Diyanet İşleri
De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güvensinler."
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 51. ayet. قُل لَّن يُصِيبَنَآ إِلَّا مَا كَتَبَ ٱللَّهُ لَنَا هُوَ مَوْلَىٰنَا وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ
ḳul ley yüṣîbenâ illâ mâ ketebe-llâhü lenâ. hüve mevlânâ. ve`ale-llâhi felyetevekkeli-lmü'minûn.
De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güvensinler."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıkların tutumu ve sadakalar hakkında dil uzatmaları Tevbe 50–59 3
Andolsun, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri halde, Allah'ın dini galip geldi.
Onlardan "Bana izin ver, beni fitneye (isyana) sevk etme" diyen de vardır. Bilesiniz ki onlar (böyle diyerek) fitnenin ta içine düştüler. Şüphesiz ki cehennem, kafirleri elbette kuşatacaktır.
Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musibet gelirse, "Biz tedbirimizi önceden almıştık" derler ve sevinerek dönüp giderler.
De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güvensinler."
De ki: "Bizim için siz, (şehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz. Biz de, Allah'ın kendi katından veya bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı bekliyoruz. Haydi bekleyedurun. Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz."
Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."
Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah'ı ve Resulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
51. “De ki: Allah’ın bizim için yazdığından” yani Levh-i Mahfuz’da yazdığı, takdir edip uygulamaya koyduğundan “başkası asla bize erişmez. O, bizim mevlâmızdır” dinî ve dünyevî bütün işlerimizi yürüten O’dur. Bize düşen de O’nun kaderine razı olmaktır. Bu konuda elimizden gelecek bir şey yoktur.
“O halde mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.” Maslahatlarını gerçekleştirmek, zararları uzaklaştırmak hususunda O’na güvensinler, isteklerini elde etmekte yalnız O’na dayansınlar. Çünkü O’na tevekkül eden, asla hüsrana uğramaz. O’ndan başkasına güvenip dayanan ise yardımsız kalır ve hiçbir zaman istediğini elde edemez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- O münafıklara de ki: "Bize Allah'ın bizim için yazdığından başkası asla erişmez. O Allah -Subhanehu ve Teâlâ- bizim efendimiz ve sığınağımızdır. Müminler de bütün işlerini sadece O'na havale ederler ve O, onlara yeter. O, ne güzel vekildir."
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: صوب (77 geçiş)
Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musibet gelirse, "Biz tedbirimizi önceden almıştık" derler ve sevinerek dönüp giderler.
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: صوب (77 geçiş)
De ki: "Bizim için siz, (şehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz. Biz de, Allah'ın kendi katından veya bizim…
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: صوب (77 geçiş)
Bedevilerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyenler ise (mazeret bile belirtmeden)…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül…
Aynı kök: صوب (77 geçiş)
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…
Aynı kök: صوب (77 geçiş)
Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize asla ulaşmaz. dipnot 1 O bizim mevlamızdır (efendimizdir). Onun için müminler yalnızca Allah'a güvensinler!"
De ki: "Başımıza, Allah'ın bizim için yazdığından başka bir şey gelmez; O'dur bizim tek sahibimiz; şu halde inananlar yalnızca O'na güvensinler!"
De ki: "Bizim başımıza, asla Allahın bizim için yazdığından başka bir şey gelmez! O bizim yüceler yücesi Efendimizdir; o halde, inananlar (yalnızca) Allaha güvensin!"
De ki: "Allah'ın bize yazdığından başkası, asla bize erişmeyecektir! "HU", Mevla'mızdır! İman edenler ancak Allah'a tevekkül (hakikatlerindeki El Vekiyl isminin, gereğini yerine getireceğine iman) etsinler. "
De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiç bir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler."
De ki: Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim mevlâmızdır. Onun için müminler yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından başkası asla başımıza gelmez. O, bizim Sahibimizdir. İnananlar, artık Allah'a güvensinler!"
De ki: "Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O, bizim sıkı dostumuzdur." İnananlar sadece Allah'a güvensinler.
De ki: "ALLAH'ın bizim için yazdığından başkası bize dokunmaz. O'dur bizim Mevla'mız, sahibimiz. Gerçeği onaylayanlar, ALLAH'a güvensinler." dipnot 1
De ki: 'ALLAH'ın bizim için yazdığından başkası bize dokunmaz. O'dur bizim mevlamız, sahibimiz. İnananlar, ALLAH'a güvensinler.'
De ki: "Bize hiçbir zaman Allah'ın yazdığından başkası ulaşmaz. O, bizim Mevlamızdır ve mü'minler onun için yalnız Allah'a dayanıp güvensinler!"
De ki: hiç bir zaman bize Allah'ın bizim için yazdığından başka bir şey isabet etmez o bizim mevlamızdır ve mü'minler onun için yalnız Allaha mütevekkil olsunlar
De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından dipnot 1 başkası bize erişmez. O, bizim Mevla'mızdır. dipnot 2 Öyleyse, Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül dipnot 3 etsinler.
De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından dipnot 1 başkası bize erişmez. O, bizim mevlamızdır. dipnot 2 Öyleyse, mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül dipnot 3 etsinler.
De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize erişmez. O, bizim mevlamızdır. dipnot 1 Öyleyse, mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül dipnot 2 etsinler.
De ki: "Tanrı'nın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiç bir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve inançlılar yalnızca Tanrı'ya tevekkül etsinler."
De ki: "Allahın bizim için yazdığından başkası asla bize erişmez. O, bizim mevlamızdır. Onun için mü'minler yalınız Allaha güvenib dayanmalıdır".
De ki: Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize erişmez. O, bizim Mevlamızdır. Onun için mü'minler Allah'a tevekkül etsinler.
(38-52) Ey iman edenler Allah yolunda fırlayın çıkın denildiğinde size ne oldu da arza çakılıp kaldınız, ahirete nazaran dünya hayatına mı razı geldiniz? / o mu hoşunuza gitti? Dünya hayatının geçim malzemeleri / metası, sonraki hayatınkinden / ahiretten daha azdı r, eğer fırlayıp çıkmazsanız, acıtıcı bir azapla size azap eder, sizden başka bir toplulukla sizi yer değiştirir / mübadele eder. O’na / Resulüne herhangi bir zarar veremezsiniz, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır. Eğer O’na / Resulüne yardım etmezseniz, (Tebuk savaşı konusunda) kesin olan şu ki Allah O’na, kafirlerden ayrılıp hicret ettiğinde, mağara içindeki iki kişiden biri olduğu vakitte yardım et mişti. (Sevr mağarasındaki Resulullah ile arkadaşı Ebu Bekir) O vakit arkadaşına diyordu ki hüzünlenme / mahzun olma, Allah bizimle, ardından Allah’ta sakinliğini / sükûnetini onlar üzere indirdi ve O’nu / Resulünü görünmez ordular ile destekledi, kafirlerin kelimesini en aşağı olan yaptı (Pantolonun suflesi gibi) Allah’ın kelimesini ise işte onu da en yüce yaptı, Allah saygıdeğerdir, gerekçeli son kararı verir. Hafif, ağır tüm malzeme ve cihazlarınızla fırlayın, Allah yolunda mallarınızla kendinizle gayret gösterin / ceht gösterin / cihat edin, eğer bilirseniz ki bu sizin için iyidir / hayırlıdır. Şayet yakın bir fayda teklifi, kolay sefer sunulsa idi sana hemen tabi olurlardı, fakat, onlara bu, oldukça uzak ve meşakkatli / zorluklarla dolu bir iş olarak geldi, (Bizans’a bağlı Gassanilerle Tebuk seferi h.9 m 630) eğer gücümüz yetse idi, sizinle olurduk diye Allah’a yemin dahi ederler, onlar kendilerini helak ettiler, Allah biliyor ki onlar yalancıdırlar. Allah seni affetsin onlardan sadıklar ile yalancılar sana be lli olacağı zamana kadar beklemeyip niçin onlara iz in verdin? Allah’a ve ahiret gününe iman edenler malları ve kendileri ile cihat etmek konusunda senden izin istemezler, Allah sakınanları bilir. Senden izin isteyenler ise kesinlikle, Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyenlerdir, kalpleri kuşkuya düştü onlar kuşku içinde tereddüt eder dururlar. (Gitmesem mi acaba? ikilemi) Şayet çıkmayı dileselerdi, onun için belli bir hazırlık hazırlarlardı, (O yönde iradesi olanın hazırlanması da olur) fakat, Allah onların bu yaptıklarından hoşlanmadı ve onları sabitledi, onlara oturanlarla beraber oturun denildi. Şayet çıksalardı, sizin rahatsızlığınızı artırırlardı veya rahats ız olmanız için koşuştururlardı, sizi fitneye / sınamaya düşürürlerdi, sizin içinizde onları işitecek tipler de var, Allah zalimleri bilir. Onlar önceden de fitne çıkarmak istemişlerdi, senin işlerini ters düz etmişlerdi, ta ki sana gerçek geldi ve ta ki onlar hoşlanmasalar da Allah’ın işi / emri gün yüzüne çıktı. Onlardan bir kısmı, bize izin ver, bizi deneme / sınama diyor, dikkat edin böyle diyerek onlar yine bir sınamanın içindedirler, cehennem kesinlikle kafirleri kuşatmıştır. Sana bir güzellik dokunsa ondan kötü etkilenirler, sana musibet isabet ederse, daha önce biz işlerimizi ayarlamıştık derler, sevinerekten dönüp giderler, deki Allah’ın yazdığı dışında hiçbir şey bizlere isabet etmez / nasip olmaz, O bizim dostumuzdur, müminler Allah’ı vekil tayin ederler. De ki bize iki güzel şeyden birinin (Şehit veya Gazi olmak) gerçekleşmesini mi bekliyorsunuz? Biz de size Allah’ın yanındaki azabının yahut bizim elimizle bir azabın isabet etmesini bekliyoruz. O halde gözetleyin / gözlemleyin bizde sizlerle bera ber gözetliyoruz / hep beraber bekleyelim görelim.
De ki: Allah’ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O, bizim mevlamızdır. Müminler Allah’a güvenip, tevekkül etsinler.
De ki: "Allah, bizim için ne yazmış (ne takdir etmiş) ise ancak o, bize ulaşır, bizim sahibimiz O'dur. İnananlar Allah'a dayansınlar."
De ki: "Allah'ın (onaylayıp) yazmadığı bir şey asla başımıza gelmez dipnot 1 . O bizim mevlamız /en yakınımızdır." Müminler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar.
De ki "Allah ne yazdıysa elimize geçen yalnız odur dipnot 1 . O, bizim en yakınımızdır." Müminler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar.
De ki: Allah’ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O, bizim mevlamızdır. Müminler Allah’a güvenip, tevekkül etsinler.
De ki: -Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O, bizim mevlamızdır.' Müminler Allah'a güvenip, dayansınlar!
De ki onlara: "Hakkımızda Allah'ın yazdığından başkası bize asla ulaşmaz. O'dur bizim Mevla'mız. Yalnız Allah'a güvenip dayansın inananlar."
Say to them: Nothing befalls us good fortune or misfortune, victory or martyrdom, defeat or retreat, but has been divinely assessed and justly determined by Allah. He is our tutelary guardian and in Allah should those whose hearts have been touched with the divine hand put their trust.
Say, ‘Only what God has decreed will happen to us. He is our Master: let the believers put their trust in God.’
Say: "Nothing will happen to us except what Allah has decreed for us: He is our protector": and on Allah let the Believers put their trust.
[9:51] Say: "Nothing will befall us except what Allah has decreed for us; He is our Protector." Let the believers, then, put all their trust in Allah.
Say: ‘Nothing can happen to us except what Allah has ordained for us. He is Our Master. It is in Allah that the muminun should put their trust.’
Say: "Nothing shall ever happen to us except what Allâh has ordained for us.[1] He is our Maulâ (Lord, Helper and Protector)." And in Allâh let the believers put their trust.
Say, ‘Nothing will befall us except what Allah has ordained for us. He is our master, and in Allah let all the faithful put their trust.’
Say, `Nothing will afflict us but what Allâh has ordained for us, He is our Patron. ' And in Allâh let the believers put their trust.
Say: 'Naught shall visit us but what God has prescribed for us; He is our Protector; in God let the believers put all their trust. '
Tell them: "Nothing will happen to us, unless God has destined for us [to go through that “good" or “bad” trial. ] God is our Lord and the believers should put their trust in Him alone.”
Say, 'Nought shall befall us save what God has written down for us; He is our Lord, and upon God believers do rely!'
Say, "Nothing will befall us except what God has decreed for us; He is our Patron." In God those who acknowledge shall put their trust.
Say, nothing shall befall us, but what God hath decreed for us: He is our patron; and on God let the faithful trust.
Say, "Naught befalls us save what Allah has written down for us; He is our Patron. In Allah let believers trust!"
Say, "Never will anything afflict us except what Allah has prescribed for us; He is our Supreme Patronizer; and on Allah let the believers then put their trust. ".
Say: Naught befalleth us save that which Allah hath decreed for us. He is our Protecting Friend. In Allah let believers put their trust!
Tell them: "Nothing can befall us except what God decrees. Our protector is He, and in God should the faithful place their trust."
Say: "Never can anything befall us save what God has decreed! He is our Lord Supreme; and in God let the believers place their trust!"
Say, "Nothing will ever befall us except what Allah has destined for us. He is our Protector." So in Allah let the believers put their trust.
Say: "Nothing will befall us except what God has decreed for us, He is our Patron. " And in God the believers shall put their trust.
Say, "Nothing happens to us, except what GOD has decreed for us. He is our Lord and Master. In GOD the believers shall trust."
Say, "Never will we be struck except by what Allah has decreed for us; He is our protector. " And upon Allah let the believers rely.
Say thou: “Nothing befalls us save what God has prescribed for us; He is our protector”; and in God let the believers place their trust.
Say, "No calamity befalls us humans except within the bounds of Allah's Laws. Only He is our Lord Supreme (Maulana)." In Allah let the believers put their trust!
Say: "Nothing will happen to us except what Allah has decreed for us: He is our Protector:" And in Allah put their trust as believers.
Say, "Nothing can ever reach us except what Allah has destined for us. He is our Master. And in Allah alone the believers must place their trust."
Say: "Nothing will befall us except what God has decreed for us, He is our Patron." And in God the believers shall put their trust.