Tevbe suresi

Tevbe suresi, 97. ayet

Tevbe suresi, 97. ayet. ٱلْأَعْرَابُ أَشَدُّ كُفْرًا وَنِفَاقًا وَأَجْدَرُ أَلَّا يَعْلَمُوا۟ حُدُودَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

el'a`râbü eşeddü küfrav venifâḳav veecderu ellâ ya`lemû ḥudûde mâ enzele-llâhü `alâ rasûlih. vellâhü `alîmün ḥakîm.

Diyanet İşleri

Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha ileri ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 94–100 · surenin 97. ayeti / 129

Konu Bedevîler: mazeret ileri sürenler ve samimi olanlar Tevbe 90–99 3

  1. Tevbe 94

    Onlara döndüğünüzde, size mazeret beyan edeceklerdir. De ki: "Mazeret beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Çünkü Allah bize sizin durumunuzu bildirdi. Bundan böyle davranışlarınızı Allah da Resulü de görecek. Sonra hepiniz, gaybı da görülen alemi de bilene döndürüleceksiniz de yapmakta olduğunuz şeyleri size haber verecek."

  2. Tevbe 95

    Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir.

  3. Tevbe 96

    Kendilerinden razı olasınız diye, size yemin edeceklerdir. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah o fasıklar topluluğundan asla razı olmaz.

  4. 97

    Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha ileri ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  5. Tevbe 98

    Bedevilerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler. Kötü belalar kendi başlarına olsun. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  6. Tevbe 99

    Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  7. Tevbe 100

    İslam'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

97. “Bedeviler” çölde ve meskûn olmayan yerlerde yaşayan Araplar “küfür ve nifâk bakımından” aralarında küfür ve nifak ehli bulunan şehir sakinlerine göre “daha beterdirler.” Bunun pek çok sebebi vardır. Dinî ve şer’î hükümleri, ameli ve ahkâmı bilmekten uzak olmaları bunlardan bazılarıdır. Bundan dolayı onlar, “Allah’ın, Rasûlüne” iman esasları, emir ve yasaklara dair hükümler kabilinden “indirdiklerinin sınırlarını bilmemeye de daha yatkındırlar.” Oysa şehir ve kasabalarda yaşayanlar böyle değildir. Zira onların Allah’ın, Rasûlüne indirdiklerinin sınırlarını bilme imkânları ve ihtimalleri daha çoktur. Bu bilgi dolayısı ile de onlar, güzel düşüncelere sahip olurlar ve çölde yaşayanlara nispetle -çöldekiler bilme imkânını bulamadıkları için- daha çok hayır yapmak istekleri söz konusu olur. Yine onların, çölde yaşayanlara göre huyları daha yumuşak ve davetçiye itaat etme ihtimalleri de daha fazladır. Yine onlar, çöldekilere nispetle iman ehli kimselerle daha çok oturur kalkar ve onlarla daha fazla içli dışlı olurlar. Bu sebepten ötürü onlar, çölde yaşayanlara göre hayır işlerine daha yatkındırlar. Her ne kadar hem çölde yaşayanlar arasında hem de şehirlerde yaşayanlar arasında kâfir ve münafıklar bulunmakta ise de çöldekilerin küfür ve nifakı, şehirlerde yaşayanlara göre daha çok ve daha ileridir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bedeviler, inkâr ettiklerinde yahut münafıklık yaptıklarında onların küfürleri ve nifakları şehirli kimselerden daha şiddetlidir. Onlar dinde cahil olma konusunda ve Allah'ın resulüne indirmiş olduğu farzlar, sünnetler ve hükümlerin kurallarını bilmemek hususunda daha elverişlidirler. Bu da onların kaba ve sert olmaları ve insanlarla beraber yaşamamalarından dolayıdır. Allah onların durumlarını en iyi bilendir. Onların hallerinden hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, düzenlemesinde ve şeriatinde hikmet sahibidir.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلْأَعْرَابُ el-ea'rabu Araplar kök: عرب
  2. أَشَدُّ eşeddu daha yamandır kök: شدد
  3. كُفْرًۭا kufran küfürde kök: كفر
  4. وَنِفَاقًۭا ve nifakan ve iki yüzlülükte kök: نفق
  5. وَأَجْدَرُ ve ecderu ve daha müsaittirler kök: جدر
  6. أَلَّا ella
  7. يَعْلَمُوا۟ yea'lemu tanımamaya kök: علم
  8. حُدُودَ hudude sınırlarını kök: حدد
  9. مَآ ma şeylerin
  10. أَنزَلَ enzele indirdiği kök: نزل
  11. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  12. عَلَىٰ ala
  13. رَسُولِهِۦ ۗ rasulihi Elçisine kök: رسل
  14. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  15. عَلِيمٌ alimun bilendir kök: علم
  16. حَكِيمٌۭ hakimun hüküm ve hikmet sahibidir kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş)

    Bedevilerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler.…

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş)

    Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile…

  • Aynı kök: جدر (4 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    "Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına…

  • Aynı kök: جدر (4 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Onlar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen…

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz.…

  • Aynı kök: جدر (4 geçiş)

    Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş…

  • Aynı kök: حدد (25 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Göçebeler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter hem de Allah'ın Elçisine indirdiği sınırları tanımamaya daha meyillidir. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

Mustafa İslamoğlu

Bedevi Araplar, inkar ve ikiyüzlülük açısından (kentsoylulardan) daha katıdırlar; ve Allah'ın, Elçisine indirdiği hayat tarzının sınırlarını tanıyıp kavramamaya daha yatkındırlar: Allah bu (gerçeği) de çok iyi bilendir, (ama) hikmetle iş görendir.

Muhammed Esed

Bedeviler (arasındaki ikiyüzlüler) hakkı tanımaktan kaçınma tavırlarında ve ikiyüzlü davranışlarında (yerleşik insanlardan) daha ısrarlıdırlar; ve Allahın, Elçisine indirdiği öğretinin sınırlarını görmezden gelmek, (başkalarına göre) onlardan daha çok beklenen bir haldir. (Allah böyle diyorsa, bu böyledir) çünkü Allah her hükmünde ince, derin bir gerçeğe işaret eden mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.

Ahmed Hulusi

Bedeviler, küfür ve nifak itibarıyla daha şiddetlidirler. . . Allah'ın, Rasulüne inzal ettiğinin inceliklerini anlamamaya daha yatkındırlar. . . Allah Aliym'dir, Hakiym'dir.

Ali Bulaç

Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah'ın elçisine indirdiği sınırları bilmemeye de onlar daha 'yatkın ve elverişlidir.' Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

Bedevîler, kâfirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de Allah'ın Rasûlüne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır. Allah hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Araplar, nankörlük ve ikiyüzlülükte en aşırı olanlardır. Allah'ın, elçisine indirdiği öğretinin sınırlarını tanımamaya en yatkın olanlardır. Çünkü Allah, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir. dipnot 148

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 148
    Tevbe suresindeki birçok ayette, Arap toplumunun değişik özellikleri bildirilmiştir. Arapları, Müslümanlar için örnek toplum olarak gösterenlerin, bu surede yer alan ayetleri iyi okuması gerekiyor.

Bayraktar Bayraklı

Bedeviler, inkar ve iki yüzlülükte daha ileridirler. Allah'ın, Peygamberine indirdiğinin sınırlarını bilmemek, durumlarına daha uygundur. Allah her şeyi bilendir; işini yerli yerinde yapandır.

Edip Yüksel

Araplar inkarcılıkta ve ikiyüzlülükte en aşırıdırlar. ALLAH'ın elçisine indirdiğini tanımamaya da en yakındırlar. ALLAH Bilendir, Bilgedir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Arab kelimesinin çoğulu A'arab'tır. Bak: 9:120.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Araplar inkârcılıkta ve ikiyüzlülükte en aşırıdırlar. ALLAH'ın elçisine indirdiğini tanımamaya da en yakındırlar. ALLAH Bilendir, Bilgedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bedeviler küfür ve nifak bakımından daha beterdirler; bununla beraber Allah'ın Resulüne indirdiği hükümlerin sınırlarını bilmemeye daha layıktırlar; Allah, bilendir, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ârabiler küfürce ve nifakça daha şiddetlidirler, bununla beraber Allahın Resulüne indirdiği ahkamın hududunu bilmemiye daha layıktırlar, Allah alimdir, hakimdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bedevi Araplar, küfür dipnot 1 ve nifakta dipnot 2 daha katıdırlar. Allah'ın Resulüne indirdiği sınırları tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Nifak, birden çok inanca sahip olmak, inanmadığı halde çıkarı için ve çeşitli nedenlerle inanıyor gibi görünmek; ikircikli davranmak, Müslümanlara olan düşmanlığını gizlemek demektir. Kertenkele ve yaban faresinin yer altında birçok yuvası olduğu ve bu yuvalardan hangisine gittiği bilinmediği için, bunların yuvalarına da "nufeka" ve "nafika" denmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bedevi Araplar, küfür dipnot 1 ve nifakta dipnot 2 daha katıdırlar. Allah'ın Rasul'üne indirdiği sınırları tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nankörlükte, gerçeği görmezden gelmede.
  2. metne dön, dipnot 2
    Birden çok inanca sahip olmak, inanmadığı halde çıkarı için ve çeşitli nedenlerle inanıyor gibi görünmek, ikircikli davranmak, Müslümanlara olan düşmanlığını gizlemek.

Gültekin Onan

Bedeviler küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Tanrı'nın elçisine indirdiği sınırları bilmemeye de onlar daha 'yatkın ve elverişlidir.' Tanrı bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Bedeviler küfür ve nifak bakımından (şehirlilerden) daha beterdir. Allahın, Resulü üzerine indirdiği (hükümler) in sınırlarını bilmemeleri de daha çok onlara layıkdır. Allah kemaliyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

Bedeviler; küfür ve nifak bakımından daha yaman ve Allah'ın peygamberine indirdiğinin hududunu bilmemeye daha müsaittirler. Ve Allah; Alim'dir, Hakim'dir.

Mehmet Alagaş

(97-106) Bedeviler / Araplar / Göçebeler küfür ve nifakta (kafirlikte ve münafıklıkta köylü, şehirli, yerleşik olanlardan) daha şiddetlidirler, Allah’ın Resulüne indirdiği sınırları / hudutları bilmemeye daha elverişlidirler / yatkındırlar, Allah bilendir, hâkimdir. Bedeviler için yaptıkları harcamalar / infak ettikleri şeyler ekonomik cezalandırmadır bu nedenle sizin başınıza belaların gelmesini gözetlerler, kötülük belaları onlara olsun, Allah işitendir bilendir. Bedevilerden / Araplardan Allah’a ve ahiret gününe iman edenler ve harcayacak şeyler bulanlar için Allah yanında bir yakınlık, Resulün desteğini kazanma vardır, dikkat edin bunlar onlar için gerçekten yakınlıktır, ilerde Allah onları esirgemesine sokacaktır muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Hi cret edenlerden / muhacirlerden ve onlara yardım edenlerden / ensardan ilk olup öne geçenler ve onlara güzellikle tabi olanlar, Allah onlardan razı olmuştur onlar da Allah’tan razı olmuştur, onlar için altlarından nehirler akan içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır, işte bu büyük bir başarıdır. Etrafınızda bedevilerden ve şehirli olanlardan münafık olanlar var ki artık münafıklığa alışmışlar , sen onları bilmezsin biz onları biliriz, onlara iki defa azap edeceğiz, sonra da büyük bir azaba itilecekler. Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, salih ameli diğer bir kötülük ile harmanladılar / karıştırdılar, belki Allah tövbelerini kabul eder, muhakkak ki Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. Onların mallarından sadaka al ki (bağlılık göstergesi mal) bu aldığın onları temizlesin onunla arınsınlar, onlara dua ile destek ol, muhakkak ki senin dua ile onlara destek vermen, onları sakinleştirir, Allah işitendir bilendir. Bilmediler mi ki Muhakkak ki Allah, işte O, kullarından vazgeçmeleri / tövbeleri kabul eder ve sadakaları alır, kesinlikle Allah, İşte O, sürekli tövbeleri kabul edendir, sürekli esirgeyendir. De ki yapınız, ilerde Allah ve Resulü ve müminler amellerinizi görecekler ve şahit olunmayanı ve şahit olanı bilene iletileceksiniz, size yapıyor olduklar ınızı haber verecektir , d iğer bir kısmı da Allah’ın işine / emrine bırakılmışlardır ya onlara azap eder yahut onların da tövbelerini kabul eder, Allah bilendir hâkimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bedeviler küfür ve nifak bakımından daha şiddetlidir. Allah’ın Rasûlü'ne indirdiğinin sınırlarını bilmemeye daha yatkındırlar. Allah her şeyi bilendir ve Hakîm'dir.

Süleyman Ateş

Bedevi Araplar, küfür ve iki yüzlülükçe daha yaman ve Allah'ın, Elçisine indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamağa daha müsaittirler. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Taşralı Arapların kafirliği de münafıklığı da daha güçlüdür. Allah'ın, elçisine indirdiğinin sınırlarını bilmemeleri de doğaldır. Allah, daima bilen ve kararları doğru olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çölde yaşayan Araplarının kafirliği ve münafıklığı pek güçlüdür. Allah'ın elçisine indirdiğinin sınırlarını bilmemeleri onlardan beklenen bir şeydir. Allah bilir, doğru kararlar verir.

Şaban Britch

Bedevilerin küfür ve nifakları daha ileridir. Allah’ın Rasûlü'ne indirdiğinin sınırlarını bilmemeye daha yatkındırlar. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

Şaban Piriş

Bedevilerin küfür ve nifakları daha ileridir. Allah'ın Resulüne indirdiğinin sınırlarını bilmemek onlara daha uygundur. Allah alimdir, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Çöl Arapları; küfür, parçalanma/ikiyüzlülük yönünden daha şiddetli; Allah'ın resulüne indirdiği şeylerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The desert Arabs -Bedouins- are more reprehensible morally and more addicted to infidelity and hypocrisy, they are the most fitted to be ignorant and unaware of the divine statutes and legislative provisions sent down to His Messenger, and Allah is 'Alimun and Hakimun.

Abdul Haleem

The desert Arabs are the most stubborn of all peoples in their disbelief and hypocrisy. They are the least likely to recognize the limits that God has sent down to His Messenger. God is all knowing and all wise.

Abdullah Yusuf Ali

The Arabs of the desert are the worst in Unbelief and hypocrisy, and most fitted to be in ignorance of the command which Allah hath sent down to His Messenger: But Allah is All-knowing, All-Wise.

Abul A'la Maududi

[9:97] The bedouin Arabs surpass all in unbelief and hypocrisy and are most likely to be unaware of the limits prescribed by Allah in what He has revealed to His Messenger. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Aisha Bewley

The desert arabs are more obdurate in kufr and hypocrisy and more likely not to know the limits which Allah has sent down to His Messenger. Allah is All-Knowing, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

The bedouins are the worst in disbelief and hypocrisy, and more likely to be in ignorance of the limits (Allâh’s Commandments and His Laws) which Allâh has revealed to His Messenger. And Allâh is All-Knower, All-Wise.

Ali Quli Qarai

The Bedouins are more obdurate in unfaith and hypocrisy, and more apt to be ignorant of the precepts that Allah has sent down to His Apostle, and Allah is all-knowing, all-wise.

Amatul Rahman Omar

The (disbelievers among the) Arabs of the desert are the most stubborn in disbelief and hypocrisy and the most prone not to know the limits of (law) which Allâh has revealed to His Messenger. And Allâh is All-Knowing, All-Wise.

Arthur John Arberry

The Bedouins are more stubborn in unbelief and hypocrisy, and apter not to know the bounds of what God has sent down on His Messenger; and God is All-knowing, All-wise.

Bijan Moeinian

The Arabs [Bedouins living in the desert surrounding Al-Medina] are worse in disbelief and hypocrisy. They will most likely stay away from a God pleasing way of life that Lord has revealed to His Messenger. God is the Most Knowledgeable, the Most Wise.

E. Henry Palmer

The Arabs of the desert are keener in misbelief and hypocrisy, and are more likely not to know the bounds which God has sent down to His Apostle; but God is knowing and wise.

Edip-Layth

The Arabs are the worst in rejection and hypocrisy, and more likely not to know the limits of what God has sent down upon His messenger. God is Knower, Wise.

George Sale

The Arabs of the desert are more obstinate in their unbelief and hypocrisy; and it is easier for them to be ignorant of the ordinances of that which God hath sent down unto his apostle: And God is knowing and wise.

Hamid S. Aziz

The wandering Arabs of the desert are keener in disbelief and hypocrisy, and more likely to be ignorant of the limits that Allah has revealed unto His Messenger. Allah is Knower and Wise.

Mahmoud Ghali

The Arabs (of the desert) are more strict in disbelief and hypocrisy, and after not to know the bounds of what Allah has sent down on His Messenger; and Allah is Ever-Knowing. Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

The wandering Arabs are more hard in disbelief and hypocrisy, and more likely to be ignorant of the limits which Allah hath revealed unto His messenger. And Allah is Knower, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

The village Arabs are more obstinate in disbelief and hypocrisy, and impervious to ordinances revealed to His Apostle by God; yet God is aware of everything and is wise.

Muhammad Asad

[The hypocrites among] the bedouin are more tenacious in [their] refusal to acknowledge the truth and in [their] hypocrisy [than are settled people], and more liable to ignore the ordinances which God has bestowed from on high upon His Apostle - but God is all-knowing, wise.

Mustafa Khattab

The nomadic Arabs ˹around Medina˺ are far worse in disbelief and hypocrisy, and less likely to know the laws revealed by Allah to His Messenger. And Allah is All-Knowing, All-Wise.

Progressive Muslims

The Nomads are the worst in rejection and hypocrisy, and more likely not to know the limits of what God has sent down upon His messenger. God is Knower, Wise.

Rashad Khalifa

The Arabs are the worst in disbelief and hypocrisy, and the most likely to ignore the laws that GOD has revealed to His messenger. GOD is Omniscient, Most Wise.

Sahih International

The bedouins are stronger in disbelief and hypocrisy and more likely not to know the limits of what [laws] Allah has revealed to His Messenger. And Allah is Knowing and Wise.

Sam Gerrans

The desert Arabs are stronger in denial and wavering, and more likely not to know the limits of what God has sent down upon His messenger; and God is knowing and wise.

Shabbir Ahmed

The desert Arabs are more hard in rejection and hypocrisy, and more likely to ignore the Limits that Allah has revealed to His Messenger. Allah is Knower, Wise.

Syed Vickar Ahamed

The Arabs of the desert are the worst in the lack of belief and in hypocrisy, and most likely to be unaware of the command which Allah has sent down to His Messenger (Muhammad): And Allah is All Knowing (Aleem), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

The Bedouins are often more strict in disbelief and hypocrisy, and are most likely to be ignorant of the limits of what Allah has sent down to His Messenger. Allah is All-Knowing, All-Wise.

The Monotheist Group

The Nomads are the worst in rejection and hypocrisy, and more likely not to know the boundaries of what God has sent down upon His messenger. God is Knower, Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 97. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 97. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 97. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩