Yâsîn suresi

Yâsîn suresi, 75. ayet

Yâsîn suresi, 75. ayet. لَا يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَهُمْ وَهُمْ لَهُمْ جُندٌ مُّحْضَرُونَ

lâ yesteṭî`ûne naṣrahüm vehüm lehüm cündüm muḥḍarûn.

Diyanet İşleri

Onlar, ilahlar için (hizmete) hazır asker oldukları halde, ilahlar onlara yardım edemezler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yâsîn 72–78 · surenin 75. ayeti / 83

Konu Hayvanlar ve edinilen ilahlar Yâsîn 71–76 3

  1. Yâsîn 72

    Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.

  2. Yâsîn 73

    Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hala şükretmeyecekler mi?

  3. Yâsîn 74

    Belki kendilerine yardım edilir diye Allah'ı bırakıp da ilahlar edindiler.

  4. 75

    Onlar, ilahlar için (hizmete) hazır asker oldukları halde, ilahlar onlara yardım edemezler.

  5. Yâsîn 76

    (Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin. Çünkü biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.

  6. Yâsîn 77

    İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.

  7. Yâsîn 78

    Bir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: "Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 74–75. ayetler için yazılmıştır.

74. Bu buyruk, müşriklerin Yüce Allah ile birlikte edindikleri ilâhların ilâhlıklarının batıl olduğunu, bunların kendilerine yardım ve şefaat edeceklerini boş yere umduklarını açıklamaktadır.

Yani onların, kendileri ile Allah arasında şefaat ve aracılıkta bulunmaları şeklindeki düşünceleri batıldır. Çünkü bu putlar, son derece acizdirler.

75. “Halbuki o ilahlar, onlara yardım edemezler.” Dahası o putlar, kendi kendilerine de yardım edemezler. Kendi kendilerine yardım edemeyeceklerine göre kendilerine ibadet edenlere nasıl yardım etsinler!?

Zira yardımcı olmanın iki şartı vardır? Buna güç yetirebilmek ve irade sahibi olmak. Eğer buna güç yetirebiliyor ise geriye “Acaba kendisine ibadet eden kimseye yardım etmek istiyor mu, istemiyor mu?” sorusu kalır. “Güç yetiremeyiş” durumu ise her iki şartı da ortadan kaldırır.

“Aksine kendileri, onlar için hazır askerlerdir.” Yani onlar da kendilerine ibadet edenler de azapta hazır edilecekler ve biri ötekinden uzak olduğunu bildirecektir. Peki, ne diye bunlara ibadetten dünyada iken uzaklaşmıyor ve mutlak mülk, fayda, zarar, verme, alıkoyma yetkilerini elinde bulunduran, gerçek dost ve yardımcı olan Allah’a ihlasla ibadete yönelmiyorsunuz?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İlah olarak edindikleri o putlar, kendi nefislerine yardım etmeye güçleri olmadığı gibi; Allah'tan başka kendilerine ibadet edenlere de yardım edemezler. Müşrikler ve putları hepsi birlikte cehennemin azabında bulunurlar ve her birisi diğerinden uzaklaşacaktır.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَا la
  2. يَسْتَطِيعُونَ yestetiune güçleri yetmez kök: طوع
  3. نَصْرَهُمْ nesrahum onlara yardım etmeye kök: نصر
  4. وَهُمْ vehum ve onlar
  5. لَهُمْ lehum onlar için
  6. جُندٌۭ cundun askerlerdir kök: جند
  7. مُّحْضَرُونَ muhderune hazırlanmış kök: حضر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حضر (25 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Halbuki onlar (edindikleri ilahlar) ne onlara yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler.

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Allah'tan başka taptıklarınızın ise size yardım etmeğe güçleri yetmez. Onlar kendilerine de yardım edemezler.

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Yoksa bizim dışımızda onları koruyacak ilahları mı var? O ilah edindikleri nesneler kendilerine bile yardım edemezler. Zaten onlar bizden de yardım…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Yahut Rahman'dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkarcılar ancak bir aldanış içindedirler.

  • Aynı kök: حضر (25 geçiş)

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Oysa) onlar kendilerine yardım edemezler; onlar diğerlerinin (birbirlerinin) hazırlanmış askerleridir.

Mustafa İslamoğlu

Bunların onlara yardıma asla güçleri yetmez; aksine kendileri bunlar için hazır kıta askerdirler.

Muhammed Esed

bunlar bağlılarına yardım eli uzatamazlar, hatta onlara (yardım için) çağrılmış askerler ol(arak görün)seler bile.

Ahmed Hulusi

(Tanrılar) onlara yardım edemezler! (Aksine) onlar, tanrılara (hizmete) hazır duran ordudurlar!

Ali Bulaç

Onların (o ilahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir.

Ali Özek ve heyeti

Halbuki ilâhların onlara yardım etmeye güçleri yetmez. Aksine kendileri bunlar için yardıma hazır askerlerdir.

Ali Rıza Safa

Onlara yardım edemezler. Üstelik kendileri, onlar için hazır olan askerlerdir.

Bayraktar Bayraklı

Tanrıları onlara yardım edemezler. Aksine onlar tanrılarının "hazır ol" vaziyetindeki askerleridir.

Edip Yüksel

Oysa onlara yardım edemezler; hatta tam tersine kendileri onları korumak için nöbet bekleyen askerlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Oysa onlara yardım edemezler; hatta tam tersine kendileri onları korumak için nöbet bekleyen askerlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların onlara yardıma güçleri yetmez; onlar ise onlar (tanrılar) için celbolunan askerlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onların onlara yardıma güçleri yetmez, onlar ise onlar için hazırlanan askerler.

Gültekin Onan

Onların (o tanrıların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir.

Hasan Basri Çantay

Ki bunlar onlara asla yardım edemezler (Bil'akis) kendileri bunlar için hazırlanmış (bir sürü) avenedir.

İbni Kesir

Halbuki onlar, kendilerine yardım edemezler. Sadece kendileri onlar için hazırlanmış askerlerdir.

Mehmet Alagaş

(71-83) Onlar için ellerimizle yapıp yarattığımız , malik oldukları hayvanları görmüyorlar mı? O nların boyun eğenler inden / evcilleşenlerinden bir kısmına biniyorsunuz bir kısmını da yiyorsunuz. Onlar da sizin için menfaatler ve içecekler var hâlâ şükretmiyorlar mı? Belki yardımları olur diye Allahtan başka ilahlar edindiler. Onlara yardıma güçleri yetmez, asıl onların kendileri, sahte ilahlar için hazırlanmış askerlerdir. Lafları seni hüzünlendirmesin, neyi gizliyorlarsa neyi açık ediyorlarsa muhakkak ki biz biliyoruz. İnsan bizim onu nutfeden yarattı ğımızı görmüyor mu? Ş imdiyse biz le apaçık kavga halinde / bize hasım. (Nutfe bize oldu hasım) Yaratılışını unuttu ve de bize örnek de veriyor / misal getiriyor ve diyor ki bu çürümüş kemikleri kim diriltecek? De ki ilk defa / ilk kez onu inşa eden, onu yine diriltecek. O her türlü yaratmayı da bilendir . Yeşil ağaçtan size ateş yapan da O'dur. Sizler de ondan tutuşturup / ateşleyip duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratabilen, onların benzerlerini de yaratmaya kadir / güç yetirebilir değil midir? Bilakis O, tekrar tekrar yaratandır, bilendir. Onun işi / onun emri şöyledir, bir şeyi diledi mi ona ol der ve o da olur. Her şeyin egemenliği / mülkiyeti elinde olan ne üstündür ve ona geri döneceksiniz / rücu edeceksiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, kendilerine yardımda bulunmaya güç yetiremezler. Aksine kendileri onlar için hazırlanmış askerlerdir.

Süleyman Ateş

(O tanrılar) Kendilerine yardım edemezler. Tersine kendileri onlar için hazırlanmış askerlerdir (Onları korumaktadırlar).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Oysa onların bunlara yardıma güçleri yetmez. Ama bunlar onlar için hazır askerdirler.

Şaban Britch

Halbuki ilahların onlara yardım etmeye güçleri yetmez. Aksine kendileri bunlar için askerlerdir (ve ateşte) hazırdırlar.

Şaban Piriş

Oysa onlara yardım edecek güçleri yoktur. Aksine onlar, bunları korumak için hazırlanmış ordudurlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Oysaki, o ilahlar bunlara yardım edemezler. Tam aksine, bunlar, o ilahlara hizmet eden ordular durumundadır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When in fact the false gods have no power to be of avail to them ever, not to mention their total inability to afford them help. On the contrary it is the infidels who afford them protection and round about them they are garrisoned like a camp of faithful soldiery.

Abdul Haleem

though these could not do so even if they called a whole army of them together!

Abdullah Yusuf Ali

They have not the power to help them: but they will be brought up (before Our Judgment-seat) as a troop (to be condemned).

Abul A'la Maududi

Those deities can render them no help. Yet these devotees act as though they were an army in waiting for them. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the poor false gods themselves are dependent upon their worshipers for their survival and their safety and their needs. But for their multitudes they could not survive as gods even for a day. These people are behaving as their humble servants. They are setting up and decorating their shrines; they carry out propaganda for them; they fight and quarrel with others for their sake. Then only are they recognized as gods. They are not the real God, Who, whether someone recognizes Him or not, is ruling over the whole universe by His own might and authority.

Aisha Bewley

They cannot help them even though they are an army mobilised in their support.

Al-Hilali & Khan

They cannot help them, but they will be brought forward as a troop against those who worshipped them (at the time of Reckoning).

Ali Quli Qarai

[Yet] they cannot help them, while they [themselves] are ready warriors for them.

Amatul Rahman Omar

These (false gods) are not capable of helping them. On the contrary these (gods) will (turn out for them to) be a host (of rebels) brought (before the Almighty to receive their due punishment).

Arthur John Arberry

They cannot help them, though they be hosts made ready for them.

Bijan Moeinian

Whatever they worship [idols, money, boss, spouse, etc. ] can not help them; yet they stand as an ever ready army at their service!

E. Henry Palmer

They cannot help them; yet are they a host ready for them.

Edip-Layth

They cannot help them. They become to them as foot-soldiers.

George Sale

but they are not able to give them any assistance: Yet are they a party of troops ready to defend them.

Hamid S. Aziz

But they shall not be able to assist them, and they shall be a host brought up before them.

Mahmoud Ghali

They are unable to vindicate them, (though) they (The disbelievers) be hosts (readily) presented to them.

Marmaduke Pickthall

It is not in their power to help them; but they (the worshippers) are unto them a host in arms.

Mohamed Ahmed - Samira

They will not be able to help them and will be brought (to Us) as their levied troops.

Muhammad Asad

they are unable to succour their devotees, even though to them they may [appear to] be hosts drawn up [for succour].

Mustafa Khattab

They cannot help the pagans, even though they serve the idols as dedicated guards.[1]

Progressive Muslims

They cannot help them. And they become to them as foot-soldiers.

Rashad Khalifa

On the contrary, they cannot help them; they end up serving them as devoted soldiers.

Sahih International

They are not able to help them, and they [themselves] are for them soldiers in attendance.

Sam Gerrans

They cannot help them, and they are for them a force summoned.

Shabbir Ahmed

It is beyond their power to help them, and in effect such people end up guarding their false gods like committed hosts.

Syed Vickar Ahamed

They (the gods) have not the power to help them: But they (the unbelievers) will be brought forward (for Judgment) as a (whole) group (to be punished).

Taqi Usmani

They cannot help them, rather they (the disbelievers themselves) are (like) an army brought forth for (protecting) them (the so-called co-gods)

The Monotheist Group

They cannot help them; while they are soldiers for them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 75. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 75. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yâsîn suresi, 75. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩