Zuhruf suresi

Zuhruf suresi, 56. ayet

Zuhruf suresi, 56. ayet. فَجَعَلْنَٰهُمْ سَلَفًا وَمَثَلًا لِّلْـَٔاخِرِينَ

fece`alnâhüm selefev vemeŝelel lil'âḫirîn.

Diyanet İşleri

Onları, sonradan gelecek inkarcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zuhruf 53–59 · surenin 56. ayeti / 89
  1. Zuhruf 53

    "(Eğer doğru söylüyorsa) ona altın bilezikler atılmalı, yahut onunla beraber bulunmak üzere melekler gelmeli değil miydi?"

  2. Zuhruf 54

    Firavun, kavmini küçük düşürdü (ezdi). Onlar da kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.

  3. Zuhruf 55

    Onlar bizi bu şekilde öfkelendirince biz de onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk.

  4. 56

    Onları, sonradan gelecek inkarcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.

  5. Zuhruf 57

    Meryem oğlu İsa bir örnek olarak anlatılınca bir de ne göresin, senin kavmin (seni susturacak bir delil buldukları zannıyla) hemen şamata etmeye başlar.

  6. Zuhruf 58

    "Bizim tanrılarımız mı hayırlı, yoksa İsa mı?" dediler. Bunu sadece seninle tartışmak için ortaya attılar. Şüphesiz onlar kavgacı bir toplumdur.

  7. Zuhruf 59

    İsa, sadece, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları'na örnek kıldığımız bir kuldur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 55–56. ayetler için yazılmıştır.

55. “Nihâyet onlar Bizi” yaptıkları işleri ile “gazaplandırınca kendilerinden intikam aldık da hepsini suda boğduk.”

56. “Böylece onları (benzeri işler yapanlar için) bir selef ve sonra gelenler için de” ibret alanlar onlarla ibret alsınlar, öğüt alanlar da onların hallerinden öğüt alsınlar diye “(ibretlik) bir örnek kıldık.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Firavun ve toplumunu, kafir insanların önünde giden bir topluluk kıldık. Senin kavminin kâfirleri de onların peşinden gittiler. Onların ameliyle başkalarının amel etmemesi ve onların başlarına gelen de kendi başlarına gelmemesi için onları öğüt alanlar için bir ders/ibret kıldık.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَجَعَلْنَـٰهُمْ fe cealnahum onları yaptık kök: جعل
  2. سَلَفًۭا selefen geçmiş ataları kök: سلف
  3. وَمَثَلًۭا ve meselen ve örneği kök: مثل
  4. لِّلْـَٔاخِرِينَ lil'ahirine sonradan gelenlerin kök: اخر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سلف (8 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah,…

  • Aynı kök: سلف (8 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: سلف (8 geçiş)

    Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayasızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onları, sonradan gelenlerin geçmişi ve ibretlik örneği kılmıştık.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet onları sonraki nesiller için, geçmişin (acı) hatırası ve ibret vesikası kıldık.

Muhammed Esed

onları geçmişten kalan bir hatıra ve sonrakiler için bir ibret örneği kıldık.

Ahmed Hulusi

Onları sonradan gelenlere bir geçmiş ve bir ibretlik örnek kıldık!

Ali Bulaç

Bu suretle onları, sonradan gelecekler için bir selef ve bir örnek kıldık.

Ali Özek ve heyeti

Onları, sonradan gelenlerin geçmişi ve bir ibret örneği kıldık.

Ali Rıza Safa

Böylece, onları, sonrakiler için geçmiş bir örnek yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Onları geçmişten bir hatıra ve sonrakiler için bir ders örneği kıldık.

Edip Yüksel

Onları, sonradan gelecekler için bir ibret ve örnek yaptık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları, sonradan gelecekler için bir ibret ve örnek yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Böylece onları sonrakiler için hem bir ibret, hem de bir örnek kıldık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gark ediverdik de onları sonrakiler için hem bir selef hem bir mesel kıldık

Erhan Aktaş

Böylece onları gelecek nesiller için ibret verici bir örnek kıldık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece onları gelecek nesiller için ibret verici bir örnek kıldık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece onları gelecek nesiller için ibret verici bir örnek kıldık.

Gültekin Onan

Bu suretle onları, sonradan gelecekler için bir selef ve bir örnek kıldık.

Hasan Basri Çantay

Bu vech ile onları sonra (gelen ümmet) ler için (ibret verici) bir geçmiş ve misal yapdık.

İbni Kesir

Ve onları, sonradan geleceklere bir geçmiş ve örnek kıldık.

Mehmet Alagaş

(46-56) Musa'yı kesinlikle ayetlerimizle firavuna ve seçkinlerine gönderdik, muhakkak ki ben alemlerin Rabbinin elçisiyim dedi, onlara ayetlerimiz geldiğinde kahkaha atıyorlardı, onlara gösterdiğimiz her ayet diğerinden daha büyük idi, onları azap ile yakaladık, böylelikle belki dönerler, dediler ki ey sihirbaz , Rabbine, sana olan vaadi gereği , bizim için bir çağrı da bulun, kesin biz de yola gireceğiz (azabı kaldırsın istiyorlar) Ne zaman ki onlardan azabı kaldırdık, o vakit onlar caydılar / sözlerinde durmadılar , firavun kavmine dedi ki ey kavmim , bu altımdan akan nehirler ve Mısır’ın egemenliği / mülkiyeti bana ait değil mi? (Burası da altlarından ırmaklar akan cennet değil mi?) Görmüyor musunuz? Ben, şu hakir kişiden neredeyse konuşmak tan aciz şu kişiden daha hayırlı değil miyim? Ayrıca On a, altından bilezikler ulaştırılsa ya yahut melek ordular onun beraberinde gelse ya. Kavmi onu / Musa’yı hafif gördü ona / firavuna itaat ettiler, muhakkak ki onlar yoldan çıkmış / fasık bir kavim idiler, bu şekilde bizi üzdüklerinden dolayı onlardan intikam aldık onların hepsini suda boğduk. Onlar ise sonradan gelenler için geçmiş önceki bir örnek oldular.

Rowwad Tercüme Merkezi

Böylece onları sonradan geleceklere (ibret olarak) selef ve örnek kıldık.

Süleyman Ateş

Onları sonradan gelen (inkarcı)ların geçmiş ataları ve örneği yaptık (bunlar da onların izinden gittiler).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları tarihe gömdük; sonrakilere de ibretlik yaptık.

Şaban Britch

Böylece onları sonradan geleceklere (ibret olarak) selef ve örnek kıldık.

Şaban Piriş

Böylece onları sonradan geleceklere selef ve örnek kıldık.

Yaşar Nuri Öztürk

Onları, sonra gelecekler için eski bir örnek yaptık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We made of them, with this vindictive punishment and fateful event, a deterrent which has served as a warning to those who followed.

Abdul Haleem

We made them a lesson and an example for later people.

Abdullah Yusuf Ali

And We made them (a people) of the Past and an Example to later ages.

Abul A'la Maududi

and made them a thing of the past and an example for those who would come after them. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, they are a precedent for those who do not learn any lesson from their example, and an object lesson for those who are keen to learn a lesson.

Aisha Bewley

We made them a thing of the past, an example for later peoples.

Al-Hilali & Khan

And We made them a precedent (as a lesson for those coming after them), and an example to later generations.

Ali Quli Qarai

Thus We made them the vanguard and an example for posterity.

Amatul Rahman Omar

And We made them a thing of the past and an example (to take warning from) for the coming generations.

Arthur John Arberry

and We made them a thing past, and We appointed them for an example to later folk.

Bijan Moeinian

May this be a precedent [for those who never learn from the history] and a lesson [for those who are intelligent enough to learn a lesson. ]

E. Henry Palmer

and we made them a precedent and an example to those after them.

Edip-Layth

We thus made them a thing of the past (salaf), and an example for the others.

George Sale

And We made them a precedent, and an example unto others.

Hamid S. Aziz

And We made them a precedent and example to the later generations.

Mahmoud Ghali

So We made them a bygone (precedent) and a similitude to the later (generations).

Marmaduke Pickthall

And We made them a thing past, and an example for those after (them).

Mohamed Ahmed - Samira

And made them a precedent and example for posterity.

Muhammad Asad

and so We made them a thing of the past, and an example to those who would come after them.

Mustafa Khattab

And We made them an example and a lesson for those after them.

Progressive Muslims

We thus made them a thing of the past, and an example for the others.

Rashad Khalifa

We rendered them a precedent and an example for the others.

Sahih International

And We made them a precedent and an example for the later peoples.

Sam Gerrans

And made them a precedent and an example for those who came later.

Shabbir Ahmed

And so We made them history and an example for later generations.

Syed Vickar Ahamed

And We made them (a people) of the past and an example for the ages to come.

Taqi Usmani

and made them a people of the past, and an example for the later generations.

The Monotheist Group

We thus made them a thing of the past, and an example for the others.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 56. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 56. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zuhruf suresi, 56. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩