Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 73. ayet

Vâkıa suresi, 73. ayet. نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَٰعًا لِّلْمُقْوِينَ

naḥnü ce`alnâhâ teẕkiratev vemetâ`al lilmuḳvîn.

Diyanet İşleri

Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 70–76 · surenin 73. ayeti / 96

Konu Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? Vâkıa 57–74 3

  1. Vâkıa 70

    Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!.

  2. Vâkıa 71

    Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?!

  3. Vâkıa 72

    Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?

  4. 73

    Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.

  5. Vâkıa 74

    O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).

  6. Vâkıa 75–76

    (75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 71–73. ayetler için yazılmıştır.

71-72. Bu da insanların kendisi olmasa hayatlarını devam ettiremeyecekleri temel ve zaruri ihtiyaçlar kapsamındaki bir nimettir. İnsanlar pek çok işlerinde ve gereklerinde ona ihtiyaç duyarlar. Yüce Allah ağaçlarda (potansiyel olarak) var ettiği ateş nimetini hatırlatmaktadır. İnsanların onun ağacını yaratmaya güç yetiremeyeceklerini ve Yüce Allah’ın ateşi yeşil ağaçta yaratmış olduğunu onlara da itiraf ettirmektdir. Bakarsın ki o, kulların ihtiyacı oranında bir ateş halini alır. İhtiyaçlarını gördükleri vakit de onu söndürürler.

73. “Biz onu” kullar için hem Rablerinin nimetini hatırlatan hem de Allah’ın isyankârlara hazırlamış olduğu ve kulları nimet yurduna sevkeden itici bir unsur kılıdığı cehennem ateşini hatırlatan “bir öğüt vesilesi ve yolcular” ile diğer yararlananlar “için bir nimet kıldık.”

Yüce Allah’ın özellikle yolcuları söz konusu etmesi, yolcuların ondan yararlanmasının başkalarına göre daha ileri derecede oluşundan ya da dünyanın tümünün bir yolculuk yurdu olmasından dolayıdır. Zira kul, doğduğundan itibaren Rabbine doğru yolculuk eder. İşte bu ateşi Yüce Allah, bu dünya yurdunun yolcuları için bir fayda ve ebedilik yurdu için öğüt ve ibret kılmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz bu ateşi, ahiret ateşini size hatırlatan bir ibret ve sizden yolculuk edenler için bir faydalanma kıldık.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. نَحْنُ nehnu biz
  2. جَعَلْنَـٰهَا cealnaha onu yaptık kök: جعل
  3. تَذْكِرَةًۭ tezkiraten bir ibret kök: ذكر
  4. وَمَتَـٰعًۭا ve metaan ve bir fayda kök: متع
  5. لِّلْمُقْوِينَ lilmukvine ihtiyacı olanlar için kök: قوي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş)

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş)

    Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte, biz onu (ağacı, gerçeğin) hatırlatması ve ihtiyacı olanlar için geçimlik yaptık.

Mustafa İslamoğlu

Biz onu bir hatırlama vesilesi ve kendi yalnızlığında kaybolmuş muhtaçlar için yarayışlı bir meta kıldık.

Muhammed Esed

Onu (Bizi) hatırlamanı(zı)n bir vasıtası ve (hayatlarının) yabaniliği içinde kaybolmuş ve acıkıp susamış bütün insanlar için bir rahatlama vasıtası yaptık.

Ahmed Hulusi

Onu, çölde yaşarmışçasına bilgisizlere bir hatırlatma ve bir yararlanacakları şey kıldık!

Ali Bulaç

Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.

Ali Özek ve heyeti

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.

Ali Rıza Safa

Onu bir ders ve gereksinimi olanlar için yarar kaynağı yaptık. dipnot 497

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 497
    "Gereksinimi olanlar" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Çöl yolcuları" veya "Issız yerlerde yaşayanlar" veya "Tutuşturanlar" veya "Acıkıp susamış tüm insanlar" veya "Boş arazide yolculuk yapanlar" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- Hiç düşündünüz mü yaktığınız ateşi? Onun ağacını siz mi var ettiniz yoksa biz mi? Biz onu bir ders ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık. Öyleyse Yüce Rabbinin adını övgüyle an!

Edip Yüksel

Kullananlar için biz onu bir ibret ve yararlı yaptık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kullananlar için biz onu bir ibret ve yararlı yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz onu hem bir ihtar, hem de alandaki muhtaçlara (çöl yolcularına) faydalı kıldık;

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onu hem bir muhtıra kıldık hem de bir istifade; alandaki muhtaclar için.

Erhan Aktaş

Biz, onu bir hatırlatma ve ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma kaynağı yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, onu bir hatırlatma ve ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma kaynağı yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, onu bir hatırlatma ve ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma kaynağı yaptık.

Gültekin Onan

Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.

Hasan Basri Çantay

Biz onu hem bir ibret, hem çöl yolcularına bir faide kıldık.

İbni Kesir

Biz, onu bir ibret ve konaklayanlar için faydalı kıldık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz onu, bir ibret ve gelip geçen yolcuların istifadesi için yarattık.

Süleyman Ateş

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

Süleymaniye Vakfı

Biz o ağacı, (birçok şeyi) hatırlatma vesilesi dipnot 1 ve ihtiyacı olanların yararlanacağı bir şey yaptık.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ağaç, birçok nimeti hatırlattığı gibi onu yakmakla oluşan ateş de cehennemi hatırlatır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz ateşi, hem bilgi konusu hem ihtiyacı olanlar için yararlı bir şey haline getirdik.

Şaban Britch

Biz onu bir ibret ve gelip geçen yolcuların istifadesi için yarattık.

Şaban Piriş

Biz, onu bir ibret ve ihtiyaç sahipleri için faydalı kıldık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu hem bir ibret hem de çöl yolcularına bir nimet kıldık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We made it a reminder for Our Omnipotence here and Hereafter, and a material advantage and a commodity for those who make use among Our creation.

Abdul Haleem

We made it a reminder, and useful to those who kindle it,

Abdullah Yusuf Ali

We have made it a memorial (of Our handiwork), and an article of comfort and convenience for the denizens of deserts.

Abul A'la Maududi

We made it a reminder dipnot 1 and a provision for the needy. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Making the fire a means of remembrance means: The fire by virtue of its quality of being kindled at all times reminds man of his forgotten lesson that without it human life could not be any different from animal life. Because of the fire only did man learn to cook food for eating instead of eating it raw like the animals, and then new and ever new avenues to industry and invention went on opening up before him. Obviously, if God had not created the means of kindling the fire and the substances that could be kindled, man’s inventive potentialities would have remained dormant. But the man has forgotten that his Creator is a wise Sustainer, Who created him with human capabilities on the one hand, and on the other, created such materials on the earth by which his these capabilities could become active and operative. If he is not lost in heedlessness, the fire alone is enough to remind him of the favors and bounties of his Creator, which he is so freely enjoying in the world.
  2. metne dön, dipnot 2
    The word muqwin in the original has been interpreted differently by the lexicographers. Some have taken it in the meaning of the travelers who have halted in the desert, some in the meaning of a hungry man, and some take it in the meaning of all those who derive benefit from the fire, whether it is the benefit of cooking food or of light or of heat.

Aisha Bewley

We have made it to be a reminder and a comfort for travellers in the wild.

Al-Hilali & Khan

We have made it a Reminder (of the Hell-fire in the Hereafter), and an article of use for the travellers (and all the others, in this world).

Ali Quli Qarai

It was We who made it a reminder and a boon for the desert-dwellers.

Amatul Rahman Omar

We have made it a source of admonition (for the people) and a means to live upon for the needy and the wayfarer.

Arthur John Arberry

We Ourselves made it for a reminder, and a boon to the desert-dwellers.

Bijan Moeinian

God has given you the fire as a mean of thought and as a mean of your advancement [from animal level into a civilized intellectual being].

E. Henry Palmer

We have made it a memorial and a chattel for the traveller of the waste?

Edip-Layth

We rendered it a reminder, and a useful tool for the users.

George Sale

We have ordained the same for an admonition, and an advantage unto those who travel through the deserts.

Hamid S. Aziz

We have made it a reminder and a convenience for the dwellers of the deserts.

Mahmoud Ghali

We, Ever We, have made it for a Reminder and an enjoyment for the denizens in the desert.

Marmaduke Pickthall

We, even We, appointed it a memorial and a comfort for the dwellers in the wilderness.

Mohamed Ahmed - Samira

We have made it as a reminder and convenience for the needy.

Muhammad Asad

It is We who have made it a means to remind [you of Us], and a comfort for all who are lost and hungry in the wilderness [of their lives].

Mustafa Khattab

We have made it ˹as˺ a reminder ˹of the Hellfire˺ and a provision for the travellers.

Progressive Muslims

We rendered it a reminder, and a useful tool for the users.

Rashad Khalifa

We rendered it a reminder, and a useful tool for the users.

Sahih International

We have made it a reminder and provision for the travelers,

Sam Gerrans

We made it a reminder, and a benefit for the desert-travellers.

Shabbir Ahmed

We, yes, We have made this (fire) a reminder, and a gift for all of you who surely need it. (The use of fire is one of the Divine gifts that distinguishes mankind from the Animal Kingdom).

Syed Vickar Ahamed

We have made it (the fire) a monument and an article of comfort and convenience for those who live in the desert (this world).

Taqi Usmani

We have made it a reminder (of Our infinite power, and of the fire of Hell) and a benefit for travelers in deserts.

The Monotheist Group

We rendered it a reminder, and a useful tool for the users.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 73. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 73. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 73. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩