Yûnus suresi

Yûnus suresi, 85. ayet

Yûnus suresi, 85. ayet. فَقَالُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

feḳâlû `ale-llâhi tevekkelnâ. rabbenâ lâ tec`alnâ fitnetel lilḳavmi-żżâlimîn.

Diyanet İşleri

Onlar da şöyle dediler: "Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 82–88 · surenin 85. ayeti / 109

Konu Mûsâ, Firavun, sihirbazlar ve denizden geçiş Yûnus 75–93 3

  1. Yûnus 82

    Suçluların hoşuna gitmese de, Allah, hakkı sözleriyle gerçekleştirecektir."

  2. Yûnus 83

    Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, o yerde zorba bir kişi idi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi.

  3. Yûnus 84

    Musa, "Ey kavmim! Eğer siz gerçekten Allah'a iman etmişseniz, eğer O'na teslim olmuş kimseler iseniz, artık sadece O'na tevekkül edin" dedi.

  4. 85

    Onlar da şöyle dediler: "Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!"

  5. Yûnus 86

    Bizi rahmetinle o kafirler topluluğundan kurtar.

  6. Yûnus 87

    Musa'ya ve kardeşine, "Kavminiz için Mısır'da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın. Mü'minleri müjdele" diye vahyettik.

  7. Yûnus 88

    Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz, sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver, çünkü onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

85. “Onlar da” Mûsâ’nın bu emrine uyarak “şöyle dediler: Biz yalnız Allah’a güvenip dayandık. Ey Rabbimiz bizi o zalimler topluluğunun fitnesine uğratma!” Yani onları bize musallat etme! Çünkü o vakit onlar bizi dinimizden çevirmek kastı ile bize işkence yaparlar yahut da bize galip gelirler de böylelikle kendileri de fitneye düşüp: Eğer bunlar hak üzere olsalardı yenik düşmezlerdi, derler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar Musa -aleyhisselam-'a şöyle cevap verdiler: Bizler sadece Allah'a güvenip dayandık. Ey Rabbimiz! Zalimleri bizim üzerimize musallat etme! Yoksa onlar; öldürme, işkence etme ve yolumuzdan çevirme ile bizi dinimizde fitneye sokarlar.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَقَالُوا۟ fekalu onlar da dediler ki kök: قول
  2. عَلَى ala
  3. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  4. تَوَكَّلْنَا tevekkelna güvendik kök: وكل
  5. رَبَّنَا rabbena Rabbimiz kök: ربب
  6. لَا la
  7. تَجْعَلْنَا tec'alna bizi kılma kök: جعل
  8. فِتْنَةًۭ fitneten bir fitne kök: فتن
  9. لِّلْقَوْمِ lilkavmi topluluğu için kök: قوم
  10. ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalimler kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…

  • Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…

  • Ortak kavram: İmtihan

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Ortak kavram: İmtihan

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar da şöyle demişlerdi: "Yalnızca Allah'a güvendik. Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu için deneme konusu kılma! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [fitneh] kelimesi "deneme" anlamına gelse de burada bağlam gereği zalimlere karşı herhangi bir şekilde "rezil ve rüsva" edilmeme anlamını da içermektedir. Bu duanın bir benzeri Mümtehine 60:5'te Hz. İbrahim'in duası olarak yer almaktadır. Benzer mesaj: Bakara 2:256.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine dediler ki: "Yalnızca Allah'a güvenip dayandık: Rabbimiz! Bizi bu zalim kavmin zulmüne muhatap kılma!

Muhammed Esed

Bunun üzerine onlar da: "Biz güvenimizi Allah'a bağlamışız! Ey Rabbimiz, bizi zalim bir topluluğun elinde rüsvay etme!" dediler.

Ahmed Hulusi

(Onlar da) dediler ki: "Biz Allah'a tevekkül ettik (El Vekiyl isminin özelliğine iman ettik, vekilimiz O'dur). . . Rabbimiz, bizi onların zulmüne alet etme!"

Ali Bulaç

Dediler ki: 'Biz Allah'a tevekkül ettik; Rabbimiz, bizi zulmeden bir kavim için bir fitne (konusu) kılma.'

Ali Özek ve heyeti

Onlar da dediler ki: «Allah'a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Allah'a güvendik!" "Efendimiz! Haksızlık yapan toplumla bizi sınama!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar da dediler ki: "Sadece Allah'a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!"

Edip Yüksel

Dediler ki: "ALLAH'a güvendik. Efendimiz, bizi zalim halkın baskısına maruz bırakma."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dediler ki: "ALLAH'a güvendik. Rabbimiz, bizi zalim halkın baskısına maruz bırakma."

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Biz Allah'a güvendik.Ey Rabbimiz, bizi o zalim kavmin fitnesine düşürme!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar da, biz Allaha i'timad ettik, ya rabbena bizi o zalim kavmin fitnesine düşürme

Erhan Aktaş

Dediler ki: "Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabb'imiz! Bizi zalim halk için bir fitne dipnot 1 yapma."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zalim halkın zulmüyle sınama.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dediler ki: "Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizi zalim halk için bir fitne dipnot 1 yapma."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zalim halkın zulmüyle sınama.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dediler ki: "Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizi zalim halk için bir fitne dipnot 1 yapma."

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zalim halkın zulmüyle sınama.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Biz Tanrı'ya tevekkül ettik; rabbimiz, bizi zulmeden bir kavim için bir fitne (konusu) kılma."

Hasan Basri Çantay

Onlar da şöyle dediler: "Biz yalınız Allaha güvenib dayandık. Ey Rabbimiz, bizi o zaalimler güruhuna bir fitne (mevzuu) yapma".

İbni Kesir

Onlar da dediler ki: Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbımız, bizi, o zalimler güruhu ile sınama.

Mehmet Alagaş

(75-93) Sonra o nların ardından Musa ve Harun ’u Firavun ve seçkinlerine yolladık, büyüklendiler ve suçlu kavim oldular , yanımızdan bir gerçek geldiğinde dediler ki bu apaçık bir büyüdür / sihirdir , Musa, size hak geldiği için mi böyle söylüyorsunuz? Sihir mi bu? Sihirbazlar iflah olmazlar / kurtuluşa eremezler dedi. Dediler ki babalarımızı üzerinde bulduğumuzdan, dikkatimizi başka yöne çevirmeye ve arzın büyüklerinden olmaya mı geldiniz? Bizler her ikinize de iman etmiyoruz . Firavun dedi ki bilge tüm büyücüleri bana getirin , s ihirbazlar geldiğinde Musa onlara dedi ki, ne atacaksanız atın, attıkları zaman Musa dedi ki sizin bu getirdiğiniz sihirdir, muhakkak ki Allah, onu iptal edecektir. Kesin olan şu ki Allah bozguncuların / ifsat edenlerin amellerini ıslah etmez. Allah, kelimelerinin / ifade ettiklerinin gerçek olduğunu / hakikat olduğunu suçlular hoşlanmasa da gerçekleştir ir. Musa’ya sadece kavminden zürriyeti / soydaşları, onlar da firavun ve seçkinlerinin onları sınayacakları / fitneye düşürecekleri korkularından dolayı iman etti. Muhakkak ki Firavu n, arzda yüceydi ve de kesinlikle savurganlardandı / müsrif ti. Musa dedi ki ey kavmim Eğer Allaha iman ettiyseniz eğer ki tam teslim olduysanız vekaleti ona veriniz. Dediler ki Allaha tevekkül ettik , Rabbimiz Zalim kavme bizleri sınama yapma / fitne yapma, rahmetinle bizleri, örtbas eden kavimden / kafir kavimden kurtar. Musa’ya ve kardeşine Mısırda kavminiz için evler hazırlayın, evleriniz kıbleli olsun , namazları kılın ve de müminleri müjdele yin şeklinde vahyettik. Musa dedi ki Rabbimiz sen Firavuna ve se çkinlerine dünya hayatında ziynet ve mal verdin, Rabbimiz! yolundan sapmaları için mi verdin? Rabbimiz onların mallarını sil süpür / kazı, kalplerini şiddetlendir, onlar acı veren azabı görünceye kadar sana iman etmezler. Her ikinizin de duasına icabet edildi , İstikamet üzere kalın, bilmeyenlerin yoluna uymayın dedi. İsrail oğullarını denizden geçirdik, Firavun ve ordusu kin ve düşmanlık içinde onları takip ettiler, Firavun boğulduğunu idrak ettiğinde dedi ki kesinlikle İsrail oğullarının iman ettiği ilahlarından başka ilah olmadığına iman ettim ve ben Müslümanlardanım dedi, yani şimdi mi? sen önceden kesinlikle i syan etmiştin, bozgunculardandın, bugün senin bedenini s enin ardından gelenlere gösterge olsun / ayet olsun diye kurtaracağız , İnsanların çoğu ayetlerimize karşı dikkatsizdirler / gafildirler. Kesin olan şu ki biz, İ srail oğullarını güvenli yerleşim yerlerine yerleştirdik , hoş olan şeylerden onları rızıklandırdık , ne zaman ki onlara ilim geldi / bilgi geldi karşıtlığa / ihtilafa düştüler, muhakkak ki Rabbin aralarındaki ihtilaf ettikleri şeylerde kıyamet günü hükmünü gerçekleştirecektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar da şöyle dediler: “Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!”

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Allah'a dayandık, Rabbimiz bizi o zulmeden kavme fitne yapma (bizi onların işkencesiyle deneme)!

Süleymaniye Vakfı

Bunun üzerine dediler ki: "Biz Allah'a güvenip dayandık. Rabbimiz! Bizi yanlışlar içindeki bu topluluğun (eline düşürüp de) fitne dipnot 1 /işkence konusu yapma.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Fitne kelimesi ile ilgili olarak Yunus 10/83. ayetin dipnotuna bkz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunun üzerine dediler ki "Biz Allah'a güvenip dayandık. Ey Rab! Bizi yanlışlar içindeki o topluluğa ezdirme.

Şaban Britch

Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! O zulmeden kavmi bize fitne yapma!

Şaban Piriş

-Allah'a güvendik, "ey Rabbimiz! Bizi o zulmeden kavme fitne yapma"

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle yakardılar: "Yalnız Allah'a dayandık. Rabbimiz! Bizleri, zulmedenler toplumu için bir imtihan aracı yapma!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There, they said: "In Allah we trust". and they expressed their thoughts in the invocatory prayer, thus: "O Allah our Creator, uphold us and forsake us not, lest we should come to the wrong-headed's lure and be lured into their snare and suffer persecution."

Abdul Haleem

They said, ‘We have put our trust in God. Lord! Do not make us an object of persecution for the oppressors.

Abdullah Yusuf Ali

They said: "In Allah do we put our trust. Our Lord! make us not a trial for those who practise oppression;

Abul A'la Maududi

They replied: dipnot 1 'We place our reliance on Allah. Our Lord! Do not make us a trial for the oppressors, dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Those, who responded to the appeal of Prophet Moses (peace be upon him) were those youth who obeyed and followed him, and not the Israelites, as a community, as is obvious from the context.
  2. metne dön, dipnot 2
    The prayer, "Our Lord, do not make us a trial for the wrongdoing people" is very comprehensive in meaning. Whenever the standard bearers of the truth rise up to establish virtue and eradicate the prevalent evil, they come into conflict with unjust people, who, for one reason or the other, are always on the lookout to find fault with them. First, there are the champions of falsehood, who try their level best to crush down with full force the champions of the truth. Then there are the so called champions of the truth who profess to believe in it but are not prepared to enter into conflict with the powerful government of the time. Therefore they declare it to be a useless and foolish effort, and begin to invent excuses to justify the wrong stand they take in regard to the struggle with falsehood in order to silence the prick of conscience they feel for their criminal attitude of cowardice. Accordingly, they try to prove that it is these standard bearers of the truth who are in the wrong and not them. Lastly, there are the common people, who watch the conflict as bystanders and join forces with those who prove to be more powerful of the two, whether they are the supporters of the truth or of falsehood.

Aisha Bewley

They said, ‘We have put our trust in Allah. Our Lord, Do not make us a target for this wrongdoing people,

Al-Hilali & Khan

They said: "In Allâh we put our trust. Our Lord! Make us not a trial for the folk who are Zâlimûn (polytheists and wrong-doers) (i.e. do not make them overpower us).

Ali Quli Qarai

Whereat they said, ‘In Allah we have put our trust. ’ ‘Our Lord! Do not make us a [means of] test for the wrongdoing lot,

Amatul Rahman Omar

Thereupon they said, `In Allâh alone do we put our trust. Our Lord! do not make us a target of persecution of the wrongdoing people.

Arthur John Arberry

They said, 'In God we have put our trust. Our Lord, make us not a temptation to the people of the evildoers,

Bijan Moeinian

They replied: " O’ Lord, we put our trust in you. Please [make our trial easy and] do not try us in hardship caused by the persecution of these unjust people."

E. Henry Palmer

They said, 'Upon God do we rely. O our Lord! make us not a cause of trial for a people who do wrong,

Edip-Layth

They said, "In God we put our trust. Our Lord, do not make us a test for the wicked people."

George Sale

They answered, we put our trust in God: O Lord, suffer us not to be afflicted by unjust people;

Hamid S. Aziz

And Moses said, "O my people! If you did believe in Allah, then on Him rely, if you have, indeed, surrendered (unto Him - become Muslims). "

Mahmoud Ghali

Then they said, "On Allah we have put our trust. Our Lord, do not make us a temptation to the unjust people;

Marmaduke Pickthall

They said: In Allah we put trust. Our Lord! Oh, make us not a lure for the wrongdoing folk;

Mohamed Ahmed - Samira

They answered: "We have placed our trust in God. O Lord, do not make us a target of oppression for these tyrannical people,

Muhammad Asad

Whereupon they answered: "In God have we placed our trust! O our Sustainer, make us not a plaything for evildoing folk,

Mustafa Khattab

They replied, "In Allah we trust. Our Lord! Do not subject us to the persecution of the oppressive people,

Progressive Muslims

They said: "In God we put our trust. Our Lord, do not make us a test for the wicked people."

Rashad Khalifa

They said, "We trust in GOD. Our Lord, save us from the persecution of these oppressive people.

Sahih International

So they said, "Upon Allah do we rely. Our Lord, make us not [objects of] trial for the wrongdoing people

Sam Gerrans

And they said: “In God have we placed our trust.” — “Our Lord: make Thou not us a means of denial for the wrongdoing people,

Shabbir Ahmed

They responded, "In Allah we trust. O Our Lord! Save us from the oppression of the oppressor."

Syed Vickar Ahamed

They said: "We do put our trust in Allah. Our Lord! Do not make us a trial for those who act in cruelty and who are the wrongdoers;

Taqi Usmani

So, they said, "In Allah we have placed our trust: Our Lord, do not make us a victim of the unjust people,

The Monotheist Group

They said: "In God we put our trust. Our Lord, do not make us a test for the wicked people."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 85. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 85. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 85. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩