Tûr suresi

Tûr suresi, 12. ayet

Tûr suresi, 12. ayet. ٱلَّذِينَ هُمْ فِى خَوْضٍ يَلْعَبُونَ

elleẕîne hüm fî ḫavḍiy yel`abûn.

Diyanet İşleri

(11-12) İşte o gün, içine daldıkları dünya zevki içinde eğlenip oyalanan yalanlayıcıların vay haline!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tûr 9–15 · surenin 12. ayeti / 49

Konu Yemin; azabın gerçekleşmesi ve cehennem Tûr 1–16 3

  1. Tûr 9

    O gün gök şiddetle sallanıp çalkalanır.

  2. Tûr 10

    Dağlar yürüdükçe yürür.

  3. 11–12

    (11-12) İşte o gün, içine daldıkları dünya zevki içinde eğlenip oyalanan yalanlayıcıların vay haline!

  4. Tûr 13–14

    (13-14) Cehennem ateşine itilip atılacakları gün onlara, "İşte bu yalanlamakta olduğunuz ateştir" denilir.

  5. Tûr 15

    "Bu Kur'an mı bir büyü imiş, yoksa siz mi (gerçeği) göremiyormuşsunuz?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

12. “Onlar ki daldıkları (batılda) oynayıp duruyorlar.” Onlar bâtıla dalar ve bâtıl ile oyalanırlar. İlimleri ve araştırmaları, hakkı yalanlamayı ve bâtılı doğrulamayı ihtiva eden zararlı ilimlerdir. Amelleri cahil, beyinsiz ve oynayıp eğlenen kimsenin amelleridir. Tasdik ve iman ehli kimselerin sahip oldukları faydalı bilgilerle salih amellerin tam aksine sahiptirler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır. Onlar yeniden dirilecek olmalarını önemseyip, umursamazlar.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine Onlar ki
  2. هُمْ hum
  3. فِى fi içinde
  4. خَوْضٍۢ havdin batıl şeyler kök: خوض
  5. يَلْعَبُونَ yel'abune oynayıp dururlar kök: لعب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خوض (12 geçiş) · Aynı kök: لعب (20 geçiş)

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet…

  • Aynı kök: خوض (12 geçiş) · Aynı kök: لعب (20 geçiş)

    Şayet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lafa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler. De ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle…

  • Aynı kök: خوض (12 geçiş) · Aynı kök: لعب (20 geçiş)

    Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, (batıl inançlarına) dalsınlar ve (dünya hayatlarında) oynayadursunlar.

  • Aynı kök: لعب (20 geçiş)

    Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. Eğer mü'minler…

  • Aynı kök: لعب (20 geçiş)

    Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.

  • Aynı kök: لعب (20 geçiş)

    Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır.

Mustafa İslamoğlu

Onlar ki daldıkları oyunda oynuyor olacaklar.

Muhammed Esed

(bütün hayatları boyunca) tamamen boş şeylerle oyalanıp duranların;

Ahmed Hulusi

Ki onlar (o yalanlayanlar şimdi) daldıkları (dünyalarındaki hayali değerler) içinde oynamaktadırlar!

Ali Bulaç

Ki onlar, 'daldıkları saçma bir uğraşı' içinde oynayan, oyalananlardır.

Ali Özek ve heyeti

Ki onlar daldıkları bâtıl içinde oyalanıp duranlardır.

Ali Rıza Safa

Bir batağa dalmış oynuyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar batıla dalıp eğlenirler.

Edip Yüksel

Onlar ki bir bataklıkta oynamaktadırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar ki bir bataklıkta oynamaktadırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ki, onlar daldıkları bir batakta oynayıp duruyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki onlar daldıkları bir batakta oynayıp duruyorlar

Erhan Aktaş

Onlar ki, gereksiz şeylere dalıp oyalanıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar ki, gereksiz şeylere dalıp oyalanıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar ki, gereksiz şeylere dalıp oyalanıyorlar.

Gültekin Onan

Ki onlar, 'daldıkları saçma bir uğraşı' içinde oynayan, oyalananlardır.

Hasan Basri Çantay

Ki onlar daldıkları baatıl içinde oynayıb duranlardır.

İbni Kesir

Onlar ki; daldıkları batıl içinde oyalanıp durmaktadırlar.

Mehmet Alagaş

(1-16) Tur’a and olsun. İnce deri üzerine satırlanmış / yazılmış kitaba and olsun, imar edilmiş eve and olsun, tavanı yükseltilmişe (Göğe) and olsun, coşturulmuş denize and olsun ki Rabbinin azabı kesinlikle oluşacaktır / vaki olacaktır. Onu engelleyecek / def edecek yoktur, gök o gün çalkalanarak çöker, dağlar bir yürüyüşle yürür, o gün yalanlayanlara yazıklar olsun, onlar daldıkları yerde oynuyorlar, O gün cehennem ateşine çağrıldıkça çağrılırlar, işte bu, sizin yalanlıyor olduğunuz ateştir, sihir mi bu? / büyümü bu? yahut siz mi görmüyorsunuz? Girin oraya sabredin yahut sabretmeyin sizin için eşittir, kesinlikle yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ki onlar, daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır.

Süleyman Ateş

O daldıkları batıl içinde oynayıp duranlar,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar boş işlere dalıp eğlenenlerdir.

Şaban Britch

Ki onlar, boş şeylere dalıp oynuyorlardı.

Şaban Piriş

Ki onlar, boş şeylere dalıp, oynuyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki onlar bir batağa dalmış oynamaktadırlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who amused themselves in idle talk and were given to indulging in personal vanity and drowned themselves in the nonsensical.

Abdul Haleem

who amuse themselves with idle chatter:

Abdullah Yusuf Ali

That play (and paddle) in shallow trifles.

Abul A'la Maududi

and amuse themselves with vain argumentation. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It means that they are mocking and ridiculing the news of Resurrection, Hereafter, Heaven and Hell when they hear it from the Prophet (peace be upon him), and instead of considering it seriously they are disputing it only for fun and amusement. Their discussions of the Hereafter are not meant to understand the reality, but only to amuse themselves, and they do not at all realize the fate for which they arc destined.

Aisha Bewley

who play at frivolous games:

Al-Hilali & Khan

Who are playing in falsehood[1].

Ali Quli Qarai

—those who play around in vain talk,

Amatul Rahman Omar

Who indulge in idle talk and who are busy in vain pursuits.

Arthur John Arberry

such as play at plunging,

Bijan Moeinian

vain discourse and took serious matters lightly.

E. Henry Palmer

who plunge into discussion for a sport!

Edip-Layth

Who are in their recklessness, playing.

George Sale

who amused themselves in wading in vain disputes!

Hamid S. Aziz

Those who sport in vain discourses.

Mahmoud Ghali

They are the ones who play at their wading, (i. e., become absorbed)

Marmaduke Pickthall

Who play in talk of grave matters;

Mohamed Ahmed - Samira

Who, ignoring the Reality, engage in pleasantries.

Muhammad Asad

all those who [throughout their lives] but idly played with things vain –

Mustafa Khattab

those who amuse themselves with falsehood!

Progressive Muslims

Who are in their recklessness, playing.

Rashad Khalifa

who are in their blundering, heedless.

Sahih International

Who are in [empty] discourse amusing themselves.

Sam Gerrans

— Who in vain discourse are playing —

Shabbir Ahmed

Who peddle the play of shallow rituals.

Syed Vickar Ahamed

Those (people) who play (and indulge) in small and silly talk.

Taqi Usmani

who are indulged in vain talk, playing (with truth),

The Monotheist Group

Who are in their recklessness, playing.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩