İsrâ suresi

İsrâ suresi, 91. ayet

İsrâ suresi, 91. ayet. أَوْ تَكُونَ لَكَ جَنَّةٌ مِّن نَّخِيلٍ وَعِنَبٍ فَتُفَجِّرَ ٱلْأَنْهَٰرَ خِلَٰلَهَا تَفْجِيرًا

ev tekûne leke cennetüm min neḫîliv ve`inebin fetüfeccira-l'enhâra ḫilâlehâ tefcîrâ.

Diyanet İşleri

(90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 88–94 · surenin 91. ayeti / 111

Konu İstenen mucizeler ve verilen cevap İsrâ 90–100 3

  1. İsrâ 88

    De ki: "Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler."

  2. İsrâ 89

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkarda direttiler.

  3. 90–93

    (90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim."

  4. İsrâ 94

    İnsanlara hidayet (Kur'an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, "Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?" demeleri engel olmuştur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 89–93. ayetler için yazılmıştır.

89. “Andolsun biz, bu Kur’an’da insanlara her misalden türlü türlü açıklamalar yaptık.” Yani biz, bu Kur’an’da öğütleri ve misalleri çeşit çeşit anlattık. Kulların ihtiyaç duydukları anlamları da tekrar tekrar beyan ettik ki insanlar öğüt alsın ve sakınsınlar. Ancak Yüce Allah’ın kendilerini mutlu kimseler arasında takdir etmiş olduğu ve tevfiki ile kendilerine yardımını esirgemediği pek az kimse dışında öğüt ve ibret alan olmadı. İnsanların çoğunluğu ise bütün nimetlerin en büyüğü olan bu nimeti nankörlükle karşılamaktan başka bir şey yapmadı ve bu nimet karşısında zalim ve cahil nefislerinin arzu ettiği, Kur’an’ın âyetleri dışında birtakım mucizeler gösterilmesini teklif ettiler ve ona karşı inatlaşmaya koyuldular. Her türlü delil ve belgeyi ihtiva eden bu Kur’an’ı getiren Allah’ın Rasûlüne şöyle dediler:

90-93. “Bize yeryüzünden bir pınar” akıp duran ırmaklar “fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız. Yahut senin hurmalıklardan ve asmalardan bir bahçen olmalı” tâ ki pazarlarda dolaşma, gidip gelmek ihtiyacından kurtulasın “ve aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmalısın. Yahut iddia ettiğin gibi gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmelisin” Gökten üzerimize azap getirmelisin. “Allah’ı ve melekleri topluca karşımıza getirmelisin.” Onları hep birlikte getir yahut da karşımıza göreceğimiz şekilde gelsinler ve senin getirdiklerinin lehine şahitlik etsinler. “Ya da altından” altın ve başka değerli şeylerle süslenmiş “bir evin olmalı veya göğe” görüp fark edeceğimiz bir şekilde “çıkmalısın” bununla birlikte “bize (gökten) okuyacağımız bir kitap indirmedikçe oraya çıktığına da inanmayız.” Bütün bunlar, işi yokuşa sürmek ve muhatabı zora sokmak maksadıyla ileri sürülmüş, insanların en akılsızlarının ve zalimlerinin hakkı reddetmeyi ve Allah’a karşı saygısızlığı içeren sözleri olduğu için Allah Rasûlü de bu âyetleri getiren elçi olduğundan dolayı Yüce Allah, ona kendi zatını tenzih etmesini emrederek: “Rabbimi tenzih ederim!” demesini emretmektedir. Yani benim Rabbim sizin söylediklerinizden pek yüce ve münezzehtir. O, hüküm ve mucizelerinin, onların bozuk heva ve sapık görüşlerine tabi olmasından münezzehtir. “Ben, ancak peygamber olarak gönderilmiş bir insanım!” Bu söylediğiniz hususlarda elimden hiçbir şey gelmez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Veya senin hurma ve üzüm ağaçları olan bir bahçen olmalı. Öyle ki, içinden gürül gürül ırmaklar akmalıdır.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوْ ev yahut
  2. تَكُونَ tekune olmalı kök: كون
  3. لَكَ leke senin
  4. جَنَّةٌۭ cennetun bir bahçen kök: جنن
  5. مِّن min -dan
  6. نَّخِيلٍۢ nehilin hurmalar- kök: نخل
  7. وَعِنَبٍۢ ve inebin ve üzümlerden kök: عنب
  8. فَتُفَجِّرَ fe tufe ccira fışkırtmalısın kök: فجر
  9. ٱلْأَنْهَـٰرَ l-enhara ırmaklar kök: نهر
  10. خِلَـٰلَهَا hilaleha aralarından kök: خلل
  11. تَفْجِيرًا tefciran gürül gürül kök: فجر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عنب (11 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Aynı kök: فجر (24 geçiş)

    (34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış…

  • Aynı kök: عنب (11 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: خلل (13 geçiş) · Aynı kök: فجر (24 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Her iki bağ da meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırtmıştık.

  • Aynı kök: عنب (11 geçiş) · Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…

  • Aynı kök: خلل (13 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Yahut yeryüzünü karar kılma yeri yapan, içinde nehirler akıtan, onun için oturaklı dağlar yapan ve iki denizin arasına bir engel koyan mı? Allah ile…

  • Aynı kök: فجر (24 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: نخل (20 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri)…

  • Aynı kök: خلل (13 geçiş)

    Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Veya sana ait bir hurma bahçen ve üzüm bağın olup içlerinden bolca ırmaklar akıtıncaya kadar (sana inanmayacağız).

Mustafa İslamoğlu

Veya senin hurma ağaçlarıyla ve asmalarla dolu bir bahçen olmalı; dahası onların arasından gürül gürül ırmaklar çağlatmalısın.

Muhammed Esed

"yahut hurma ağaçlarıyla, asmalarla dolu bir bahçen olmadıkça; ve onların arasında çağıl çağıl dereler akıtmadıkça;

Ahmed Hulusi

"Yahut senin hurma ağaçlarından ve üzümden bir bahçen olmalı, onların arasından gümbür gümbür nehirler fışkırtmalısın. "

Ali Bulaç

"Ya da sana ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın."

Ali Özek ve heyeti

«Veya senin bir hurma bahçen ve üzüm bağın olmalı; öyle ki, içlerinden gürül gürül ırmaklar akıtmalısın.»

Ali Rıza Safa

Veya "Hurmalar ve üzümlerle dolu bir bahçen olmalı ve arasından çağıldayan ırmaklar akıtmalısın!"

Bayraktar Bayraklı

"Veya senin bir hurma bahçen ve üzüm bağın olmalı; öyle ki içlerinden gürül gürül ırmaklar akıtmalısın."

Edip Yüksel

"Veya hurma ve üzüm bahçelerin olup aralarında ırmaklar fışkırtmalısın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Veya hurma ve üzüm bahçelerin olup aralarında ırmaklar fışkırtmalısın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

veya hurmalıklardan ve üzümlüklerden bir bahçen olsun da aralarında şarıl şarıl çaylar akıtasın,

Elmalılı Hamdi Yazır

Yahud senin için hurmalıklardan ve üzümlüklerden bir bağçe ola da aralarında şarıl şarıl çaylar akıtasın

Erhan Aktaş

"Veya senin hurma ve üzüm bağlarından bir bahçen olmalı ve aralarından gürül gürül nehirler akıtmalısın."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Veya senin hurma ve üzüm bağlarından bir bahçen olmalı ve aralarından gürül gürül nehirler akıtmalısın."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Veya senin hurma ve üzüm bağlarından bir bahçen olmalı ve aralarından nehirler akıtmalısın.

Gültekin Onan

"Ya da sana ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın."

Hasan Basri Çantay

"Yahud senin hurmalık (lar) dan, üzümlük (ler) den bir bağçen olsun da aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtasın."

İbni Kesir

Veya hurmalıklardan ve üzümden bahçelerin olsun ve aralarında ırmaklar akıtmalısın.

Mehmet Alagaş

(90-96) Dediler ki arzdan kaynak / memba fışkırtmadıkça sana inanmayız , ayrıca hurmadan ve üzümden bir bahçen olsun , aralarından da nehirler fışkırdıkça fışkırsın , v eya iddia ettiği n üzere semayı üzerimizde paramparça e dip üzerimize dökmelisin, veya Allah ve melekleri karşımıza getirsin, yahut senin altından bir evin olsun veya göğe ilerleyesin / terakki edesin, senin İlerlemene de inanmayız ta ki üzerimize okuyacağımız bir kitap da indiresin, deki Rabbimi tenzih ederim, ben beşer bir R esul değil miyim? Rehberlik / Hidayet geldikten sonra insanların inanmalarına engel olan şey / mâni olan şey Allah ancak bir beşer Resul mü yarattı demeleridir. De ki arzda memnun olarak / tatmin olmuş olarak yürüyen melekler olsaydı biz de semadan melek Resul indirirdik. Deki benimle siz arasında şahit olarak Allah yeterlidir. Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, görendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Veya senin hurma bahçen ya da üzüm bağın olmadıkça ve de aralarından ırmaklar fışkırtmadıkça!"

Süleyman Ateş

"Yahut senin hurmalardan ve üzümlerden oluşan bir bahçen olmalı, aralarından ırmaklar fışkırtmalısın!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hurması ve üzümü olan bir bahçen de olabilir; ırmakları onların arasından da akıtabilirsin.

Şaban Britch

Veya senin hurma bahçen ya da üzüm bağın olmadıkça ve de aralarından ırmaklar fışkırtmadıkça!

Şaban Piriş

Veya senin hurma bahçen ya da üzüm bağın olmadıkça ve de aralarından ırmaklar fışkırtmadıkça!

Yaşar Nuri Öztürk

"Yahut senin, hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olmalı. Onların aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmalısın."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Or until you have an orchard enclosing palm-trees and vines and you cause the earth to cleave in its midst forming channels for water to flow in copious streams like rolling rivers with murmuring flows that flow forever?"

Abdul Haleem

or until you have a garden of date palms and vines, and make rivers pour through them;

Abdullah Yusuf Ali

"Or (until) thou have a garden of date trees and vines, and cause rivers to gush forth in their midst, carrying abundant water;

Abul A'la Maududi

or that there be a garden of palms and vines for you and then you cause rivers to abundantly flow forth through them;

Aisha Bewley

or have a garden of dates and grapes which you make rivers come pouring through;

Al-Hilali & Khan

"Or you have a garden of date-palms and grapes, and cause rivers to gush forth in their midst abundantly;

Ali Quli Qarai

Or until you have a garden of date palms and vines and you make streams gush through it.

Amatul Rahman Omar

`Or there be a garden of date-palms and vines for you, and you cause the streams to gush forth abundantly in its midst,

Arthur John Arberry

or till thou possessest a garden of plants and vines, and thou makest rivers to gush forth abundantly all amongst it,

Bijan Moeinian

You own a garden of date palms and grapes, with rivers running through it; or ….

E. Henry Palmer

or there be made for thee a garden of palms and grapes, and rivers come gushing out amidst them;

Edip-Layth

"Or that you have a garden of palm trees and grapes, and you cause gushing rivers to burst through it."

George Sale

or thou have a garden of palm-trees and vines, and thou cause rivers to spring forth from the midst thereof in abundance;

Hamid S. Aziz

Or there be made for you a garden of palms and grapes, and rivers come gushing out amidst them;

Mahmoud Ghali

Or (till) you have a garden of palms and vine (s); then you make rivers to erupt forth amidst it abundantly (Literally: with "all manner of" eruption).

Marmaduke Pickthall

Or thou have a garden of date-palms and grapes, and cause rivers to gush forth therein abundantly;

Mohamed Ahmed - Samira

Or, until you acquire an orchard of date-palm trees and grapes, and produce rivers flowing through it;

Muhammad Asad

or thou have a garden of date-palms and vines and cause rivers to gush forth in their midst in a sudden rush,

Mustafa Khattab

or until you have a garden of palm trees and vineyards, and cause rivers to flow abundantly in it,

Progressive Muslims

"Or that you have a garden of palm trees and grapes, and you cause gushing rivers to burst through it. "

Rashad Khalifa

"Or unless you own a garden of date palms and grapes, with rivers running through it.

Sahih International

Or [until] you have a garden of palm tress and grapes and make rivers gush forth within them in force [and abundance]

Sam Gerrans

“Or thou have a garden of date-palms and grapevines, and thou cause rivers to gush forth in the midst thereof abundantly,

Shabbir Ahmed

"Or you have a garden of date palms and grapes vines and cause rivers to gush forth in their midst. "

Syed Vickar Ahamed

"Or (unless) you have a garden of date-palm (trees), and grape-vines, and make rivers to come up in their midst carrying plenty of water;

Taqi Usmani

Or you have a garden of date palms and grapes, then you bring forth rivers from their midst in abundance.

The Monotheist Group

"Or that you have an estate of palm trees and grapes, and you cause gushing rivers to burst through it."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 91. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 91. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 91. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩