Diyanet İşleri
Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 72. ayet. وَذَلَّلْنَٰهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ
veẕellelnâhâ lehüm feminhâ rakûbühüm veminhâ ye'külûn.
Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hayvanlar ve edinilen ilahlar Yâsîn 71–76 3
Biz, o Peygamber'e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.
(Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kafirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur'an'ı indirdik.
Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.
Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hala şükretmeyecekler mi?
Belki kendilerine yardım edilir diye Allah'ı bırakıp da ilahlar edindiler.
Onlar, ilahlar için (hizmete) hazır asker oldukları halde, ilahlar onlara yardım edemezler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 71–73. ayetler için yazılmıştır.
71-73. Yüce Allah kullarına, emirlerine amade kılıp kendilerine boyun eğdirmiş olduğu davarlara ibretle bakmalarını emretmektedir. Âdemoğullarını bu davarlara sahip kılmıştır. Bu davarlar, istedikleri her bir hususta onların isteklerine boyun eğmektedir. Ademoğulları bu davarlardan pek çok yönden yararlanmaktadırlar: Kendilerini, yüklerini, eşyalarını ve mallarını bir yerden bir yere taşırlar. Onlardan bir kısmını yerler, onlardan ısınacak elbiseler yaparlar. Yünlerinden, tüylerinden, kıllarından bir süreye kadar yararlanacakları şekilde süs ve eşyalar edinirler. Ayrıca onların varlığı kendileri için bir süs ve güzelliktir. Buna benzer daha pek çok menfaatleri vardır.
“Hâlâ” bunca nimetleri kendilerine ihsan eden Allah'a “şükretmeyecekler mi?” O’na ihlasla ibadet etmeyecekler mi? Bunlardan ibret ve tefekkürden uzak bir şekilde yararlanmaya bir son vermeyecekler mi?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O hayvanları, onların hizmetine sunup kendilerine boyun eğdirdik. Bazılarının sırtlarına binip yüklerini sırtlarında taşırlar ve bazılarının da etlerinden yerler.
Aynı kök: ركب (15 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Allah, bir kısmına binesiniz, bir kısmını da yiyesiniz diye sizin için hayvanları yaratandır.
Aynı kök: ذلل (24 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
"Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda…
Aynı kök: ذلل (24 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)
O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır.
Aynı kök: ركب (15 geçiş)
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size…
Aynı kök: ركب (15 geçiş)
O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…
Aynı kök: ذلل (24 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Aynı kök: اكل (109 geçiş)
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onları kendilerinin hizmetine sunduk; bir kısmından binekleri vardır; dipnot 1 bir kısmından ise yiyorlar.
Dahası onları emirlerine amade kıldık ki, bir kısmına binsinler, bir kısmını da yesinler;
Ve onları insanların iradesine tabi kıldık ki bir kısmını binek olarak kullanabilsinler, bir kısmını da yiyebilsinler;
Onları (en'amı) bunlara boyun eğdirdik. . . Hem binekleri onlardandır ve hem de onlardan kimini yerler.
Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar.
Bu hayvanları onların emrine verdik. Onların bazısını binek olarak kullanırlar, bazısını besin olarak yerler.
Çünkü onları kendilerine boyun eğdirdik; bir bölümü binekleri, bir bölümü de yiyecekleri.
Bu hayvanları onların emrine verdik. Onların bir kısmını binek olarak kullanırlar, bir kısmını da gıda olarak yerler.
Onları kendilerine boyun eğdirdik; bir kısmına binmekte bir kısmından da yemektedirler.
Onları kendilerine boyun eğdirdik; bir kısmına binmekte bir kısmından da yemektedirler
Onları kendilerine zebun etmişiz de hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
Ve onları kendilerine zebun etmişiz de hem onlardan binidleri var, hem de onlardan yiyorlar
Bu hayvanları yararlanmalarına sunduk. Kimine biniyor, kimini de yiyorlar.
Bu hayvanları yararlanmalarına sunduk. Kimine biniyor, kimini de yiyorlar.
Bu hayvanları yararlanmalarına sunduk. Kimine biniyor, kimini de yiyorlar.
Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar.
Biz onları kendilerine müsahhar kıldık. İşte binecekleri bunlardan, yiyecekleri bunlardandır.
Ve onları, kendilerinin buyruğuna verdik. Onlardan kimisi binekleridir, kimisinden de yerler.
(71-83) Onlar için ellerimizle yapıp yarattığımız , malik oldukları hayvanları görmüyorlar mı? O nların boyun eğenler inden / evcilleşenlerinden bir kısmına biniyorsunuz bir kısmını da yiyorsunuz. Onlar da sizin için menfaatler ve içecekler var hâlâ şükretmiyorlar mı? Belki yardımları olur diye Allahtan başka ilahlar edindiler. Onlara yardıma güçleri yetmez, asıl onların kendileri, sahte ilahlar için hazırlanmış askerlerdir. Lafları seni hüzünlendirmesin, neyi gizliyorlarsa neyi açık ediyorlarsa muhakkak ki biz biliyoruz. İnsan bizim onu nutfeden yarattı ğımızı görmüyor mu? Ş imdiyse biz le apaçık kavga halinde / bize hasım. (Nutfe bize oldu hasım) Yaratılışını unuttu ve de bize örnek de veriyor / misal getiriyor ve diyor ki bu çürümüş kemikleri kim diriltecek? De ki ilk defa / ilk kez onu inşa eden, onu yine diriltecek. O her türlü yaratmayı da bilendir . Yeşil ağaçtan size ateş yapan da O'dur. Sizler de ondan tutuşturup / ateşleyip duruyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratabilen, onların benzerlerini de yaratmaya kadir / güç yetirebilir değil midir? Bilakis O, tekrar tekrar yaratandır, bilendir. Onun işi / onun emri şöyledir, bir şeyi diledi mi ona ol der ve o da olur. Her şeyin egemenliği / mülkiyeti elinde olan ne üstündür ve ona geri döneceksiniz / rücu edeceksiniz.
O hayvanları, onların emrine verdik. Onlardan kimine biniyorlar, kiminin de etini yiyorlar.
Onları kendilerine boyun eğdirdik, onlardan bazıları binekleridir ve onlardan bazılarını da yerler.
Bu hayvanları onlara boyun eğdirdik. Onlardan hem binekleri olur hem de onları yerler dipnot 1 .
Bunları onlara boyun eğdirdik, kimini binek yaparlar, kiminden de yerler.
O hayvanları onlara boyun eğdirdik, onlardan kimine biniyorlar, kiminin de etini yiyorlar.
O hayvanları onlara boyun eğdirdik, onlardan kimine biniyorlar kiminin de etini yiyorlar.
O hayvanları bunlara boyun eğdirdik. Onlardan binekleri vardır ve onlardan bir kısmını da yiyorlar.
And We made them –the cattle– subservient to them in one way or other; some of them do they ride and of others they eat!
and made them obedient, so that some can be used for riding, some for food,
And that We have subjected them to their (use)? of them some do carry them and some they eat:
We have subjected the cattle to them so that some of them they ride and eat the flesh of others.
We have made them tame for them and some they ride and some they eat.
And We have subdued them unto them so that some of them they have for riding and some they eat.
And We made them tractable for them, so some of them make their mounts and some of them they eat.
And We have subdued these (cattle) for their use and benefit. So that some of them serve as their riding (beasts) and through others they obtain their food.
We have subdued them to them, and some of them they ride, and some they eat;
These are the same animals that I have subdued for them so that they can ride on them and eat their meat.
and we have tamed them for them, and of them are some to ride, and of them are what they eat,
They were subdued by Us for them. So some they ride, and some they eat.
and that We have put the same in subjection under them? Some of them are for their riding; and on some of them do they feed:
And We have subjected them to them, so some of them they have to ride upon, and some of them they have for food.
And We have made them meekly subservient (Literally: humiliated) to them, so that (some) of them they have for riding, and (some) they eat.
And have subdued them unto them, so that some of them they have for riding, some for food?
Whom We made subservient to them so that some of them they ride and some they eat?
and that We have subjected them to men’s will, so that some of them they may use for riding and of some they may eat,
And We have subjected these ˹animals˺ to them, so they may ride some and eat others.
And they were subdued by Us for them. So some they ride, and some they eat.
And we subdued them for them; some they ride, and some they eat.
And We have tamed them for them, so some of them they ride, and some of them they eat.
And We subdued them to them, and some of them they ride, and some of them they eat;
And that We have made them submissive to humans so that some of them they use for riding and others they consume.
And We have subdued them (the cattle) for their (use)? Of them some are for riding, and some they eat:
And We have brought them under their control, so as some of them are their means of transport, and some of them they eat.
And they were subdued by Us for them. So some they ride, and some they eat.