Tûr suresi

Tûr suresi, 14. ayet

Tûr suresi, 14. ayet. هَٰذِهِ ٱلنَّارُ ٱلَّتِى كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

hâẕihi-nnâru-lletî küntüm bihâ tükeẕẕibûn.

Diyanet İşleri

(13-14) Cehennem ateşine itilip atılacakları gün onlara, "İşte bu yalanlamakta olduğunuz ateştir" denilir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tûr 11–17 · surenin 14. ayeti / 49

Konu Yemin; azabın gerçekleşmesi ve cehennem Tûr 1–16 3

  1. Tûr 11–12

    (11-12) İşte o gün, içine daldıkları dünya zevki içinde eğlenip oyalanan yalanlayıcıların vay haline!

  2. 13–14

    (13-14) Cehennem ateşine itilip atılacakları gün onlara, "İşte bu yalanlamakta olduğunuz ateştir" denilir.

  3. Tûr 15

    "Bu Kur'an mı bir büyü imiş, yoksa siz mi (gerçeği) göremiyormuşsunuz?"

  4. Tûr 16

    "Girin oraya. İster dayanın, ister dayanmayın, sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor."

  5. Tûr 17

    (17-18) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 13–14. ayetler için yazılmıştır.

13. “O gün cehennem ateşine doğru itilip kakılacaklardır” Oraya itile kakıla, yüz üstü süründürülerek sert bir şekilde sürülecekler. Azarlamak ve kınamak üzere de onlara şöyle denilecektir:

14. “İşte sizin (dünyadayken) yalanladığınız ateş!” O gün artık haddi hesabı tespit edilemeyecek, nitelikleri söylenemeyecek çaptaki ebedi azabı tadın, denilecek onlara.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Azarlamak için onlara şöyle denilir: "Resulleriniz sizi kendisi ile korkuttuğu halde işte bu yalanlayıp durduğunuz ateşin ta kendisidir."

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. هَـٰذِهِ hazihi işte budur
  2. ٱلنَّارُ n-naru ateş kök: نور
  3. ٱلَّتِى lleti
  4. كُنتُم kuntum olduğunuz kök: كون
  5. بِهَا biha onu
  6. تُكَذِّبُونَ tukezzibune yalanlamış kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

"Bu sizin vaktiyle yalanlamış olduğunuz ateştir.

Muhammed Esed

"Bu, sizin yalanlamış olduğunuz ateştir!

Ahmed Hulusi

"İşte bu, kendisini tekzip ettiğiniz o Nar!" (denilir).

Ali Bulaç

(Onlara şöyle denir:) "İşte sizin yalanladığınız ateş budur."

Ali Özek ve heyeti

«İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!» denilir.

Ali Rıza Safa

"İşte, yalanladığınız ateş budur!"

Bayraktar Bayraklı

- O gün cehennem ateşine zorla itilirler. Kendilerine, "İşte yalanladığınız ateş budur" denir.

Edip Yüksel

İşte, yalanlamakta olduğunuz Ateş budur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İşte, yalanlamakta olduğunuz Ateş budur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte bu sizin o yalan deyip durduğunuz ateş! diye.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte diye: bu sizin o yalan deyip durduğunuz ateş

Erhan Aktaş

İşte bu, yalanladığınız ateştir!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte bu, yalanladığınız ateştir!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte bu, yalanladığınız ateştir!

Gültekin Onan

(Onlara şöyle denir:) "İşte sizin yalanladığınız ateş budur."

Hasan Basri Çantay

(Şöyle denilecek:) "İşte sizin yalan saymakda idiğiniz ateş budur".

İbni Kesir

Yalanlayıp durduğunuz ateş, işte budur.

Mehmet Alagaş

(1-16) Tur’a and olsun. İnce deri üzerine satırlanmış / yazılmış kitaba and olsun, imar edilmiş eve and olsun, tavanı yükseltilmişe (Göğe) and olsun, coşturulmuş denize and olsun ki Rabbinin azabı kesinlikle oluşacaktır / vaki olacaktır. Onu engelleyecek / def edecek yoktur, gök o gün çalkalanarak çöker, dağlar bir yürüyüşle yürür, o gün yalanlayanlara yazıklar olsun, onlar daldıkları yerde oynuyorlar, O gün cehennem ateşine çağrıldıkça çağrılırlar, işte bu, sizin yalanlıyor olduğunuz ateştir, sihir mi bu? / büyümü bu? yahut siz mi görmüyorsunuz? Girin oraya sabredin yahut sabretmeyin sizin için eşittir, kesinlikle yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte bu sizin yalan saydığınız ateştir (denilir).

Süleyman Ateş

"İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara şöyle denecek: "Yalan sayıp durduğunuz ateş budur işte!

Şaban Britch

Yalanladığınız ateş budur!

Şaban Piriş

-Yalanladığınız ateş budur!

Yaşar Nuri Öztürk

"İşte budur yalanlayıp durduğunuz ateş!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they will be told " This is the permanent abode where you are set ablaze and tortured by burning; this is the Hell you had always denied.

Abdul Haleem

‘This is the Fire you used to deny.

Abdullah Yusuf Ali

"This:, it will be said, "Is the Fire,- which ye were wont to deny!

Abul A'la Maududi

"This is the Hell which you used to give the lie to."

Aisha Bewley

‘This is the Fire which you denied!

Al-Hilali & Khan

This is the Fire which you used to belie.

Ali Quli Qarai

[and told:] ‘This is the Fire which you used to deny!’

Amatul Rahman Omar

(They will be told, ) `This is the Fire you used to cry lies to.

Arthur John Arberry

'This is the fire that you cried lies to!

Bijan Moeinian

They will be told:" This is the Fire that you were denying. ”

E. Henry Palmer

'This is the fire, the which ye used to call a lie!-

Edip-Layth

"This is the fire which you used to deny!"

George Sale

and it shall be said unto them, this is the fire which ye denied as a fiction.

Hamid S. Aziz

This is the Fire which you used to deny.

Mahmoud Ghali

"This is the Fire that you used to cry lies to!

Marmaduke Pickthall

(And it is said unto them): This is the Fire which ye were wont to deny.

Mohamed Ahmed - Samira

(And told:) "This is the fire which you denied.

Muhammad Asad

"This is the fire which you were wont to call a lie!

Mustafa Khattab

˹They will be told,˺ "This is the Fire which you used to deny.

Progressive Muslims

"This is the Fire which you used to deny!"

Rashad Khalifa

This is the Fire in which you used to disbelieve.

Sahih International

"This is the Fire which you used to deny.

Sam Gerrans

“This is the Fire which you denied:

Shabbir Ahmed

This is the Fire that you used to belie.

Syed Vickar Ahamed

"This, " (it will be said:) "Is the Fire— Which you habitually deny!

Taqi Usmani

(and it will be said to them,) "This is the Fire you used to deny.

The Monotheist Group

"This is the Fire which you used to deny!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tûr suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩