Zümer suresi

Zümer suresi, 48. ayet

Zümer suresi, 48. ayet. وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

vebedâ lehüm seyyietü mâ kesebû veḥâḳa bihim mâ kânû bihî yestehziûn.

Diyanet İşleri

(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 45–51 · surenin 48. ayeti / 75

Konu Yeryüzündeki her şey fidye olsa; insanın nankörlüğü Zümer 46–52 3

  1. Zümer 45

    Allah, bir tek (ilah) olarak anıldığında ahirete inanmayanların kalpleri daralır. Allah'tan başkaları (ilahları) anıldığında bakarsın sevinirler.

  2. Zümer 46

    De ki: "Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin."

  3. Zümer 47

    Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.

  4. 48

    (Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.

  5. Zümer 49

    İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır, o bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.

  6. Zümer 50

    Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.

  7. Zümer 51

    Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

48. “Kazandıkları kötülükler” yapıp ettikleri ve kazandıkları şeyler sebebi ile hiç hoşlarına gitmeyecek hususlar “kendilerine görünecek ve alaya aldıkları şey” tehdit ve azap “onları çepeçevre sarıp kuşatacaktır.” başlarına gelip çatacak ve kendilerini yakalayacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şirk ve günahlardan kazandıkları kötülükler açığa çıkmış, Dünyada kendisi ile korkutuldukları zaman alay ettikleri azap kendilerini kuşatıvermiştir.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَبَدَا ve beda ve görünmüştür kök: بدو
  2. لَهُمْ lehum kendilerine
  3. سَيِّـَٔاتُ seyyiatu kötülükleri kök: سوا
  4. مَا ma
  5. كَسَبُوا۟ kesebu yaptıkları işlerin kök: كسب
  6. وَحَاقَ ve haka ve kuşatmıştır kök: حيق
  7. بِهِم bihim onları
  8. مَّا ma şey
  9. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  10. بِهِۦ bihi onunla
  11. يَسْتَهْزِءُونَ yestehziune alay ediyor(lar) kök: هزا

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حيق (10 geçiş) · Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.

  • Aynı kök: حيق (10 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.

  • Aynı kök: حيق (10 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka "Onu ne alıkoyuyor?" derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş)

    Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş)

    Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da…

  • Aynı kök: بدو (31 geçiş)

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini…

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle…

  • Aynı kök: هزا (34 geçiş)

    Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onların kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alay ettikleri şey kendilerini kuşatmış (olacak)tır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Câsiye 45:33.

Mustafa İslamoğlu

ve önceden yaptıkları her kötülük önlerine konacaktır; sonuçta alay ede geldikleri gerçek, kendilerini çepeçevre kuşatmış olacaktır.

Muhammed Esed

Ve (hayatta iken) yaptıkları kötülükler açığa vurulacaktır. Ve böylece alaya alıp durdukları hakikat onları sarıp kuşatacaktır.

Ahmed Hulusi

(Yaptıkları sonucu) kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara zahir oldu; alay ettikleri şey kendilerini çepeçevre kuşattı!

Ali Bulaç

Kazandıkları kötülükler, kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şey de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.

Ali Özek ve heyeti

Onların kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alaya aldıkları şey, kendilerini sarmıştır.

Ali Rıza Safa

Yaptıkları kötülükler de karşılarına çıkarılacak ve alay ettikleri şey onları kuşatacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Onların kazandıkları kötülükler, o gün açığa çıkmış olacak ve alaya aldıkları şey de kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.

Edip Yüksel

İşledikleri kötülükler onlara gösterilir ve alay etmekte oldukları şeyler ise onları çepeçevre sarar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İşledikleri kötülükler onlara gösterilir ve alay etmekte oldukları şeyler ise onları çepeçevre sarar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Öyle ki, yaptıkları işlerin fenalıkları karşılarına çıkmış ve alay edip durdukları şeyler kendilerini sarmıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Öyle ki yaptıkları amellerin fenalıkları karşılarına çıkmış ve istihza edip durdukları şeyler kendilerini sarmıştır

Erhan Aktaş

Ve kazandıkları kötülükler açığa çıktı. Kendisi ile alay ettikleri şey dipnot 1 onları kuşattı.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap Günü'nün azabı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve kazandıkları kötülükler açığa çıktı. Kendisi ile alay ettikleri şey dipnot 1 onları kuşattı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap Günü'nün azabı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve kazandıkları kötülükler meydana çıktı. Kendisi ile alay ettikleri şey dipnot 1 onları kuşattı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap Günü'nün azabı.

Gültekin Onan

Kazandıkları kötülükler, kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şey de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.

Hasan Basri Çantay

Onların (dünyada) kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, eğlence edinmekde oldukları şey kendilerini çepçevre sarıb kuşatmış (olacak) dır.

İbni Kesir

İşledikleri kötülükler onlara belli olmuş, alaya aldıkları şeyler de kendilerini çepeçevre sarmıştır.

Mehmet Alagaş

(45-52) Allah’ın bir olması hatırlatıldığında / zikredildiğinde Ahiret gününe iman etmeyenlerin kalpleri tiksinir , O’nun dışındakiler anıldığında o vakit sevinirler. Semaları ve arzı fıtratlı yaratan (Fâtır) tanık olunanı ve de gaybolanı bilen ey Allah’ım, sen kulların arasında ayrılığa düştükleri / ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verirsin. Zalimler muhakkak ki arzda ne varsa ve de bir mislini de ekleyerek hepsini toplasalar, onu (topladıklarını) kıyamet günü suçlarına yönelik fidye olarak verirlerdi / affedilme bedeli olarak önerirlerdi, hesaba katmadıkları her şey Allah tarafından onların önüne dökülmüştür / ortaya çıkarılmıştır. Suçları ve kazandıkları ortaya çıkarılmıştır / açığa çıkmıştır , alay ettikleri ne varsa onları sarmıştır / hak olmuştur. İnsana bir zarar dokundu mu bize çağrı da bulunur , s onra bizden ona bir nimet sunulduğunda ise der ki bu bana ilmim nedeniyle verildi , bilakis o bir sınamadır / fitnedir ve fakat onların çoğu bilmezler, k esinlikle onlardan öncekiler de o şekilde demişlerdi , (İlmimiz nedeniyle bize verildi) Kazandıkları şeyler onlara bir fayda sağlamadı, kazandıkları nedeniyle kötülük onlara isabet etti / gelip onları buldu , zalimler öyleleridir ki işte onlara da kazandıkları nedeniyle kötülük isabet edecektir, onlar aciz bırakamazlar. Hâlâ bilmediler mi muhakkak ki Allah, dilediğine rızkı basitleştirir / genişletir ve de kısıt koyar / takdir eder, işte bunda iman eden kavim için göstergeler / ayetler vardır. (Dünyevileşmiş akıl açlık evrenseldir ihtiyaçlar sınırsızdır der vahyi akıl rızık evrenseldir paylaşmak sorumluluktur der.)

Rowwad Tercüme Merkezi

(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.

Süleyman Ateş

Yaptıkları işlerin kötülükleri kendilerine görünmüş ve alay edegeldikleri şey onları kuşatmıştır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşledikleri bütün günahlar önlerine dökülecek; hafife aldıkları o şey başlarına gelecektir.

Şaban Britch

Onların kazandıkları kötülükler ortaya çıkmış ve alay ettikleri şey çepeçevre kuşatmıştır.

Şaban Piriş

Onların kazandıkları kötülükler ortaya çıkmış ve alay ettikleri şey çepeçevre kuşatmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Kazanmış olduklarının çirkinlikleri, önlerinde belirmiş; alay edegeldikleri şey kendilerini sarıvermiştir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And there shall the evil deeds they had committed confront them personified, and they shall be beset on all side by the same material and immaterial things they had turned in to ridicule.

Abdul Haleem

the evil of their deeds will become plain to them, and they will be overwhelmed by that at which they used to laugh.

Abdullah Yusuf Ali

For the evils of their Deeds will confront them, and they will be (completely) encircled by that which they used to mock at!

Abul A'la Maududi

The evil consequences of their deeds will become fully apparent to them, and what they had scoffed at will encompass them.

Aisha Bewley

What confronts them will be the evil actions which they earned and what they used to mock at will engulf them.

Al-Hilali & Khan

And the evils of that which they earned will become apparent to them, and that which they used to mock at will encircle them.

Ali Quli Qarai

The evils of what they had earned will appear to them, and they will be besieged by what they used to deride.

Amatul Rahman Omar

And the evil (consequences) of the deeds they had deliberately done will become clear to them. And they will be caught by the very punishment they took no account of.

Arthur John Arberry

and there would appear to them die evils of that they have earned, and they would be encompassed by that they mocked at.

Bijan Moeinian

Their wrongdoings will be played back to them and the very thing that they used to laugh at will backfire at them.

E. Henry Palmer

and the evils of what they have earned shall appear to them; but that shall close in on them at which they mocked!

Edip-Layth

The sinful works they had earned will be shown to them, and they will be surrounded by what they used to mock!

George Sale

and there shall appear unto them the evils of that which they shall have gained; and that which they mocked at shall encompass them.

Hamid S. Aziz

And the evil (consequences) of what they wrought shall become plain to them, and the very thing they mocked at shall beset them.

Mahmoud Ghali

And (there) would appear to them the odious (deeds) of whatever they have earned, and that whereat they used to mock would redound upon them.

Marmaduke Pickthall

And the evils that they earned will appear unto them, and that whereat they used to scoff will surround them.

Mohamed Ahmed - Samira

And the evil of what they had earned would become visible to them; and what they used to mock would surround them from all sides.

Muhammad Asad

and obvious to them will have become the evil that they had wrought [in life]: and thus shall they be overwhelmed by the very truth which they were wont to deride.

Mustafa Khattab

And the evil ˹consequences˺ of their deeds will unfold before them, and they will be overwhelmed by what they used to ridicule.

Progressive Muslims

And the sinful works they had earned will be shown to them, and they will be surrounded by that which they used to mock!

Rashad Khalifa

The sinful works they had earned will be shown to them, and the very things they used to mock will come back to haunt them.

Sahih International

And there will appear to them the evils they had earned, and they will be enveloped by what they used to ridicule.

Sam Gerrans

And there will appear to them the evil deeds they earned, and there will surround them that whereat they mocked.

Shabbir Ahmed

Here comes a hint - the very deeds they committed to cause imbalance in the lives of others, will appear before them. And the very things that they used to ridicule will come back to haunt and surround them. (79:36).

Syed Vickar Ahamed

And for the evils of their actions will confront them, and they will be (completely) surrounded by that which they used to mock at!

Taqi Usmani

Unveiled to them will be the evils of what they used to earn; and encircled they will be by what they used to ridicule.

The Monotheist Group

And the sinful works they had earned will be shown to them, and they will be surrounded by that which they used to mock.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 48. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 48. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 48. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩