Diyanet İşleri
İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 57. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَنُدْخِلُهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا لَّهُمْ فِيهَآ أَزْوَٰجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَنُدْخِلُهُمْ ظِلًّا ظَلِيلًا
velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti senüdḫilühüm cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ ebedâ. lehüm fîhâ ezvâcüm müṭahherah. venüdḫilühüm żillen żalîlâ.
İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kitap ehline uyarı; şirkin bağışlanmaması Nisâ 47–57 3
Yoksa, insanları; Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.
Böylece onlardan kimi ona iman etti, kimi de sırt çevirdi. (O iman etmeyenlere) çılgın ateş olarak cehennem yeter.
Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.
Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.
(Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
57. Allah’a, Allah’ın iman edilmesini farz kıldığı şeylere “iman edip” farz ve müstehab türünden “salih ameller işleyenleri ise altlarından ırmaklar akan cennetlere içinde ebediyen kalmak üzere koyacağız. Orada onlar için tertemiz kılınmış zevceler vardır.” Bu zevceler, kötü ve bayağı huylardan ve dünya kadınlarında görülen her türlü kusur ve kirlilikten uzak ve arınmışlardır. “Onları koyu” gölgesi sürekli olan “bir gölgeliğe alacağız.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah’a iman edip, resulüne tabi olan ve emirleri yerine getirenleri kıyamet günü saraylarının altından ırmaklar akan, içinde ebediyen kalacakları cennetlere sokacağız. Onlar için bu cennetlerde bütün pisliklerden arınmış tertemiz eşler vardır. Aynı zamanda onları, soğuğu ve sıcağı olmayan, uzun, sık gölgeliklere yerleştireceğiz.
Aynı kök: طهر (31 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Aynı kök: طهر (31 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)
De ki: "Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde…
Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)
İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.…
Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)
Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah…
Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)
İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık ayetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah'a…
Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)
İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi…
Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)
İnanan ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedi kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokulacaklardır. Oradaki esenlik…
Aynı kök: تحت (51 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş)
Bütün bunlar Allah'ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İman edip iyi işler yapanları da içlerinde ebedî kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Onlar için orada tertemiz eşler dipnot 1 de vardır. Onları koyu (serinletici) bir gölgeye koyacağız.
Fakat iman edip salih amel işleyenleri, zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere koyacağız, orada ebediyyen kalacaklar; orada onlar tertemiz eşlere sahip olacaklar; ve onları muhteşem bir gölgede gölgelendireceğiz.
Buna mukabil, iman edip doğru ve yararlı işlerde bulunanları içlerinde ırmaklar akan hasbahçelere koyacağız, orada sonsuza kadar kalacaklar; ve orada tertemiz eşlere sahip olacaklar; (böylece) onları sonsuz mutluluğa eriştireceğiz.
İman edip, bu imanın gereği davranışlar ortaya koyanlara gelince; onları altlarından ırmaklar akan cennetlere dahil edeceğiz. Onlarda sonsuza dek yaşarlar. Orada onlara (şeytaniyetten) arınmış eşler vardır. Onları gölgenin gölgesine (her türlü yakıcı - rahatsız edici şartlardan uzak ortama) sokacağız.
İman edip salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Onda onlar için tertemiz kılınmış eşler vardır. Ve onları, 'ne sıcak-ne soğuk, tam kararında gölgeliğe' sokacağız.
İman edip salih amel işleyenleri ise, içinde ebediyen kalmak üzere girecekleri, zemininden ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Orada onlar için tertemiz eşler vardır ve onları koyu (tatlı) bir gölgeye koyarız.
İnanmış olarak erdemli edimler yapanları ise altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğiz. Sonsuza dek orada kalacaklardır. Onlar için, orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgelerin altına yerleştireceğiz.
Buna karşılık, inanıp iyi işler yapanları da, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız, orada süreli kalacaklardır; orada tertemiz eşlere sahip olacaklar ve onları koyu bir gölgenin içine koyacağız.
Gerçeği onaylayıp erdemli davrananları ise içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştireceğiz; orada sürekli kalırlar. Onlar için orada tertemiz eşler var. Onları serin gölgelere sokacağız.
İnanıp erdemli davrananları ise içinden ırmaklar akan cennetlere (bahçelere) yerleştireceğiz; orada sürekli kalırlar. Onlar için orada tertemiz eşler var. Onları serin gölgelere sokacağız.
İman edip iyi işler yapan müminlere gelince, onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız, onlar içlerinde ebedi kalmak üzere. Orada kendilerine gayet temiz zevceler var. Hem de onları gölgelendiren bir gölgeye koyacağız.
İyman edib salih salih işler yapan mü'minlere gelince bunları altından ırmaklar akar Cennetlere koyacağız: içlerinde ebedi kalmak üzere onlar, kendilerine orada temiz, gayet temiz zevceler var, hem onları sayeban edecek bir sayeye koyacağız
İman edip salihatı dipnot 1 yapanları da altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Onlar, orada kesintisiz olarak sürekli kalıcıdırlar. Orada, kendileri için arındırılmış eşler vardır. Ve onları serin bir gölgeye yerleştireceğiz.
İman edip salihatı dipnot 1 yapanları da altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Onlar, orada kesintisiz olarak sürekli kalıcıdırlar. Orada, kendileri için arındırılmış eşler vardır. Ve onları serin bir gölgeye yerleştireceğiz.
İman edip salihatı dipnot 1 yapanları da altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyacağız. Onlar, orada kesintisiz olarak sürekli, kalıcıdırlar. Orada, kendilerine arındırılmış eşler vardır. Ve onları serin bir gölgeye yerleştireceğiz.
İnanıp salih amellerde bulunanları, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Onda onlar için tertemiz kılınmış eşler vardır. Ve onları, 'ne sıcak-ne soğuk, tam kararında gölgeliğe' sokacağız.
İman edib de güzel amel (ve Hareket) lerde bulunanları ise — içinde ebedi kalıcılar olmak üzere — altından ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Orada (her şeyden) temizlenmiş zevceler onların. Onları bir koyu gölgeye sokacağız.
İman edip salih amel işleyenleri; içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları koyu bir gölgeye sokacağız.
(53-57) Yoksa onların egemenlik hakkından / mülkiyetten belli bir nasipleri mi var? öyle olsaydı, çekirdek tanesi dahi insanlara vermezlerdi, yoksa Allah’ın fazlından insanlara verdiklerinden dolayı o insanlara haset mi ediyorlar? Kesin olan şu ki, biz İbrahim ailesine kitap ve hikmeti verdik, onlara büyük bir mülk de verdik, onlardan birileri ona iman etti, onlardan kimisi de ondan saptı, alev olarak cehennem yeterlidir. Ayetlerimiz i yok sayanları / örtbas edenleri ilerde kesinlikle ateşe koyacağız , d erileri kavru ldukça azabı tatsınlar diye başka yeni bir deri ile değiştireceğiz , muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. İman edenler ve salih amel işleyenleri, onları altlarından nehirler akan cennetlere sokacağız , orada ebedi kalıcıdırlar , (Cennetten ebedi çıkmak yok) onlara orada tertemiz zevceler vardır , onları gölgelendirecek gölgeye sokacağız.
İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokacağız. Onlar için orada tertemiz eşler vardır. Onları kalıcı gölgeliklere yerleştireceğiz.
İnanıp iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Orada sürekli kalacaklardır. Orada kendilerine tertemiz eşler de vardır ve onları (hiç güneş sızmayan) eşsiz bir gölgeye sokacağız.
İnanıp güvenmiş ve iyi işler yapmış olanları ise orada ölümsüz olarak sonsuza dek kalmak üzere içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacağız. dipnot 1 Orada onların tertemiz eşleri dipnot 2 olacak ve onları uzayıp giden gölgelikler içine sokacağız. dipnot 3
İnanıp güvenmiş ve iyi işler yapmış olanları ise içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız, orada ölmeden sonsuza dek kalacaklardır. Orada onların kusursuz hale getirilmiş eşleri olacak, onları mutluluklar içinde bırakacağız[1].
İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları Cennetlere girdireceğiz. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları tam bir gölgeliğe alacağız.
İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere girdireceğiz. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları (sıcaktan da soğuktan da koruyan) tam bir gölgeliğe alacağız.
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara gelince, onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Hep orada kalacaklardır, sonsuza dek. Orada kendileri için tertemiz eşler de olacaktır. Ve onları, en güzel biçimde serinleten bir gölgeye kavuşturacağız.
But those who believed with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues and deeds with wisdom and piety shall be recipients of Allah's mercy and. blessings. We will welcome them into gardens beneath which rivers flow wherein they will have passed through nature to Eternity. They shall be companioned with mates of their design, pure, chaste and holy, fellows of their piety, and shall be overshadowed with Allah's gracious wing affording security and protection while they experience, with great delight, the promised eternal bliss.
As for those who believe and do good deeds, We shall admit them into Gardens graced with flow-ing streams and there they will remain forever. They will have pure spouses there, and We shall admit them into cool refreshing shade.
But those who believe and do deeds of righteousness, We shall soon admit to Gardens, with rivers flowing beneath,- their eternal home: Therein shall they have companions pure and holy: We shall admit them to shades, cool and ever deepening.
And those who believe and do good deeds, We shall cause them to enter the Gardens beneath which rivers flow. There they shall abide for ever. There they shall have spouses purified and there We shall cause them to enter a shelter with plenteous shade.
But as for those who have iman and do right actions, We will admit them into Gardens with rivers flowing under them, remaining in them timelessly, for ever and ever. In them they will have spouses of perfect purity and We will admit them into cool, refreshing shade.
But those who believe (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and do deeds of righteousness, We shall admit them to Gardens under which rivers flow (Paradise), abiding therein forever. Therein they shall have Azwâjun Mutahharatun [1] (purified mates or wives), and We shall admit them to shades wide and ever deepening (Paradise)[2].
As for those who have faith and do righteous deeds, We shall admit them into gardens with streams running in them, to remain in them forever. In it there will be chaste mates for them, and We shall admit them into a deep shade.
And those who believe and do righteous deeds We shall certainly admit them to Gardens served with running streams. They shall abide therein for ever. There shall be for them (to keep their company) therein, (spiritually and physically) purified companions, and We shall admit them to (a place of) thick and pleasant shades (of Our mercy and protection).
And those that believe, and do deeds of righteousness, them We shall admit to gardens underneath which rivers flow, therein dwelling forever and ever; therein for them shall be spouses purified, and We shall admit them to a shelter of plenteous shade.
As to those who choose to believe and do good deeds, they will be admitted into the Gardens [of Paradise] beneath which the canals flow and they will live therein forever. They will have pure wives and enjoy the pleasant shades [of its trees.]
But those who believe and do aright, we will make them enter gardens beneath which rivers flow, and they shall dwell therein for ever and aye, for them therein are pure wives, and we will make them enter into a shady shade.
Those who acknowledge and promote reforms, We will admit them to gardens with rivers flowing beneath, eternally they abide therein. In it they will have pure spouses, and We will admit them to a vast shade.
But those who believe and do that which is right, we will bring into gardens watered by rivers, therein shall they remain for ever, and there shall they enjoy wives free from all impurity; and we will lead them into perpetual shades.
But those who believe and do right, We will make them enter gardens beneath which rivers flow, and they shall dwell therein for ever. For them therein are pure companions; We will admit into a shades, cool and deep.
And (the ones) who have believed and done deeds of righteousness, We will soon cause them to enter Gardens from beneath which Rivers run, eternally (abiding) therein forever; they have therein purified spouses and We cause them therein plenteous shade (literally: a very shady shade).
And as for those who believe and do good works, We shall make them enter Gardens underneath which rivers flow - to dwell therein for ever; there for them are pure companions - and We shall make them enter plenteous shade.
But those who believe and do good deeds We shall admit into gardens with streams of running water, where they will abide for ever, with fairest of companions and coolest of shades.
But those who attain to faith and do righteous deeds We shall bring into gardens through which running waters flow, therein to abide beyond the count of time; there shall they have spouses pure: and [thus] We shall bring them unto happiness abounding.
As for those who believe and do good, We will admit them into Gardens under which rivers flow, to stay there for ever and ever. There they will have pure spouses,[1] and We will place them under a vast shade.
And those who believe and do good, We will admit them to gardens with rivers flowing beneath, eternally they abide therein, in it they will have pure spouses, and We will admit them to a vast shade.
As for those who believe and lead a righteous life, we will admit them into gardens with flowing streams; they abide therein forever. They will have pure spouses therein. We will admit them into a blissful shade.
But those who believe and do righteous deeds - We will admit them to gardens beneath which rivers flow, wherein they abide forever. For them therein are purified spouses, and We will admit them to deepening shade.
And those who heed warning and do righteous deeds, We will make them enter gardens beneath which rivers flow, they abiding eternally therein forever; they will have therein purified spouses, and We will make them enter a protecting canopy of shade.
Those who attain belief and translate their belief into action by helping people thus creating balance in the society, We shall soon admit them to the Gardens underneath which rivers flow. They will dwell therein forever. For them are virtuous companions, and We shall make them enter the pleasing shadows of Our Grace.
But those who believe and act righteously, We shall soon admit to Gardens, with rivers flowing beneath— Their eternal home: In there shall they have pure and holy companions: We shall admit them to shades, cool and ever deepening.
As for those who have believed and have done good deeds, We shall admit them to gardens beneath which rivers flow, where they will live forever. For them there are wives purified. We shall admit them to an umbrageous shade.
And those who believe and do good, We will admit them to estates with rivers flowing beneath them; abiding therein eternally, in it they will have pure mates, and We will admit them to a vast shade.