Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 37. ayet

Yâsîn suresi, 37. ayet. وَءَايَةٌ لَّهُمُ ٱلَّيْلُ نَسْلَخُ مِنْهُ ٱلنَّهَارَ فَإِذَا هُم مُّظْلِمُونَ

veâyetül lehümü-lleyl. nesleḫu minhü-nnehâra feiẕâ hüm mużlimûn.

Diyanet İşleri

Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 34–40 · surenin 37. ayeti / 83

Konu Delil: gece, güneş ve ay Yâsîn 37–40 3

  1. Yâsîn 34–35

    (34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?

  2. Yâsîn 36

    Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.

  3. 37

    Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.

  4. Yâsîn 38

    Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.

  5. Yâsîn 39

    Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.

  6. Yâsîn 40

    Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

37. “Onlar için” Yüce Allah’ın meşîetinin etkinliğine, kudretinin kemaline, ölümlerinden sonra canlılara hayat vereceğine “bir diğer açık delil de gecedir. Ondan gündüzü soyup çıkarırız.” Yani yeryüzünü örtmüş bulunan o muazzam aydınlığı, karanlık ile ortadan kaldırır, onun yerine karanlığı getiririz de “onlar birden karanlığa gömülürler.”

İşte aynı şekilde onları kuşatmış, dört bir yanlarını kaplamış bulunan karanlığı da bu şekilde kaldırırız. Güneşi doğdururuz, o da dört bir yanı aydınlatır. Bunun üzerine yaratılmışlar da geçimlerini sağlamak ve menfaatlerine olan işleri görmek üzere etrafa yayılırlar. Bundan dolayı bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gündüzün gitmesi ve gecenin gelmesi ile gündüzü çekip alıp aydınlığı gidermemiz, insanlar için Yüce Allah'ın birliğinin delilidir. Gündüzün gitmesi ile karanlığı getiririz de insanlar karanlık içinde kalırlar.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَءَايَةٌۭ ve ayetun ve bir ayettir kök: ايي
  2. لَّهُمُ lehumu onlar için
  3. ٱلَّيْلُ l-leylu gece kök: ليل
  4. نَسْلَخُ neslehu soyup alırız kök: سلخ
  5. مِنْهُ minhu ondan
  6. ٱلنَّهَارَ n-nehara gündüzü kök: نهر
  7. فَإِذَا feiza birden
  8. هُم hum onlar
  9. مُّظْلِمُونَ muzlimune karanlıkta kalıverirler kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سلخ (3 geçiş)

    Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini…

  • Aynı kök: سلخ (3 geçiş)

    Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları…

  • Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun…

  • Aynı kök: ليل (92 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    "Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."

  • Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

  • Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gece de onlar için bir delildir. Ondan (geceden) gündüzü sıyırıp çekeriz; bir de bakarsın ki insanlar karanlıkta kalırlar.

Mustafa İslamoğlu

Gecede de onlar için bir ders vardır: Biz ondan gündüzün ışığını çekip alırız da, onlar aniden karanlıkta kalakalır.

Muhammed Esed

Ve (bütün evren üzerindeki hakimiyetimizin bir parçası olan) gecede de onlar için bir işaret vardır: Biz ondan gün (ışığı)nı çekip alırız; ve birden karanlıkta kalıverirler.

Ahmed Hulusi

Gece de onlar için bir işarettir! Ondan gündüzü (ışığı) çekeriz de hemen onlar karanlık içinde kalırlar.

Ali Bulaç

Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir.

Ali Özek ve heyeti

Gece de onlar için bir ibret alâmetidir. Biz ondan gündüzü sıyırıp çekeriz de onlar karanlıklara gömülürler.

Ali Rıza Safa

Gece de onlar için bir kanıttır. Ondan gündüzü sıyırdığımızda karanlıkta kalırlar.

Bayraktar Bayraklı

Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan soyup alırız, birden onlar karanlıkta kalıverirler.

Edip Yüksel

Gece de onlar için bir ayettir: Ondan gündüzü soyarız da onlar karanlıkta kalırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gece de onlar için bir ayettir: Ondan gündüzü soyarız da onlar karanlıkta kalırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gece de onlara bir delildir. Ondan gündüzü soyarız (çekip alırız), bir de bakarlar ki, karanlığa dalmışlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir ayet de onlara gece, ondan gündüzü soyarız bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar

Erhan Aktaş

Gece de onlar için bir ayettir dipnot 1 . Ondan gündüzü çekip alırız da onlar karanlıkta kalırlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göstergedir, kanıttır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gece de onlar için bir ayettir dipnot 1 . Ondan gündüzü çekip alırız da onlar karanlıkta kalırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göstergedir, kanıttır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gece de onlar için bir ayettir dipnot 1 . Ondan gündüzü çekip alırız da onlar karanlıkta kalırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Göstergedir, kanıttır.

Gültekin Onan

Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir.

Hasan Basri Çantay

Gece de onlar için bir ayetdir. Biz ondan gündüzü sıyırıb çıkarırız. Bir de bakarlar ki karanlığa girmişlerdir onlar.

İbni Kesir

Gece de onlar için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırırız da karanlıkta kalıverirler.

Mehmet Alagaş

(33-46) Ölü yeryüzü onlara ayettir. Ondan diriltiriz , ondan tohum taneleri / hububat çıkarırız, ondan yiyip dururlar. Biz arzda, ürünlerinden ve elleriyle yaptıklarından yesinler diye , hurmadan, üzümden bahçeler yaptık, on ların içinde gözeler çıkarttık, teşekkür etmeyecek misiniz? Arzda bitirdiği her şeyi, kendilerini ve dahi bilmediklerini çiftler halinde yaratan üstündür. Gece onlar için bir ayettir, gündüzü ondan sıyırır çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar. Güneş kendine mahsus yörünge de akar / cereyan eder işte b u, aziz ve bilenin ayarlamasıdır / takdiridir. Ay’a evreler / menziller takdir ettik, eski bir hurma salkımı eğriliğine dönüşene kadar o menzili sürer. Ne güneşe aya yetişmek ne de geceye gündüzü geçmek yaraşır, hepsi bir galakside / felekte yüzerler. Dolu / yüklü bir gemi içinde, nesillerini / soylarını taşımamız, muhakkak ki onlar için bir ayettir. Onların benzeri binekleri onlar için yarattık, eğer istersek onları boğarız, bizden bir acıma olmasa, belirli bir süreye kadar faydalandırma niyetimiz olmasa ne feryatlarına gelen olur ne de onlar kurtarılırlar. Onlara önünüzde ve geçmişte yaptıklarınızdan sakının böylelikle belki size acınır denil ir, R ablerinin ayetlerinden, ayet olarak onlara ne verilirse verilsin onlar sadece yüz çevirdiler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gece de kendileri için bir delildir. Gündüzü ondan sıyırarak çekip alırız. Bir de bakarsın ki karanlık içinde kalmışlardır.

Süleyman Ateş

Gece de onlar için bir ayettir. Gündüzü ondan soyup, alırız, birden onlar karanlıkta kalıverirler.

Süleymaniye Vakfı

Gece de onlar için bir ayet /göstergedir dipnot 1 . Ondan gündüzü sıyırıp çıkarırız da hemen karanlığa /aydınlık /beyaz geceye girerler dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    "…hemen karanlığa girerler" ifadesi, "fe iza hum muzlimun (فإذا هم مظلمون) un mealidir. Muzlimun kelimesine "karanlığa girerler" anlamı verilebileceği gibi, "aydınlık /beyaz geceye girerler" anlamı da verilebilir. Çünkü Arap dilinde, ön dişlerin parlaklığını ifade etmek için aynı kökten olan "ezlame" fili kullanılarak "ezlame's-sağaru (أَظْلَمَ الثَّغْرُ) denir (Tacu'l-arus, ظلم md.) Kelimenin kökü olan zalm (ظلم)'in kar (الثَّلْجُ) ve dolu suyu (ماءُ البَرَد) anlamları da vardır (el-Ayn, ظلم md). Tefsir ve mealleri yazanların yaşadığı bölgelerde geceler karanlık olduğundan ezlame (أَظْلَم) fiili gece ile birlikte anılınca ona 'karanlığa girmek' anlamı verilmiş ve kelimenin diğer anlamı olan "aydınlık /beyaz geceye girerler" anlamı akla gelmemiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gece de onlar için bir ayettir; ondan gündüzü sıyırıp çıkarırız da zulmette kalıverirler dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Zulmette kalıverirler" diye meal verdiğimiz muzlimun (مظلمون)" kelimesi zalm (الظَّلْمُ) kökündendir. Kelimenin iki zıt anlamı vardır; biri karanlığın bastırması diğeri parıltılı olmaktır. (El- ayn ظْلَم md.) bu yüzden kelimeye "…karanlıkta kalıverirler" anlamı verilebileceği gibi "parıldayan bir aydınlığa girmiş olurlar" anlamı da verilebilir. İkinci anlam beyaz geceleri ifade eder. Bu gibi yerlerde gündüz sıyrılınca mat bir beyazlık kalır. Bu yüzden Allah'ın geceyi bu kelime ile tanımlaması önemlidir. Bölgemizde beyaz geceler olmadığı için مظلمون (muzlimun) kelimesinin ikinci anlamı akla gelmiyor.

Şaban Britch

Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, birden onlar karanlıkta kalıverirler.

Şaban Piriş

Gece de onlar için bir işarettir. Gündüzü ondan çekeriz. Karanlıklar içinde kalırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Gece de onlar için bir mucizedir. Gündüzü ondan soyup alırız da onlar karanlığa gömülüverirler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Another outward and visible sign of an inward and spiritual grace. is the night which We strip of daylight and there, they are driven into darkness*

Abdul Haleem

The night is also a sign for them: We strip the daylight from it, and- lo and behold!- they are in darkness.

Abdullah Yusuf Ali

And a Sign for them is the Night: We withdraw therefrom the Day, and behold they are plunged in darkness;

Abul A'la Maududi

And the night is another Sign for them. We strip the day from it and they become plunged in darkness. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The alternation of the night and day also is one of those realities which man does not regard as worthy of much attention only because it is a phenomenon of daily occurrence and experience; whereas if he considers how the day passes and how the night falls, and what is the wisdom in the passing of the day and in the falling of the night, he will himself realize that this is an obvious sign of the existence of an All-Powerful and All-Wise Allah and of His being One and only One. The day cannot pass and the night cannot fall until the sun hides from the earth. The great regularity which is found in the alternation of the day and night was not possible unless the sun and the earth were bound in one and the same relentless system. Then the deep relationship which exists between the alternation of the day and night and the other creations on the earth clearly points to the fact that this system has been established deliberately by a Being with perfect wisdom. The existence on the earth, of the men and animals and vegetation, and even of water and air and different minerals, is in fact, the result of placing the earth at a particular distance from the sun, with the arrangement that the different parts of the earth should go on successively coming before the sun and hiding from it at definite intervals. If the distance of the earth from the sun had been a little longer, or a little shorter, or there had been a perpetual night on one side of it and a perpetual day on the other, or the alternation of the day and night had been much faster or much slower, or sometimes the day had appeared suddenly and sometimes the night without any system, no life could be possible on this planet, and even the form and appearance of the inorganic substances would have been much different from what it is now. If the hearts are not blinded, one can clearly perceive in this system the working of a God, Who willed to bring into being this particular kind of creation on the earth and then established relevance, harmonies and relationships between the earth and the sun precisely in accordance with its needs and requirements. If a person regards the concept of the existence of God and His Unity as far removed from reason, he should think for himself and see how much farther removed should it be from reason to ascribe this wonderful creation to many gods, or to think that all this has happened automatically under some deaf and blind law of nature. When a person who can accept without question these latter unreasonable explanations, only on the basis of conjecture and speculation, says that the existence of a system and wisdom and purpose is not a sufficient proof of the existence of God, it becomes difficult for us to believe whether such a person really feels the need and necessity of a rational proof, sufficient or insufficient in any degree whatever, for accepting any concept of creed in the world.

Aisha Bewley

A Sign for them is the night: We peel the day away from it and there they are in darkness.

Al-Hilali & Khan

And a sign for them is the night. We withdraw therefrom the day, and behold, they are in darkness.

Ali Quli Qarai

And a sign for them is the night, which We strip of daylight, and, behold, they find themselves in the dark!

Amatul Rahman Omar

The night from which We strip off (the last vestige) of the day, so that (afterwards) they are left in pitch darkness, is a (great) sign for them.

Arthur John Arberry

And a sign for them is the night; We strip it of the day and lo, they are in darkness.

Bijan Moeinian

Another natural phenomenon [that man takes for granted due to its daily happening] is the night that God spreads over the earth [just imagine how fast God has to rotate the earth so that the night prevails. ]

E. Henry Palmer

And a sign to them is the night, from which we strip off the day, and lo! they are in the dark;

Edip-Layth

A sign for them is the night, We remove the daylight from it, whereupon they are in darkness.

George Sale

The night also is a sign unto them: We withdraw the day from the same, and behold, they are covered with darkness:

Hamid S. Aziz

And a sign to them is the night: We draw forth from it the day, then lo! They are in the dark;

Mahmoud Ghali

And a sign for them is the night; We strip the daytime from it, and so, only then they are in darkness (Literally: darksome).

Marmaduke Pickthall

A token unto them is night. We strip it of the day, and lo! they are in darkness.

Mohamed Ahmed - Samira

And there is a sign in the night for them. We strip off the day from it and they are left in darkness,

Muhammad Asad

And [of Our sway over all that exists] they have a sign in the night: We withdraw from it the [light of] day - and lo! they are in darkness.

Mustafa Khattab

There is also a sign for them in the night: We strip from it daylight, then—behold!—they are in darkness.

Progressive Muslims

And a sign for them is the night, We remove the daylight from it, whereupon they are in darkness.

Rashad Khalifa

Another sign for them is the night: we remove the daylight therefrom, whereupon they are in darkness.

Sahih International

And a sign for them is the night. We remove from it [the light of] day, so they are [left] in darkness.

Sam Gerrans

And a proof for them is the night: We peel away from it the day, and then are they in darkness.

Shabbir Ahmed

And a Sign for them is the night. We withdraw from it the day, and behold, they are in darkness.

Syed Vickar Ahamed

And a Sign for them is the night: We withdraw from it the day, and look, they are thrown in darkness;

Taqi Usmani

And a sign for them is the night. We strip (the cover of) the day from it, and they are suddenly in darkness.

The Monotheist Group

And a sign for them is the night, We strip the daylight from it, whereupon they are in darkness.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩