Zümer suresi

Zümer suresi, 7. ayet

Zümer suresi, 7. ayet. إِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ عَنكُمْ وَلَا يَرْضَىٰ لِعِبَادِهِ ٱلْكُفْرَ وَإِن تَشْكُرُوا۟ يَرْضَهُ لَكُمْ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

in tekfürû feinne-llâhe ganiyyün `anküm velâ yerḍâ li`ibâdihi-lküfr. vein teşkürû yerḍahü leküm. velâ teziru vâziratüv vizra uḫrâ. ŝümme ilâ rabbiküm merci`uküm feyünebbiüküm bimâ küntüm ta`melûn. innehû `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

Diyanet İşleri

Eğer inkar ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkar etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 4–10 · surenin 7. ayeti / 75

Konu Halis din Allah'ındır; yaratılış ve iki tip insan Zümer 1–10 3

  1. Zümer 4

    Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. O, bundan uzaktır, yücedir. O, bir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah'tır.

  2. Zümer 5

    Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

  3. Zümer 6

    O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı. Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hakimiyet) yalnız O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?

  4. 7

    Eğer inkar ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkar etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.

  5. Zümer 8

    İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını unutur ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."

  6. Zümer 9

    (Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde halinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.

  7. Zümer 10

    (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah'ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükafatları elbette hesapsız olarak verilir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

7. “Eğer kâfir olursanız (bilin ki) Allah'ın size ihtiyacı yoktur.” İtaatinizden fayda görmediği gibi, küfrünüzün de O’na bir zararı olmaz. Ancak size vermiş olduğu emir ve yasaklar, size olan katıksız lütuf ve ihsanının bir tecellisidir.

“Bununla birlikte O” kullarına ihsanının kemali dolayısı ile “kullarının kâfir olmalarına razı olmaz.” Çünkü O, küfrün kendilerini bir daha mutluluğa kavuşmaları söz konusu olmayacak şekilde bedbahtlığa sürükleyeceğini bilir. Diğer taraftan onları kendisine ibadet etsinler diye yaratmıştır. Bütün varlıkların yaratılış gayesi budur. Bu yüzden onları kendisi için yaratmış olduğu bu amacı terk etmelerine razı olmaz.

“Şayet” Yüce Allah’a, O’nu tevhid etmek ve dini yalnız O’na halis kılmak sureti ile “şükrederseniz, bundan sizin faydanız için razı olur.” Çünkü O, size merhametlidir. Size ihsanda bulunmayı sever ve sizin kendisi için yaratıldığınız gayeye uygun davranışta bulunmanızı arzu eder.

O, şirk koşmanızın zararını görmediği, amellerinizden ve tevhidinizden de bir fayda sağlamaz. Diğer taraftan sizin her birinizin hayır ya da şer türünden ameli de kendisine aittir:

“Hiçbir günahkar nefis bir başkasının günahını yüklenmez. Sonra” kıyamet günü “dönüşünüz yalnız Rabbinizedir. O da size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.” O, haber vereceği hususları ilmi ile kuşatmıştır, Kalemi de bunları tespit etmiş, Hafaza melekleri de sizin yaptıklarınızı yazmışlardır. Azalarınız da bu yaptıklarınıza dair şahitlik edecektir. Bu yüzden her birinize hak ettiği karşılığı verecektir.

“Şüphesiz O, kalplerde olanı çok iyi bilendir.” Yani O, bizzat kalpleri bildiği gibi onlardaki iyilik ya da kötülük vasıflarını da bilir.

Yani Yüce Allah, tam ve eksiksiz bir adalet ile amellerinin karşılığını verecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey insanlar! Eğer Rabbinizi küfrederseniz, Yüce Allah'ın sizin iman etmenize ihtiyacı yoktur ve sizin O'nu küfretmeniz O'na zarar vermez. Ne var ki, küfrünüzün zararı size döner. Kullarının kendisini küfretmesinden razı olmaz ve onlara küfrü emretmez. Çünkü Allah, fuhşiyatı ve münkeri emretmez. Eğer Allah'ın size vermiş olduğu nimetlerine şükrederseniz ve O'na iman ederseniz; şükrünüzü kabul eder ve sizi ona karşılık sevaplandırır. Hiçbir nefis başka bir nefsin günahını yüklenmez. Hatta her nefis, kazandığına karşılık bir rehindir. Sonra kıyamet gününde dönüşünüz yalnız Rabbinize olacaktır. Dünyada yaptıklarınızı size O haber verecektir. Amellerinize göre karşılığınızı verecektir. Şüphesiz Allah -Subhanehu ve Teâlâ- kullarının kalplerinde olanları hakkıyla bilir ve bu husus ile alakalı hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kelimeler

31 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِن in eğer
  2. تَكْفُرُوا۟ tekfuru inkar ederseniz kök: كفر
  3. فَإِنَّ feinne şüphesiz
  4. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  5. غَنِىٌّ ganiyyun zengindir kök: غني
  6. عَنكُمْ ۖ ankum sizden
  7. وَلَا ve la fakat
  8. يَرْضَىٰ yerda razı olmaz kök: رضو
  9. لِعِبَادِهِ liibadihi kulları için kök: عبد
  10. ٱلْكُفْرَ ۖ l-kufra küfre kök: كفر
  11. وَإِن ve in ve eğer
  12. تَشْكُرُوا۟ teşkuru şükrederseniz kök: شكر
  13. يَرْضَهُ yerdehu ona razı olur kök: رضو
  14. لَكُمْ ۗ lekum sizin için
  15. وَلَا ve la
  16. تَزِرُ teziru (günahını) çekmez kök: وزر
  17. وَازِرَةٌۭ vaziratun hiçbir günahkar kök: وزر
  18. وِزْرَ vizra günahını kök: وزر
  19. أُخْرَىٰ ۗ uhra diğerinin kök: اخر
  20. ثُمَّ summe sonra
  21. إِلَىٰ ila
  22. رَبِّكُم rabbikum Rabbinizedir kök: ربب
  23. مَّرْجِعُكُمْ merciukum dönüşünüz kök: رجع
  24. فَيُنَبِّئُكُم feyunebbiukum size haber verir kök: نبا
  25. بِمَا bima şeyleri
  26. كُنتُمْ kuntum olduğunuz kök: كون
  27. تَعْمَلُونَ ۚ tea'melune yapıyorlar kök: عمل
  28. إِنَّهُۥ innehu çünkü O
  29. عَلِيمٌۢ alimun bilir kök: علم
  30. بِذَاتِ bizati özünü
  31. ٱلصُّدُورِ s-suduri göğüslerin kök: صدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: "Ey Rabbim! Beni; bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve…

  • Aynı kök: وزر (27 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    De ki: "Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın günah…

  • Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza

    Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Bunlar, geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular. Allah…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Kitaptan bilgisi olan biri, "Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm" dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş halde görünce şöyle dedi:…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: غني (73 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    Andolsun, biz Lokman'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki…

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Kim inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini…

  • Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Şükür

    "Siz, Allah'ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah'ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah size muhtaç değildir. O, kullarının küfrüne razı olmaz. Şükrederseniz sizden bunu kabul eder. dipnot 1 Hiçbir (günah) yüklüsü başkasının (günah) yükünü yüklenemez. Sonunda dönüşünüz sadece Rabbinizedir ve O, yaptığınız şeyleri size bildirecektir. Şüphesiz ki O göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    [Hidayet] ve [dalalet]'le ilgili Kur'an'daki bütün ayetler, bu ayet ışığında anlaşılmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Eğer nankörlük ederseniz, unutmayın ki Allah size asla muhtaç değildir; ama O kullarının nankörlüğünden razı olmaz; fakat şükredecek olursanız, işte O sizin bu tavrınızdan razı olur. Hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu taşımaz. En sonunda dönüşünüz Rabbinezedir: o zaman size yaptıklarınızın (gerçek anlamını) bir bir haber verecektir: çünkü O gönüllerde gizleneni hakkıyla bilir.

Muhammed Esed

Eğer nankörlük yaparsanız bilin ki Allah size, hiç birinize muhtaç değildir; fakat O, yine de kullarının nankörlüğüne razı olmaz ama eğer şükrederseniz size rıza gösterir. Hiç kimse kimsenin yükünü taşıyacak değildir. Sonra tümünüz Rabbinize döneceksiniz ve o zaman (hayatta iken) yaptıklarınız(ın anlamın)ı size gösterecektir, çünkü O, (insanların) kalplerinde olan her şeye hakkıyla vakıftır.

Ahmed Hulusi

Eğer küfür (nankörlük) ederseniz (insanlığınızı - yeryüzünde {bedende} halifeliğinizi {'B'illah işareti doğrultusunda Esma kuvveleriyle tasarruf gücünüzü} değerlendirip şükretmezseniz; hakikatinizden perdelenirseniz), muhakkak ki Allah sizden Ğaniyy'dir! (Allah) kulları için küfre (nankörlüğe; fıtratlarını zayi etmelerine, kaybolmalarına) razı olmaz! Eğer şükrederseniz (değerlendirirseniz), sizin için ona razı olur. . . Hiçbir kimse, bir başkasının vebalini yüklenmez! Sonra dönüşümünüz Rabbinizedir! Sizde yaptıklarınızın sonucunun ne olduğunu açığa çıkaracaktır. . . Muhakkak ki O, içinizdekilerin (bilinç ve şuurunuzun) Zatı (hakikati) olarak Aliym'dir (sakladıklarınızı da, her şeyinizi de tam bilen).

Ali Bulaç

Eğer inkar edecek olursanız, artık şüphesiz Allah size karşı hiçbir ihtiyacı olmayandır ve O, kulları için inkara rıza göstermez. Ve eğer şükrederseniz, sizin (yararınız) için ondan razı olur. Hiçbir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz, böylece yaptıklarınızı size haber verecektir. Şüphesiz O, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.

Ali Özek ve heyeti

Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz Allah, size muhtaç değildir. Bununla beraber O, kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizden bunu kabul eder. Hiçbir günahkâr diğerinin günahını çekmez. Nihayet hepinizin dönüp gidişi, Rabbinizedir. Yaptıklarınızı O size haber verir. Çünkü O, kalplerde olan herşeyi hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Nankörlük ederseniz, Allah'ın, size gereksinimi yoktur. Fakat O, kullarının nankörlük etmesinden hoşnut olmaz. Şükrederseniz, sizden hoşnut olur. Hiçbir suçlu, bir başkasının suçunu yüklenmez. Sonra, Efendinize döneceksiniz. Sonunda, yaptıklarınızı size bildirecektir. Kuşkusuz, O, içlerinden geçenleri Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Eğer inkar ederseniz, şüphesiz ki Allah size muhtaç değildir. O, kullarının inkarına razı değildir. Eğer şükrederseniz sizden bunu kabul eder. Hiçbir günahkar diğerinin günahını yüklenemez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. O da, yaptıklarınızı size haber verecektir. Şüphesiz O sinelerde saklı olan her şeyi bilir.

Edip Yüksel

İnkar ederseniz, ALLAH'ın size ihtiyacı yoktur. Fakat O, kullarının inkarcı olmasından hoşlanmaz. Şükrederseniz sizden hoşnut olur. Kimse kimsenin günah yükünü çekmez. Sonra dönüşünüz Efendinizedir ve yapmış olduklarınızı size haber verecektir. O, göğüslerin özünü bilir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkar ederseniz, ALLAH'ın size ihtiyacı yoktur. Fakat O, kullarının inkarcı olmasından hoşlanmaz. Şükrederseniz sizden hoşnut olur. Kimse kimsenin günah yükünü çekmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir ve yapmış olduklarınızı size haber verecektir. O, göğüslerin özünü bilir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer inkar ederseniz, şüphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları adına küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin adınıza ona razı olur. Bir günahkar da diğerinin günahını çekecek değildir. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. O vakit O, size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü o bütün sinelerin özünü bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer küfrederseniz şübhe yok ki Allahın size ihtiyacı yok, bununla beraber kulları hisabına küfre razıy olmaz, ve eğer şükrederseniz sizin hisabınıza ona razıy olur, bir vizir çeken de diğerinin vizrini çekecek değildir, sonra dönümünüz rabbınızadır. O vakıt o size bütün yaptıklarınızı haber verecek, çünkü o bütün sinelerin künhünü bilir

Erhan Aktaş

Eğer Küfrederseniz dipnot 1 ; bilin ki Allah'ın size hiçbir ihtiyacı yoktur. O, kullarının Küfründen dipnot 2 hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz dipnot 3 ondan hoşnut olur. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. Böylece yapmış olduklarınızı size haber verecektir. Kuşkusuz O, sinelerde olanı en iyi bilendir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nankörlük ederseniz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Nankörlüğünden.
  3. metne dön, dipnot 3
    Şükür, "karşılık vermek" demektir. Şükür, "sözle ifade edilen bir şey değildir." Kim Allah'a şükretmek istiyorsa, Allah'ın kendisine verdiği her şeyin karşılığını vermelidir. Allah'ın verdiği nimetlerden ihtiyaç sahiplerini yararlandırmalıdır. Örneğin malın şükrü infaktır, Canın/hayatın şükrü Allah'a kulluk yapmaktır, aklın şükrü teslim olmaktır vb.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer Küfrederseniz dipnot 1 ; bilin ki Allah'ın size hiçbir ihtiyacı yoktur. O, kullarının Küfründen dipnot 2 hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz dipnot 2 ondan hoşnut olur. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. dipnot 4 Sonunda dönüşünüz Rabb'inizedir. Böylece yapmış olduklarınızı size haber verecektir. Kuşkusuz O, sinelerde olanı en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nankörlük ederseniz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Nankörlüğünden.
  3. metne dön, dipnot 3
    Şükür, "sözle teşekkür etmek" değildir. Şükür, Allah'ın verdiği her türlü nimettin karşılığı olarak o nimetten ihtiyaç sahiplerini yararlandırmaktır. Yani nimetlerin karşılığını vermektir. Örneğin malın şükrü infaktır. " İneğin yediği ota karşılık süt vermesi onun şükrüdür."
  4. metne dön, dipnot 4
    Suç ve sorumluluk, ceza ve ödül kişiseldir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer gerçeği yalanlayıp nankörlük ederseniz; bilin ki Allah'ın size hiçbir ihtiyacı yoktur. O, kullarının gerçeği yalanlayarak nankörlük etmelerinden hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz dipnot 1 ondan hoşnut olur. Hiç kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. dipnot 2 Nihayetinde dönüşünüz Rabb'inizedir. Böylece yapmış olduklarınızı size haber verecektir. Kuşkusuz O, sinelerde olanı en iyi bilendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şükretmek demek, verilen nimetin karşılığını vermek demektir. Kim ki Allah'a şükretmek istiyorsa; Allah, kendisine her ne verdiyse onun karşılığını vermelidir. Sözle şükretmenin bir anlamı yoktur. Canın/hayatın şükrü kul olmaktır. Malın şükrü infaktır. Aklın şükrü teslim olmaktır. Vs.
  2. metne dön, dipnot 2
    Suç ve sorumluluk kişiseldir.

Gültekin Onan

Eğer küfrederseniz, artık kuşkusuz Tanrı size karşı hiçbir ihtiyacı olmayandır ve O, kulları için inkara rıza göstermez. Ve eğer şükrederseniz, sizin (yararınız) için ondan razı olur. Hiçbir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Sonra rabbinize döndürüleceksiniz, böylece yaptıklarınızı size haber verecektir. Şüphesiz O, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.

Hasan Basri Çantay

Eğer küfr ederseniz, şübhesiz, Allah sizden müstağnidir. Bununla beraber O, kullarının küfrüne raazi olmaz. Eğer şükr ederseniz sizin faideniz için bundan hoşnud olur. Hiçbir günahkar diğerinin günahını çekmez. Nihayet hepinizin dönüb gidişi ancak Rabbinizedir. Artık neler yapmakda idiniz, O, size haber verir. Çünkü O, göğüslerin içinde olan her gizliyi bile hakkıyle bilendir.

İbni Kesir

Eğer küfrederseniz; muhakkak ki Allah, sizden müstağnidir. Fakat O, kulları için küfre rıza göstermez. Eğer şükrederseniz; sizden hoşnud olur. Hiç bir günahkar diğerinin günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbınızadır. O zaman yaptıklarınızı size haber verir. Muhakkak ki O, göğüslerin özünü bilendir.

Mehmet Alagaş

(1, 2, 5, 6, 7, 34) Kitap, saygıdeğerdir / aziz ve hâkim Allah’tan indirilmedir, biz sana kitabı gerçek olarak indirdik, Allah’a katışıksız olarak / halis olarak ibadet et, din O’nundur, Dikkat et! katışıksız / halis din Allah’ındır, O’nun dışındakileri dost edinenler, biz Allah’a yaklaştırsın diye onlara ibadet ediyoruz derler , Allah, aralarında ihtilaf ettikleri / ayrılığa düştükleri konuda hükmünü verecektir, Allah yalanlayanı, yok sayanı / kafiri yola iletmez. Allah evlat edinmeyi isteseydi / murad etseydi, yarattıklarından herhangi bir şeyi seçerdi (evlat edinirdi). O üstündür / süphandır, O Allah ki, kahreden tektir, semaları ve yeri gerçek olarak yaratmıştır , gündüze geceyi sarmalıyor, geceye de gündüzü sarmalıyor , güneşi ve ayı da emre amade kılıyor, her şey belirli bir süreye doğru akar, Dikkat et! O azizdir, bağışlayandır, sizleri tek bir kişiden yaratandır, sonra ondan eşini yarattı ve sizlere sekiz çift nimetler i indirdi, sizleri üç adet karanlık yarama aşamasından sonra annelerinizin karnında yaratan O’dur, işte sizin Rabbiniz böyledir , egemenlik / mülkiyet O’nundur, O’dan başka İlah yoktur, nasıl oluyor da savruluyorsunuz. Eğer ki küfrederseniz, Allah sizlerden müstağnidir / sizlere ihtiyacı yoktur , kullarının yok saylamalarından / kafir olmalarından hoşnut olmaz / razı gelmez, eğer teşekkür ederseniz, sizlerden razı olur, y üklenici kimse, bir başka yük sahibinin yükünü yüklenemez , gerisin geri dönüşünüz Rabbinizedir, sizlere yaptıklarınızı haber verecektir, muhakkak ki O göğüslerde olanı bilendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer küfrederseniz, şüphesiz ki Allah size muhtaç değildir. Ama kulları için küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, kalplerde olan her şeyi hakkıyla bilendir.

Süleyman Ateş

Eğer nankörlük ederseniz, şüphesiz Allah, siz(in imanınız)a muhtaç değildir. Fakat kulları için küfre razı olmaz. Ve eğer şükrederseniz sizin için ona razı olur. Hiçbir günahkar, diğerinin günahını çekmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir, (O), size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü bilir.

Süleymaniye Vakfı

(Ey insanlar!) Kafirlik ederseniz /bütün bunları görmezden gelirseniz (bilin ki) Allah'ın size ihtiyacı yoktur dipnot 1 . Kullarının kafirlik etmesine de rıza göstermez. Şükrederseniz /görevlerinizi yerine getirirseniz şükretmenizden memnun olur dipnot 2 . Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez dipnot 3 . Sonunda dönüp geleceğiniz yer Rabbinizin huzurudur; o size neler yaptığınızı bildirecektir. Çünkü o, içinizde olanları bilendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelirseniz (kafirlik ederseniz) bilin ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur ama kullarının kafirlik etmesine de rızası yoktur. Eğer görevlerinizi yerine getirirseniz O'nu memnun edersiniz. Kimse kimsenin yükünü taşımaz. Sonra tekrar yaratılarak O'nun huzuruna çıkarılacaksınız. Neler yaptığınızı size, o zaman bildirecektir. İçinizde ne olduğunu Allah bilir.

Şaban Britch

Eğer küfrederseniz, Allah’ın sizden müstağnidir. Kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin için ondan razı olur. Hiç bir günahkâr bir başkasının günahını yüklenmez. Sonra Rabbinizedir dönüşünüz. Elbette size yaptıklarınızı haber verecektir. O, kalplerde olanları çok iyi bilendir.

Şaban Piriş

(7-8) Eğer nankörlük ederseniz, Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Ama kullarının nankörlüğüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin için ondan hoşnut kalır. Hiçbir günahkar bir başkasının günahını yüklenmez. Sonra Rabbinizedir dönüşünüz... Elbette size yaptıklarınızı haber verecektir. O, kalplerin özünü bilendir. İnsana bir zarar dokununca, Rabbine yönelerek, ona dua eder. Sonra, kendisinden bir nimet ile değiştirince, daha önce ona dua ettiğini unutur da Allah'a ortaklar koşar, onun yolundan saptırsın diye... De ki: -İnkarınla biraz yaşa, kuşkusuz sen ateş ehlindensin!

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer nankörlüğe saparsanız şu bir gerçek ki, Allah size muhtaç olmayacak bir Gani'dir. O, kulları için inkar ve nankörlüğe razı olmaz. Eğer şükrederseniz bunu sizin için rızasına uygun bulur. Hiçbir günahkar bir başkasının günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, işlemiş olduklarınızı haber verecektir. O, göğüslerin saklamakta olduklarını çok iyi bilir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

If you -people- deny Allah and/or display ingratitude and ungratefulness to Him instead of being thankful to Him for His favours then you must realize that He is Absolute and totally Independent of you. It does not please Him to see those whom He created in order to worship Him actually deny Him, disobey Him and display ingratitude. Conversely, it pleases Him if you are thankful and your deeds reflect your gratitude. And no sou1 bearing wrongs or not bears in any way the wrong of another and in the end shall all of you return to Him; there and then shall He inform you of all that you had done or left undone He is Alim?n (Omniscient) indeed of all private thoughts and feelings reposited in the bosoms.

Abdul Haleem

If you are ungrateful, remember God has no need of you, yet He is not pleased by ingrati-tude in His servants; if you are grateful, He is pleased [to see] it in you. No soul will bear another’s burden. You will return to your Lord in the end and He will inform you of what you have done: He knows well what is in the depths of [your] hearts.

Abdullah Yusuf Ali

If ye reject (Allah), Truly Allah hath no need of you; but He liketh not ingratitude from His servants: if ye are grateful, He is pleased with you. No bearer of burdens can bear the burden of another. In the end, to your Lord is your Return, when He will tell you the truth of all that ye did (in this life). for He knoweth well all that is in (men's) hearts.

Abul A'la Maududi

If you disbelieve, know well that Allah has no need of you. dipnot 1 Yet He does not like unbelief in His servants. dipnot 2 But if you are thankful, your thankfulness will please Him. dipnot 3 No one shall bear another's burden. dipnot 4 You are destined to return to your Lord and He will tell you what you used to do. He is well aware even of what lies hidden in your breasts.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, your disbelief cannot cause any decrease or deficiency in His Kingdom. He will be God if you believe in Him, and He will still be God if you deny Him. He is ruling over His Kingdom by His own power. Your believing or denying Him does not affect His Sovereignty in any way. According to Hadith (Muslim), Allah says: O My servants, if all of you, the former and the latter, the men and the jinns, become like the heart of a most sinful person among you, it will cause no deficiency whatever in My Kingdom.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, He does not approve, not for any interest of His own but for the interest and benefit of the servants themselves that they should disbelieve, for disbelief is harmful for them. Here, one should bear in mind the fact that Allah’s will is one thing and His approval and pleasure another. Nothing in the world can happen against Allah’s will, but many things can happen against His approval, and are happening day and night. For example, the dominance of the tyrants and the wicked in the world, the existence of thieves and robbers, the presence of murderers and adulterers, are possible only because Allah has made room for the occurrence of these evils and the existence of these criminals in the scheme of things ordained by Him. Then He provides opportunities also of committing evil just as He provides opportunities to the good of doing good. Had He made no room for these evils and had provided no opportunities of committing wrongs to the evildoers, no evil would have ever occurred in the world. All this is based on Allah’s will. But the occurrence of an act under divine will does not mean that Allah’s approval also goes with it. This may be explained by an example. If a person tries to obtain his living only by lawful means, Allah provides him his living through those means. This is His will. But providing for the thief or the robber or the corrupt person under the will does not mean that Allah also likes stealing and robbery and taking of bribes. Allah says the same thing here, as if to say: If you want to disbelieve, you may do so. We will not stop you from this nor make you believe forcibly. But We do not approve that you should deny your Creator and Provider, being His servants, for it is harmful for yourselves. Our Godhead is not harmed and affected by it in any way.
  3. metne dön, dipnot 3
    The word shukr (gratitude) has been used here as against kufr (disbelief) instead of Iman (belief). This by itself shows that kufr is, in fact, ingratitude and disloyalty, and faith is the necessary requirement of gratitude. The person who has any feeling of the favors of Allah Almighty, cannot adopt any other way than that of belief and faith. Therefore, gratitude and faith are correlatives. Wherever there is gratitude there will be faith also. On the contrary, wherever there is disbelief, there will be no question of gratitude at all, for gratitude along with disbelief is meaningless.
  4. metne dön, dipnot 4
    It means this: Each one of you is himself responsible for his deeds. If a person adopts disbelief in order to please others, or to avoid their displeasure, those others will never bear the burden of his disbelief, but will leave him to bear his own burden. Therefore, anyone who comes to know that disbelief is wrong and belief is right, should give up the wrong attitude and adopt the right attitude, and avoid making himself liable for Allah’s punishment by associating himself with his family or brotherhood or nation.

Aisha Bewley

If you are ungrateful, Allah is rich beyond need of any of you and He is not pleased with ingratitude in His slaves. But if you are grateful, He is pleased with you for that. No burden-bearer can bear another’s burden. Then you will return to your Lord and He will inform you of what you did. He knows what the heart contains.

Al-Hilali & Khan

If you disbelieve, then verily, Allâh is not in need of you; He likes not disbelief for His slaves. And if you are grateful (by being believers), He is pleased therewith for you. No bearer of burdens shall bear the burden of another. Then to your Lord is your return, and He will inform you what you used to do. Verily, He is the All-Knower of that which is in (men’s) breasts.

Ali Quli Qarai

If you are ungrateful, indeed Allah has no need of you, though He does not approve ingratitude for His servants; and if you give thanks He approves that for you. No bearer shall bear another’s burden; then to your Lord will be your return, whereat He will inform you concerning what you used to do. Indeed He knows best what is in the breasts.

Amatul Rahman Omar

If you show ingratitude, surely, Allâh is Independent of you (He does not require your thanks). Yet He does not approve of His people to be ungrateful. (Indeed it is for your own sake that) He approves of you being grateful. And no soul that bears a burden can bear the burden (of the sins) of another. Behold! to your Lord shall you all return so that He will inform you of all that you have been doing. He knows full well (even) the innermost secrets of the hearts.

Arthur John Arberry

If you are unthankful, God is independent of you, yet He approves not unthankfulness in His servants; but if you are thankful, He will approve it in you. And no soul laden bears the load of another. Then to your Lord shall you return, and He will tell you what you have been doing. He knows the thoughts within the breasts.

Bijan Moeinian

Your disbelief can not degrade God, yet [for your own sake and out of His love] He does not want to see you in disbelief. If you choose to belief, however, He is happy for you. Know that no soul is responsible for the sin of another soul. To God is your ultimate return when He will play back your deeds. Know that God knows even the innermost of your thoughts.

E. Henry Palmer

If ye be thankless, yet is God independent of you. He is not pleased with ingratitude in His servants; but if ye give thanks, He is pleased with that in you. But no burdened soul shall bear the burden of another; then unto your Lord is your return, and He will inform you of that which ye have done. Verily, He knows the natures of men's breasts!

Edip-Layth

If you reject, then know that God is in no need of you, and He dislikes rejection for His servants. If you are appreciative, He is pleased for you. None shall bear the burdens of another. Then to your Lord is your return, and He will inform you of everything you had done. He is fully aware of what is inside the chests.

George Sale

If ye be ungrateful, verily God hath no need of you; yet He liketh not ingratitude in his servants: But if ye be thankful, He will be well pleased with you. A burdened soul shall not bear the burden of another: Hereafter shall ye return unto your Lord, and He shall declare unto you that which ye have wrought, and will reward you accordingly; for He knoweth the innermost parts of your breasts.

Hamid S. Aziz

If you are ungrateful, then surely Allah is Independent (or self-sufficient) above all need of you; though He does not like ungratefulness in His servants; and if you are grateful, He is pleased with you; and no bearer of burden shall bear the burden of another; in the end to your Lord is your return, then will He inform you of the truth of what you did; surely He is Aware of what is in the breasts (or heart of men).

Mahmoud Ghali

In case you disbelieve, then surely Allah is Ever-Affluent (Literally: Ever-Rich) to do without you, and He is not satisfied with disbelief from His bondmen. And in case you thank (Him), He is satisfied with it for you. And no encumbered self (can) be encumbered with the encumberance of another. Thereafter to your Lord (is) your return; then He will fully inform you of whatever you were doing. Surely He is Ever-Knowing of the (inmost thoughts) within the breasts. (Literally: what the breasts own)

Marmaduke Pickthall

If ye are thankless, yet Allah is Independent of you, though He is not pleased with thanklessness for His bondmen; and if ye are thankful He is pleased therewith for you. No laden soul will bear another's load. Then unto your Lord is your return; and He will tell you what ye used to do. Lo! He knoweth what is in the breasts (of men).

Mohamed Ahmed - Samira

If you are ungrateful, then remember! God is independent of you, and He does not favour ingratitude on the part of His creatures. If you are grateful He will be pleased with you. For no one who carries a burden bears another's load; and your returning is to your Lord, when He will tell you what you used to do. Surely He knows what is in the hearts.

Muhammad Asad

If you are ingrate behold, God has no need of you; none the less, He does not approve of ingratitude in His servants: whereas, if you show gratitude, He approves it in you. And no bearer of burdens shall be made to bear another’s burden. In time, unto your Sustainer you all must return, and then He will make you [truly] understand all that you were doing [in life]: for, verily, He has full knowledge of what is in the hearts [of men].

Mustafa Khattab

If you disbelieve, then ˹know that˺ Allah is truly not in need of you, nor does He approve of disbelief from His servants. But if you become grateful ˹through faith˺, He will appreciate that from you. No soul burdened with sin will bear the burden of another. Then to your Lord is your return, and He will inform you of what you used to do. He certainly knows best what is ˹hidden˺ in the heart.

Progressive Muslims

If you reject, then know that God is in no need of you, and He dislikes rejection for His servants. And if you are appreciative, He is pleased for you. And none shall bear the burdens of another. Then to your Lord is your return, and He will inform you of everything you had done. He is fully aware of what is inside the chests.

Rashad Khalifa

If you disbelieve, GOD does not need anyone. But He dislikes to see His servants make the wrong decision. If you decide to be appreciative, He is pleased for you. No soul bears the sins of any other soul. Ultimately, to your Lord is your return, then He will inform you of everything you had done. He is fully aware of the innermost thoughts.

Sahih International

If you disbelieve - indeed, Allah is Free from need of you. And He does not approve for His servants disbelief. And if you are grateful, He approves it for you; and no bearer of burdens will bear the burden of another. Then to your Lord is your return, and He will inform you about what you used to do. Indeed, He is Knowing of that within the breasts.

Sam Gerrans

If you deny — God is free from need of you. And He is not pleased, for His servants, with denial. And if you are grateful, He is pleased therewith for you. And no bearer bears the burden of another; then to your Lord is your return, and He will inform you of what you did; He knows what is in the breasts.

Shabbir Ahmed

If you are ungrateful, behold, Allah is in no need of you. He does not approve of ingratitude in His servants. And if you are grateful, He approves it for you. And no laden one will bear the burden of another. Ultimately, unto your Lord is your return. And, then He will make you understand everything you were doing in life. Verily, He is Knower of what is in the hearts.

Syed Vickar Ahamed

If you reject, Allah, surely (He) does not have any need of you; But He does not like the thankless from His servants. And if you are thankful, He is pleased with you. No (human being who is a) bearer of burdens can bear the burden of another (human being). Then to your Lord is your Return, in the end, when He will tell you the truth of all that you did (in this life). Verily, He knows well all that is in (everyone's) hearts.

Taqi Usmani

If you disbelieve, then, Allah does not need you at all, however He does not like for His servants to be disbelievers; and if you are grateful, He will like it for you. No one will bear the burden of someone else. Then, to your Lord is your return; so He will tell you about what you used to do. He is aware of whatever lies in the hearts.

The Monotheist Group

If you reject, then know that God is in no need of you, and He is displeased with rejection for His servants. And if you are thankful, He is pleased with it for you. And none shall carry the burdens of another. Then to your Lord is your return, and He will inform you of everything you had done. He is fully aware of what is in the chests.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 7. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 7. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 7. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩