Diyanet İşleri
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten geri kalmak için senden izin istemezler. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları çok iyi bilendir.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 44. ayet. لَا يَسْتَـْٔذِنُكَ ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ أَن يُجَٰهِدُوا۟ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِٱلْمُتَّقِينَ
lâ yeste'ẕinüke-lleẕîne yü'minûne billâhi velyevmi-l'âḫiri ey yücâhidû biemvâlihim veenfüsihim. vellâhü `alîmüm bilmütteḳîn.
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten geri kalmak için senden izin istemezler. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları çok iyi bilendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sefere çağrı ve ağırdan alanlar Tevbe 38–49 3
Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.
Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara uzak geldi. Gerçi onlar, "Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizinle beraber çıkardık" diye Allah'a yemin edeceklerdir. Onlar kendilerini helake sürüklüyorlar. Allah, biliyor ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.
Allah, seni affetsin! Doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları bilinceye kadar beklemeden niçin onlara izin verdin?
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten geri kalmak için senden izin istemezler. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları çok iyi bilendir.
Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler senden izin isterler.
Onlar eğer savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların harekete geçmelerini istemedi de onları geri bıraktı ve onlara, "Oturun, oturan acizlerle beraber" denildi.
Eğer onlar da sizin içinizde (sefere) çıksalardı, size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda koşuşturacaklardı. Aranızda onları dinleyecek kişiler de vardı. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
44. Daha sonra Yüce Allah, Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimselerin mallarıyla ve canlarıyla cihadı terk etmek amacıyla izin istemeyeceklerini haber vermektedir. Çünkü onların hayır arzuları ve imanları, mazeretsiz olarak cihadı terk etmek için izin istemeleri şöyle dursun, teşvik edici herhangi bir sebep bulunmaksızın dahi onları cihada sevkeder. “Allah takvâ sahiplerini çok iyi bilendir.” Bu yüzden takvâlı davranışları dolayısı ile onları mükâfatlandıracaktır. Yüce Allah takvâ sahiplerini bildiğinden dolayıdır ki takvâlıların alâmetlerinden birisinin de cihadı terk etmek hususunda izin istememeleri olduğunu bildirmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Allah'ın yolunda malları ve canları ile cihattan geri kalmak için senden izin istemeleri sadık bir iman ile Allah'a ve kıyamet gününe iman edenlerin yapacakları bir şey değildir. Bilakis onlar; Müminler ne zaman seferberlik ilan ederlerse onlar da onlarla beraber sefer ederler. Malları ve canları ile cihat ederler. Allah, onları seninle beraber cihada çıkmaktan alıkoyan (Gerçek) mazeretleri dışında senden izin istemeyen takva sahibi kullarını hakkıyla bilendir.
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)
Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin…
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)
Allah'ın Resulüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek…
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)
Fakat peygamber ve beraberindeki mü'minler, mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. Bütün hayırlar işte bunlarındır. İşte bunlar kurtuluşa erenlerin ta…
Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Ortak kavram: Cihad
(95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar.…
Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Ortak kavram: Cihad
İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar…
Aynı kök: جهد (41 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Ortak kavram: Cihad
İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya…
Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)
Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resulüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına…
Aynı kök: مول (86 geçiş)
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad (fedakârlık) konusunda (geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah muttakîleri (duyarlı olanları) bilendir.
Allah'a ve Ahiret Günü'ne (yürekten) güvenip inanan kimseler mallarıyla ve canlarıyla zaten cihat etmeleri hasebiyle, senden cihada çıkmak için izin isteme gereği duymazlar. Allah sorumlu davranışta sebat edenleri çok iyi bilir.
Allaha ve Ahiret Gününe (yürekten) inananlar kendilerini (Allah yolunda) mallarıyla, canlarıyla cihad etmekten bağışık tutmanı senden istemezler. Ve zaten kendisine karşı kimin sorumluluk bilincine sahip olduğu konusunda Allah mutlak bilgi sahibidir.
Esma'sıyla hakikati olan Allah'a ve yaşanacak sonsuz sürece iman edenler, mallarıyla, canlarıyla mücahede etmekten (geri kalmamak için) senden izin istemezler. . . Allah korunanları (Esma'sıyla onların hakikati olarak) Bilen'dir.
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten (kaçınmak için) senden izin istemezler. Allah takva sahiplerini bilendir.
Allah’a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla canlarıyla savaşmaktan (geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah takvâ sahiplerini pek iyi bilir.
Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inananlar, mallarıyla ve canlarıyla çaba göstermekten kaçabilmek için senden izin istemezler. Allah, sorumluluk bilinci taşıyanları zaten bilir.
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mal ve canlarıyla savaşmaktan geri kalmak için senden izin istemezler. Allah takva sahiplerini bilir.
ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylayanlar, paralarıyla ve canlarıyla çaba göstermekten (kaçmak için) senden izin istemezler. ALLAH erdemlileri hakkıyla Bilir.
ALLAH'a ve ahiret gününe inananlar, paralarıyla ve canlarıyla çaba göstermekten (kaçmak için) senden izin istemezler. ALLAH erdemlileri hakkıyla Bilir.
Allah'a ve ahiret gününe imanlı kimseler, mallarıyla ve canlarıyla cihad edeceklerinden senden izin istemezler ve Allah, o takva sahiplerini bilir.
Allaha ve Ahıret gününe iymanlı kimseler mallariyle, canlariyle cihad edeceklerinden dolayı senden istizan etmezler ve Allah o müttekıleri bilir
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmemek için senden izin istemezler. Allah, muttakileri dipnot 1 en iyi bilendir.
Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmemek için senden izin istemezler. Allah, muttakileri dipnot 1 en iyi bilendir.
Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmemek için senden izin istemezler. Allah, muttakileri en iyi bilendir.
Tanrı'ya ve ahiret gününe inananlar, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten (kaçınmak için) senden izin istemezler. Tanrı takva sahiplerini bilendir.
Allaha ve ahiret gününe iman etmekde olanlar mallariyle, canlariyle cihad etmeleri hususunda senden izin istemez (ler). Allah takvaa saahiblerini çok iyi bilendir.
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, geri kalmak için senden izin istemezler ki mallarıyla ve canlarıyla cihad etsinler. Allah, müttakileri bilir.
(38-52) Ey iman edenler Allah yolunda fırlayın çıkın denildiğinde size ne oldu da arza çakılıp kaldınız, ahirete nazaran dünya hayatına mı razı geldiniz? / o mu hoşunuza gitti? Dünya hayatının geçim malzemeleri / metası, sonraki hayatınkinden / ahiretten daha azdı r, eğer fırlayıp çıkmazsanız, acıtıcı bir azapla size azap eder, sizden başka bir toplulukla sizi yer değiştirir / mübadele eder. O’na / Resulüne herhangi bir zarar veremezsiniz, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Eğer O’na / Resulüne yardım etmezseniz, (Tebuk savaşı konusunda) kesin olan şu ki Allah O’na, kafirlerden ayrılıp hicret ettiğinde, mağara içindeki iki kişiden biri olduğu vakitte yardım et mişti. (Sevr mağarasındaki Resulullah ile arkadaşı Ebu Bekir) O vakit arkadaşına diyordu ki hüzünlenme / mahzun olma, Allah bizimle, ardından Allah’ta sakinliğini / sükûnetini onlar üzere indirdi ve O’nu / Resulünü görünmez ordular ile destekledi, kafirlerin kelimesini en aşağı olan yaptı (Pantolonun suflesi gibi) Allah’ın kelimesini ise işte onu da en yüce yaptı, Allah saygıdeğerdir, gerekçeli son kararı verir. Hafif, ağır tüm malzeme ve cihazlarınızla fırlayın, Allah yolunda mallarınızla kendinizle gayret gösterin / ceht gösterin / cihat edin, eğer bilirseniz ki bu sizin için iyidir / hayırlıdır. Şayet yakın bir fayda teklifi, kolay sefer sunulsa idi sana hemen tabi olurlardı, fakat, onlara bu, oldukça uzak ve meşakkatli / zorluklarla dolu bir iş olarak geldi, (Bizans’a bağlı Gassanilerle Tebuk seferi h.9 m 630) eğer gücümüz yetse idi, sizinle olurduk diye Allah’a yemin dahi ederler, onlar kendilerini helak ettiler, Allah biliyor ki onlar yalancıdırlar. Allah seni affetsin onlardan sadıklar ile yalancılar sana be lli olacağı zamana kadar beklemeyip niçin onlara iz in verdin? Allah’a ve ahiret gününe iman edenler malları ve kendileri ile cihat etmek konusunda senden izin istemezler, Allah sakınanları bilir. Senden izin isteyenler ise kesinlikle, Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyenlerdir, kalpleri kuşkuya düştü onlar kuşku içinde tereddüt eder dururlar. (Gitmesem mi acaba? ikilemi) Şayet çıkmayı dileselerdi, onun için belli bir hazırlık hazırlarlardı, (O yönde iradesi olanın hazırlanması da olur) fakat, Allah onların bu yaptıklarından hoşlanmadı ve onları sabitledi, onlara oturanlarla beraber oturun denildi. Şayet çıksalardı, sizin rahatsızlığınızı artırırlardı veya rahats ız olmanız için koşuştururlardı, sizi fitneye / sınamaya düşürürlerdi, sizin içinizde onları işitecek tipler de var, Allah zalimleri bilir. Onlar önceden de fitne çıkarmak istemişlerdi, senin işlerini ters düz etmişlerdi, ta ki sana gerçek geldi ve ta ki onlar hoşlanmasalar da Allah’ın işi / emri gün yüzüne çıktı. Onlardan bir kısmı, bize izin ver, bizi deneme / sınama diyor, dikkat edin böyle diyerek onlar yine bir sınamanın içindedirler, cehennem kesinlikle kafirleri kuşatmıştır. Sana bir güzellik dokunsa ondan kötü etkilenirler, sana musibet isabet ederse, daha önce biz işlerimizi ayarlamıştık derler, sevinerekten dönüp giderler, deki Allah’ın yazdığı dışında hiçbir şey bizlere isabet etmez / nasip olmaz, O bizim dostumuzdur, müminler Allah’ı vekil tayin ederler. De ki bize iki güzel şeyden birinin (Şehit veya Gazi olmak) gerçekleşmesini mi bekliyorsunuz? Biz de size Allah’ın yanındaki azabının yahut bizim elimizle bir azabın isabet etmesini bekliyoruz. O halde gözetleyin / gözlemleyin bizde sizlerle bera ber gözetliyoruz / hep beraber bekleyelim görelim.
Allah’a ve ahiret gününe iman edenler mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek istedikleri için senden izin istemezler. Allah, muttakileri çok iyi bilendir.
Allah'a ve ahiret gününe inananlar; mallariyle, canlariyle, cihad etmek(ten geri kalmaları) için senden izin istemezler. Allah, korunanları bilir.
Cihad etmek /Allah yolunda elinden geleni yapmak dipnot 1 , Müslümanların temel görevi olduğu için) Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek için senden izin istemezler. Allah, muttakileri /yanlışlardan sakınanları bilir.
Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenenler, mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda mücadele (cihad) için senden izin istemezler. Allah kendisinden çekinerek korunanları bilir.
Allah’a ve ahiret gününe iman edenler mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek istedikleri için senden izin istemezler. Allah, muttakileri çok iyi bilendir.
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek istedikleri için senden izin istemezler. Allah, muttakileri bilir.
Allah'a ve ahiret gününe iman edenler; mallarıyla, canlarıyla cihat edecekleri için senden izin istemezler. Allah, takva sahiplerini iyice bilmektedir.
Never shall those who lift to Allah their inward sight and assert the truth of the Hereafter ask you to exempt them from this obligation. They feel they must move to action as ordained by Allah Whose purpose is the heart of their purpose. They purpose to strive in His cause, which is their cause with their wealth and their lives. Allah is fully aware of those who entertain the profound reverence dutiful to Him.
Those who have faith in God and the Last Day do not ask you for exemption from struggle with their possessions and their persons- God knows exactly who is mindful of Him-
Those who believe in Allah and the Last Day ask thee for no exemption from fighting with their goods and persons. And Allah knoweth well those who do their duty.
[9:44] Those who believe in Allah and the Last Day will never ask your leave to be excused from striving (in the cause of Allah) with their belongings and their lives. Allah fully knows the God-fearing.
Those who have iman in Allah and the Last Day do not ask you to excuse them from doing jihad with their wealth and themselves. Allah knows the people who have taqwa.
Those who believe in Allâh and the Last Day would not ask your leave to be exempted from fighting with their properties and their lives; and Allâh is the All-Knower of Al-Muttaqûn (the pious - See V.2:2).
Those who believe in Allah and the Last Day do not ask you for leave [exempting them] from waging jihād with their possessions and their persons, and Allah knows best the Godwary.
Those who believe in Allâh and the Last Day do not beg leave of you (to be excused) from striving hard with their possessions and their persons. And Allâh is Well-Aware of those who keep their duty (to Him).
Those who believe in God and the Last Day ask not leave of thee, that they may struggle with their possessions and their selves; and God knows the godfearing.
Those who believe in God and the Last Day, will never ask you to exempt them from sacrificing their belongings and their lives to please the Lord; God knows well those who respect Him.
Those who believe in God and in the last day will not beg off from fighting strenuously with their wealth and their persons; but God knows those who fear.
Those who acknowledge God and the Last day will not ask leave. They strive with their money and their lives. God is aware of the righteous.
They who believe in God and the last day, will not ask leave of thee, to be excused from employing their substance and their persons for the advancement of God's true religion; and God knoweth those who fear him.
Those who believe in Allah and in the Last Day ask no leave of you from striving with their wealth and their lives; but Allah knows those who fear (do their duty).
The ones who believe in Allah and the Last Day do not ask permission of you that they may strive with their riches and their selves; and Allah is Ever-Knowing of the pious. .
Those who believe in Allah and the Last Day ask no leave of thee lest they should strive with their wealth and their lives. Allah is Aware of those who keep their duty (unto Him).
Those who believe in God and the Last Day, do not ask your leave to be excused from fighting wealth and soul (in the cause of God), for God knows the pious and devout.
Those who [truly] believe in God and the Last Day do not ask thee for exemption from struggling with their possessions and their lives [in God's cause]-and God has full knowledge as to who is conscious of Him-:
Those who believe in Allah and the Last Day do not ask for exemption from striving with their wealth and their lives. And Allah has perfect knowledge of those who are mindful ˹of Him˺.
Those who believe in God and the Last Day will not ask leave. They strive with their money and their lives. And God is aware of the righteous.
Those who truly believe in GOD and the Last Day do not ask your permission to evade the opportunity to strive with their money and their lives. GOD is fully aware of the righteous.
Those who believe in Allah and the Last Day would not ask permission of you to be excused from striving with their wealth and their lives. And Allah is Knowing of those who fear Him.
No leave do those who believe in God and the Last Day ask of thee from striving with their wealth and their lives; and God knows those of prudent fear.
Those who have conviction in Allah and the Last Day, do not ask you for exemption from striving with their wealth and persons. And Allah is Aware of those who walk aright.
Those who believe in Allah and the Last Day do not ask you for exemption from fighting with their goods and lives. And Allah knows well those who are pious (and those who fear Him).
Those who believe in Allah and in the Last Day do not ask you to excuse them from Jihād with their wealth and lives. Allah is aware of the God-fearing.
Those who believe in God and the Last Day will not ask leave. They strive with their money and their lives. And God is aware of the righteous.