Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 81. ayet

Vâkıa suresi, 81. ayet. أَفَبِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

efebihâẕe-lḥadîŝi entüm müdhinûn.

Diyanet İşleri

(81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 78–84 · surenin 81. ayeti / 96
  1. Vâkıa 78

    Korunmuş bir kitaptadır.

  2. Vâkıa 79

    Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.

  3. Vâkıa 80

    Alemlerin Rabb'inden indirilmedir.

  4. 81–82

    (81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?

  5. Vâkıa 83

    Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!

  6. Vâkıa 84

    Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

81. “Şimdi siz bu sözü” bu pek büyük Kitab’ı ve hikmet dolu öğüdü “mü hafife alıyorsunuz?” Bundan dolayı mı gizlenip saklanıyorsunuz? İnsanlardan, onların kınamalarından ve dillerine düşmekten mi korkuyorsunuz? Buna gerek yok. Bu yakışmaz da. Çünkü bu gibi tutumlar sözüne güvenmeyen kimsenin yapacağı işlerdir. Kur’ân-ı Kerîm ise haktır. Öyle ki kim onu yenik düşürmek isterse mutlaka karşısında yenilgiye uğrar, kim kendisine karşı hücuma geçmeye kalkışırsa mutlaka Kur’ân ona üstün gelir. O hiçbir şekilde gizlenip örtülecek bir Kitap değildir. Aksine o, açıkça ortaya konmalı ve ilan edilmelidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey müşrikler!- Siz; bu sözü (Kur'an'ı) yalanlıyor, tasdik etmiyor musunuz?

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَفَبِهَـٰذَا efebihaza şimdi bunu mu?
  2. ٱلْحَدِيثِ l-hadisi sözü kök: حدث
  3. أَنتُم entum siz
  4. مُّدْهِنُونَ mudhinune küçümsüyorsunuz kök: دهن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دهن (5 geçiş)

    Yine o su ile Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.

  • Aynı kök: دهن (5 geçiş)

    Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)

  • Aynı kök: دهن (5 geçiş)

    İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.

  • Aynı kök: حدث (36 geçiş)

    Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak…

  • Aynı kök: حدث (36 geçiş)

    O kıyamet günü, Allah'ı inkar edip Peygamber'e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.

  • Aynı kök: حدث (36 geçiş)

    Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, "Bu, Allah'tandır"…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Siz bu sözü küçümsüyor musunuz?

Mustafa İslamoğlu

Şimdi böyle bir haberi, siz mi kirleteceksiniz?

Muhammed Esed

Şimdi böyle bir habere küçümseyerek mi bakıyorsunuz,

Ahmed Hulusi

Şimdi siz bu olayımızı mı hafife alıp, önemsemiyorsunuz!

Ali Bulaç

Şimdi siz bu sözü mü hor görüp küçümsüyorsunuz?

Ali Özek ve heyeti

Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

Ali Rıza Safa

Şimdi, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

Bayraktar Bayraklı

- Şimdi siz, böyle bir söze mi leke süreceksiniz? Hakikati yalanlamayı günlük gıdanız olarak mı görüyorsunuz?

Edip Yüksel

Siz bu hadisi mi küçümsüyorsunuz?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şimdi bu kelama siz yağ mı süreceksiniz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi bu kelama siz yağ mı süreceksiniz?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böyle bir sözü mü hafife alıyorsunuz?

Gültekin Onan

Şimdi siz bu sözü mü hor görüp küçümsüyorsunuz?

Hasan Basri Çantay

Şimdi siz bu kelamı mı hor görücülersiniz?

İbni Kesir

Siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

Mehmet Alagaş

(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şimdi siz, bu sözü mü yalanlıyorsunuz?

Süleyman Ateş

Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şimdi siz, bu sözlere karşı yağcılık (iki yüzlülük) yapıyor,

Şaban Britch

Siz bu sözü mü hor görüyorsunuz?

Şaban Piriş

-Siz, bu söze inanmıyor musunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Şimdi siz, bu sözü mü kirletip küçümseyeceksiniz/bu sözle mi alttan alıp gevşek davranacaksınız/bu sözle mi yağcılık edeceksiniz?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Is it not a pity that you people declare such a Revelation to be untrue!

Abdul Haleem

How can you scorn this statement?

Abdullah Yusuf Ali

Is it such a Message that ye would hold in light esteem?

Abul A'la Maududi

Do you, then, take this discourse in light esteem, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literally, idhan (from which mudhinun of the text is derived) means to treat something with contempt, to deny its due importance, to regard it as unworthy of serious attention, to hold it in light esteem.

Aisha Bewley

Do you nonetheless regard this discourse with scorn

Al-Hilali & Khan

Is it such a talk (this Qur’ân) that you (disbelievers) deny?

Ali Quli Qarai

What! Do you take lightly this discourse?

Amatul Rahman Omar

Is it this (Divine) discourse that you are the deniers of?

Arthur John Arberry

What, do you hold this discourse in disdain,

Bijan Moeinian

[After such a solemn oath] Do you regard it, then, as unworthy of serious attention?

E. Henry Palmer

What! this new discourse will ye despise?

Edip-Layth

Are you disregarding this hadith?

George Sale

Will ye, therefore, despise this new revelation?

Hamid S. Aziz

Do you then hold this announcement in contempt?

Mahmoud Ghali

Is it, then, that you (i. e., the disbelievers) are dissimulating with this Discourse?

Marmaduke Pickthall

Is it this Statement that ye scorn,

Mohamed Ahmed - Samira

Then why do you dissimulate this Revelation?

Muhammad Asad

Would you, now, look down with disdain on a tiding like this,

Mustafa Khattab

How can you then take this message lightly,

Progressive Muslims

Are you disregarding this narration

Rashad Khalifa

Are you disregarding this narration?

Sahih International

Then is it to this statement that you are indifferent

Sam Gerrans

Is it then this narration you disdain

Shabbir Ahmed

Now, is it this Hadith that you would hold in low esteem? (To uphold some other hadith).

Syed Vickar Ahamed

Is it that such a Message that you would hold in light regard?

Taqi Usmani

Is it this discourse that you take lightly,

The Monotheist Group

Are you disregarding this narrative?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 81. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 81. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 81. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩