Diyanet İşleri
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 36. ayet. فَمَا وَجَدْنَا فِيهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِّنَ ٱلْمُسْلِمِينَ
femâ vecednâ fîhâ gayra beytim mine-lmüslimîn.
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in misafirleri ve Lût kavmi Zâriyât 24–37 3
(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."
Orada (Lut'un yöresinde) bulunan mü'minleri çıkardık.
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.
Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.
Musa kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.
O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 35–36. ayetler için yazılmıştır.
35-36. “Nihayet Biz o (şehirde) bulunan mü’minleri çıkardık. Ama orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.” Bunlar ise Lût aleyhisselam’ın hanımı dışında kalan ev halkı idi. Hanımı ise helâk edilenlerden olmuştu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu beldede bir ev halkından başka Müslüman bulamadık. Onlar, Lût -aleyhisselam-'ın ev halkıdır.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: بيت (73 geçiş)
Melekler, "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamber ocağının) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye layıktır,…
Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)
Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da…
Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selam vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için…
Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya…
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın,…
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Zaten orada müslümanlardan (olan) bir ev (halkın)dan başka (kurtarılacak) kimse bulmamıştık.
zaten orada bir hane dışında hiçbir müslüman bulamadık.
çünkü bir (tek) hane dışında orada Bize teslim olan hiç kimse görmedik.
Zaten orada bir evden başkasında teslim olmuşlardan bulamadık!
Ne var ki, orda müslümanlardan olan bir evden başkasını bulmadık.
Zaten orada müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmadık.
Zaten bir ev dışında, teslim olmuş kimse bulamadık. dipnot 450
Fakat orada bir aile dışında Müslüman bulamadık.
Zaten orada bir evin dışında hiçbir Müslüman bulmadık.
Zaten orada bir evin dışında hiç bir müslüman bulmadık.
Fakat Biz orada bir evden başka müslüman da bulamadık.
Fakat bir haneden başka orada Müsliman da bulmadık
Fakat orada, bir evden başkasında, Müslimlerden kimse bulamadık.
Fakat orada, bir evden başkasında, Müslümanlardan kimse bulamadık.
Fakat orada, bir evden başkasında, Müslümanlardan kimse bulamadık.
Ne var ki, orda müslümanlardan olan bir evden başkasını bulmadık.
Fakat orada müslümanlardan bir ev (halkın) dan başkasını da bulmadık.
Zaten orada bir evden başka müslüman bulamadık.
(24-46) (İBRAHİM RESULULLAHIN MİSAFİRLERİ İLE YAŞADIKLARI, MUSANIN SAV. FİRAVUNLA YAŞADIKLARI AD’IN SEMUDUN VE YOLDAN ÇIKMIŞ NUH KAVMİNİN BAŞLARINA GELENLER) İbrahim'in ikram gören misafiri hadisesi sana kadar ulaştı mı? Girdi klerinde, selam dediler, O da belirsiz / tanınmayan o kavime selam dedi , gizlice yakın çevresine gitti ve semiz bir buzağı getirdi , onlara ikram etti , dedi yemez misiniz? (Yemediklerini görünce) Onlardan dolayı içinde bir korku hissetti , dediler ki korkma, bilge bir oğulla / alim bir oğulla onu müjdelediler, karısı çığlık atarak, ellerini de yüzüne vurarak yaklaştı, kısır ve aciz bir kocakarıyım dedi, Rabbin bu şekilde dedi, dediler, Muhakkak ki O (Allah) hakimdir, bilgedir. O halde önemli işiniz / hatbınız nedir ey elçiler dedi. Biz suçlu bir kavme gönderildik, üzerlerine topraktan taşlar atacağız , savurganlar / müsrifler için Rabbinin katında tanımlı / adrese teslim taşlar , netice de mümin olarak kim var ise oradan çıkardık, orada bir ev dışında Müslüman da bulamadık, onları acıtıcı azaptan korkanlar için bir gösterge / bir ayet olarak orada bıraktık. Musa’yı, o’nu da firavuna Apaçık delillerle gönderdiğimizde, destekçileri ile / yandaşları ile yüz çevirdi ve bu bir sihirbaz yahut divanedir / cinlidir / mecnundur dedi, Onu ve ordusunu aldık ve kınan an biri olarak denize attık. Ad ‘da kurutucu rüzgâr gönderdiğimiz zaman ki o rüzgâr, uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyordu/ es geçmiyordu onları kül yapıyordu. Semud ‘a onlara belirli zamana kadar faydalanın denildiğinde Rabbinin emrine karşı taşkınlık ettiler, bakıp dururlarken onları bir yıldırım çarptı, ayağa kalkmaya dahi güçleri yetmedi, yardım da göremediler. Önce ki Nuh kavmi de onlar da yoldan çıkan bir kavimdiler.
Zaten orada bir ev halkından başka Müslüman bulamadık.
Zaten orada bir ev (halkın)dan başka müslüman da bulmadık.
Zaten orada -bir ev haricinde- hiçbir müslüman da bulamadık.
Bir ev dışında Allah'a tam teslim olmuş (müslüman) kimse bulamadık.
Zaten orada, müslüman olan bir evden başkasını da bulamadık.
Zaten orada, müslüman olan bir evden başkasını da bulamadık.
Artık orada, bir ev dışında, müslümanlardan/Allah'a teslim olanlardan hiç kimse bulamıyorduk.
And We did not find more than one single house whose household had accepted the Faith, and that was Lut's household excluding his wife.
We found only one household devoted to God-
But We found not there any just (Muslim) persons except in one house:
– and We did not find there any, apart from a single house of Muslims dipnot 1 –
but found in it only one house of Muslims.
But We found not there any household of the Muslims except one [of Lût (Lot) and his two daughters].
but We did not find there other than one house of muslims,
But infact We found there only a single house of those who had submitted (to Us, and that was the house of Lot).
but We found not therein except one house of those that have surrendered themselves.
"But we have found only one Muslim (submitted to God) household [Lot’s household]. "
but we only found therein one house of Muslims.
But We only found in it one house of those who had peacefully surrendered.
But we found not therein more than one family of Moslems.
But We found not therein but one house of those who had Surrendered (Muslims).
Yet, in no way did We find therein other than one house of Muslims; (i. e., those who surrender themselves to Allah).
But We found there but one house of those surrendered (to Allah).
But did not find more than a single family of believers.
for apart from one [single] house We did not find there any who had surrendered themselves to Us.
But We only found one family that had submitted ˹to Allah˺.[1]
But We only found in it one house of those who had surrendered.
We did not find in it except one house of submitters.
And We found not within them other than a [single] house of Muslims.
And We found not therein but one house of those submitting.
But We found therein none but one Muslim household!
But We did not find there any just (believing) persons except in one house:
but We did not find in it any Muslims, except one house.
But We only found in it one house of those who had submitted.