Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 79. ayet

Vâkıa suresi, 79. ayet. لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ

lâ yemessühû ille-lmüṭahherûn.

Diyanet İşleri

Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 76–82 · surenin 79. ayeti / 96
  1. Vâkıa 76

    (75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-

  2. Vâkıa 77

    O, elbette değerli bir Kur'an'dır.

  3. Vâkıa 78

    Korunmuş bir kitaptadır.

  4. 79

    Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.

  5. Vâkıa 80

    Alemlerin Rabb'inden indirilmedir.

  6. Vâkıa 81–82

    (81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

79. “Ona tertemiz olanlardan başkası el süremez.” Yani Kur’ân-ı Kerîm’e ancak Yüce Allah’ın türlü afetlerden, günahlardan ve kusurlardan tertemiz kıldığı melâike-i kiram dokunabilir. Ona ancak iyiden iyiye temizlenmiş kimseler el sürebildiğine, pis ve murdarlar ile şeytanlar ona el sürmeye güç yetiremeyeceklerine ve ona yaklaşamayacaklarına göre âyet-i kerime -dikkat çekme yolu ile- Kur’ân-ı Kerim’e temizlenmiş/abdestli kimseden başkasının el sürmesinin caiz olmayacağına da delildir. Nitekim bu konuda hadisler de gelmiştir. Bu sebeple bu ayetin emir manasında bir haber olduğu söylenmiştir. Yani “Kur'ân’a temiz olanlardan başkası el sürmesin.” demektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ona ancak günah ve kusurlardan temizlenmiş melekler dokunabilir.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّا la
  2. يَمَسُّهُۥٓ yemessuhu ona dokunmaz kök: مسس
  3. إِلَّا illa başkası
  4. ٱلْمُطَهَّرُونَ l-mutahherune temizlerden kök: طهر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طهر (31 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: طهر (31 geçiş)

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kök: طهر (31 geçiş)

    Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş)

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş)

    Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş)

    Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ona arındırılmış (melek)lerin dışında kimse dokunamaz. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki mesaj Yüce Allah'ın katındaki saklı kitaba Allah'a yakınlaştırılmış meleklerden başkasının dokunamayacağı, ulaşamayacağı, müdahale edemeyeceği gerçeğine dikkat çekmeyle ilgilidir. Konunun, mevcut hâliyle eldeki mushafa abdestsizlerin dokunamayacağı şeklindeki bir yasakla ilişkisi yoktur. Kur'an, kendisine dokunulsun diye indirilmiş bir kitaptır; ona abdestli dokunmak ise bir saygı göstergesidir; hüküm değildir.

Mustafa İslamoğlu

Ona ancak temizler dokunabilir:

Muhammed Esed

ki ona ancak (kalben) temiz olanlar dokunabilir:

Ahmed Hulusi

Ona (Bilgiye), (şirk pisliğinden - hayvaniyetinden) arınıp, tahir olanlardan başkası dokunamaz!

Ali Bulaç

Ona, temizlenip arınmış olanlardan başkası dokunamaz.

Ali Özek ve heyeti

Ona ancak temizlenenler dokunabilir.

Ali Rıza Safa

Arınmışlardan başkası Ona dokunamaz. dipnot 500

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 500
    Bu ayet, ikiyüzlü din sömürgenleri tarafından "Kur'an, abdestsiz ele alınamaz!" biçiminde saptırılmıştır. Oysa ayette bildirilen arınmışlık, bedensel bir temizliği değil; Kur'an dışındaki uydurmalardan arındırılarak katışıksız dine yönelen bir benliği tanımlamaktadır. 3:191 ayetinde, "Otururken ve yatarken Allah'ı anın!" ve 73:20 ayetinde, "Kur'an'dan, size kolay geleni okuyun!" buyrukları bildirilmiştir. Muhammed peygamber, 25:30 ayetinde, "Benim toplumum, Kur'an'ı bıraktı!" diyerek Allah'a yakınmaktadır. Abdestsiz Kur'an okunamayacağı yalanları, Kur'an'ın öğrenilmesini engellemek amacıyla örülen evrensel tuzağın bir parçasıdır. Abdest olarak sonradan isimlendirilen kutsanmak eyleminin yalnızca namaz öncesinde yapılacağı Maide 5:6 ayetinde bildirilmiş ve bu olgunun gerçek anlamı konusunda aynı ayetin dipnotunda bilgi verilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- Onunla ancak temiz olanlar iletişim kurabilir. Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

Edip Yüksel

Onu ancak temizler kavrayabilir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu ancak temizler kavrayabilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ona tertemiz temizlenmiş olanlardan başkası el süremez;

Elmalılı Hamdi Yazır

ona tertemiz temizlenmiş olanlardan başkası el süremez

Erhan Aktaş

Ona arındırılmış olanlardan başkası dokunamaz. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet, Kur'an'a abdestsiz dokunulmayacağına dair görüşe kanıt olarak gösterilmektedir. Oysaki müşriklerin; "Vahiy, Nebi'ye indirilirken ona cinnler başka şeyler kattılar" iddialarına cevap verilmektedir; "Ona ancak arındırılmış olanlar dokunabilir." denerek, onların bu iddiaları yalanlanmaktadır. Yani vahyin hiçbir değişikliğe uğramadan Nebi'ye olduğu gibi ulaştığı söylenmektedir. Ona ne cinn ne insan, kötü amaçlı hiçbir müdahale söz konusu olmamıştır. Ona, bir ilave veya eksiltme yapılması söz konusu değildir. Ona, ancak arındırılmış olanlar dokunabilir Çevirilerde, metindeki "mutahharun" kelimesine "arınmış/temiz olanlar" şeklinde anlam verilmektedir. Bu yanlış bir anlamlandırmadır. Ayet, "arınmış olan" demiyor; "arındırılmış olan" diyor. "Arınmış" olmakla, "arındırılmış" olmak aynı şey değildir. Temiz olmak, bir kimsenin kendi kendisine yaptığı bir şeyken; "Temizlendirilmiş/arındırılmış olmak, başkası tarafından yapılan bir şeydir. Temizlenmenin bedenen olması anlamı varsa da bu ayette söz konusu edilen temizlik fiziki bir temizlik değildir. Bir kimseye, "temiz insan" dendiğinde kastedilen temizlik neyse o türden bir temizliktir. Nasıl ki birine "temiz insan" dendiği zaman, eli yüzü yıkanmış, üstü başı temiz olan değil; güvenilir, dürüst, iyi bir kimse olduğu anlaşılıyorsa, bu ayette de söz konusu olan temizlik, bu tür ahlaki bir temizliktir. Onun için sizin dokunduğunu söylediğiniz kimselerin/şeylerin dokunmuş olması mümkün değildir. Dolayısı ile bu ayetin, "Kur'an okunurken abdestli olmak gerekir." ile bir ilgisi yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona arındırılmış olanlardan başkası dokunamaz. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet, Kur'an'a abdestsiz dokunulmayacağına dair görüşe kanıt olarak gösterilmektedir. Oysaki müşriklerin; "Vahiy, nebiye indirilirken ona cinler başka şeyler kattılar" iddialarına yanıt verilmektedir; "Ona ancak arındırılmış olanlar dokunabilir." denerek, onların bu iddiaları yalanlanmaktadır. Yani vahyin hiçbir değişikliğe uğramadan Nebiye olduğu gibi ulaştığı söylenmektedir. Ona; ne cin ne insan, kötü amaçlı hiç bir müdahale söz konusu olmamıştır. Ona, bir ilave veya eksiltme yapılması söz konusu değildir. Ona, ancak arındırılmış olanlar dokunabilir Çevirilerde, metindeki "mutahharun" sözcüğüne "arınmış/temiz olanlar" şeklinde anlam verilmektedir. Bu yanlış bir anlamlandırmadır. Ayet, "arınmış olan" demiyor; "arındırılmış olan" diyor. "Arınmış" olmakla, "arındırılmış" olmak aynı şey değildir. Temiz olmak, bir kimsenin kendi kendisine yaptığı bir şeyken; "Temizlendirilmiş/arındırılmış olmak, başkası tarafından yapılan bir şeydir. Temizlenmenin bedenen olması anlamı varsa da bu ayette söz konusu edilen temizlik fiziki bir temizlik değildir. Bir kimseye, "temiz insan" dendiğinde kastedilen temizlik neyse o türden bir temizliktir. Nasıl ki birine "temiz insan" dendiği zaman, eli yüzü yıkanmış, üstü başı temiz olan değil; güvenilir, dürüst, iyi bir kimse olduğu anlaşılıyorsa, bu ayette de söz konusu olan temizlik, bu tür ahlaki bir temizliktir. Onun için sizin dokunduğunu söylediğiniz kimselerin/şeylerin dokunmuş olması mümkün değildir. Dolayısı ile bu ayetin, "Kur'an okunurken abdestli olmak gerekir." le bir ilgisi yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona arındırılmış olanlardan başkası dokunamaz. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet, Kur'an'a abdestsiz dokunulmayacağına dair görüşe kanıt olarak gösterilmektedir. Oysaki müşriklerin; "Vahiy, nebiye indirilirken ona cinler başka şeyler kattılar" iddialarına yanıt verilmektedir; "Ona ancak arındırılmış olanlar dokunabilir." denerek, onların bu iddiaları yalanlanmaktadır. Yani vahyin hiçbir değişikliğe uğramadan Nebiye olduğu gibi ulaştığı söylenmektedir. Ona; ne cin ne insan, kötü amaçlı hiç bir müdahale söz konusu olmamıştır. Ona, bir ilave veya eksiltme söz konusu değildir. Ona, ancak arındırılmış olanlar dokunabilir. Çevirilerde, metindeki "mutaharrun" sözcüğüne "arınmış/temiz olanlar" şeklinde anlam verilmektedir. Bu yanlış bir anlamlandırmadır. Ayet, "arınmış olan" demiyor; "arındırılmış olan" diyor. "Arınmış" olmakla, "arındırılmış" olmak aynı şey değildir. Temiz olmak, bir kimsenin kendi kendisine yaptığı bir şeyken; "Temizlendirilmiş/arındırılmış olmak, başkası tarafından yapılan bir şeydir. Zaten ayette söz konusu edilen temizlik fiziki bir temizlik de değildir. Bir kimseye, "temiz insan" dendiğinde kast edilen temizlik neyse o türden bir temizliktir. Nasıl ki birine "temiz insan" dendiği zaman, eli yüzü yıkanmış, üstü başı temiz olan değil; güvenilir, dürüst, iyi bir kimse olduğu anlaşılıyorsa, bu ayette de söz konusu olan temizlik, bu tür ahlaki bir temizliktir. Yani deniyor ki; vahiy, nebiye inzal olurken, ona güvenilir, dürüst ve iyi olanlardan başkası dokunmuş olamaz. Onun için sizin dokunduğunu söylediğiniz şeylerin dokunmuş olması mümkün değildir. Dolayısı ile bu ayetin, "Kur'an okunurken abdestli olmak gerekir." le bir ilgisi yoktur.

Gültekin Onan

Ona temizlenip arınmış olanlardan başkası dokunamaz.

Hasan Basri Çantay

Ona tam bir suretde temizlenmiş olanlardan başkası el süremez.

İbni Kesir

Ona arınmış olanlardan başkası dokunamaz.

Mehmet Alagaş

(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ona ancak temizlenmiş olanlar dokunabilir.

Süleyman Ateş

Ki ona temizlerden başkası dokunmaz.

Süleymaniye Vakfı

Oradaki kitaba, tertemiz oldukları onaylanmış olanlardan dipnot 1 (meleklerden) başkası dokunamaz dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Tertemiz oldukları onaylanmış olanlar" anlamı verdiğimiz kelime ism-i mef'ul kalıbındaki "mutahharun (المطهرون)"dur. Bunlar, Allah'ın melek olarak görevlendirdiği cinlerdir. Onlardan herhangi biri, daha önce melek olan İblis gibi (bkz. Bakara 2/34, Kehf 18/50 ve dipnotları), yanlış bir yola girerse görevden uzaklaştırılır (Nisa 4/172-173).
  2. metne dön, dipnot 2
    Gökler yedi kattır (Bakara 2/29, Fussilet 41/12, Talak 65/12, Mülk 67/3). Birinci kat sema, Mele-i A'la yani büyük meleklerin toplanma yeridir. Şeytanlar oraya yaklaştırılmazlar (Saffat 37/6-10). Kur'an'ın yazılı olduğu levha, orada korunmaktadır. Ona sadece melekler dokunabilir. Meleklerden başkasının dokunamayacağı bildirilen Kur'an; elimizdeki Kur'an değil, Kur'an da dahil olmak üzere tüm ilahi bilgilerin saklı tutulduğu ana kitap olan Levh-i Mahfuz'dur. Buna rağmen bu ayet, Kur'an'a abdestsiz ve cünüp olanlarla adetli ve lohusa kadınların dokunamayacağının delili sayılır. Oysa abdest veya cünüplükten dolayı yıkanma, sadece namaz için şarttır (Maide 5/6). Kur'an okunacağı zaman yapılması emredilen, şeytandan Allah'a sığınmaktır (Nahl 16/98). Abdestsiz, cünüp, adetli veya lohusa olanların Kur'an'a dokunmalarının veya Kur'an okumalarının haram olduğunu söyleyen sahih bir hadis de yoktur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona tertemiz sayılanlardan başkası dokunamaz.

Şaban Britch

Ona ancak temizlenenler dokunabilir.

Şaban Piriş

Ona arınmış olanlardan başkası dokunamaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Ona, arındırılmışlardan başkası dokunmaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A Quran that is not to be touched or taken in the hands which are not free from dirt or filth or not free from ceremonial or sanitary defilement, nor in the hands of anyone who has had sexual congress until he or she has bathed.

Abdul Haleem

that only the purified can touch,

Abdullah Yusuf Ali

Which none shall touch but those who are clean:

Abul A'la Maududi

which none but the pure may touch; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is a refutation of the accusation that the disbelievers used to level against the Quran. They regarded the Prophet (peace be upon him) as a sorcerer and asserted that he was being inspired with the Word by the jinn and Satans. An answer to it has been given at several places in the Quran, e.g. in Surah Ash-Shuara, where it has been said: This (lucid Book) has not beer brought down by satans, nor does this work behoove them, nor are they able to do it. They have indeed been kept out of its hearing. (verses 210-212). The same theme has been expressed here, Saying: None but the purified can touch it. That is to say Not to speak of its being brought down by the Satans, or its being tampered within any way when it is being revealed, none but the pure angels can come anywhere near it when it is being revealed from the well-guarded Tablet (lohemahfuz) to the Prophet (peace be upon him). The word mutahharin has been used for the angels in the sense that Allah has kept them free of every kind of impure feeling and desire. This same commentary of this verse has been given by Anas bin Malik, Ibn Abbas, Saeed bin Jubair, Ikrimah, Mujahid, Qatadah, Abul Aliyah, Suddi, Dahhak and Ibn Zaid, and the same also fits in with the context. For the context itself shows that after refuting the false concepts of the Makkan disbelievers about Tauhid and the Hereafter, now their false accusations against the Quran are being answered, and by swearing an oath by the positions of the stars, it is being stated that the Quran is an exalted Book, which is inscribed in the well-guarded divine writ, in which there is no possibility of any interference by any creation, and it is revealed to the Prophet (peace be upon him) in such a safe way that none but the pure angels can touch it.

Aisha Bewley

No one may touch it except the purified.

Al-Hilali & Khan

Which (that Book with Allâh) none can touch but the purified (i.e. the angels).

Ali Quli Qarai

—no one touches it except the pure ones—

Amatul Rahman Omar

No one can achieve true insight into it except those who are purified (by leading righteous lives).

Arthur John Arberry

none but the purified shall touch,

Bijan Moeinian

Only purified ones may touch (grasp) it except the purified ones.

E. Henry Palmer

Let none touch it but the purified!

Edip-Layth

None can grasp it except those pure.

George Sale

except those who are clean.

Hamid S. Aziz

None shall touch it save the purified ones.

Mahmoud Ghali

Which none shall touch except the purified,

Marmaduke Pickthall

Which none toucheth save the purified,

Mohamed Ahmed - Samira

Only they can reach it who are clean (of mind).

Muhammad Asad

which none but the pure [of heart] can touch:

Mustafa Khattab

touched by none except the purified ˹angels˺.[1]

Progressive Muslims

None can grasp it except those pure.

Rashad Khalifa

None can grasp it except the sincere.,

Sahih International

None touch it except the purified.

Sam Gerrans

— None will touch it save those purified—

Shabbir Ahmed

The Book which none but the pure of mind can touch. (Those who approach the Qur'an with minds contaminated with preconceived notions and extrinsic material, will never understand it).

Syed Vickar Ahamed

Which none shall touch except those who are clean:

Taqi Usmani

that is not touched except by the purified ones (the angels).

The Monotheist Group

None can grasp it except those purified.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 79. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 79. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 79. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩