Diyanet İşleri
"Yusuf'u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz."
Yûsuf suresi
Yûsuf suresi, 9. ayet. ٱقْتُلُوا۟ يُوسُفَ أَوِ ٱطْرَحُوهُ أَرْضًا يَخْلُ لَكُمْ وَجْهُ أَبِيكُمْ وَتَكُونُوا۟ مِنۢ بَعْدِهِۦ قَوْمًا صَٰلِحِينَ
uḳtülû yûsüfe evi-ṭraḥûhü arḍay yaḫlü leküm vechü ebîküm vetekûnû mim ba`dihî ḳavmen ṣâliḥîn.
"Yusuf'u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kardeşlerin tuzağı ve kuyu Yûsuf 7–20 3
"İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."
Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde (hakikati arayıp) soranlar için ibretler vardır.
Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir yanılgı içindedir."
"Yusuf'u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz."
Onlardan bir sözcü, "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın" dedi.
Babalarına şöyle dediler: "Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini isteyen kişileriz."
"Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın. Şüphesiz biz onu koruruz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
9. “Yusuf’u öldürün yahut onu bir yere atıverin” Babasının onu görmesi mümkün olmayacak uzakça bir yere atarak babasından uzaklaştırın. Sizler bu iki işten birisini yapın ki “babanız yalnız size yönelsin.” Yani kendisini yalnız size versin, yalnız size şefkat ve muhabbet ile yönelsin. Çünkü onun kalbi şu anda Yusuf ile size yer ayıramayacak kadar meşguldür.
“Bundan” bu işi yaptıktan “sonra da (tevbe edip) salih bir topluluk olursunuz.” İşlemiş olduğunuz bu günahtan sonra Yüce Allah’a tevbe eder ve O’ndan bağışlanma dilersiniz. Onlar, bu işi daha kolay yapabilmek, onun çirkinliğini bertaraf etmek ve birbirlerine teşvikte bulunmak maksadı ile daha bu günahı işlemeden önce tevbe etmeye karar verdiler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yusuf’u öldürün veya onu ıssız bir yere atın ki babanızın sevgisi size kalsın ve sizi tam bir sevgiyle sevsin. Onu öldürdükten yahut uzak bir yere attıktan sonra günahınızdan tövbe ettiğiniz zaman salih bir topluluk olursunuz.
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın ve bütün ailenizi bana getirin" dedi.
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: وجه (78 geçiş)
Müjdeci gelip gömleği Yakub'un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi. Yakub, "Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.
Aynı kök: خلو (28 geçiş)
İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle…
Aynı kök: خلو (28 geçiş)
Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak…
Aynı kök: خلو (28 geçiş)
Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak…
Aynı kök: وجه (78 geçiş)
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Aynı kök: وجه (78 geçiş)
Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yusuf'u öldürün veya onu (uzak) bir yere bırakın ki babanızın ilgisi dipnot 1 yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tevbe ederek) iyi kişiler olursunuz!" dipnot 2
(İçlerinden biri dedi ki): "Yusuf'u öldürün! Ya da onu ıssız bir yere atın ki babanızın ilgisi yalnız size yönelsin; ve onun ardından, işleri tıkırında giden bir topluluk olmuş olursunuz.
(İçlerinden biri:) "Yusuf'u öldürün" dedi, "yahut o'nu (uzak) bir yere götürüp bırakın ki böylece babanız sevgi ve alakasıyla yalnızca size kalsın ve siz de bundan sonra (artık tevbe edip) iyi insanlar ol(arak yaşamak için serbest ol)asınız!"
"Öldürün Yusuf'u yahut Onu (başka) bir yere uzaklaştırın ki babanızın sevgisi size yönelsin! Ondan sonra rahata ermiş olursunuz. "
"Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz."
(Aralarında dediler ki:) Yusuf'u öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tevbe ederek) sâlih kimseler olursunuz!
"Yusuf'u öldürün veya bir yere atın ki, babanızın ilgisi yalnızca size yönelsin. Ondan sonra da erdemli bir topluluk olursunuz!"
"Yusuf'u öldürün veya onu bir yere atın ki babanızın sevgi ile yönelişi yalnız size kalsın! Ondan sonra da tövbe ederek iyi kimseler olursunuz."
"Yusuf'u öldürün, ya da onu uzak bir yere yollayın ki babanızın ilgisi sizde odaklansın. Daha sonra da erdemli bir topluluk olursunuz."
'Yusuf'u öldürün, ya da onu bir uzak yere yollayın ki babanızın ilgisi sizde odaklansın. Daha sonra da erdemli bir topluluk olursunuz.'
Yusuf'u öldürün veya bir yere atın ki, babanızın yüzü size kalsın ve ondan sonra doğru dürüst bir topluluk olasınız!" dediler.
Yusüfü öldürün yahud bir yere atın ki babanızın yüzü size kalsın ve ondan sonra salahlı bir kavm olasınız
"Yusuf'u öldürün veya onu bilinmez bir yere atın ki babanızın ilgisi yalnızca size yönelsin. Ve bunun ardından iyi bir topluluk olursunuz."
Yusuf'u öldürün veya onu bilinmez bir yere atın ki babanızın ilgisi yalnızca size yönelsin. Ve bunun ardından iyi bir topluluk olursunuz.
Yusuf'u öldürün veya onu belirsiz bir yere atın ki babanızın ilgisi yalnızca size yönelsin. Ve bunun ardından iyi bir topluluk olursunuz.
"Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz."
"Yuusufu öldürün. Yahud onu (uzak ve ıssız) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalınız size münhasır olsun ve siz ondan sonra Saalih bir zümre olasınız".
Yusuf'u öldürün veya bir yere atın ki, babanızın teveccühü yalnız size kalsın, ondan sonra da tevbe eder, salihler topluluğu olursunuz.
(1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.
“Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz.”
"Yusuf'u öldürün, ya da onu bir yere bırakın da babanızın yüzü yalnız size kalsın (bundan böyle babanız yalnız sizi görsün ve sevsin)! Ondan sonra da (tevbe eder), iyi bir topluluk olursunuz!"
Yusuf'u ya öldürün ya da götürüp uzak bir yere bırakın ki babanızın bütün ilgisi size kalsın! Sonra da iyi bir topluluk haline gelirsiniz."
"Yusuf'u öldürelim ya da bir yere atalım gitsin de babamız hep bizimle ilgilensin, böylece daha iyi sıkıntısız bir topluluk haline geliriz dipnot 1 "
Yusuf’u öldürün veya onu bir yere atın ki babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın. Siz de ondan sonra dürüst bir topluluk olursunuz.
Yusuf'u öldürün veya onu ıssız bir yere bırakın ki babanız size kalsın. Siz de ondan sonra dürüst bir topluluk olursunuz.
"Yusuf'u öldürün yahut bir yere götürüp atın ki, babanızın ilgisi yalnız size yönelsin ve bunun ardından barışcıl ve hayırsever bir topluluk haline gelesiniz."
They settled the question and pronounced judgment: "Remove Yusuf out of the way" they said, "either by death or by taking him away to some distant land, and thereafter you stand in lowliest plight repentant to Allah of your evil deed and characterize yourselves with righteous living. "
[One of them said], ‘Kill Joseph or banish him to another land, and your father’s attention will be free to turn to you. After that you can be righteous.’
"Slay ye Joseph or cast him out to some (unknown) land, that so the favour of your father may be given to you alone: (there will be time enough) for you to be righteous after that!"
So either kill Joseph or cast him into some distant land so that your father's attention may become exclusively yours. And after so doing become righteous." dipnot 1
Kill Yusuf or expel him to some land so that your father will look to you alone and then you can be people who do right. ’
"Kill Yûsuf (Joseph) or cast him out to some (other) land, so that the favour of your father may be given to you alone, and after that you will be righteous folk (by intending repentance before committing the sin)."
‘Kill Joseph or cast him away into some [distant] land, so that your father’s love may be exclusively yours, and that you may become a righteous lot after that. ’
`So you (had better either) kill Joseph or remove him to some distant land. (In this way) your father's favour will be exclusively yours. After that you can (repent and) become a pious people.'
Kill you Joseph, or cast him forth into some land, that your father's face may be free for you, and thereafter you may be a righteous people. '
"Let us kill Joseph or somehow get rid of him; then our father will notice us. We will then [commit no more sin and] chose righteousness.
'Slay Joseph, or cast him in some land; that your father's face may be free for you, and ye may be, after he is gone, a people who do right. '
"Kill Joseph or cast him in the land, then your father's favor will be all yours, and after that you will be a reformed people."
Wherefore slay Joseph, or drive him into some distant or desert part of the earth, and the face of your father shall be cleared towards you; and ye shall afterwards be people of integrity.
When they said, "Surely, Joseph and his brother are dearer to our father than we are, though we are many. Verily, our father is in obvious aberration (wandering in mind).
Kill Yûsuf, or banish him to some (other) land, that your father's face may be free (Literally: (void) and empty; i. e., your father will have time for you or pay you more attention (Yûsuf ouy of the way) for you, and even after him you will be a righteous people."
(One said): Kill Joseph or cast him to some (other) land, so that your father's favour may be all for you, and (that) ye may afterward be righteous folk.
Let us kill Joseph or cast him in some distant land so that we may get our father's exclusive affection; then play innocent. "
[Said one of them:] "Slay Joseph, or else drive him away to some [faraway] land, so that your father's regard may be for you alone: and after this is done, you will be [free to repent and to live once again as] righteous people!"
Kill Joseph or cast him out to some ˹distant˺ land so that our father’s attention will be only ours, then after that you may ˹repent and˺ become righteous people!"
"Kill Joseph or cast him in the land, then your father's favour will be all yours, and after that you will be an upright people. "
"Let us kill Joseph, or banish him, that you may get some attention from your father. Afterwards, you can be righteous people."
Kill Joseph or cast him out to [another] land; the countenance of your father will [then] be only for you, and you will be after that a righteous people. "
“Kill Joseph, or banish him to a land; the face of your father will pass to you — and be you after it a righteous people,”
One of them proposed, "Let us slay Joseph or leave him in a distant land. Then your father's favor will be all for you, and your affairs will be adjusted right for you."
"You kill Yusuf (Joseph) or throw him (away) into some (unknown) land, so that your father’s favor (love) will be given to you alone: After that, you become righteous!"
Let us kill Yūsuf, or throw him at some place on earth, and thus your father’s full attention will be devoted for you alone, and after doing that, you may become a righteous people.’’
"Kill Joseph or cast him in the land, so that the face of your father will be only for you, and after that you can be an upright people."