with them-it is they, they who are evildoers!
O believers! Do not take your parents and siblings as trusted allies if they choose disbelief over belief. And whoever of you does so, they are the ˹true˺ wrongdoers.
O you who believe, do not take your fathers nor brothers as allies if they prefer rejection to belief. And whoever of you takes them as such, then these are the wicked.
O you who believe, do not ally yourselves even with your parents and your siblings, if they prefer disbelieving over believing. Those among you who ally themselves with them are transgressing.
O you who have believed, do not take your fathers or your brothers as allies if they have preferred disbelief over belief. And whoever does so among you - then it is those who are the wrongdoers.
O you who heed warning: take not your fathers and your brethren as allies if they prefer denial to faith; and whoso takes them as allies among you: it is they who are the wrongdoers.
O You who have chosen to be graced with belief! Even if your parents and siblings take pleasure in disbelief rather than faith, take not them as allies. Whoever does that, does wrong to himself. (The Divine Ideology shall take precedence over all other bonds).
O you who believe! Do not have for protectors (and helpers) your fathers and your brothers if they choose Disbelief above Faith: If any of you do so, they do wrong.
O you who believe, do not take your fathers and your brothers as your friends, if they prefer infidelity to Faith. Those of you who have friendship with them are the wrongdoers.
O you who believe, do not take your fathers nor brothers as allies if they prefer rejection to belief. And whoever of you takes them as such, then these are the wicked.