Diyanet İşleri
(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.
Zümer suresi
Zümer suresi, 48. ayet. وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ
vebedâ lehüm seyyietü mâ kesebû veḥâḳa bihim mâ kânû bihî yestehziûn.
(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yeryüzündeki her şey fidye olsa; insanın nankörlüğü Zümer 46–52 3
Allah, bir tek (ilah) olarak anıldığında ahirete inanmayanların kalpleri daralır. Allah'tan başkaları (ilahları) anıldığında bakarsın sevinirler.
De ki: "Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen alemi de bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin."
Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır.
(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.
İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır, o bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.
Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.
Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
48. “Kazandıkları kötülükler” yapıp ettikleri ve kazandıkları şeyler sebebi ile hiç hoşlarına gitmeyecek hususlar “kendilerine görünecek ve alaya aldıkları şey” tehdit ve azap “onları çepeçevre sarıp kuşatacaktır.” başlarına gelip çatacak ve kendilerini yakalayacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şirk ve günahlardan kazandıkları kötülükler açığa çıkmış, Dünyada kendisi ile korkutuldukları zaman alay ettikleri azap kendilerini kuşatıvermiştir.
Aynı kök: حيق (10 geçiş) · Aynı kök: بدو (31 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.
Aynı kök: حيق (10 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)
(Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.
Aynı kök: حيق (10 geçiş) · Aynı kök: هزا (34 geçiş)
Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka "Onu ne alıkoyuyor?" derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği…
Aynı kök: بدو (31 geçiş)
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Aynı kök: بدو (31 geçiş)
Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da…
Aynı kök: بدو (31 geçiş)
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini…
Aynı kök: هزا (34 geçiş)
İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle…
Aynı kök: هزا (34 geçiş)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onların kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alay ettikleri şey kendilerini kuşatmış (olacak)tır. dipnot 1
ve önceden yaptıkları her kötülük önlerine konacaktır; sonuçta alay ede geldikleri gerçek, kendilerini çepeçevre kuşatmış olacaktır.
Ve (hayatta iken) yaptıkları kötülükler açığa vurulacaktır. Ve böylece alaya alıp durdukları hakikat onları sarıp kuşatacaktır.
(Yaptıkları sonucu) kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara zahir oldu; alay ettikleri şey kendilerini çepeçevre kuşattı!
Kazandıkları kötülükler, kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şey de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.
Onların kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alaya aldıkları şey, kendilerini sarmıştır.
Yaptıkları kötülükler de karşılarına çıkarılacak ve alay ettikleri şey onları kuşatacaktır.
Onların kazandıkları kötülükler, o gün açığa çıkmış olacak ve alaya aldıkları şey de kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.
İşledikleri kötülükler onlara gösterilir ve alay etmekte oldukları şeyler ise onları çepeçevre sarar.
İşledikleri kötülükler onlara gösterilir ve alay etmekte oldukları şeyler ise onları çepeçevre sarar.
Öyle ki, yaptıkları işlerin fenalıkları karşılarına çıkmış ve alay edip durdukları şeyler kendilerini sarmıştır.
Öyle ki yaptıkları amellerin fenalıkları karşılarına çıkmış ve istihza edip durdukları şeyler kendilerini sarmıştır
Ve kazandıkları kötülükler açığa çıktı. Kendisi ile alay ettikleri şey dipnot 1 onları kuşattı.
Ve kazandıkları kötülükler açığa çıktı. Kendisi ile alay ettikleri şey dipnot 1 onları kuşattı.
Ve kazandıkları kötülükler meydana çıktı. Kendisi ile alay ettikleri şey dipnot 1 onları kuşattı.
Kazandıkları kötülükler, kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şey de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.
Onların (dünyada) kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, eğlence edinmekde oldukları şey kendilerini çepçevre sarıb kuşatmış (olacak) dır.
İşledikleri kötülükler onlara belli olmuş, alaya aldıkları şeyler de kendilerini çepeçevre sarmıştır.
(45-52) Allah’ın bir olması hatırlatıldığında / zikredildiğinde Ahiret gününe iman etmeyenlerin kalpleri tiksinir , O’nun dışındakiler anıldığında o vakit sevinirler. Semaları ve arzı fıtratlı yaratan (Fâtır) tanık olunanı ve de gaybolanı bilen ey Allah’ım, sen kulların arasında ayrılığa düştükleri / ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verirsin. Zalimler muhakkak ki arzda ne varsa ve de bir mislini de ekleyerek hepsini toplasalar, onu (topladıklarını) kıyamet günü suçlarına yönelik fidye olarak verirlerdi / affedilme bedeli olarak önerirlerdi, hesaba katmadıkları her şey Allah tarafından onların önüne dökülmüştür / ortaya çıkarılmıştır. Suçları ve kazandıkları ortaya çıkarılmıştır / açığa çıkmıştır , alay ettikleri ne varsa onları sarmıştır / hak olmuştur. İnsana bir zarar dokundu mu bize çağrı da bulunur , s onra bizden ona bir nimet sunulduğunda ise der ki bu bana ilmim nedeniyle verildi , bilakis o bir sınamadır / fitnedir ve fakat onların çoğu bilmezler, k esinlikle onlardan öncekiler de o şekilde demişlerdi , (İlmimiz nedeniyle bize verildi) Kazandıkları şeyler onlara bir fayda sağlamadı, kazandıkları nedeniyle kötülük onlara isabet etti / gelip onları buldu , zalimler öyleleridir ki işte onlara da kazandıkları nedeniyle kötülük isabet edecektir, onlar aciz bırakamazlar. Hâlâ bilmediler mi muhakkak ki Allah, dilediğine rızkı basitleştirir / genişletir ve de kısıt koyar / takdir eder, işte bunda iman eden kavim için göstergeler / ayetler vardır. (Dünyevileşmiş akıl açlık evrenseldir ihtiyaçlar sınırsızdır der vahyi akıl rızık evrenseldir paylaşmak sorumluluktur der.)
(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.
Yaptıkları işlerin kötülükleri kendilerine görünmüş ve alay edegeldikleri şey onları kuşatmıştır.
Yaptıkları işlerin kötü olanları da önlerine dökülmüş; hafife aldıkları şeyler onları kuşatmış olur dipnot 1 .
İşledikleri bütün günahlar önlerine dökülecek; hafife aldıkları o şey başlarına gelecektir.
Onların kazandıkları kötülükler ortaya çıkmış ve alay ettikleri şey çepeçevre kuşatmıştır.
Onların kazandıkları kötülükler ortaya çıkmış ve alay ettikleri şey çepeçevre kuşatmıştır.
Kazanmış olduklarının çirkinlikleri, önlerinde belirmiş; alay edegeldikleri şey kendilerini sarıvermiştir.
And there shall the evil deeds they had committed confront them personified, and they shall be beset on all side by the same material and immaterial things they had turned in to ridicule.
the evil of their deeds will become plain to them, and they will be overwhelmed by that at which they used to laugh.
For the evils of their Deeds will confront them, and they will be (completely) encircled by that which they used to mock at!
The evil consequences of their deeds will become fully apparent to them, and what they had scoffed at will encompass them.
What confronts them will be the evil actions which they earned and what they used to mock at will engulf them.
And the evils of that which they earned will become apparent to them, and that which they used to mock at will encircle them.
The evils of what they had earned will appear to them, and they will be besieged by what they used to deride.
And the evil (consequences) of the deeds they had deliberately done will become clear to them. And they will be caught by the very punishment they took no account of.
and there would appear to them die evils of that they have earned, and they would be encompassed by that they mocked at.
Their wrongdoings will be played back to them and the very thing that they used to laugh at will backfire at them.
and the evils of what they have earned shall appear to them; but that shall close in on them at which they mocked!
The sinful works they had earned will be shown to them, and they will be surrounded by what they used to mock!
and there shall appear unto them the evils of that which they shall have gained; and that which they mocked at shall encompass them.
And the evil (consequences) of what they wrought shall become plain to them, and the very thing they mocked at shall beset them.
And (there) would appear to them the odious (deeds) of whatever they have earned, and that whereat they used to mock would redound upon them.
And the evils that they earned will appear unto them, and that whereat they used to scoff will surround them.
And the evil of what they had earned would become visible to them; and what they used to mock would surround them from all sides.
and obvious to them will have become the evil that they had wrought [in life]: and thus shall they be overwhelmed by the very truth which they were wont to deride.
And the evil ˹consequences˺ of their deeds will unfold before them, and they will be overwhelmed by what they used to ridicule.
And the sinful works they had earned will be shown to them, and they will be surrounded by that which they used to mock!
The sinful works they had earned will be shown to them, and the very things they used to mock will come back to haunt them.
And there will appear to them the evils they had earned, and they will be enveloped by what they used to ridicule.
And there will appear to them the evil deeds they earned, and there will surround them that whereat they mocked.
Here comes a hint - the very deeds they committed to cause imbalance in the lives of others, will appear before them. And the very things that they used to ridicule will come back to haunt and surround them. (79:36).
And for the evils of their actions will confront them, and they will be (completely) surrounded by that which they used to mock at!
Unveiled to them will be the evils of what they used to earn; and encircled they will be by what they used to ridicule.
And the sinful works they had earned will be shown to them, and they will be surrounded by that which they used to mock.