Diyanet İşleri
O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 39. ayet. فَتَوَلَّىٰ بِرُكْنِهِۦ وَقَالَ سَٰحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ
fetevellâ biruknihî veḳâle sâḥirun ev mecnûn.
O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ, Âd, Semûd ve Nûh kavimleri Zâriyât 38–46 3
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.
Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık.
Musa kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.
O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.
Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.
Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.
Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Firavun gücüne ve askerlerine güvenerek haktan yüz çevirdi ve Musa -aleyhisselam- hakkında şöyle dedi: "O, insanları büyüleyen bir sihirbaz ya da ne dediğini akıl etmeyen bir delidir."
Aynı kök: ركن (4 geçiş)
(Lut da:) "Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim" dedi.
Aynı kök: ركن (4 geçiş)
Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.
Aynı kök: ركن (4 geçiş)
Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin.
Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
"Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!" Zalimler, (inananlara): "Siz ancak büyülenmiş bir adama…
Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Ortak kavram: Cennet
İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.
Aynı kök: سحر (63 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Ortak kavram: Cennet
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Ortak kavram: Cennet
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Firavun), ordusuyla birlikte yüz çevirmiş, "O bir büyücüdür veya bir cinlenmiştir!" demişti.
Fakat o iktidarına güvenerek (Musa'ya) karşı çıkmış, üstelik "O, ya bir büyücü ya da bir delidir" demişti.
o zaman (Firavun) kudretinden (dolayı böbürlenerek) karşı koymuştu ve "(Bu Musa) bir büyücü veya bir delidir!" demişti;
Erkanı ile birlikte yüz çevirdi ve dedi ki: "Bir büyücü yahut mecnun!"
Fakat o, 'bütün kişisel ve askeri gücüyle' yüz çevirdi ve: "(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir" dedi.
Firavun ordusuyla birlikte yüz çevirmiş: «O, bir büyücüdür veya bir delidir» demişti.
Yine de gücüne güvenerek yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Ya büyücü ya da deli!"
Firavun ve yandaşları yüz çevirdi. Firavun, "Bu, bir büyücüdür veya delidir" dedi.
Erkanıyla birlikte yüz çevirdi ve "Ya bir büyücüdür, ya da bir deli" dedi.
Erkanıyla birlikte yüz çevirdi ve 'Ya bir büyücüdür, ya da bir deli,' dedi.
o bütün kuvvetiyle tersine gitti: "Bu bir sihirbaz veya delidir!" dedi.
O bütün kuvvetiyle tersine gitti: sahir veya mecnun, dedi
Ancak Firavun yüz çevirdi. "O bir sihirbaz veya delidir." dedi.
Ancak Firavun yüz çevirdi. "O bir sihirbaz veya delidir." dedi.
Ancak Firavun taraftarlarıyla birlikte yüz çevirdi. "O bir sihirbaz veya delidir." dedi.
Fakat o, 'Bütün kişisel ve askeri gücüyle' yüz çevirdi ve: "(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir" dedi.
O, ordusiyle birlikde (imandan) yüz çevimiş, (onun hakkında) "Ya bir sihirbazdır, yahud bir mecnundur" demişdi.
O, erkanı ile birlikte yüz çevirmiş; ya bir büyücü, ya da bir delidir, demişti.
(24-46) (İBRAHİM RESULULLAHIN MİSAFİRLERİ İLE YAŞADIKLARI, MUSANIN SAV. FİRAVUNLA YAŞADIKLARI AD’IN SEMUDUN VE YOLDAN ÇIKMIŞ NUH KAVMİNİN BAŞLARINA GELENLER) İbrahim'in ikram gören misafiri hadisesi sana kadar ulaştı mı? Girdi klerinde, selam dediler, O da belirsiz / tanınmayan o kavime selam dedi , gizlice yakın çevresine gitti ve semiz bir buzağı getirdi , onlara ikram etti , dedi yemez misiniz? (Yemediklerini görünce) Onlardan dolayı içinde bir korku hissetti , dediler ki korkma, bilge bir oğulla / alim bir oğulla onu müjdelediler, karısı çığlık atarak, ellerini de yüzüne vurarak yaklaştı, kısır ve aciz bir kocakarıyım dedi, Rabbin bu şekilde dedi, dediler, Muhakkak ki O (Allah) hakimdir, bilgedir. O halde önemli işiniz / hatbınız nedir ey elçiler dedi. Biz suçlu bir kavme gönderildik, üzerlerine topraktan taşlar atacağız , savurganlar / müsrifler için Rabbinin katında tanımlı / adrese teslim taşlar , netice de mümin olarak kim var ise oradan çıkardık, orada bir ev dışında Müslüman da bulamadık, onları acıtıcı azaptan korkanlar için bir gösterge / bir ayet olarak orada bıraktık. Musa’yı, o’nu da firavuna Apaçık delillerle gönderdiğimizde, destekçileri ile / yandaşları ile yüz çevirdi ve bu bir sihirbaz yahut divanedir / cinlidir / mecnundur dedi, Onu ve ordusunu aldık ve kınan an biri olarak denize attık. Ad ‘da kurutucu rüzgâr gönderdiğimiz zaman ki o rüzgâr, uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyordu/ es geçmiyordu onları kül yapıyordu. Semud ‘a onlara belirli zamana kadar faydalanın denildiğinde Rabbinin emrine karşı taşkınlık ettiler, bakıp dururlarken onları bir yıldırım çarptı, ayağa kalkmaya dahi güçleri yetmedi, yardım da göremediler. Önce ki Nuh kavmi de onlar da yoldan çıkan bir kavimdiler.
Firavun, bütün (kişisel ve askeri) gücüyle yüz çevirmiş ve: "Bu, ya bir büyücü veya bir delidir." demişti.
(Fir'avn ona) Yanını çevirdi ve: "Bu, ya büyücü veya cinlidir" dedi.
Firavun, iktidarına dayanarak ona sırt çevirdi ve "Bu, ya sihirbaz ya da cinlerin etkisine girmiş biri." dedi dipnot 1 .
Firavun ve çevresi ona yakınlık göstermedi: "Ya büyücü, ya da cinlerin etkisine girmiş biri" dediler.
Firavun, askerleriyle birlikte yüz çevirmiş ve: "Bu, ya bir sihirbaz veya bir delidir" demişti.
Firavun, askerlerine güvenerek yüz çevirmiş ve: -Bu ya bir sihirbaz veya bir delidir, demişti.
O tüm gücüyle/tüm seçkin adamlarıyla birlikte yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Bir büyücü yahut mecnun."
But Pharaoh, operating against Mussa by means of a corner, vented what he imagined Mussa to be: "A magician, or one who suffers from demoniacal possession".
Pharaoh turned away with his supporters, saying, ‘This is a sorcerer, or maybe a madman,’
But (Pharaoh) turned back with his Chiefs, and said, "A sorcerer, or one possessed!"
But Pharaoh turned away, showing arrogance on account of his power, and said (about Moses): "He is either a sorcerer or a madman." dipnot 1
But he turned away with his forces, saying, ‘A magician or a madman!’
But [Fir‘aun (Pharaoh)] turned away (from Belief in might) along with his hosts, and said: "A sorcerer, or a madman."
But he turned away assured of his might, and said, ‘A magician or a crazy man!’
But he turned away (from Moses) in the pride of his power and said, `(He is) a sorcerer, or rather a madman. '
but he turned his back, with his court, saying, 'A sorcerer, or a man possessed!'
But Pharaoh rejected did not believe in those miracles out of pride and said: "This man is either crazy or a magician. "
But he turned his back towards his column and said, 'A sorcerer or mad!'
But he turned away, in arrogance, and he said, "A magician, or crazy."
But he turned back, with his princes, saying, this man is a sorcerer, or a madman.
But he turned away with his forces and said, "A sorcerer or a mad man. "
Yet he turned away, with his (court) supporters, and said, "A sorcerer or a madman. "
But he withdrew (confiding) in his might, and said: A wizard or a madman.
But he turned to his counsellors, and said: "He is a magician or lunatic. "
and he turned away in [the pride of] his power and said, "A sorcerer [is this Moses], or a madman!" –
but Pharaoh was carried away by his power, saying ˹of Moses˺, "A magician or a madman!"
But he turned away, in arrogance, and he said: "A magician, or crazy. "
But he turned away, in arrogance, and said, "Magician, or crazy."
But he turned away with his supporters and said, " A magician or a madman. "
He turned away with his supporters, saying: “A sorcerer, or one possessed.”
But he turned away in the pride of his might and said, "A wizard or a madman!"
But (Firon) turned back with his Chiefs, and said, "An (evil) magician, or a madman!"
So he turned away along with his chiefs and said, " (Mūsā is) a magician or a madman!"
But he and his camp turned away, and said: "A magician, or crazy."