Zümer suresi

Zümer suresi, 16. ayet

Zümer suresi, 16. ayet. لَهُم مِّن فَوْقِهِمْ ظُلَلٌ مِّنَ ٱلنَّارِ وَمِن تَحْتِهِمْ ظُلَلٌ ذَٰلِكَ يُخَوِّفُ ٱللَّهُ بِهِۦ عِبَادَهُۥ يَٰعِبَادِ فَٱتَّقُونِ

lehüm min fevḳihim żulelüm mine-nnâri vemin taḥtihim żulelün. ẕâlike yüḫavvifü-llâhü bihî `ibâdeh. yâ `ibâdi fetteḳûn.

Diyanet İşleri

Onlar için üstlerinde ateşten katmanlar, altlarında (ateşten) katmanlar vardır. İşte Allah, kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, bana karşı gelmekten sakının.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 13–19 · surenin 16. ayeti / 75

Konu Emrolunan ibadet; ateş katmanları ve üst üste odalar Zümer 11–20 3

  1. Zümer 13

    De ki: "Eğer ben Rabbime isyan edersem, şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım."

  2. Zümer 14

    De ki: "Ben dinimi Allah'a has kılarak sadece O'na ibadet ediyorum."

  3. Zümer 15

    "Siz de Allah'tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!" De ki: "Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir."

  4. 16

    Onlar için üstlerinde ateşten katmanlar, altlarında (ateşten) katmanlar vardır. İşte Allah, kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, bana karşı gelmekten sakının.

  5. Zümer 17

    Tağut'tan, ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah'a yönelenler için müjde vardır. O halde, kullarımı müjdele!

  6. Zümer 18

    Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah'ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.

  7. Zümer 19

    Hakkında azap sözü (hükmü) gerçekleşenler, hiç onlar gibi olur mu? Cehennemlikleri sen mi kurtaracaksın?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

16. “Onların üzerlerinde ateşten tabakalar” yani pek büyük bulutları andıran azap tabakaları ve parçaları “olduğu gibi altlarında da böyle tabakalar vardır. İşte” cehennem ehlinin azabı ile ilgili yaptığımız bu açıklamalar, Yüce Allah’ın kendisi vasıtası ile kullarını rahmetine doğru sürüklediği bir kamçı gibidir. Ayrıca “Allah bununla kullarını korkutuyor. Ey benim kullarım, Benden korkup sakının.” Yüce Allah, böylelikle bedbaht kimselere hazırlamış olduğu azabı, kullarını takvâya çağıran bir sebep, azabı gerektiren şeylerden de alıkoyucu bir mani yapmıştır.

Her şeyde kullarına rahmet buyuran, Allah’a ulaştırıcı yolları kendilerine kolaylaştıran, bu yolları izlemeye teşvik eden, nefislerin arzuladığı her bir hususla şevklerini artıran ve kalplerine huzur kazandıran Allah’ın şanı ne yücedir! Yine kendi rızası dışında bir maksatla amelde bulunmaktan alabildiğine sakındıran ve bu gibi amelleri terk etmeye iten sebepleri de anlatan Yüce Allah, bütün kusurlardan münezzehtir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onların üstünden duman, alev ve sıcak bir tabaka ve altlarında da duman ve alev ile sıcak bir tabaka vardır. Yüce Allah kullarını işte bu zikredilen azapla korkutuyor. Ey kullarım! Emirlerime uyarak ve yasaklarımdan sakınarak benden korunun.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَهُم lehum onların vardır
  2. مِّن min
  3. فَوْقِهِمْ fevkihim üstlerinden kök: فوق
  4. ظُلَلٌۭ zulelun gölgeler kök: ظلل
  5. مِّنَ mine -ten
  6. ٱلنَّارِ n-nari ateş- kök: نور
  7. وَمِن ve min ve
  8. تَحْتِهِمْ tehtihim altlarından kök: تحت
  9. ظُلَلٌۭ ۚ zulelun (ateşten) gölgeler kök: ظلل
  10. ذَٰلِكَ zalike işte
  11. يُخَوِّفُ yuhavvifu korkutur kök: خوف
  12. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  13. بِهِۦ bihi bu durumdan
  14. عِبَادَهُۥ ۚ ibadehu kullarını kök: عبد
  15. يَـٰعِبَادِ ya ibadi kullarım kök: عبد
  16. فَٱتَّقُونِ fettekuni benden korkun kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ظلل (33 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Allah'a karşı gelmekten sakınanlara va'dolunan cennetin durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu, Allah'a…

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Üzerlerinde hakim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.

  • Aynı kök: ظلل (33 geçiş) · Aynı kök: فوق (43 geçiş)

    Hani dağı sanki bir gölgelikmiş gibi onların üstüne kaldırmıştık da üzerlerine düşecek sanmışlardı. (Onlara:) "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı…

  • Aynı kök: ظلل (33 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır.…

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş)

    Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rableri tarafından kendilerine indirileni (Kur'an'ı) gereğince uygulasalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının…

  • Aynı kök: فوق (43 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş)

    De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkar edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onların hem üstlerinden ateşten karanlıklar (tabakalar) hem de altlarından (ateş) karanlıkları (tabakaları) olacaktır. İşte Allah kullarını bununla korkutuyor. Ey kullarım! Yalnızca bana karşı takvâlı (duyarlı) olun!

Mustafa İslamoğlu

Onları, üstlerinden ateş tabakaları kuşatacak, altlarından da (ateş) tabakaları..." İşte bu yolla Allah kullarının kalbine korku salıyor. Ey kullarım! Bana karşı sorumluluğunuzun şuurunda olun!

Muhammed Esed

Onların üstünde ateş bulutları toplanacak ve altlarında da (benzer ateş) tabakaları bulunacaktır..." Allah kulların(ın kalbin)e işte bu yolla korku salar. Ey kullarım! Öyleyse, Bana karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun;

Ahmed Hulusi

Onların, fevklerinden (bilinç boyutu itibarıyla) de yakıcı - ateşten gölgelikler (katmanlar) vardır, altlarından (bedenleri itibarıyla) da gölgelikler (katmanlar) vardır. . . İşte (gerçek) bu; Allah onun korkusunu kullarında açığa çıkarıyor! Ey kullarım, benden korunun (Sünnetim gereği sizden açığa çıkan her şeyin sonucunu kesinlikle yaşatacağım için)!

Ali Bulaç

Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar vardır. İşte Allah, kendi kullarını bununla tehdit edip korkutuyor. Ey kullarım öyleyse Benden sakının.

Ali Özek ve heyeti

Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da (öyle) tabakalar var. İşte Allah kullarını bununla korkutuyor. Ey kullarım! Yalnızca benden korkun.

Ali Rıza Safa

Onların üzerinde, ateşten katmanlar, altında da katmanlar vardır. Allah, kullarını, işte bununla korkutur. Ey kullarım! Artık, Bana karşı sorumluluk bilinci taşıyın!

Bayraktar Bayraklı

Onları üstlerinden ve altlarından gölgeler gibi ateş kaplayacaktır. İşte Allah kullarını sürekli böyle sakındırıyor. "Ey kullarım! Artık emirlerime karşı gelmekten sakınınız."

Edip Yüksel

Onların üstünde de altlarında da kat kat ateş vardır. ALLAH kullarını böylece uyarır. Kullarım, beni sayın.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onların üstünde de altlarında da kat kat ateş vardır. ALLAH kullarını böylece uyarır. Kullarım, beni sayın

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların üstlerinden ateş çatılır, altlarından da çatılır; duydunuz ya, işte Allah kullarını bundan sakındırıyor, "Ey kullarım, onun için bana (sığınıp) korunun." (diyor).

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlara üstlerinden ateş çatılır, altlarından çatılır, duydunuz a, işte Allah kullarını bundan tahzir buyuruyor: ey kullarım onun için bana korunun.

Erhan Aktaş

Onların üstlerinde de altlarında da ateşten katmanlar vardır. İşte Allah'ın, kullarını uyarıp sakınmalarını istediği şey budur. Ey kullarım, Bana karşı takvalı olun!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların üstlerinde de altlarında da ateşten katmanlar vardır. İşte Allah'ın, kullarını uyarıp sakınmalarını istediği şey budur. Ey kullarım, Bana karşı takvalı dipnot 1 olun!

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiy ile kötülükten korunmak. Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların üstlerinden ve altlarından ateşten gölgeler vardır. İşte Allah'ın, kullarını uyarıp sakınmalarını istediği şey budur. Ey kullarım, Bana karşı takvalı dipnot 1 olun!

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya/güvenceye almak.

Gültekin Onan

Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar vardır. İşte Tanrı, kendi kullarını bununla tehdit edip korkutuyor. Ey kullarım öyleyse benden sakının.

Hasan Basri Çantay

Onların üstlerinde ateşden tabakalar, altlarında (ateşden) tabakalar vardır, işte Allah, kullarını bununla korkutuyor. Ey kullarım, benden korkun.

İbni Kesir

Onların üstlerinde kat kat ateşler, altlarında kat kat ateşler vardır. Allah, kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, benden korkun.

Mehmet Alagaş

(11-20) De ki muhakkak ki Allah’a katışıksız olarak ibadet etmekle emredildim , din O’nundur ve teslim olanların ilki olmakla emredildim. De ki Rabbime isyan etmekten büyük bir azap gününden korkuyorum, De ki Allah’a katışıksız bir şekilde / halis bir şekilde, ibadet edin, din O’nundur, sizler de O’nun dışındaki istediğinize ibadet edin. De ki hasara uğrayanlar kendilerini ve yakın çevrelerini kıyamet günü hasara uğratmışlardır. Dikkat edin! işte bu a paçık bir hasar değil midir? Onlara üstlerinde ateşten gölge katmanlar altlarında yine gölge katmanlar vardır, Allah işte bununla kullarını korkutuyor, ey kullarım benden sakının. Taşkınlık edene / Tağuta ibadet etmekten çekinip Allah’a yönelenlere, onlara müjde var, müjdele kullarımı! Onlar ki söz işittiklerinde işittiklerinin en güzeline tabi olurlar, Allah onları yola iletmiştir / hidayet etmiştir, işte onlar akıl ulularıdır. Sen mi, Azap kelimesi kendisine hak olmuş kimseyi, ateştekini kurtaracaksın? Rablerinden sakınanlara, onlara da odalar ve onların üzerlerinde de bina edilmiş ayrıca odalar vardır. (Apart yahut rezidans benzeri) Altlarından nehirler akar / cereyan eder, Allah’ın söz vermesidir / vaadidir, Allah sözleşmesi aksine / hilafına davranmaz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar vardır. Allah, kullarını işte bununla korkutuyor. Ey kullarım! Benden sakının.

Süleyman Ateş

Onların üstlerinden ateşten gölgeler, altlarından da (ateşten) gölgeler var. İşte Allah kullarını bu durumdan korkutur. Ey kullarım, benden korkun!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar olur. İşte Allah kullarının başına bunların gelebileceği uyarısında bulunmaktadır. Ey kullarım, benden çekinin.

Şaban Britch

Onların üstlerinden ateşten tabakalar, altlarından da tabakalar vardır. Allah, kullarını işte bununla korkutuyor. Ey kullarım! Benden sakının!

Şaban Piriş

Onların üstlerinden ateşten tabakalar, altlarından da tabakalar vardır. Allah, kullarını işte bununla korkutuyor. Ey kullarım! Benden korkun!

Yaşar Nuri Öztürk

Onların üstlerinde ateşten gölgeler, altlarında da gölgeler vardır. İşte Allah, kullarını bundan korkmaya çağırıyor. "Ey kullarım, benden korkun!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Above them shall there be layers of flames of fire hanging over them like a canopy of perpetual clouds of fire and no less shall there be underneath them. This is a picture Allah uses to caution those who worship Him, as well as those who do not, against the inevitable and He exhorts them, thus: "O you people who should seek unto Me, keep in awe of Me and entertain the profound reverence dutiful to Me."

Abdul Haleem

They will have layers of Fire above them and below.’ This is how God puts fear into His servants: My servants, beware of Me.

Abdullah Yusuf Ali

They shall have Layers of Fire above them, and Layers (of Fire) below them: with this doth Allah warn off his servants: "O My Servants! then fear ye Me!"

Abul A'la Maududi

There shall be sheets of fire above them and beneath them. This is the end against which Allah warns His servants. So dread My wrath, O you servants of Mine!"

Aisha Bewley

They will have awnings of Fire above them and awnings below them. By that Allah strikes fear into His slaves: ‘So have taqwa, My slaves, of Me!’

Al-Hilali & Khan

They shall have coverings of Fire, above them and covering (of Fire) beneath them. With this Allâh does frighten His slaves: "O My slaves, therefore fear Me!"

Ali Quli Qarai

There will be canopies of fire above them, and [similar] canopies beneath them. With that Allah deters His servants. So, My servants, be wary of Me!

Amatul Rahman Omar

They shall have coverings of the fire over them and (sheets of similar) coverings below them (allowing them no escape). That is (the sort of punishment) against which Allâh warns His servants, `My servants! (do not invite My punishment, rather) take Me as (your) shield.'

Arthur John Arberry

Above them they shall have overshadowings. of the Fire, and underneath them overshadowings; that it is wherewith God frightens His servants: "O My servants, so fear you Me!"'

Bijan Moeinian

The Fire will surround them from the above and from the beneath. God thus warns His servants of the awful consequence of their wrongdoings. O My servants be mindful of your Lord."

E. Henry Palmer

They shall have over them shades of fire, and under them shades; with that does God frighten His servants: O my servants! then fear me.

Edip-Layth

They will have coverings of fire from above them and below them. It is as such that God makes His servants fearful: "O My servants, you shall revere Me."

George Sale

Over them shall be roofs of fire, and under them shall be floors of fire. With this doth God terrify his servants: Wherefore, O my servants, fear me.

Hamid S. Aziz

They shall have coverings (layers) of fire above them and coverings (layers) beneath them; with this, Allah appals His servants, so be careful of (your duty to) Me, O My servants!

Mahmoud Ghali

They will have above them overshadowings of the Fire, and from beneath them over-shadowings; that is wherewith Allah frightens His bondmen: "O My bondmen, so be pious towards Me!"

Marmaduke Pickthall

They have an awning of fire above them and beneath them a dais (of fire). With this doth Allah appal His bondmen. O My bondmen, therefor fear Me!

Mohamed Ahmed - Samira

Above them will be a covering of fire, below them a cloud (of flames). With this does God warn His creatures: "O My creatures, fear Me."

Muhammad Asad

Clouds of fire will they have above them, and [similar] clouds beneath them…" In this way does God imbue His servants with fear. O you servants of Mine! Be, then, conscious of Me -

Mustafa Khattab

They will have layers of fire above and below them. That is what Allah warns His servants with. So fear Me, O  My servants!

Progressive Muslims

They will have coverings of fire from above them and below them. It is as such that God makes His servants fearful: "O My servants, you shall reverence Me."

Rashad Khalifa

They will have masses of fire on top of them, and under them. GOD thus alerts His servants: O My servants, you shall reverence Me.

Sahih International

They will have canopies of fire above them and below them, canopies. By that Allah threatens His servants. O My servants, then fear Me.

Sam Gerrans

They will have above them canopies of the Fire, and beneath them canopies. By that does God put His servants in dread: “O My servants: be in prudent fear of Me!”

Shabbir Ahmed

They will have fire and ashes above them, and beneath them a dais of hot ashes. In this way does Allah alert His servants: O My servants! Be mindful of My Laws.

Syed Vickar Ahamed

They shall have layers of Fire over them, and layers (of Fire) below them: With this, Allah does warn His servants: "Oh My Servants! Then you fear Me!"

Taqi Usmani

For them there are canopies of fire on top of them and canopies (of fire) underneath them. That is the thing against which Allah warns His servants. "So, O servants of Mine, fear Me."

The Monotheist Group

They will have coverings of fire from above them and below them. It is as such that God makes His servants fearful: "O My servants, you shall reverence Me."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 16. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 16. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 16. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩