Zümer suresi

Zümer suresi, 47. ayet

Zümer suresi, 47. ayet. وَلَوْ أَنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦ مِن سُوٓءِ ٱلْعَذَابِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَبَدَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مَا لَمْ يَكُونُوا۟ يَحْتَسِبُونَ

velev enne lilleẕîne żalemû mâ fi-l'arḍi cemî`av vemiŝlehû me`ahû leftedev bihî min sûi-l`aẕâbi yevme-lḳiyâmeh. vebedâ lehüm mine-llâhi mâ lem yekûnû yaḥtesibûn.

Diyanet İşleri

Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 44–50 · surenin 47. ayeti / 75

Konu Yeryüzündeki her şey fidye olsa; insanın nankörlüğü Zümer 46–52 3

  1. Zümer 44

    De ki: "Şefaat tümüyle Allah'a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra yalnız O'na döndürüleceksiniz."

  2. Zümer 45

    Allah, bir tek (ilah) olarak anıldığında ahirete inanmayanların kalpleri daralır. Allah'tan başkaları (ilahları) anıldığında bakarsın sevinirler.

  3. Zümer 46

    De ki: "Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin."

  4. 47

    Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.

  5. Zümer 48

    (Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.

  6. Zümer 49

    İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır, o bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.

  7. Zümer 50

    Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. Yüce Allah, kulları arasında kendisinin hüküm vereceğini, müşriklerin söyledikleri sözleri ve bu sözlerin ne kadar çirkin olduğunu söz konusu edince, adeta nefisler Kıyamet gününde Allah’ın onlara neler yapacağını bilmek istermiş gibi bize bu gibi kimseler için “feci azap” yani en dehşetli ve en ağır azabın söz konusu olduğunu haber vermektedir. Çünkü onlar, küfrün en fecisini ve en şiddetlisini söylemişlerdir.

Faraza altını ile gümüşü ile incisi ile hayvanları ile ağaçları ile ekinleri ile bütün eşyası ile bu dünya ve bir o kadarı daha bu müşriklerin olacak olsa Kıyamet gününde bu feci azaptan kurtulmak için onu fidye olarak feda eder ve bu azaptan kurtulmaya çalışırlardı. Ancak kesinlikle bu, onlardan kabul olunmaz ve bunun Allah’ın azabına karşı kendilerine en ufak bir faydası dahi olmazdı. Çünkü “o günde malın da evlâdın da hiçbir faydası olmaz. Ancak Allah’a selim bir kalp ile gelmiş olanlar hariç” (eş-Şuarâ, 26/88-89)

“Zira (o gün) karşılarına Allah tarafından hiç hesap etmedikleri (bir azap) çıkacaktır.” Hiç ummadıkları pek büyük bir azap ve pek büyük bir gazap ile karşılaşacaklardır. Halbuki daha önceden kendileri hakkında başka şeylerle karşılaşacaklarına dair ahkam kesiyorlardı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yeryüzündeki bütün değerli eşyalar, mallar, diğer şeyler ve onların bir misli daha şirk ve günahlarla kendi nefislerine zulmedenlerin olsaydı; yeniden diriltildikten sonra şahit oldukları şiddetli azaptan kurtulmak için hepsini feda ederlerdi. Ancak bunlar onların değildir. Farzedelim ki ( bu mallar) onların olsaydı (ve fidye olarak vermek isteselerdi) onlardan kabul edilmezdi. Yüce Allah tarafından hiç hesap etmedikleri azap çeşitleri karşılarına çıkmıştır.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْ velev ve eğer olsaydı
  2. أَنَّ enne ve eğer olsaydı
  3. لِلَّذِينَ lillezine o kimseler için ki
  4. ظَلَمُوا۟ zelemu zulmedenlerin kök: ظلم
  5. مَا ma bulunanların
  6. فِى fi
  7. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  8. جَمِيعًۭا cemian tümü kök: جمع
  9. وَمِثْلَهُۥ ve mislehu ve bir misli daha kök: مثل
  10. مَعَهُۥ meahu onunla beraber
  11. لَٱفْتَدَوْا۟ laftedev mutlaka fidye verirlerdi kök: فدي
  12. بِهِۦ bihi onu
  13. مِن min -dan (kurtulmak için)
  14. سُوٓءِ su'i kötü kök: سوا
  15. ٱلْعَذَابِ l-azabi azab- kök: عذب
  16. يَوْمَ yevme günü kök: يوم
  17. ٱلْقِيَـٰمَةِ ۚ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  18. وَبَدَا ve beda ve karşılarına çıkmıştır kök: بدو
  19. لَهُم lehum onların
  20. مِّنَ mine -tan
  21. ٱللَّهِ llahi Allah- kök: اله
  22. مَا ma şeyler
  23. لَمْ lem hiç
  24. يَكُونُوا۟ yekunu kök: كون
  25. يَحْتَسِبُونَ yehtesibune hesabetmedikleri kök: حسب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فدي (13 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Rablerinin emrine uyanlar için mükafatın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size…

  • Aynı kök: فدي (13 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kafirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler,…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    "Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü'min olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en…

  • Aynı kök: فدي (13 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yeryüzünde ne varsa hepsi ve onunla birlikte bir benzeri daha o zalimlerin olsaydı, kıyamet gününde azabın kötülüğünden (kurtulmak için) elbette onu fidye verirlerdi (feda ederlerdi). (O gün) onlar için, Allah tarafından hiç hesaba katmadıkları şeyler ortaya çıkmış (olacak)tır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:48, 123; Al-i İmrân 3:91; Mâide 5:36; En‘âm 6:70; Yûnus 10:54; Ra‘d 13:18; Hadîd 57:15; Me‘âric 70:11-14.

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer yeryüzünün tüm serveti, hatta onun bir kat fazlası zulümde ısrar edenlerin olsaydı, Kıyamet Günü çarptırılacakları cezadan kurtulmak için onu fidye olarak verirlerdi; zira (o gün) daha önceden hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından ortaya çıkarılacak.

Muhammed Esed

Fakat eğer o zalimler yeryüzündeki her şeye ve (hatta) iki misli fazlasına sahip olsalardı, onu Kıyamet Günü (başlarına gelecek) korkunç bela için fidye olarak teklif ederlerdi; çünkü daha önce hiç hesaba almadıkları şey (o zaman) Allah tarafından karşılarına çıkarılacak:

Ahmed Hulusi

Eğer ki yeryüzündekilerin tümü ve onunla beraber onun misli daha, o zulmedenlerin olsa, elbette onu, kıyamet sürecindeki azabın kötüsünden (kurtulmak için) fidye verirlerdi! (Çünkü) Allah'tan hiç ummadıkları şey onların karşısına çıktı!

Ali Bulaç

Eğer yeryüzünde olanların tümü ve bununla birlikte bir katı daha zalimlerin olmuş olsaydı, kıyamet günü o kötü azabtan (kurtulmak amacıyla) gerçekten bunları fidye olarak verirlerdi. Oysa, onların hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah'tan kendileri için açığa çıkmıştır.

Ali Özek ve heyeti

Eğer yerde ne varsa hepsi ve onunla birlikte bir misli daha o zulmedenlerin olsaydı, kıyamet gününde azabın fenalığından (kurtulmak için) elbette bunları fedâ ederlerdi. Halbuki (o gün) onlar için, Allah tarafından, hiç hesaba katmadıkları şeyler ortaya çıkmıştır.

Ali Rıza Safa

Yeryüzünde olanların tümü ve yanında bir o kadarı daha haksızlık yapanların olsa, Yeniden Yaratılış Günü'nün ağır cezasına karşı, kurtulmalık olarak kesinlikle onu verirlerdi. Çünkü Allah, hesaba katmadıkları şeyleri karşılarına çıkaracaktır.

Bayraktar Bayraklı

Şayet yeryüzünde bulunan her şey ve bununla birlikte bir o kadarı daha zalimlerin olsaydı, kıyamet gününde o azabın kötülüğünden kurtulmak için kesinlikle onu fidye olarak verirlerdi. Onlara Allah tarafından, hiç hesaba katmadıkları şeyler gösterilecektir.

Edip Yüksel

Zalimler, yerdekilerin tümüne ve hatta onun bir katına daha sahip olsaydı bile, Diriliş Gününün o müthiş azabından kurtulmak için onu fidye olarak vereceklerdi. Kendilerine, ALLAH tarafından hiç beklemedikleri bir şey gösterilecektir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zalimler, yerdekilerin tümüne ve hatta onun bir katına daha sahip olsaydı bile, Diriliş Gününün o müthiş azabından kurtulmak için onu fidye olarak vereceklerdi. Kendilerine, ALLAH tarafından hiç beklemedikleri bir şey gösterilecektir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve eğer bütün yeryüzünde olanlar ve onlarla birlikte bir o kadar daha o zulmedenlerin olsa, kıyamet günü azabın fenalığından kurtulmak için onu mutlaka feda ederlerdi. Ama karşılarına Allah tarafından hiç hesap etmedikleri şeyler çıkarılacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve eğer bütün Arzdakiler, bir misli de beraber o zulmedenlerin olsa Kıyamet günü azabın fenalığından kurtulmak için onu mutlak feda ederlerdi zuhur edib de kendilerine Allahdan hiç hisab etmedikleri, nesneler

Erhan Aktaş

Eğer yeryüzünde olanların tamamı ve bir o kadarı daha, o zulmedenlerin olsaydı, kıyamet günü azabın kötülüğünden kurtulmak için kesinlikle onu fidye olarak verirlerdi. Hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkarılacaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer yeryüzünde olanların tamamı ve bir o kadarı daha, o zulmedenlerin olsaydı, Kıyamet Günü azabın kötülüğünden kurtulmak için kesinlikle onu fidye olarak verirlerdi. Hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkarılacaktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer yeryüzünde olanların tamamı ve bir o kadarı daha, o zulmedenlerin olsaydı, Kıyamet Günü azabın kötülüğünden kurtulmak için kesinlikle onu fidye olarak verirlerdi. Hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkarılacaktır.

Gültekin Onan

Eğer yeryüzünde olanların tümü ve bununla birlikte bir katı daha zalimlerin olmuş olsaydı, kıyamet günü o kötü azabtan (kurtulmak amacıyla) gerçekten bunları fidye olarak verirlerdi. Oysa, onların hiç hesaba katmadıkları şeyler, Tanrı'dan kendileri için açığa çıkmıştır.

Hasan Basri Çantay

Eğer yerde ne varsa hepsi ve onunla birlikde bir misli daha o zulmedenlerin (elinde) olsaydı kıyamet gününde (uğrayacakları) azabin kötülüğünden (kurtulmak için) elbette bunları feda ederlerdi. Halbuki (o gün) onlar için Allahdan hiç de zannetmeyecekleri (nice) şeyler zühura gelmişdir (gelecekdir).

İbni Kesir

Yeryüzünde olanların hepsi ve bir misli daha zalimlerin olsaydı; kıyamet günündeki kötü azab için elbette bunları fidye verirlerdi. Halbuki Allah katından onlara hiç hesablamadıkları şeyler belirmiştir.

Mehmet Alagaş

(45-52) Allah’ın bir olması hatırlatıldığında / zikredildiğinde Ahiret gününe iman etmeyenlerin kalpleri tiksinir , O’nun dışındakiler anıldığında o vakit sevinirler. Semaları ve arzı fıtratlı yaratan (Fâtır) tanık olunanı ve de gaybolanı bilen ey Allah’ım, sen kulların arasında ayrılığa düştükleri / ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verirsin. Zalimler muhakkak ki arzda ne varsa ve de bir mislini de ekleyerek hepsini toplasalar, onu (topladıklarını) kıyamet günü suçlarına yönelik fidye olarak verirlerdi / affedilme bedeli olarak önerirlerdi, hesaba katmadıkları her şey Allah tarafından onların önüne dökülmüştür / ortaya çıkarılmıştır. Suçları ve kazandıkları ortaya çıkarılmıştır / açığa çıkmıştır , alay ettikleri ne varsa onları sarmıştır / hak olmuştur. İnsana bir zarar dokundu mu bize çağrı da bulunur , s onra bizden ona bir nimet sunulduğunda ise der ki bu bana ilmim nedeniyle verildi , bilakis o bir sınamadır / fitnedir ve fakat onların çoğu bilmezler, k esinlikle onlardan öncekiler de o şekilde demişlerdi , (İlmimiz nedeniyle bize verildi) Kazandıkları şeyler onlara bir fayda sağlamadı, kazandıkları nedeniyle kötülük onlara isabet etti / gelip onları buldu , zalimler öyleleridir ki işte onlara da kazandıkları nedeniyle kötülük isabet edecektir, onlar aciz bırakamazlar. Hâlâ bilmediler mi muhakkak ki Allah, dilediğine rızkı basitleştirir / genişletir ve de kısıt koyar / takdir eder, işte bunda iman eden kavim için göstergeler / ayetler vardır. (Dünyevileşmiş akıl açlık evrenseldir ihtiyaçlar sınırsızdır der vahyi akıl rızık evrenseldir paylaşmak sorumluluktur der.)

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık hiç hesap etmedikleri şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.

Süleyman Ateş

Eğer yeryüzünde bulunanların tümü ve onun bir misli daha zulmedenlerin olsaydı, kıyamet günü o kötü azabdan (kurtulmak için) onu mutlaka fidye verirlerdi. (Çünkü) hiç hesab etmedikleri şeyler, Allah'tan karşılarına çıkmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Mezardan) kalkış günü, yeryüzündeki her şey ve bir o kadarı daha yanlışlar içindeki o kimselerin elinde olsa, o azabın sıkıntısından kurtulmak için hepsini verirlerdi. Allah, hiç hesap etmedikleri şeyleri karşılarına çıkaracaktır.

Şaban Britch

Yeryüzünde bulunan şeylerin hepsi ve bir katı daha o zalimlerin olsaydı, kıyamet günü, azabın en kötüsünden (kurtulmak için) onu fidye olarak verirlerdi. Zira Allah tarafından hiç de hesaba katmamış oldukları şeyler ortaya çıkıp gelmiştir.

Şaban Piriş

Yeryüzünde bulunan şeylerin hepsi ve bir katı daha o zalimlerin olsaydı, kıyamet günü, azabın en kötüsünden kurtulmak için onu fidye olarak verirlerdi. Zira onlar için Allah'tan hiç hesap etmedikleri bir azap ortaya çıkmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer yerdekilerin tamamı ve beraberinde bir o kadarı, zulmedenlerin olsa, kıyamet günü azabın kötülüğünden kurtulmak için tümünü mutlaka fidye verirlerdi. Çünkü hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah tarafından karşılarına çıkarılmıştır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And if it so happens that the wrongful of actions were to own the worldly riches and the affluence treasured on earth and as much of the same, they shall be glad to offer it in Day of Judgement in expiation of their guilt and of the inseparable torment laid upon the damned. They shall be faced with what they never expected would happen but Allah has brought it all to light and they now realized that their hopes have been doomed to disappointment.

Abdul Haleem

If the evildoers possessed the earth’s assets twice over they would offer them to ransom themselves from the terrible suffering on the Day of Resurrection: God will show them something they had not reckoned with,

Abdullah Yusuf Ali

Even if the wrong-doers had all that there is on earth, and as much more, (in vain) would they offer it for ransom from the pain of the Penalty on the Day of Judgment: but something will confront them from Allah, which they could never have counted upon!

Abul A'la Maududi

If the wrong-doers possessed the treasures of the earth in their entirety and as much besides, they would gladly offer it on the Day of Resurrection to redeem themselves from the harrowing chastisement. This because there will appear to them from Allah something (exceedingly dismal which) they had never even imagined.

Aisha Bewley

If those who did wrong owned everything on earth, and the same again with it, they would offer it as a ransom to save themselves from the evil of the punishment on the Day of Rising. What confronts them from Allah will be something they did not reckon with.

Al-Hilali & Khan

And those who did wrong (the polytheists and disbelievers in the Oneness of Allâh), if they had all that is in earth and therewith as much again, they verily, would offer it to ransom themselves therewith on the Day of Resurrection from the evil torment; and there will become apparent to them from Allâh what they had not been reckoning.[1]

Ali Quli Qarai

Even if the wrongdoers possessed all that is on the earth, and as much of it besides, they would surely offer it to redeem themselves with it from a terrible punishment on the Day of Resurrection, and there will appear to them from Allah what they had never reckoned.

Amatul Rahman Omar

And had the wrongdoers owned all that the earth contains and as much in addition to it, they would certainly offer it on the Day of Resurrection to redeem themselves from the woeful punishment; yet there would appear to them from Allâh that which they had never even thought of.

Arthur John Arberry

If the evildoers possessed all that is in the earth, and the like of it with it, they would offer it to ransom themselves from the evil of the chastisement on the Day of Resurrection; yet there would appear to them from God that they never reckoned with,

Bijan Moeinian

If the wrongdoers owned every valuable thing on earth (or even twice as much), on the Day of Judgment they would have willingly offered it to escape their punishment when they will be shown by God what they would have never imagined to happen to them.

E. Henry Palmer

And had those who do wrong all that is in the earth, and the like thereof with it, they would ransom themselves therewith from the evil of the torment on the resurrection day! but there shall appear to them from God that which they had not reckoned on;

Edip-Layth

If those who transgressed owned everything on earth, and its equivalent again with it, they would ransom it to avoid the terrible retribution on the day of resurrection. They will be shown by God what they did not expect.

George Sale

If those who act unjustly were masters of whatever is in the earth, and as much more therewith, verily they would give it to ransom themselves from the evil of the punishment, on the day of resurrection: And there shall appear unto them, from God, terrors which they never imagined;

Hamid S. Aziz

And had those who are unjust all that is in the earth and the like of it with it, they would certainly offer it as ransom (to be saved) from the pain of the punishment on the Day of Resurrection; and what they never thought of shall become plain to them from Allah.

Mahmoud Ghali

And if the ones who do injustice had (control) of whatever is in the earth all together and the like of it with it, indeed they would ransom themselves with it from the odious torment on the Day of the Resurrection, and (there) would appear to them from Allah what they did not (expectedly) reckon with.

Marmaduke Pickthall

And though those who do wrong possess all that is in the earth, and therewith as much again, they verily will seek to ransom themselves therewith on the Day of Resurrection from the awful doom; and there will appear unto them, from their Lord, that wherewith they never reckoned.

Mohamed Ahmed - Samira

Even if the sinners possessed whatever is in the heavens and the earth, and as much more, they would offer it to ransom themselves from the torment of the Day of Resurrection; yet what they did not even imagine would appear to them from God;

Muhammad Asad

But if those who are bent on evildoing possessed all that is on earth, and twice as much, they would surely offer it as ransom from the awful suffering [that will befall them] on the Day of Resurrection: for, something with which they had not reckoned before will [by then] have been made obvious to them by God;

Mustafa Khattab

Even if the wrongdoers were to possess everything in the world twice over, they would certainly offer it to ransom themselves from the horrible punishment on Judgment Day, for they will see from Allah what they had never expected.

Progressive Muslims

And if those who transgressed owned everything on Earth, and its equivalent again with it, they would ransom it to avoid the terrible retribution on the Day of Resurrection. They will be shown by God what they did not expect.

Rashad Khalifa

If those who transgressed owned everything on earth, even twice as much, they would readily give it up to avoid the terrible retribution on the Day of Resurrection. They will be shown by GOD what they never expected.

Sahih International

And if those who did wrong had all that is in the earth entirely and the like of it with it, they would [attempt to] ransom themselves thereby from the worst of the punishment on the Day of Resurrection. And there will appear to them from Allah that which they had not taken into account.

Sam Gerrans

And were those who do wrong to possess all that is in the earth and the like of it with it, they would seek to ransom themselves thereby from the evil of the punishment on the Day of Resurrection; and there will appear to them from God that on which they had not reckoned,

Shabbir Ahmed

If the violators of human rights owned everything on the earth, and twice as much, they would readily offer it as ransom from the awful retribution of the Resurrection Day. And there will appear unto them, from Allah' Law of Requital what they had never imagined. (They will realize that Paradise and Hellfire are but natural consequences of how the human beings use their capabilities).

Syed Vickar Ahamed

And those who did wrong had all that there is on earth, and as much more, (for no use) they would offer it to save (themselves) from the pain of the penalty on the Day of Judgment: But something will confront them from Allah, over which they could never have counted upon!

Taqi Usmani

Were the wrongdoers to own all that is on earth, and even twice as much, they would surely seek to ransom themselves with it against the evil punishment on the Day of Judgment. There will appear to them from Allah what they have never imagined.

The Monotheist Group

And if those who transgressed owned everything on the earth, and its equivalent again with it, they would ransom it to avoid the terrible retribution on the Day of Resurrection. They will be shown by God what they did not expect.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩