Diyanet İşleri
Bedevilerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler. Kötü belalar kendi başlarına olsun. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 98. ayet. وَمِنَ ٱلْأَعْرَابِ مَن يَتَّخِذُ مَا يُنفِقُ مَغْرَمًا وَيَتَرَبَّصُ بِكُمُ ٱلدَّوَآئِرَ عَلَيْهِمْ دَآئِرَةُ ٱلسَّوْءِ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
vemine-l'a`râbi mey yetteḫiẕü mâ yünfiḳu magramev veyeterabbeṣu bikümü-ddevâir. `aleyhim dâiratü-ssev'. vellâhü semî`un `alîm.
Bedevilerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler. Kötü belalar kendi başlarına olsun. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Bedevîler: mazeret ileri sürenler ve samimi olanlar Tevbe 90–99 3
Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir.
Kendilerinden razı olasınız diye, size yemin edeceklerdir. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah o fasıklar topluluğundan asla razı olmaz.
Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha ileri ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bedevilerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler. Kötü belalar kendi başlarına olsun. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
İslam'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.
Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
98. Bedevî Arapların bu özelliklerinden biri de mala karşı daha tutkun ve daha cimri olmalarıdır. Bu nedenle “bedevilerden öyleleri vardır ki yaptıkları infakı” verdikleri zekâtı, Allah yolunda yaptıkları tasaddukları vb. “zarar sayarlar” Bunu bir ziyan ve malı eksilten bir sebep olarak kabul ederler. Ondan dolayı ecir beklemez ve bu infakı ile de Allah’ın rızasını gözetmezler. Hemen hemen bu gibi bütün infaklarını istemeye istemeye, zorla yerine getirirler.
“Ve başınıza türlü belalar gelmesini gözlerler.” Mü’minlere olan düşmanlıkları ve kinleri dolayısı ile onların başına çeşitli musibetlerin gelmesini ve türlü facialarla karşı karşıya kalmalarını arzularlar. Ancak bu, kendi aleyhlerine dönecektir. Böylelikle “belânın kötüsü kendi başlarına” gelecektir. Mü’minlere gelince onlar, düşmanlarına karşı güzel sonuçlar elde ederler ve güzel âkıbet onlarındır.
“Allah her şeyi işitendir, bilendir.” Kullarının niyetlerini, ihlaslı olsun olmasın yaptıkları tüm işleri bilir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Çölde yaşayan münafık bedeviler mallarını Allah yolunda infak ettiklerinde bunun bir zarar ve ziyan olduğuna inanırlar. Çünkü onlar, infak ettiklerinde bunun karşılığını alamayacakları ve infak etmeyip de mallarını tutarsa Allah'ın onları cezalandırmayacağına inanırlar. Bununla birlikte onlar, riya ve takiye olarak bazen infakta bulunurlar. -Ey Müminler!- İşte münafıklar sizin üzerinize bir kötülüğün inmesini ve böylece sizden kurtulmayı bekliyorlar. Allah, onların temenni ettikleri bu kötülüğü Müminlerin üzerine değil de zamanı geldiğinde hoşlanmasalar da o münafıkların üzerine indirecektir. Allah, onların söyleyediklerini hakkıyla işitmekte ve içlerinde gizlediklerini de hakkıyla bilmektedir.
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş)
Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha ileri ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah,…
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş)
Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile…
Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."
Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz.…
Aynı kök: دور (55 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan…
Aynı kök: دور (55 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Bir de, Allah'ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara…
Aynı kök: غرم (6 geçiş)
Sadakalar (zekatlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekat toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla…
Aynı kök: غرم (6 geçiş)
Onlar, şöyle diyenlerdir: "Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir!"
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Göçebelerden öylesi vardır ki (Allah yolunda) harcayacağını kayıp sayar ve sizin başınıza belâlar gelmesini bekler. (Müslümanlar için bekledikleri) kötülük çemberi kendi başlarına gelsin! dipnot 1 Allah duyandır, bilendir.
Bedevi Araplardan gönlü (Allah yolunda) harcadığı şeyde kalanlar var ve zamanın aleyhinize dönmesini gözleyenler var; bekledikleri bela girdabını kendileri boylayacaktır: zira Allah her şeyi işitmekte, her hesabı tarifsiz bir bilgiyle bilmektedir.
Ve (yine) bedeviler arasında (Allah yolunda) harcadığı her şeye kayıp gözüyle bakan ve (ey inananlar,) sizin darlık ve sıkıntıya düşmenizi bekleyenler var; (fakat) darlığa, sıkıntıya düşecek olan onlardır; çünkü Allah her şeyin özünü, iç yüzünü bilen, olup biten her şeyi işitendir.
Bedevilerden kimi vardır ki, infak ettiğini boşa gitmiş sayar ve sizde devranın belasının açığa çıkmasını umarlar. . . Devranın belası üzerlerine olsun! Allah Semi'dir, Aliym'dir.
Bedevilerden öyleleri vardır ki, infak ettiğini bir cereme sayar ve sizi felaketlerin sarıvermesini bekler. Kötü felaket onları sarsın. Allah işitendir, bilendir.
Bedevîlerden öylesi vardır ki (Allah yolunda) harcayacağını angarya sayar ve sizin başınıza belâlar gelmesini bekler. (Bekledikleri) o kötü belâ kendi başlarına gelmiştir. Allah pek iyi işiten, çok iyi bilendir.
Araplar arasında, yardımlaşmak amacıyla paylaştıklarını yitirilmiş sayanlar ve başınıza yıkımlar gelmesini bekleyenler de vardır. Yıkımlar, onların başına gelsin. Çünkü Allah, Duyandır; Bilendir.
Bedevilerden, verdiğini angarya sayanlar ve başınıza belalar dolanmasını gözetenler vardır. Kötü belalar onların başına dolansın. Allah işitir; bilir.
Bazı Araplar, yardımlarını bir kayıp ve angarya sayar ve sizin için felaketler gözetlerler. En kötü felaketler onlar içindir. ALLAH İşitendir, Bilendir.
Bazı Araplar, yardımlarını bir kayıp ve angarya sayar ve sizin için felaketler gözetlerler. En kötü felaketler onlar içindir. ALLAH İşitendir, Bilendir.
Bedevilerden kimi de vardır ki, verdiğini angarya sayar ve size zamanın türlü türlü belalarını gözetir. O kötü devir kendi başlarına olsun! Allah, herşeyi işiten, herşeyi bilendir.
Arabilerden kimi vardır ki verdiğini cerime sayar, size zamanın türlü türlü devr-ü inkılabını gözetir, kötü devir kendi başlarına, Allah semi'dir, alimdir
Bedevi Araplar'dan kimisi de yaptığı infakı dipnot 1 zarar sayar ve devrin değişmesini ve sizin başınıza kötü devirlerin dipnot 2 gelmesini beklerler. Kötü devirler kendi başlarına gelsin. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Bedevi Araplardan kimisi de yaptığı infakı dipnot 1 zarar sayar ve devrin değişmesini ve sizin başınıza kötü devirlerin dipnot 2 gelmesini beklerler. Kötü devirler kendi başlarına gelsin. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Bedevi Araplardan kimisi de yaptığı infakı dipnot 1 zarar sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini beklerler. Belalar kendi başlarına gelsin. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Bedevilerden öyleleri vardır ki, infak ettiğini bir cereme sayar ve sizi felaketlerin sarıvermesini bekler. Kötü felaket onları sarsın. Tanrı işitendir, bilendir.
Bedevilerden öyle kimse vardır ki (Allah yolunda) harcayacağını bir angarye sayar ve (ondan kurtulmak için) sizin üstünüze belalar gelmesini bekler durur. O belalar kendi başlarına olsun! Allah hakkıyle işiden, kemaliyle bilendir.
Bedevilerden öyleleri de vardır ki; infak edeceğini angarya sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekler. Belalar kendi başlarına olsun. Va Allah; Semi'dir, Alim'dir.
(97-106) Bedeviler / Araplar / Göçebeler küfür ve nifakta (kafirlikte ve münafıklıkta köylü, şehirli, yerleşik olanlardan) daha şiddetlidirler, Allah’ın Resulüne indirdiği sınırları / hudutları bilmemeye daha elverişlidirler / yatkındırlar, Allah bilendir, hâkimdir. Bedeviler için yaptıkları harcamalar / infak ettikleri şeyler ekonomik cezalandırmadır bu nedenle sizin başınıza belaların gelmesini gözetlerler, kötülük belaları onlara olsun, Allah işitendir bilendir. Bedevilerden / Araplardan Allah’a ve ahiret gününe iman edenler ve harcayacak şeyler bulanlar için Allah yanında bir yakınlık, Resulün desteğini kazanma vardır, dikkat edin bunlar onlar için gerçekten yakınlıktır, ilerde Allah onları esirgemesine sokacaktır muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Hi cret edenlerden / muhacirlerden ve onlara yardım edenlerden / ensardan ilk olup öne geçenler ve onlara güzellikle tabi olanlar, Allah onlardan razı olmuştur onlar da Allah’tan razı olmuştur, onlar için altlarından nehirler akan içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır, işte bu büyük bir başarıdır. Etrafınızda bedevilerden ve şehirli olanlardan münafık olanlar var ki artık münafıklığa alışmışlar , sen onları bilmezsin biz onları biliriz, onlara iki defa azap edeceğiz, sonra da büyük bir azaba itilecekler. Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, salih ameli diğer bir kötülük ile harmanladılar / karıştırdılar, belki Allah tövbelerini kabul eder, muhakkak ki Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. Onların mallarından sadaka al ki (bağlılık göstergesi mal) bu aldığın onları temizlesin onunla arınsınlar, onlara dua ile destek ol, muhakkak ki senin dua ile onlara destek vermen, onları sakinleştirir, Allah işitendir bilendir. Bilmediler mi ki Muhakkak ki Allah, işte O, kullarından vazgeçmeleri / tövbeleri kabul eder ve sadakaları alır, kesinlikle Allah, İşte O, sürekli tövbeleri kabul edendir, sürekli esirgeyendir. De ki yapınız, ilerde Allah ve Resulü ve müminler amellerinizi görecekler ve şahit olunmayanı ve şahit olanı bilene iletileceksiniz, size yapıyor olduklar ınızı haber verecektir , d iğer bir kısmı da Allah’ın işine / emrine bırakılmışlardır ya onlara azap eder yahut onların da tövbelerini kabul eder, Allah bilendir hâkimdir.
Bedevilerden, Allah yolunda infak ettiklerini ziyan sayanlar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekleyenler vardır. Belalar onlara olsun! Allah şüphesiz her şeyi işitendir, bilendir.
Bedevi Araplardan kimi var ki, verdiğini angarya sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini gözetler. Kötü bela onların başına gelsin. Allah işitendir, bilendir.
Taşralı Araplardan (savaş için) yaptığı harcamayı kayıp sayan ve her şeyin aleyhinize dönmesini bekleyenler de vardır. Kötülükler onlara dönsün! Daima dinleyen ve bilen Allah'tır.
Çölde yaşayan Araplar içinde öyleleri vardır ki savaş için yaptıkları harcamayı kayıp sayar, her şeyin aleyhinize dönmesini beklerler. Bekledikleri kötü günler başlarına gelecektir. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah'tır.
Bedevilerden yaptıkları infakı zarar sayanlar ve felakete uğramanızı bekleyenler vardır. Onlar felakete uğrayacak olanlardır. Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.
Bedevilerden yaptıkları infakı zarar sayanlar ve hezimete uğramanızı bekleyenler vardır. Onlar hezimete uğrayacak olanlardır. Allah işitendir, bilendir.
Çöl Araplarından öylesi vardır ki, infak ettiğini bir angarya/bir ceza ödeme sayar ve sizin başınıza belaların gelmesini bekler durur. En kötü bela onların başına olsun! Allah çok iyi işitir, çok iyi bilir.
Among these desert Arabs are some who consider spending in the cause of Allah a useless expenditure and a great loss. They pore their thoughts over evil and wish that you Muslims would be befallen with a misfortune or be wedded to a calamity. May Allah afflict them with a disaster and wed them to a calamity; Allah is Sami'un (Omnipresent with unlimited audition) and 'Alimun.
Some of the desert Arabs consider what they give to be an imposition; they are waiting for fortune to turn against you, but fortune will turn against them. God is all hearing and all knowing.
Some of the desert Arabs look upon their payments as a fine, and watch for disasters for you: on them be the disaster of evil: for Allah is He That heareth and knoweth (all things).
[9:98] And among the bedouin Arabs there are such as regard whatever they spend (in the Way of Allah) as a fine and wait for some misfortune to befall you. May ill fortune befall them! Allah is All-Hearing, All-Knowing.
Among the desert arabs there are some who regard what they give as an imposition and are waiting for your fortunes to change. The evil turn of fortune will be theirs! Allah is All-Hearing, All-Knowing.
And of the bedouins there are some who look upon what they spend (in Allâh’s Cause) as a fine and watch for calamities for you, on them be the calamity of evil. And Allâh is All-Hearer, All-Knower.
Among the Bedouins are those who regard what they spend as a loss, and they watch for a reversal of your fortunes. Theirs shall be an adverse turn of fortune, and Allah is all-hearing, all-knowing.
And some of the Arabs of the desert regard whatever they spend (in the cause of Allâh) as an undue fine, and they wait for the calamities to (befall) you. On themselves (shall fall) an even worse calamity. And Allâh is All-Hearing, All-Knowing.
Some of the Bedouins take what they expend for a fine, and await the turns of fortune to go against you. Theirs shall be the evil turn; God is All-hearing, All-knowing.
Some of these Bedouins consider their expenditures in the cause of God as a penalty [rather than an opportunity to buy their Hereafter. ] They hope that some kind of disaster happen to you (so that they rebel against the established Islamic laws) Their wish will come true for themselves. [If they knew that] God hears everything [that they say] and knows everything [that they do and everything wich they earn for themselves.]
And of the Arabs of the desert are some who take what they expend to be a forced loan, and they wait a turn of fortune against you; against them shall a turn of evil fortune be; for God both hears and knows.
From the Arabs are some who look upon what they spend as a fine, and wait for disasters to befall you. They will have the evil disasters, and God is Hearer, Knowledgeable.
Of the Arabs of the desert there is who reckoneth that which he expendeth for the service of God, to be as tribute; and waiteth that some change of fortune may befall you. A change for evil shall happen unto them; for God both heareth and knoweth.
And of the wandering Arabs of the desert are some who take what they spend (in the cause of Allah) to be a loss (or a fine, punishment), and they wait for a turn of fortune against you; but the turn of evil fortune shall be against them. Allah is Hearer and Knower.
And of the Arabs (of the desert) are the ones who take to themselves what they expend for a fine and await the turns of (bad) fortune against you. The (most) woeful turn will be for them; and Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.
And of the wandering Arabs there is he who taketh that which he expendeth (for the cause of Allah) as a loss, and awaiteth (evil) turns of fortune for you (that he may be rid of it). The evil turn of fortune will be theirs. Allah is Hearer, Knower.
Some of these rustics take whatever they spend in the way of God as a penalty, and wait for an adverse turn in your fortune. For them will be the adverse change, as God hears all and knows everything.
And among the bedouin there are such as regard all that they might spend [in God's cause] as a loss, and wait for misfortune to encompass you, [O believers: but] it is they whom evil fortune shall encompass - for God is all-hearing, all-knowing.
And among the nomads are those who consider what they donate to be a loss and await your misfortune. May ill-fortune befall them! And Allah is All-Hearing, All-Knowing.
And from the Nomads are some who look upon what they spend as a fine, and wait for misfortune upon you. They will have the misfortune of evil, and God is Hearer, Knowledgeable.
Some Arabs consider their spending (in the cause of God) to be a loss, and even wait in anticipation that a disaster may hit you. It is they who will incur the worst disaster. GOD is Hearer, Omniscient.
And among the bedouins are some who consider what they spend as a loss and await for you turns of misfortune. Upon them will be a misfortune of evil. And Allah is Hearing and Knowing.
And among the desert Arabs is he who takes what he spends as a loss, and awaits reversals for you; for them is the Evil Reversal; and God is hearing and knowing.
Among these Bedouin Arabs is he who looks upon his spending as a penalty, and awaits a disaster to hit you. (They hope for the Divine Order to collapse). It is they who invite disaster upon themselves. Allah is Hearer, Knower.
And some of the desert Arabs consider their payments (of charity) as a fine, and wait for disasters for you: Upon them be the disaster of Evil: And Allah is He Who hears and knows (all things).
And among the Bedouins there are those who take what they spend as a fine, and they look forward to the cycles of time to turn against you. Upon those is the evil cycle. And Allah is All-Hearing, All-Knowing.
And from the Nomads are some who look upon what they spend as a fine, and wait for misfortune upon you. They will have the misfortune of evil, and God is Hearer, Knowledgeable.