Diyanet İşleri
Onları, sonradan gelecek inkarcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.
Zuhruf suresi
Zuhruf suresi, 56. ayet. فَجَعَلْنَٰهُمْ سَلَفًا وَمَثَلًا لِّلْـَٔاخِرِينَ
fece`alnâhüm selefev vemeŝelel lil'âḫirîn.
Onları, sonradan gelecek inkarcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun Zuhruf 46–56 3
"(Eğer doğru söylüyorsa) ona altın bilezikler atılmalı, yahut onunla beraber bulunmak üzere melekler gelmeli değil miydi?"
Firavun, kavmini küçük düşürdü (ezdi). Onlar da kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.
Onlar bizi bu şekilde öfkelendirince biz de onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk.
Onları, sonradan gelecek inkarcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.
Meryem oğlu İsa bir örnek olarak anlatılınca bir de ne göresin, senin kavmin (seni susturacak bir delil buldukları zannıyla) hemen şamata etmeye başlar.
"Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa İsa mı?" dediler. Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgacı bir toplumdur.
İsa, sadece, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları'na örnek kıldığımız bir kuldur.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 55–56. ayetler için yazılmıştır.
55. “Nihâyet onlar Bizi” yaptıkları işleri ile “gazaplandırınca kendilerinden intikam aldık da hepsini suda boğduk.”
56. “Böylece onları (benzeri işler yapanlar için) bir selef ve sonra gelenler için de” ibret alanlar onlarla ibret alsınlar, öğüt alanlar da onların hallerinden öğüt alsınlar diye “(ibretlik) bir örnek kıldık.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Firavun ve toplumunu, kafir insanların önünde giden bir topluluk kıldık. Senin kavminin kâfirleri de onların peşinden gittiler. Onların ameliyle başkalarının amel etmemesi ve onların başlarına gelen de kendi başlarına gelmemesi için onları öğüt alanlar için bir ders/ibret kıldık.
Aynı kök: سلف (8 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…
Aynı kök: سلف (8 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…
Aynı kök: سلف (8 geçiş)
Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayasızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne…
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…
Ortak kavram: Mesel (örnek)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onları, sonradan gelenlerin geçmişi ve ibretlik örneği kılmıştık.
Nihayet onları sonraki nesiller için, geçmişin (acı) hatırası ve ibret vesikası kıldık.
onları geçmişten kalan bir hatıra ve sonrakiler için bir ibret örneği kıldık.
Onları sonradan gelenlere bir geçmiş ve bir ibretlik örnek kıldık!
Bu suretle onları, sonradan gelecekler için bir selef ve bir örnek kıldık.
Onları, sonradan gelenlerin geçmişi ve bir ibret örneği kıldık.
Böylece, onları, sonrakiler için geçmiş bir örnek yaptık.
Onları geçmişten bir hatıra ve sonrakiler için bir ders örneği kıldık.
Onları, sonradan gelecekler için bir ibret ve örnek yaptık.
Onları, sonradan gelecekler için bir ibret ve örnek yaptık.
Böylece onları sonrakiler için hem bir ibret, hem de bir örnek kıldık.
Gark ediverdik de onları sonrakiler için hem bir selef hem bir mesel kıldık
Böylece onları gelecek nesiller için ibret verici bir örnek kıldık.
Böylece onları gelecek nesiller için ibret verici bir örnek kıldık.
Böylece onları gelecek nesiller için ibret verici bir örnek kıldık.
Bu suretle onları, sonradan gelecekler için bir selef ve bir örnek kıldık.
Bu vech ile onları sonra (gelen ümmet) ler için (ibret verici) bir geçmiş ve misal yapdık.
Ve onları, sonradan geleceklere bir geçmiş ve örnek kıldık.
(46-56) Musa'yı kesinlikle ayetlerimizle firavuna ve seçkinlerine gönderdik, muhakkak ki ben alemlerin Rabbinin elçisiyim dedi, onlara ayetlerimiz geldiğinde kahkaha atıyorlardı, onlara gösterdiğimiz her ayet diğerinden daha büyük idi, onları azap ile yakaladık, böylelikle belki dönerler, dediler ki ey sihirbaz , Rabbine, sana olan vaadi gereği , bizim için bir çağrı da bulun, kesin biz de yola gireceğiz (azabı kaldırsın istiyorlar) Ne zaman ki onlardan azabı kaldırdık, o vakit onlar caydılar / sözlerinde durmadılar , firavun kavmine dedi ki ey kavmim , bu altımdan akan nehirler ve Mısır’ın egemenliği / mülkiyeti bana ait değil mi? (Burası da altlarından ırmaklar akan cennet değil mi?) Görmüyor musunuz? Ben, şu hakir kişiden neredeyse konuşmak tan aciz şu kişiden daha hayırlı değil miyim? Ayrıca On a, altından bilezikler ulaştırılsa ya yahut melek ordular onun beraberinde gelse ya. Kavmi onu / Musa’yı hafif gördü ona / firavuna itaat ettiler, muhakkak ki onlar yoldan çıkmış / fasık bir kavim idiler, bu şekilde bizi üzdüklerinden dolayı onlardan intikam aldık onların hepsini suda boğduk. Onlar ise sonradan gelenler için geçmiş önceki bir örnek oldular.
Böylece onları sonradan geleceklere (ibret olarak) selef ve örnek kıldık.
Onları sonradan gelen (inkarcı)ların geçmiş ataları ve örneği yaptık (bunlar da onların izinden gittiler).
Onları tarihe karıştırdık ve sonrakiler için ibret-i alem yaptık dipnot 1 .
Onları tarihe gömdük; sonrakilere de ibretlik yaptık.
Böylece onları sonradan geleceklere (ibret olarak) selef ve örnek kıldık.
Böylece onları sonradan geleceklere selef ve örnek kıldık.
Onları, sonra gelecekler için eski bir örnek yaptık.
And We made of them, with this vindictive punishment and fateful event, a deterrent which has served as a warning to those who followed.
We made them a lesson and an example for later people.
And We made them (a people) of the Past and an Example to later ages.
and made them a thing of the past and an example for those who would come after them. dipnot 1
We made them a thing of the past, an example for later peoples.
And We made them a precedent (as a lesson for those coming after them), and an example to later generations.
Thus We made them the vanguard and an example for posterity.
And We made them a thing of the past and an example (to take warning from) for the coming generations.
and We made them a thing past, and We appointed them for an example to later folk.
May this be a precedent [for those who never learn from the history] and a lesson [for those who are intelligent enough to learn a lesson. ]
and we made them a precedent and an example to those after them.
We thus made them a thing of the past (salaf), and an example for the others.
And We made them a precedent, and an example unto others.
And We made them a precedent and example to the later generations.
So We made them a bygone (precedent) and a similitude to the later (generations).
And We made them a thing past, and an example for those after (them).
And made them a precedent and example for posterity.
and so We made them a thing of the past, and an example to those who would come after them.
And We made them an example and a lesson for those after them.
We thus made them a thing of the past, and an example for the others.
We rendered them a precedent and an example for the others.
And We made them a precedent and an example for the later peoples.
And made them a precedent and an example for those who came later.
And so We made them history and an example for later generations.
And We made them (a people) of the past and an example for the ages to come.
and made them a people of the past, and an example for the later generations.
We thus made them a thing of the past, and an example for the others.