Diyanet İşleri
O, gökte de ilah olandır, yerde de ilah olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Zuhruf suresi
Zuhruf suresi, 84. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى فِى ٱلسَّمَآءِ إِلَٰهٌ وَفِى ٱلْأَرْضِ إِلَٰهٌ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْعَلِيمُ
vehüve-lleẕî fi-ssemâi ilâhüv vefi-l'arḍi ilâhün. vehüve-lḥakîmü-l`alîm.
O, gökte de ilah olandır, yerde de ilah olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rahmân'ın çocuğu yoktur; "hoş gör ve selam de" Zuhruf 81–89 3
(Ey Muhammed!) De ki: "Eğer Rahman'ın bir çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum."
Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın da Rabbi olan Allah, onların nitelendirmelerinden uzaktır.
Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, (batıl inançlarına) dalsınlar ve (dünya hayatlarında) oynayadursunlar.
O, gökte de ilah olandır, yerde de ilah olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin hükümranlığı kendisine ait olan Allah yücedir! Kıyametin bilgisi de yalnız O'nun katındadır ve yalnızca O'na döndürüleceksiniz.
O'nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefaat edebilirler.
Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, "Allah" derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
84. Yüce Allah, göklerde de yerde de yegane mabud ve ilâh olduğunu haber vermektedir. Bütün semavattakiler ile yeryüzündeki mü’minler, O’na ibadet ederler, O’nu tazim ederler, O’nun celali önünde saygı ile boyun eğerler ve O’nun kemaline muhtaç olduklarını bilirler.
“Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar, O’nu tesbih ederler. O’nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız.” (el-İsrâ, 17/44); “Göklerde ve yerde bulunanların kendileri de gölgeleri de ister istemez sabah akşam Allah’a secde ederler.” (er-Ra’d, 13/15)
O halde Yüce Allah, bütün mahlukatın kendi irade ve tercihleri ile isteyerek de istemeyerek de ilâh edinip boyun büktükleri yegane mabuddur.
Bu buyruk, Yüce Allah’ın: “Göklerde de yerde de Allah O’dur.” (el-En’âm, 6/3) buyruğuna benzemektedir. Yani her ikisinde de ulûhiyet ve muhabbet hakkı O’nundır. Kendisi ise Arşının üzerinde, mahlukatından ayrı, celali ile tek, kemali ile de şanı yüce ve üstündür.
“O Hakîmdir” yarattıklarını ve şeriatini muhkem ve sağlam kılmıştır. Her şeyi bir hikmet için yaratmış, her hükmü bir hikmet için koymuştur. Onun kaderi, şer’î ve (amellere kendisiyle karşılık vereceği) cezaî hükümleri hep hikmetlidir.
“Alimdir.” her şeyi bilir. Gizliyi de gizlinin gizlisini de bilir. Ulvi âlemde olsun, süfli âlemde olsun, bütün kâinatta zerre ağırlığı kadar bir şey ne kadar küçük olursa olsun O’na gizli kalmaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O Allah -Subhenehu ve Teâlâ- gökte hak ile ibadet edilendir ve O yerde de hak ile ibadet edilendir. O; mahlukatında yarattıklarında, takdiren de ve düzenlemesinde hikmet sahibidir. Kullarının hallerini bilendir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
Ortak kavram: Hikmet
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…
Ortak kavram: Hikmet
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Ortak kavram: Hikmet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Gökteki ilah da O'dur; yerdeki ilah da. O, doğru hüküm verendir, bilendir.
Zira gökte de ilah olan yerde de ilah olan yalnızca O'dur; ve O her hükmünde tam isabet sahibidir, her şeyi bilendir.
çünkü (o zaman anlayacaklardır ki) gökte ve yerde Allah (yalnız) O'dur ve yalnız O'dur hikmet sahibi olan, her şeyi bilen.
"HU"dur (Esma'sıyla) semada da ilah (olarak düşünülen), arzda da ilah (olarak düşünülen)! "HU"; Hakiym'dir, Aliym'dir.
Göklerde ilah ve yerde ilah O'dur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.
Gökte de yerde de ilah O'dur; O, hikmet sahibidir; her şeyi hakkıyla bilendir.
O, gökte de Tanrıdır; yeryüzünde de Tanrıdır. Çünkü O, Bilgelik ve Adaletle Yönetendir; Bilendir.
Gökte de Tanrı O'dur, yerde de Tanrı O'dur. O'nun her işinde hikmet vardır; her şeyi bilir.
Gökte de tanrı, yerde de tanrı O'dur. O Bilgedir, Bilendir.
Gökte de tanrı, yerde de tanrı O'dur. O Bilgedir, Bilendir.
O gökte de ilah, yerde de ilahtır. Hikmet sahibi O'dur, herşeyi bilen O'dur.
Hem o odur ki Gökte de ilah Yerde de ilahdır ve hakim odur alim o
Gökte de yerde de İlah olan O'dur. Ve O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
Gökte de yerde de İlah olan O'dur. Ve O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
Gökte de yerde de İlah olan O'dur. Ve O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
Göklerde tanrı ve yerde tanrı O'dur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.
O, gökde de Tanrı, yerde de Tanrı olan (bir Allah) dır. O, yegane hukum ve hikmet saahibidir; (her şey'i) hakkıyle bilendir.
Gökte de ilah, yerde de ilah O'dur. Ve O; Hakim'dir, Alim'dir.
(78-89) Kesin olan şu ki gerçekten biz size, hakkı getirdik ve lakin siz haktan hoşlanmıyorsunuz. Onlar işlerini sağlama aldılarsa bizde işini sağlama alanlarız / mübrimiz . Biz onların sırlarını ve fısıldaşmalarını işitme yeceğimizi mi hesap ediyorlar? Bilakis yanlarında ki elçilerimiz yazıyorlar / kaydediyorlar. De ki eğer Rahman'ın bir çocuğu olsaydı ona ilk ibadet eden ben olurdum, semaların ve arzın rabbi, tahtın / arşın Rabbi, vasıflandırmalarınızdan üstündür. Vaad edilen günleri ile buluşuncaya değin bırak onları / sal onları, dalsınlar ve oyunla oyalansınlar. O Gökte de ilahıdır, yerde de ilahtır. O ilah, hâkimdir bilendir , göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin egemenliği / mülkiyeti Ona ait olan (Allah) ne mübarektir. Saatin bilgisi O ’nun yanındadır, Ona dönüş yapılır / rücu edilir, O'nun dışında dua ettikleriniz şefaat konusuna Malik değildirler, ancak gerçeğe / hakka şahit olan istisnadır. (Onlar şefaat ederler) Onlar biliyorlar. Şayet onlara, onları kimin yarattığını sorsan Allah diyeceklerdir o halde nasıl oluyor da kara çalıyorsunuz / ifk ediyorsunuz? Onlar hakkında denilir ki ey Rab, işte onlar kesinlikle inanmayan kavimdir, onlara aldırma ve selam de, artık ilerde bilecekler. (Şimdi değil)
O gökte de ilâh olandır/ibadet olunandır, yerde de ilâhtır/ibadet olunandır. O Hakîmdir, Alîmdir.
O'dur ki gökte de Tanrı'dır, yerde de Tanrı'dır. O, hakimdir, bilendir.
O, hem gökte ilah dipnot 1 hem de yeryüzünde ilahtır. O, bütün kararları doğru olan ve daima bilendir dipnot 2 .
Göklerdeki ilah O'dur, yerdeki ilah da O'dur. Doğru kararlar veren ve her şeyi bilen O'dur.
(O) Gökte ilah/ibadet olunan olduğu gibi yerde de ilah/ibadet olunan O’dur. O, hakimdir, alimdir.
Gökte ilah O olduğu gibi yerde de ilah O'dur. O, hakimdir, alimdir.
Göklerde ilah olan da O, yerde ilah olan da O. O'dur Hakim, O'dur Alim.
And He is it Who is the Allah in the heavens and the Allah on earth and He is AL-Hakim (the Source of wisdom and wise mysterious dispensations) and He is AL-Alim (the Omniscient).
It is He who is God in heaven and God on earth; He is the All Wise, the All Knowing;
It is He Who is Allah in heaven and Allah on earth; and He is full of Wisdom and Knowledge.
He it is Who is God in the heavens and the earth. He is the Most Wise, the All-Knowing. dipnot 1
It is He who is God in heaven and God on earth. He is the All-Wise, the All-Knowing.
It is He (Allâh) Who is the only Ilâh (God to be worshipped) in the heaven and the only Ilâh (God to be worshipped) on the earth. And He be the All-Wise, the All-Knower.
It is He who is God in the sky, and God on the earth; and He is the All-Wise, the All-Knowing.
He it is Who is (the Only) God in all the heavens and (the only) God in the whole of the earth and He alone is the All-Wise, the All-Knowing.
And it is He who in heaven is God and in earth is God; He is the All-wise, the All-knowing.
He is the Lord in the Heavens. He is the Lord on the earth. He is the Most Wise, the Most knowledgeable.
He it is who is in the heaven a God and in the earth a God! and He is the wise, the knowing.
He is the One who is a god in the heaven and a god on earth. He is the Wise, the Knowledgeable.
He who is God in heaven, is God on earth also: And He is the wise, the knowing.
And He it is Who is God in the heavens and God in the earth; and He is the Wise, the Knower.
And He is (The One) Who in the heaven is God, and in the earth is God; and He is The Ever-Wise, the Ever-Knowing.
And He it is Who in the heaven is Allah, and in the earth Allah. He is the Wise, the Knower.
He is God in heaven and God on earth, and He is all-wise and all-knowing.
for [then they will come to know that] it is He [alone] who is God in heaven and God on earth, and [that] He alone is truly wise, all-knowing.
It is He Who is ˹the only˺ God in the heavens and ˹the only˺ God on the earth. For He is the All-Wise, All-Knowing.
And He is the One who is a god in the heaven and a god on Earth. And He is the Wise, the Knowledgeable.
He is the only One who is a deity in the heaven and a deity on earth. He is the Most Wise, the Omniscient.
And it is Allah who is [the only] deity in the heaven, and on the earth [the only] deity. And He is the Wise, the Knowing.
And He it is who in heaven is God and in earth is God; and He is the Wise, the Knowing.
He it is Who is God in the heaven and God in the earth. And He is the Wise, the Knower.
It is He (Allah) Who is the Only God (Ilâh) in the heaven and the Only God (Allah, Ilâh) on earth; And He is All Wise (Al-Hakeem), All Knowing (Al-Aleem).
He is the One who is God to be worshipped in the sky, and God to be worshipped on the earth. And He is the Wise, the All-Knowing.
And He is the One who is a god in the heaven and a god on the earth. And He is the Wise, the Knowledgeable.