Tevbe suresi

Tevbe suresi, 53. ayet

Tevbe suresi, 53. ayet. قُلْ أَنفِقُوا۟ طَوْعًا أَوْ كَرْهًا لَّن يُتَقَبَّلَ مِنكُمْ إِنَّكُمْ كُنتُمْ قَوْمًا فَٰسِقِينَ

ḳul enfiḳû ṭav`an ev kerhel ley yüteḳabbele minküm. inneküm küntüm ḳavmen fâsiḳîn.

Diyanet İşleri

Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 50–56 · surenin 53. ayeti / 129

Konu Münafıkların tutumu ve sadakalar hakkında dil uzatmaları Tevbe 50–59 3

  1. Tevbe 50

    Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musibet gelirse, "Biz tedbirimizi önceden almıştık" derler ve sevinerek dönüp giderler.

  2. Tevbe 51

    De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güvensinler."

  3. Tevbe 52

    De ki: "Bizim için siz, (şehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz. Biz de, Allah'ın kendi katından veya bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı bekliyoruz. Haydi bekleyedurun. Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz."

  4. 53

    Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."

  5. Tevbe 54

    Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah'ı ve Resulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.

  6. Tevbe 55

    Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, bununla ancak onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.

  7. Tevbe 56

    Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

53. Yüce Allah, münafıkların infaklarının boşa gideceğini açıklamakta ve bunun sebebini de söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: Onlara “de ki: İster gönülden” içinizden “gelerek isterse de gönülsüz olarak” istemeye istemeye, zorla “infak edin (fark etmez, zira) sizden asla” amellerinizin hiç birisi “kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, fasık” Allah’a itaatin dışına çıkan “bir topluluk oldunuz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Onlara de ki: Mallarınızdan isteyerek ya da istemeyerek verin. İnkâr etmeniz ve Allah'ın taatinden çıkmanız sebebi ile infak ettikleriniz sizden asla kabul edilmeyecektir.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. أَنفِقُوا۟ enfiku sadaka verin kök: نفق
  3. طَوْعًا tav'an gönüllü kök: طوع
  4. أَوْ ev veya
  5. كَرْهًۭا kerhen gönülsüz kök: كره
  6. لَّن len
  7. يُتَقَبَّلَ yutekabbele kabul edilmeyecektir kök: قبل
  8. مِنكُمْ ۖ minkum sizden
  9. إِنَّكُمْ innekum çünkü siz
  10. كُنتُمْ kuntum oldunuz kök: كون
  11. قَوْمًۭا kavmen bir kavim kök: قوم
  12. فَـٰسِقِينَ fasikine yoldan çıkan kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كره (41 geçiş) · Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu…

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: كره (41 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş)

    Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah'ı ve Resulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları…

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü inkar ettiler ve fasık olarak öldüler.

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Kendilerinden razı olasınız diye, size yemin edeceklerdir. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah o fasıklar topluluğundan asla razı olmaz.

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar.…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "İster gönüllü, isterse zorla verin; (yaptığınız infak) sizden asla kabul edilmeyecektir. dipnot 1 Şüphesiz ki siz yoldan çıkan bir topluluk oldunuz."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah bu ayette dolaylı yoldan münafıkların dünyaya düşkünlüklerine değinmektedir. Ayrıca yoldan çıkan bir topluluk olduğunu ifade etmektedir. Anlaşılıyor ki infak denen eylem aslında şeklen ekonomik bir işlem gibi görünse de aslında bunun bir iman eylemi olduğudur. İmansız yapılan infak Yüce Allah'ın kabul edeceği bir yardım değildir. Çünkü bu işlem imansız yapıldığı için "salih amel" olarak isimlendirilemez.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "İster gönüllü infak edin ister gönülsüz; sizden asla kabul edilmeyecektir: çünkü siz, hepten sapık bir güruh haline geldiniz."

Muhammed Esed

De ki: "(Allah uğruna olduğu görüntüsü altında) ister gönüllü harcayın, ister gönülsüzce: bu sizden asla kabul edilmeyecektir; çünkü siz kötülüğe gömülüp gitmeye niyetli bir topluluksunuz!"

Ahmed Hulusi

De ki: "Kendi arzunuzla veya isteksizce, Allah uğruna, diyerek bağış yapın, sizden asla kabul olunmayacaktır. . . Çünkü siz fasık (inanç sistemi bozulmuş) bir grup oldunuz!"

Ali Bulaç

De ki: "İsteyerek veya istemiyerek infak edin; sizden kesin olarak kabul edilmeyecektir. Çünkü siz bir fasıklar topluluğu oldunuz."

Ali Özek ve heyeti

De ki: İster gönüllü verin ister gönülsüz, sizden (sadaka) asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz yoldan çıkan bir topluluk oldunuz.

Ali Rıza Safa

De ki: "Yardımlaşmak amacıyla isteyerek de istemeyerek de harcasanız, sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, yoldan çıkmış bir toplumsunuz!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "İster gönüllü, ister zorla veriniz; nasıl olsa sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış bir topluluksunuz."

Edip Yüksel

De ki: "Yoksullara ister gönüllü, ister gönülsüz yardım edin; sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış bir topluluksunuz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki: 'Yoksullara ister gönüllü, ister gönülsüz yardım edin; sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış bir topluluksunuz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "İster gönüllü, ister zoraki verin, verdikleriniz hiçbir zaman kabul edilmeyecektir, çünkü siz yoldan çıkmış bir güruh oldunuz."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: gerek tav'an infak edin gerek kerhen sizden hiç bir zaman nefakalarınız kabul edilmiyecek, çünkü siz fasık bir kavm oldunuz

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "İster istekli, ister isteksiz infak dipnot 1 edin; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasık dipnot 2 bir toplum oldunuz."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yardım.
  2. metne dön, dipnot 2
    Günaha sapan. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnanç olarak inanan, yaşantı olarak Kafir olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "İster istekli ister isteksiz infak dipnot 1 edin; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasık bir toplum oldunuz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yardım.

Gültekin Onan

De ki: "İsteyerek veya istemiyerek infak edin; sizden kesin olarak kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasıklar kavmi oldunuz."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Gerek gönül rızaasıyla harcedin, gerek istemeyerek (verin). Sizden (çıkan) hiç bir (nafaka) kat'iyyen kabul olunmayacakdır. Çünkü siz (Allah yolunda cihaddan geri kalmak suretiyle) faasıklar güruhu (na iltihak etmiş) oldunuz".

İbni Kesir

De ki: Gerek istekli, gerek isteksiz olarak infak edin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, gerçekten fasıklık eden bir kavim oldunuz.

Mehmet Alagaş

(53-60) De ki gönüllü yahut zorlanarak harcayın / infak edin, sizden asla kabul edilmeyecektir, siz kesinlikle yoldan çıkmış topluluk oldunuz , o nların infaklarının kabul edilmesine engel olan şey , Allah’ı ve Resul’ünü örtbas etmeleri / yok saymaları, namazı tembellik etmeden / üşenmeden yerine getirmemeleri ve hoşlanarak infak etmemeleri nedenleriyledir. Onların malları ve evlatları seni cezbetmesin / imrendirmesin, muhakkak ki Allah, onlarla (mal ve evlatlarla) onlara dünya hayatında azap etmek istiyor, kafir olarak kendi ruhlarının çıkmasını istiyor. Sizden olduklarına dair yemin ediyorlar, onlar sizden değiller, onlar ödlek / korkak toplulukturlar, şayet bir sığınak veya mağara veya bir delik bulurlarsa topluca oraya yönelirler. Onlardan birileri de sadakalar konusunu dillerine doluyorlar, O sadakalar verilirse hoşlanırlar, eğer verilmezse de öfkelenir kızarlar , keşke, Allah’ın ve Resul’ünün verdiklerine razı olsalardı ve Allah bize yeterli gelir, ilerde Allah ve O’nun Resulü O’nun maddi ve manevi hazinesinden bize verecektir, kesinlikle bizim rağbetimiz / talebimizin yönü Allah’adır deselerdi , s adakalar Allah’ın farziyeti gereği olarak, fakirlerindir, miskinlerindir, sadakaların elde edilmesi için çalışanlarındır, kalpleri ısındırılacak olanlarındır, boyunduruk altındakilerin / köle olanlarındır, borçlu olanlarındır, Allah yolu içindir, yolda olanlar (göçmenler) içindir, Allah bilendir hâkimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: "İstekli veya isteksiz olarak infak edin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir. Siz, şüphesiz fasık bir topluluksunuz."

Süleyman Ateş

De ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz sadaka verin: sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkan bir kavimsiniz!"

Süleymaniye Vakfı

De ki: "İster gönüllü ister gönülsüz harcama yapın; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, yoldan çıkmış bir topluluksunuz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Yaptığınız harcama ister gönüllü isterse gönülsüz olsun; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü yoldan çıkmış bir topluluk oldunuz."

Şaban Britch

De ki: İstekli veya isteksiz olarak infak edin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir. Siz, şüphesiz fasık bir topluluksunuz.

Şaban Piriş

De ki: -İstekli veya isteksiz olarak infak edin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir. Siz, şüphesiz fasık bir topluluksunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söyle: "İster kendi arzunuzla ister baskı ve zorla infak edin; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, yoldan çıkan bir topluluk oldunuz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to these hypocrites: "You may spend as much as you like, willingly or unwillingly, making great pretences to religion, but never shall your contributions be acknowledged nor be entered on the credit side of your account. You are a people whose wickedness has reached beyond your reach; it has reached the sky".

Abdul Haleem

Say, ‘Whether you give willingly or unwillingly, what you give will not be accepted, for you are disobedient people.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Spend (for the cause) willingly or unwillingly: not from you will it be accepted: for ye are indeed a people rebellious and wicked."

Abul A'la Maududi

[9:53] Tell them: "Whether you spend your money willingly or unwillingly, it shall not find acceptance (with Allah) for you are an evil-doing folk."

Aisha Bewley

Say: ‘Whether you give readily or reluctantly, it will not be accepted from you. You are people who are deviators.’

Al-Hilali & Khan

Say: "Spend (in Allâh’s Cause) willingly or unwillingly, it will not be accepted from you. Verily, you are ever a people who are Fâsiqûn (rebellious, disobedient to Allâh)."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Spend willingly or unwillingly, it shall never be accepted from you; for you are indeed a transgressing lot. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `Whether you spend willingly or unwillingly, this (- your charity) shall never be accepted from you, for you are indeed a people ever disobedient. '

Arthur John Arberry

Say: 'Expend willingly, or unwillingly, it shall not be accepted from you; you are surely a people ungodly. '

Bijan Moeinian

Tell them: "Whether you (willingly or unwillingly) spend money in the cause of God, it does not matter: God will not accept the offerings of corrupt people like you. "

E. Henry Palmer

Say, 'Expend ye in alms, whether ye will or no, it shall not be accepted from you; verily, ye are a people who do work abomination. '

Edip-Layth

Say, "Spend willingly or unwillingly, it will not be accepted from you. You are a wicked people."

George Sale

Say, expend your money in pious uses, either voluntarily, or by constraint, it shall not be accepted of you; because ye are wicked people.

Hamid S. Aziz

Say, "Spend (for the Cause), willingly or unwillingly, it shall not be accepted from you; for verily, you are a people who are rebellious and wicked. "

Mahmoud Ghali

Say, "Expend, willingly or unwillingly, it will never be (graciously) accepted from you; surely you have been an immoral people. ".

Marmaduke Pickthall

Say: Pay (your contribution), willingly or unwillingly, it will not be accepted from you. Lo! ye were ever froward folk.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "You may spend (in the way of God), whether willingly or with reluctance, it will not be accepted from you, for you are reprobates. "

Muhammad Asad

Say: "You may spend [anything], willingly-or unwillingly, [pretending that you do it for the sake of God:] it shall never be accepted from you -for, verily, you are people bent on iniquity!"

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "˹Whether you˺ donate willingly or unwillingly, it will never be accepted from you, for you have been a rebellious people."

Progressive Muslims

Say: "Spend willingly or unwillingly, it will not be accepted from you. You are a wicked people."

Rashad Khalifa

Say, "Spend, willingly or unwillingly. Nothing will be accepted from you, for you are evil people."

Sahih International

Say, "Spend willingly or unwillingly; never will it be accepted from you. Indeed, you have been a defiantly disobedient people."

Sam Gerrans

Say thou: “Spend willingly or unwillingly, it will not be accepted from you; you are perfidious people.”

Shabbir Ahmed

(Some hypocrites want to make financial contributions. ) Tell them, "Your contribution is not accepted whether you pay willingly or unwillingly. You are a people who drift away from the System at the first opportune time."

Syed Vickar Ahamed

Say; "Spend (in Allah’s Cause), willingly or unwillingly: It will not be accepted from you: Verily, you are a people rebellious and wicked. "

Taqi Usmani

Say, "Spend, willingly or unwillingly, it will never be accepted from you. You have been a sinning people."

The Monotheist Group

Say: "Spend willingly or unwillingly, it will not be accepted from you. You are a wicked people."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 53. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 53. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 53. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩