Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 21. ayet

Yâsîn suresi, 21. ayet. ٱتَّبِعُوا۟ مَن لَّا يَسْـَٔلُكُمْ أَجْرًا وَهُم مُّهْتَدُونَ

ittebi`û mel lâ yes'elüküm ecrav vehüm mühtedûn.

Diyanet İşleri

"Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 18–24 · surenin 21. ayeti / 83

Konu Şehrin öbür ucundan koşarak gelen adam Yâsîn 20–27 3

  1. Yâsîn 18

    Dediler ki: "Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz, sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir azap dokunur."

  2. Yâsîn 19

    Elçiler de, "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz?). Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz" dediler.

  3. Yâsîn 20

    Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Bu elçilere uyun."

  4. 21

    "Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir."

  5. Yâsîn 22

    "Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O'na döndürüleceksiniz."

  6. Yâsîn 23

    "O'nu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar."

  7. Yâsîn 24

    "O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

21. Arkasından bu tanıklığına ve çağrısına destek olmak üzere şunları söyledi: “Sizden hiçbir ücret istemeyen… (bu) kimselere uyun.” Yani size gerçekten fayda sağlayacak öğütler veren bu şahıslara uyun. Bunlar sizden mal istemiyorlar, size verdikleri öğütleri ve sizleri doğru yola iletmeleri karşılığında bir ücret istemiyorlar. İşte bu da bu vasfa sahip olanlara tâbi olmayı gerektirir.

Bu durumda geriye tabi olma konusunda şöyle bir ihtimal kalıyor: Belki bu kimseler, davete karşılık ücret almamakla birlikte hak üzere değildir. İşte böyle bir kanaati bertaraf etmek üzere de onun şunu da sözlerine eklediğini görüyoruz: “ve doğru yolda olan…” Çünkü akl-ı selimin de güzelliğine tanıklık ettiği şeylere çağırıyorlar. Akl-ı selimin çirkinliğine tanıklık ettiği şeylerden başkasını da yasaklamıyorlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Kavmim! Size tebliğ ettikleri şey karşılığında sizden herhangi bir ücret istemeyen kimselere uyun. Onlar Allah'ın vahyinden tebliğ ettikleri şeyler hususunda hidayet üzeredirler. Kim böyle ise işte tabi olunmaya layık olan kimse odur.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱتَّبِعُوا۟ ittebiu uyun kök: تبع
  2. مَن men kimselere
  3. لَّا la
  4. يَسْـَٔلُكُمْ yeselukum sizden istemeyen kök: سال
  5. أَجْرًۭا ecran bir ücret kök: اجر
  6. وَهُم ve hum ve onlar
  7. مُّهْتَدُونَ muhtedune doğru yoldadırlar kök: هدي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    İşte, o peygamberler, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: "Bu tebliğe karşı sizden bir…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Eğer yüz çeviriyorsanız, sizden zaten hiçbir ücret istemedim. Benim ücretim, ancak Allah'a aittir. Bana müslümanlardan olmam emredildi."

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    "Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir. Ben o iman edenleri (teklifinize uyarak)…

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Bu elçilere uyun."

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

  • Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)

    Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size…

  • Aynı kök: سال (129 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    O da şöyle dedi: "O halde, eğer bana tabi olacaksan, ben sana söylemedikçe hiçbir şey hakkında bana soru sormayacaksın."

  • Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sizden hiçbir ücret istemeyen, dipnot 1 kendileri de doğru yol üzerinde olan (bu elçilere) uyun!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetten anlaşılıyor ki ecir beklenen işlerden ücret alınmamalı, ücreti alınan bir işin de ecrinin olmayacağı unutulmamalıdır. Benzer mesajlar: En‘âm 6:90; Yûnus 10:72; Hûd 11:29, 51; Yûsuf 12:104; Furkân 25:57; Şu‘arâ 26:109, 127, 145, 164, 180; Sebe' 34:47; Sâd 38:86; Şûrâ 42:23; Tûr 52:40; Kalem 68:46.

Mustafa İslamoğlu

Uyun sizden hiçbir karşılık beklemeyen bu kimselere; zira bunlar doğru yoldadırlar!

Muhammed Esed

Sizden hiçbir karşılık beklemeyen ve kendileri doğru yolda olan bu kimselere uyun!"

Ahmed Hulusi

"Sizden bir karşılık istemeyen; kendileri hakikat üzere olanlara tabi olun!"

Ali Bulaç

"Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir."

Ali Özek ve heyeti

«Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbi olun, çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.»

Ali Rıza Safa

"Sizden bir karşılık istemeyen bu kişileri izleyin. Çünkü onlar, doğru yola erişenlerdir!"

Bayraktar Bayraklı

"Sizden herhangi bir ücret istemeyenlere uyunuz! Onlar doğruyu ve güzeli bulanlardır."

Edip Yüksel

"Sizden bir ücret istemeyenlere uyun. Onlar doğru yoldadır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Sizden bir ücret istemiyenlere uyun. Onlar doğru yoldadır.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Uyun sizden bir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar doğru yola ermişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Uyun sizden bir ecir istemiyen o zatlara ki onlar hidayete irmişlerdir

Erhan Aktaş

"Sizden herhangi bir karşılık beklemeyen bu kimselere uyun. Onlar doğru yolda olanlardır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Sizden herhangi bir karşılık beklemeyen bu kimselere uyun. Onlar doğru yolda olanlardır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Sizden herhangi bir karşılık beklemeyen bu kimselere uyun. Onlar doğru yolda olanlardır."

Gültekin Onan

"Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir."

Hasan Basri Çantay

"Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o kimselere. Onlar hidayete ermiş (zatler) dir".

İbni Kesir

Sizden hiç bir ücret istemeyenlere uyun. Onlar, hidayete erdirilmişlerdir.

Mehmet Alagaş

(13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 30, 31, 32) Onlara şu memleket halkının örneğini ver, onlara elçiler gelmişti, onlara iki elçi göndermiştik, her ikisini de yalanladılar, üçüncüsü ile destek verdik / güçlendirdik , onlar da kesinlikle bizler sizlere gönderildik , dediler. S izler bizler gibi derilisiniz / beşersiniz, Rahman herhangi bir şey indirmemiştir, siz kesin yalan söylüyorsunuz dediler. Onlar da Rabbimiz de biliyor ki biz kesinlikle sizlere gönderilmiş elçileriz dediler. Bizim üzerimize düşen a paçık bilgilendirmektir / tebliğ etmektir. Onlar ise s izlerle biz uğursuzluğa uğradık, eğer vazgeçmez iseniz sizi taşlarız ve de bizden size acıtıcı / elem verici bir azap dokunur dediler. Size hatırlatmada bulunulduğu için mi uğursuzlandık diyorsunuz? uğursuzluğunuz zaten sizinle beraberdi, bilakis sizler israfçı bir kavimsiniz dediler. O esnada şehrin uzak tarafından bir adam koşturdu ve ey kavmim elçilere uyun / t âbi olun dedi, sizden ücret dahi istemeyenlere uyun, onlar yol a girmişler, beni yaratana niye ibadet etmeyeyim ki? hepiniz ona tekrar döneceksiniz / rücu edeceksiniz, Ondan başka ilah edinir miyim? Rahma n bana bir zarar mura t etse onların aracılığı / şefaati bana bir fayda sağlamaz, beni kurtaramazlar , işte o zaman ben , apaçık sapmışlıkta / dalalette olurum, ben Rabbinize iman ettim beni işitin dedi. Allah tarafından ona, haydi gir cennete denildi, O da keşke kavmim , Rabbimin beni bağışladığını ve bana ikramda bulunduğunu bilebilseydi , dedi. Onun ardından, kavmine gökten bir ordu dahi indirmedik, indirecekte değildik, s adece tek bir ses oldu / sayha oldu ve de söndüler. O kullar, hasretliğini çeksinler ki / kaçırdıklarına özlem duysunlar ki Resullerden her ne veril di ise onunla sadece alay ettiler. Onların öncelerinde memleketlerden ne kadarını helak etmişiz görmüyorlar mı? Onlar, bunlara geri de dönemiyorlar. Kesinlikle hepsi toparlanıp bizim için hazır hale getirilmiş vaziyetteler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tabi olun. Çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.

Süleyman Ateş

"Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar."

Süleymaniye Vakfı

Sizden bir karşılık istemeyen bu kişilere uyun! Bunlar doğru yoldalar!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizden ücret istemeyen bu kişilere uyun. Bunlar doğru yoldadırlar.

Şaban Britch

Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun. Onlar, hidayet üzeredirler.

Şaban Piriş

Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun. Onlar, doğru yoldadırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

"Sizden herhangi bir ücret istemeyelere uyun. Onlardır doğruyu ve güzeli bulanlar."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Obey them", he added, "they do not ask you for a price or anything in return, they themselves are guided into all truth and wish to relate it to you".

Abdul Haleem

Follow them: they are not asking you to reward them and they are rightly guided.

Abdullah Yusuf Ali

"Obey those who ask no reward of you (for themselves), and who have themselves received Guidance.

Abul A'la Maududi

follow those who do not ask any recompense from you and are rightly-guided. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That servant of God, in this one sentence, put together all the arguments required for determining the genuineness of Prophethood. The genuineness of a Prophet can be determined by two things. First, his word and deed; second, his being selfless. What the person meant to say was this: First, whatever these people are saying is perfectly reasonable, and their own character also is pure; second, no one can prove that they are calling the people to this faith on account of a selfish motive. Therefore, there is no reason why they should not be listened to. By citing this reasoning of the person the Quran set a criterion before the people of how to judge and determine the genuineness of the Prophethood of a Prophet, as if to say: The word and deed of the Prophet Muhammad (peace be upon him) bear full evidence that he is on the right path. Then, no one can point out any selfish motive or interest behind his struggle of preaching his message. Therefore, there is no reason why a sensible person should reject what he presents.

Aisha Bewley

Follow those who do not ask you for any wage and who have received guidance.

Al-Hilali & Khan

"Obey those who ask no wages of you (for themselves), and who are rightly guided.

Ali Quli Qarai

Follow them who do not ask you any reward and they are rightly guided.

Amatul Rahman Omar

`Follow those who ask no reward from you and who are following the right path.

Arthur John Arberry

Follow such as ask no wage of you, that are right-guided.

Bijan Moeinian

"Follow them as they do not ask any reward from you as they are the followers of the right path. "

E. Henry Palmer

follow those who do not ask you a hire, and who are guided.

Edip-Layth

"Follow those who do not ask you for any wage, and are guided."

George Sale

follow him who demandeth not any reward of you: for these are rightly directed.

Hamid S. Aziz

And from the remote part of the city there came a man running, he said, "O my people! Follow the messengers;

Mahmoud Ghali

Closely follow (the ones) who ask of you no reward, and they are rightly-guided.

Marmaduke Pickthall

Follow those who ask of you no fee, and who are rightly guided.

Mohamed Ahmed - Samira

Follow those who do not ask for any recompense of you, and are rightly guided.

Muhammad Asad

Follow those who ask no reward of you, and themselves are rightly guided!

Mustafa Khattab

Follow those who ask no reward of you, and are ˹rightly˺ guided.

Progressive Muslims

"Follow those who do not ask you for any wage, and are guided. "

Rashad Khalifa

"Follow those who do not ask you for any wage, and are guided.

Sahih International

Follow those who do not ask of you [any] payment, and they are [rightly] guided.

Sam Gerrans

“Follow those who ask of you no reward, and they are guided.

Shabbir Ahmed

Follow those who ask you no reward, and who are rightly guided. "

Syed Vickar Ahamed

"Obey those who do not ask any reward from you and (those) who have themselves received (Allah’s) Guidance.

Taqi Usmani

Follow those who do not claim any reward from you, and who are on the right path.

The Monotheist Group

"Follow those who do not ask you for any wage, and are guided."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩