Diyanet İşleri
Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 53. ayet. قُلْ أَنفِقُوا۟ طَوْعًا أَوْ كَرْهًا لَّن يُتَقَبَّلَ مِنكُمْ إِنَّكُمْ كُنتُمْ قَوْمًا فَٰسِقِينَ
ḳul enfiḳû ṭav`an ev kerhel ley yüteḳabbele minküm. inneküm küntüm ḳavmen fâsiḳîn.
Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıkların tutumu ve sadakalar hakkında dil uzatmaları Tevbe 50–59 3
Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musibet gelirse, "Biz tedbirimizi önceden almıştık" derler ve sevinerek dönüp giderler.
De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güvensinler."
De ki: "Bizim için siz, (şehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz. Biz de, Allah'ın kendi katından veya bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı bekliyoruz. Haydi bekleyedurun. Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz."
Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."
Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah'ı ve Resulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.
Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, bununla ancak onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.
Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
53. Yüce Allah, münafıkların infaklarının boşa gideceğini açıklamakta ve bunun sebebini de söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: Onlara “de ki: İster gönülden” içinizden “gelerek isterse de gönülsüz olarak” istemeye istemeye, zorla “infak edin (fark etmez, zira) sizden asla” amellerinizin hiç birisi “kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, fasık” Allah’a itaatin dışına çıkan “bir topluluk oldunuz.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Onlara de ki: Mallarınızdan isteyerek ya da istemeyerek verin. İnkâr etmeniz ve Allah'ın taatinden çıkmanız sebebi ile infak ettikleriniz sizden asla kabul edilmeyecektir.
Aynı kök: كره (41 geçiş) · Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)
Bilin ki, aranızda Allah'ın elçisi bulunmaktadır. Eğer o, birçok işlerde size uysaydı, sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu…
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: كره (41 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş)
Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah'ı ve Resulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları…
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü inkar ettiler ve fasık olarak öldüler.
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Kendilerinden razı olasınız diye, size yemin edeceklerdir. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah o fasıklar topluluğundan asla razı olmaz.
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar.…
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…
Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Fısk
Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "İster gönüllü, isterse zorla verin; (yaptığınız infak) sizden asla kabul edilmeyecektir. dipnot 1 Şüphesiz ki siz yoldan çıkan bir topluluk oldunuz."
De ki: "İster gönüllü infak edin ister gönülsüz; sizden asla kabul edilmeyecektir: çünkü siz, hepten sapık bir güruh haline geldiniz."
De ki: "(Allah uğruna olduğu görüntüsü altında) ister gönüllü harcayın, ister gönülsüzce: bu sizden asla kabul edilmeyecektir; çünkü siz kötülüğe gömülüp gitmeye niyetli bir topluluksunuz!"
De ki: "Kendi arzunuzla veya isteksizce, Allah uğruna, diyerek bağış yapın, sizden asla kabul olunmayacaktır. . . Çünkü siz fasık (inanç sistemi bozulmuş) bir grup oldunuz!"
De ki: "İsteyerek veya istemiyerek infak edin; sizden kesin olarak kabul edilmeyecektir. Çünkü siz bir fasıklar topluluğu oldunuz."
De ki: İster gönüllü verin ister gönülsüz, sizden (sadaka) asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz yoldan çıkan bir topluluk oldunuz.
De ki: "Yardımlaşmak amacıyla isteyerek de istemeyerek de harcasanız, sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, yoldan çıkmış bir toplumsunuz!"
De ki: "İster gönüllü, ister zorla veriniz; nasıl olsa sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış bir topluluksunuz."
De ki: "Yoksullara ister gönüllü, ister gönülsüz yardım edin; sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış bir topluluksunuz."
De ki: 'Yoksullara ister gönüllü, ister gönülsüz yardım edin; sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış bir topluluksunuz.'
De ki: "İster gönüllü, ister zoraki verin, verdikleriniz hiçbir zaman kabul edilmeyecektir, çünkü siz yoldan çıkmış bir güruh oldunuz."
De ki: gerek tav'an infak edin gerek kerhen sizden hiç bir zaman nefakalarınız kabul edilmiyecek, çünkü siz fasık bir kavm oldunuz
De ki: "İster istekli, ister isteksiz infak dipnot 1 edin; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasık dipnot 2 bir toplum oldunuz."
De ki: "İster istekli, ister isteksiz infak dipnot 1 edin; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasık dipnot 2 bir toplum oldunuz."
De ki: "İster istekli ister isteksiz infak dipnot 1 edin; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasık bir toplum oldunuz."
De ki: "İsteyerek veya istemiyerek infak edin; sizden kesin olarak kabul edilmeyecektir. Çünkü siz fasıklar kavmi oldunuz."
De ki: "Gerek gönül rızaasıyla harcedin, gerek istemeyerek (verin). Sizden (çıkan) hiç bir (nafaka) kat'iyyen kabul olunmayacakdır. Çünkü siz (Allah yolunda cihaddan geri kalmak suretiyle) faasıklar güruhu (na iltihak etmiş) oldunuz".
De ki: Gerek istekli, gerek isteksiz olarak infak edin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, gerçekten fasıklık eden bir kavim oldunuz.
(53-60) De ki gönüllü yahut zorlanarak harcayın / infak edin, sizden asla kabul edilmeyecektir, siz kesinlikle yoldan çıkmış topluluk oldunuz , o nların infaklarının kabul edilmesine engel olan şey , Allah’ı ve Resul’ünü örtbas etmeleri / yok saymaları, namazı tembellik etmeden / üşenmeden yerine getirmemeleri ve hoşlanarak infak etmemeleri nedenleriyledir. Onların malları ve evlatları seni cezbetmesin / imrendirmesin, muhakkak ki Allah, onlarla (mal ve evlatlarla) onlara dünya hayatında azap etmek istiyor, kafir olarak kendi ruhlarının çıkmasını istiyor. Sizden olduklarına dair yemin ediyorlar, onlar sizden değiller, onlar ödlek / korkak toplulukturlar, şayet bir sığınak veya mağara veya bir delik bulurlarsa topluca oraya yönelirler. Onlardan birileri de sadakalar konusunu dillerine doluyorlar, O sadakalar verilirse hoşlanırlar, eğer verilmezse de öfkelenir kızarlar , keşke, Allah’ın ve Resul’ünün verdiklerine razı olsalardı ve Allah bize yeterli gelir, ilerde Allah ve O’nun Resulü O’nun maddi ve manevi hazinesinden bize verecektir, kesinlikle bizim rağbetimiz / talebimizin yönü Allah’adır deselerdi , s adakalar Allah’ın farziyeti gereği olarak, fakirlerindir, miskinlerindir, sadakaların elde edilmesi için çalışanlarındır, kalpleri ısındırılacak olanlarındır, boyunduruk altındakilerin / köle olanlarındır, borçlu olanlarındır, Allah yolu içindir, yolda olanlar (göçmenler) içindir, Allah bilendir hâkimdir.
De ki: "İstekli veya isteksiz olarak infak edin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir. Siz, şüphesiz fasık bir topluluksunuz."
De ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz sadaka verin: sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkan bir kavimsiniz!"
De ki: "İster gönüllü ister gönülsüz harcama yapın; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, yoldan çıkmış bir topluluksunuz."
De ki "Yaptığınız harcama ister gönüllü isterse gönülsüz olsun; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü yoldan çıkmış bir topluluk oldunuz."
De ki: İstekli veya isteksiz olarak infak edin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir. Siz, şüphesiz fasık bir topluluksunuz.
De ki: -İstekli veya isteksiz olarak infak edin, nasıl olsa kabul edilmeyecektir. Siz, şüphesiz fasık bir topluluksunuz.
Şunu da söyle: "İster kendi arzunuzla ister baskı ve zorla infak edin; sizden asla kabul edilmeyecektir. Çünkü siz, yoldan çıkan bir topluluk oldunuz."
Say to these hypocrites: "You may spend as much as you like, willingly or unwillingly, making great pretences to religion, but never shall your contributions be acknowledged nor be entered on the credit side of your account. You are a people whose wickedness has reached beyond your reach; it has reached the sky".
Say, ‘Whether you give willingly or unwillingly, what you give will not be accepted, for you are disobedient people.’
Say: "Spend (for the cause) willingly or unwillingly: not from you will it be accepted: for ye are indeed a people rebellious and wicked."
[9:53] Tell them: "Whether you spend your money willingly or unwillingly, it shall not find acceptance (with Allah) for you are an evil-doing folk."
Say: ‘Whether you give readily or reluctantly, it will not be accepted from you. You are people who are deviators.’
Say: "Spend (in Allâh’s Cause) willingly or unwillingly, it will not be accepted from you. Verily, you are ever a people who are Fâsiqûn (rebellious, disobedient to Allâh)."
Say, ‘Spend willingly or unwillingly, it shall never be accepted from you; for you are indeed a transgressing lot. ’
Say, `Whether you spend willingly or unwillingly, this (- your charity) shall never be accepted from you, for you are indeed a people ever disobedient. '
Say: 'Expend willingly, or unwillingly, it shall not be accepted from you; you are surely a people ungodly. '
Tell them: "Whether you (willingly or unwillingly) spend money in the cause of God, it does not matter: God will not accept the offerings of corrupt people like you. "
Say, 'Expend ye in alms, whether ye will or no, it shall not be accepted from you; verily, ye are a people who do work abomination. '
Say, "Spend willingly or unwillingly, it will not be accepted from you. You are a wicked people."
Say, expend your money in pious uses, either voluntarily, or by constraint, it shall not be accepted of you; because ye are wicked people.
Say, "Spend (for the Cause), willingly or unwillingly, it shall not be accepted from you; for verily, you are a people who are rebellious and wicked. "
Say, "Expend, willingly or unwillingly, it will never be (graciously) accepted from you; surely you have been an immoral people. ".
Say: Pay (your contribution), willingly or unwillingly, it will not be accepted from you. Lo! ye were ever froward folk.
Tell them: "You may spend (in the way of God), whether willingly or with reluctance, it will not be accepted from you, for you are reprobates. "
Say: "You may spend [anything], willingly-or unwillingly, [pretending that you do it for the sake of God:] it shall never be accepted from you -for, verily, you are people bent on iniquity!"
Say, ˹O Prophet,˺ "˹Whether you˺ donate willingly or unwillingly, it will never be accepted from you, for you have been a rebellious people."
Say: "Spend willingly or unwillingly, it will not be accepted from you. You are a wicked people."
Say, "Spend, willingly or unwillingly. Nothing will be accepted from you, for you are evil people."
Say, "Spend willingly or unwillingly; never will it be accepted from you. Indeed, you have been a defiantly disobedient people."
Say thou: “Spend willingly or unwillingly, it will not be accepted from you; you are perfidious people.”
(Some hypocrites want to make financial contributions. ) Tell them, "Your contribution is not accepted whether you pay willingly or unwillingly. You are a people who drift away from the System at the first opportune time."
Say; "Spend (in Allah’s Cause), willingly or unwillingly: It will not be accepted from you: Verily, you are a people rebellious and wicked. "
Say, "Spend, willingly or unwillingly, it will never be accepted from you. You have been a sinning people."
Say: "Spend willingly or unwillingly, it will not be accepted from you. You are a wicked people."