Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 34. ayet

Yâsîn suresi, 34. ayet. وَجَعَلْنَا فِيهَا جَنَّٰتٍ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعْنَٰبٍ وَفَجَّرْنَا فِيهَا مِنَ ٱلْعُيُونِ

vece`alnâ fîhâ cennâtim min neḫîliv vea`nâbiv vefeccernâ fîhâ mine-l`uyûn.

Diyanet İşleri

(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 31–37 · surenin 34. ayeti / 83

Konu Delil: ölü toprak, bahçeler, çiftler Yâsîn 33–36 3

  1. Yâsîn 31

    Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?

  2. Yâsîn 32

    Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.

  3. Yâsîn 33

    Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.

  4. 34–35

    (34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?

  5. Yâsîn 36

    Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.

  6. Yâsîn 37

    Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

34. “Biz orada” ölü haldeki yeryüzünde “hurma ve üzüm bahçeleri” yani özellikle ağaçların en değerlileri olan hurma ve üzüm ağaçlarının da bulunduğu pek çok ağaçlar ihtiva eden bahçeler “var ettik. Yine orada” yeryüzünde “pınarlar akıttık.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Üzerine yağmur yağdırdığımız yerden nice hurma ve üzüm bahçeleri çıkardık. Bunları sulayan pınarlar fışkırttık.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَعَلْنَا ve cealna ve yarattık kök: جعل
  2. فِيهَا fiha orada
  3. جَنَّـٰتٍۢ cennatin bahçeleri kök: جنن
  4. مِّن min
  5. نَّخِيلٍۢ nehilin hurma kök: نخل
  6. وَأَعْنَـٰبٍۢ ve ea'nabin ve üzüm kök: عنب
  7. وَفَجَّرْنَا ve feccerna ve akıttık kök: فجر
  8. فِيهَا fiha orada
  9. مِنَ mine -den
  10. ٱلْعُيُونِ l-uyuni çeşmeler- kök: عين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عنب (11 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Aynı kök: فجر (24 geçiş)

    (90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl…

  • Aynı kök: عنب (11 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: عنب (11 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…

  • Aynı kök: فجر (24 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…

  • Aynı kök: فجر (24 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.

  • Aynı kök: فجر (24 geçiş) · Aynı kök: عين (65 geçiş)

    Bir pınar ki Allah'ın kulları ondan içer, onu (istedikleri şekilde) fışkırtıp akıtırlar.

  • Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri)…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(34, 35) Yeryüzünde hurma bahçeleri ve üzüm bağları yarattık; ürünlerinden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye dipnot 1 oralarda birçok (su) kaynağı fışkırttık. (Hâlâ) şükretmeyecekler mi?

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: "Ellerinin yapmadığı ürünlerinden yesinler diye." Bu durumda ürünlerin yaratılmasında, insanların herhangi bir katkısının olmadığına dikkat çekilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Orada hurmalıkları ve üzüm bağlarını Biz var ettik; yine orada su gözelerini Biz çağlattık;

Muhammed Esed

orada (nasıl) hurmalıklar ve üzüm bağları (yetiştirmiş) ve içlerinden (nasıl) pınarlar fışkırtmıştık,

Ahmed Hulusi

Orada hurma ağaçlarından, üzümlerden bahçeler oluşturduk, orada pınarlar fışkırttık.

Ali Bulaç

Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık.

Ali Özek ve heyeti

Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık.

Ali Rıza Safa

Hurmalıklar ve üzüm asmalarından bahçeler oluşturduk ve pınarlar fışkırttık.

Bayraktar Bayraklı

- Orada hurma ve üzüm bağları meydana getirdik ve pınarlar akıttık ki meyvelerinden ve ürettiklerinden yesinler. Hiç şükretmezler mi?

Edip Yüksel

Orada hurma ağaçları ve üzümlerden oluşan bağ ve bahçeler yetiştirdik ve pınarlar fışkırttık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada hurma ağaçları ve üzümlerden oluşan bağ ve bahçeler yetiştirdik ve pınarlar fışkırttık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Orada cennetler yaptık; hurma bahçeleri, üzüm bağları (daha neler) neler! İçlerinde pınarlar akıttık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onda Cennetler yaptık, hurma bağçeleri, üzüm bağları, neler! içlerinde kaynaklar akıttık

Erhan Aktaş

Orada hurma ve üzüm bahçeleri yaptık. Ve orada pınarlar akıttık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada hurma ve üzüm bahçeleri yaptık. Ve orada pınarlar akıttık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada hurma ve üzüm bahçeleri yaptık. Ve orada pınarlar akıttık.

Gültekin Onan

Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık.

Hasan Basri Çantay

Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından nice bostanlar yapdık. İçlerinde pınarlardan (nicesini) fışkırtdık,

İbni Kesir

Ve orada hurmadan, üzümlerden bahçeler var ettik. Orada pınarlar fışkırttık.

Mehmet Alagaş

(33-46) Ölü yeryüzü onlara ayettir. Ondan diriltiriz , ondan tohum taneleri / hububat çıkarırız, ondan yiyip dururlar. Biz arzda, ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye , hurmadan, üzümden bahçeler yaptık, on ların içinde gözeler çıkarttık, teşekkür etmeyecek misiniz? Arzda bitirdiği her şeyi, kendilerini ve dahi bilmediklerini çiftler halinde yaratan üstündür. Gece onlar için bir ayettir, gündüzü ondan sıyırır çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar. Güneş kendine mahsus yörünge de akar / cereyan eder işte b u, aziz ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir. Ay’a evreler / menziller takdir ettik, eski bir hurma salkımı eğriliğine dönüşene kadar o menzili sürer. Ne güneşe aya yetişmek ne de geceye gündüzü geçmek yaraşır, hepsi bir galakside / felekte yüzerler. Dolu / yüklü bir gemi içinde, nesillerini / soylarını taşımamız, muhakkak ki onlar için bir ayettir. Onların benzeri binekleri onlar için yarattık, eğer istersek onları boğarız, bizden bir acıma olmasa, belirli bir süreye kadar faydalandırma niyetimiz olmasa ne feryatlarına gelen olur ne de onlar kurtarılırlar. Onlara önünüzde ve geçmişte yaptıklarınızdan sakının böylelikle belki size acınır denil ir, R ablerinin ayetlerinden, ayet olarak onlara ne verilirse verilsin onlar sadece yüz çevirdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, yeryüzünde nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık.

Süleyman Ateş

Orada hurma ve üzüm bahçeleri yarattık; orada çeşmeler akıttık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O toprakta hurma ve üzüm bağları oluştururuz. Kaynaklarından sular fışkırtırız.

Şaban Britch

Yine orada, hurma ve üzüm bahçeleri yetiştiririz. Aralarından da pınarlar fışkırtırız.

Şaban Piriş

Yine orada, hurma ve üzüm bahçeleri yetiştiririz. Aralarından da pınarlar fışkırtırız.

Yaşar Nuri Öztürk

Onda hurmalardan, üzümlerden bahçeler oluşturduk, ondan pınarlar fışkırttık;

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We furnished the land out with orchards of date-palms and vines and gave vent to affluence of flowing springs.

Abdul Haleem

We have put gardens of date palms and grapes in the earth, and We have made springs of water gush out of it

Abdullah Yusuf Ali

And We produce therein orchard with date-palms and vines, and We cause springs to gush forth therein:

Abul A'la Maududi

We made in it gardens of date-palms and vines, and We caused springs to gush forth

Aisha Bewley

We place in it gardens of dates and grapes, and cause springs to gush out in it,

Al-Hilali & Khan

And We have made therein gardens of date-palms and grapes, and We have caused springs of water to gush forth therein.

Ali Quli Qarai

And We make in it orchards of date palms and vines, and We cause springs to gush forth in it,

Amatul Rahman Omar

And We have made to grow there on (the earth) gardens of date-palms and vine, and We have caused springs to gush forth from it;

Arthur John Arberry

and We made therein gardens of palms and vines, and therein We caused fountains to gush forth,

Bijan Moeinian

I let the gardens of date-palms and grape grow in the resurrected dead land and bring forth gushing springs therein.

E. Henry Palmer

and we made therein gardens and palms and grapes, and we have caused fountains to gush forth therein,

Edip-Layth

We made in it gardens of date palms, and grapes, and We cause springs to gush forth therein.

George Sale

And We make therein gardens of palm-trees, and vines; and We cause springs to gush forth in the same:

Hamid S. Aziz

And a sign to them is the dead earth: We give life to it and bring forth from it grain so they eat of it.

Mahmoud Ghali

And We made therein gardens of palms and vineyards, and therein We caused (some) springs to erupt forth.

Marmaduke Pickthall

And We have placed therein gardens of the date-palm and grapes, and We have caused springs of water to gush forth therein,

Mohamed Ahmed - Samira

We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,

Muhammad Asad

and [how] We make gardens of date-palms and vines [grow] thereon, and cause springs to gush [forth] within it,

Mustafa Khattab

And We have placed in it gardens of palm trees and grapevines, and caused springs to gush forth in it,

Progressive Muslims

And We made in it gardens of date palms, and grapes, and We cause springs to gush forth therein.

Rashad Khalifa

We grow in it gardens of date palms, and grapes, and we cause springs to gush out therein.

Sahih International

And We placed therein gardens of palm trees and grapevines and caused to burst forth therefrom some springs -

Sam Gerrans

And We made therein gardens of date-palms and grapevines; and We caused to gush forth therein springs,

Shabbir Ahmed

And We produce therein gardens of date palm and grapevines, and We cause springs to gush forth therein.

Syed Vickar Ahamed

And We produce in it gardens with date trees and grapes (in vines that climb), and We cause springs to come from within it:

Taqi Usmani

And We have placed gardens of date-palms and grapes, and caused springs to gush forth therein,

The Monotheist Group

And We made in it gardens of date palms, and grapes, and We cause springs to gush forth therein.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 34. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 34. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 34. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩