Zümer suresi

Zümer suresi, 51. ayet

Zümer suresi, 51. ayet. فَأَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْ هَٰٓؤُلَآءِ سَيُصِيبُهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا۟ وَمَا هُم بِمُعْجِزِينَ

feeṣâbehüm seyyietü mâ kesebû. velleẕîne żalemû min hâülâi seyüṣîbühüm seyyietü mâ kesebû vemâ hüm bimü`cizîn.

Diyanet İşleri

Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 48–54 · surenin 51. ayeti / 75

Konu Yeryüzündeki her şey fidye olsa; insanın nankörlüğü Zümer 46–52 3

  1. Zümer 48

    (Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.

  2. Zümer 49

    İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bu, bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir" der. Hayır, o bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.

  3. Zümer 50

    Bunu kendilerinden öncekiler de söylemişti ama kazandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamamıştı.

  4. 51

    Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet edecektir. Onlar Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.

  5. Zümer 52

    Bilmediler mi ki, Allah rızkı dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.

  6. Zümer 53

    De ki: "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

  7. Zümer 54

    Azap size gelmeden önce Rabbinize dönün ve O'na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

51. “Sonunda kazandıkları kötülükler(in cezası) başlarına gelip çattı.” Burada “kötülükler”den kasıt, onların uğratıldıkları cezalardır. Çünkü bu cezalar, insana kötülük gibidir ve onu üzer.

“Bunlardan zulmedenlerin başına da kazandıkları kötülükler, yakında gelip çatacak.” Çünkü bunlar, öncekilerden daha hayırlı değildirler. Yine bunlara önceki kitaplarda kötülüklerine rağmen azaptan kurtulacaklarına dair bir beraat da yazılmış değildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara şirk ve günahlardan kazandıkları kötülüklerin karşılığı isabet etti. İşte bunlardan kendi nefislerine şirk ve günahlarla zulmedenlere de geçmiştekiler gibi yapmış oldukları kötülüklerin karşılığı isabet edecektir. Allah'ın azabından kurtulamayacaklar ve O'na karşı galip gelemeyeceklerdir.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَصَابَهُمْ feesabehum sonra başlarına geldi kök: صوب
  2. سَيِّـَٔاتُ seyyiatu kötülükleri kök: سوا
  3. مَا ma
  4. كَسَبُوا۟ ۚ kesebu kazandıklarının kök: كسب
  5. وَٱلَّذِينَ vellezine kimselere
  6. ظَلَمُوا۟ zelemu zulmedenlere kök: ظلم
  7. مِنْ min
  8. هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i bunlardan
  9. سَيُصِيبُهُمْ seyusibuhum erişecektir kök: صوب
  10. سَيِّـَٔاتُ seyyiatu kötülükleri kök: سوا
  11. مَا ma
  12. كَسَبُوا۟ kesebu yaptıklarının kök: كسب
  13. وَمَا ve ma ve değillerdir
  14. هُم hum onlar
  15. بِمُعْجِزِينَ bimua'cizine engel olacak kök: عجز

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.

  • Aynı kök: عجز (26 geçiş)

    Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…

  • Aynı kök: عجز (26 geçiş)

    Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.

  • Aynı kök: عجز (26 geçiş)

    İnkar edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar (sizi) aciz bırakamazlar.

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kazandıklarının kötü sonuçları onları yakalamıştı. Bunlardan da (müşriklerden de) haksızlık edenlerin işledikleri kötülükler başlarına gelecektir. (Allah'ı) asla aciz bırakamazlar. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:134; Enfâl 8:59; Tevbe 9:2, 3; Yûnus 10:53; Hûd 11:20, 33; Nahl 16:46; Nûr 24:57; ‘Ankebût 29:22; Fâtır 35:44; Şûrâ 42:31; Ahkâf 46:32.

Mustafa İslamoğlu

En sonunda kazandıklarının kötü sonuçları gelip onları bulmuştu. İşte şu zulmeden kimseleri de, kazandıklarının kötü sonuçları gelip bulacaktır: ve onlar asla (Allah'ı) atlatamayacaktır.

Muhammed Esed

çünkü işledikleri her kötülük, onlara (geri) döner. Ve bugün zulmeden insanlar(ın başlarına da aynı şey gelecektir); işledikleri her kötü fiil (tekrar) kendilerine dönecek ve onlar (Allah'ı) asla aldatamayacaklardır!

Ahmed Hulusi

Sonunda kazandıkları şeylerin kötülükleri kendilerine isabet etti. . . Bunlardan zulmedenlere gelince, onların kazandıkları şeylerin kötülükleri de kendilerine isabet edecektir. . . Onlar (Bizi) aciz bırakamazlar!

Ali Bulaç

Böylece, kazandıkları kötülükler(in acı sonucu) onlara isabet etti. Bunlardan zulmetmiş olanlara da, kazandıkları kötülükler isabet edecektir. Ve onlar (bunu kendilerine uygulamaktan Allah'ı) aciz bırakabilecekler değildirler.

Ali Özek ve heyeti

Sonunda kazandıkları şeylerin kötülükleri de başlarına gelmişti. Bu müşriklerden zulmedenlerin başlarına da kazandıklarının kötülükleri gelecektir. Buna hiçbir şekilde engel olabilecek değillerdir

Ali Rıza Safa

Kazandıklarının kötülükleri, sonunda başlarına geldi. İşte, bunların haksızlık yapanlarına da kazandıklarının kötülükleri gelip çatacaktır. Zaten güçsüz bırakamazlar.

Bayraktar Bayraklı

Kazandıkları kötülüklerin cezası başlarına gelmişti. Aynı şekilde bunlardan zulmedenlerin de kazandıkları kötülüklerinin cezası başlarına gelecektir. Onlar buna asla engel olamayacaklardır.

Edip Yüksel

Kazandıkları kötülükler, sonunda başlarına geldi. Aynı biçimde şu zulmedenlere de kazandıkları kötülükler çatacaktır; engelleyemezler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kazandıkları kötülükler, sonunda başlarına geldi. Aynı biçimde şu zulmedenlere de kazandıkları kötülükler çatacaktır; engelleyemezler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonunda kazandıklarının kötülükleri başlarına geçti. Şunlardan o zulmedenlerin de kazandıklarının kötülükleri başlarına geçecektir, onlar da (bunu) atlatacak değillerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Neticede kazandıklarının fenalıkları başlarına geçti, şunlardan o zulmedenlerin de kazandıklarının fenalıklarına geçecektir, onlar da atlatacak değillerdir.

Erhan Aktaş

Kazandıkları şeylerin kötülükleri kendilerine isabet etti. Bunlardan zulmeden kimselerin de kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara yakında isabet edecektir. Ve onlar azabı önleyecek güce sahip değiller.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kazandıkları şeylerin kötülükleri kendilerine isabet etti. Bunlardan zulmeden kimselerin de kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara yakında isabet edecektir. Ve onlar azabı önleyecek güce sahip değiller.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kazandıkları şeylerin kötülükleri kendilerine isabet etti. Bunlardan zulmeden kimselerin de kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara yakında isabet edecektir. Ve onlar azabı önleyecek güce sahip değiller.

Gültekin Onan

Böylece, kazandıkları kötülükler(in acı sonucu) onlara isabet etti. Bunlardan zulmetmiş olanlara da, kazandıkları kötülükler isabet edecektir. Ve onlar (bunu kendilerine uygulamaktan Tanrı'yı) aciz bırakabilecekler değildirler.

Hasan Basri Çantay

Binnetice o kazandıkları kötülükler onları musıybete uğratmışdı. Şunları içinden zulmedenler (e gelince:) Onların kazandıkları kötülükler de kendilerini çarpacakdır ve onlar da bizim azabımızın önüne geçebilecek değildirler.

İbni Kesir

Böylece kazandıkları kötülükler başlarına geldi. Bunların içinden zulmedenlerin kazandıkları kötülükler de kendilerini çarpacaktır. Ve onlar aciz bırakılacaklar da değillerdir.

Mehmet Alagaş

(45-52) Allah’ın bir olması hatırlatıldığında / zikredildiğinde Ahiret gününe iman etmeyenlerin kalpleri tiksinir , O’nun dışındakiler anıldığında o vakit sevinirler. Semaları ve arzı fıtratlı yaratan (Fâtır) tanık olunanı ve de gaybolanı bilen ey Allah’ım, sen kulların arasında ayrılığa düştükleri / ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verirsin. Zalimler muhakkak ki arzda ne varsa ve de bir mislini de ekleyerek hepsini toplasalar, onu (topladıklarını) kıyamet günü suçlarına yönelik fidye olarak verirlerdi / affedilme bedeli olarak önerirlerdi, hesaba katmadıkları her şey Allah tarafından onların önüne dökülmüştür / ortaya çıkarılmıştır. Suçları ve kazandıkları ortaya çıkarılmıştır / açığa çıkmıştır , alay ettikleri ne varsa onları sarmıştır / hak olmuştur. İnsana bir zarar dokundu mu bize çağrı da bulunur , s onra bizden ona bir nimet sunulduğunda ise der ki bu bana ilmim nedeniyle verildi , bilakis o bir sınamadır / fitnedir ve fakat onların çoğu bilmezler, k esinlikle onlardan öncekiler de o şekilde demişlerdi , (İlmimiz nedeniyle bize verildi) Kazandıkları şeyler onlara bir fayda sağlamadı, kazandıkları nedeniyle kötülük onlara isabet etti / gelip onları buldu , zalimler öyleleridir ki işte onlara da kazandıkları nedeniyle kötülük isabet edecektir, onlar aciz bırakamazlar. Hâlâ bilmediler mi muhakkak ki Allah, dilediğine rızkı basitleştirir / genişletir ve de kısıt koyar / takdir eder, işte bunda iman eden kavim için göstergeler / ayetler vardır. (Dünyevileşmiş akıl açlık evrenseldir ihtiyaçlar sınırsızdır der vahyi akıl rızık evrenseldir paylaşmak sorumluluktur der.)

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonunda da kazandıkları o amellerin kötülükleri kendilerine gelip çattı. Bunlardan zulmedenleri de kazandıklarının kötülükleri yakında gelip bulacaktır ve onlar (Allah'ı) aciz bırakacak değildir.

Süleyman Ateş

Kazandıklarının kötülükleri, sonunda başlarına geldi. Bunlardan zulmedenlere de yaptıklarının kötülükleri erişecektir. Onlar, buna engel olacak değillerdir.

Süleymaniye Vakfı

Sonunda işlediklerinin kötü sonuçları başlarına geldi. Bunlardan yanlış yapanların başlarına da işlediklerinin kötü sonuçları gelecek, bunlar da onun önüne geçemeyeceklerdir dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların yaptıklarının kötü tarafları başlarına gelmişti. Bunların içinden yanlış yapanların kötülükleri de başlarına gelecek ve kendilerini kurtaramayacaklardır.

Şaban Britch

Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. İşte bunlardan zalim olanlara da kazandıkları şeylerin kötülükleri isabet edecek ve onlar aciz bırakıcılar değildir.

Şaban Piriş

Kazandıklarının azabı, kötülükleri onlara isabet etmişti. İşte bunlardan zalim olanlara da kazandıklarının kötülükleri isabet edecek ve onlar da kaçamayacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonunda, kazanmış olduklarının çirkinlikleri yakalarına yapışmıştı. Şunların zulmedenlerine de kazandıklarının kötülükleri gelip çatacaktır. Ve onlar kimseyi aciz de bırakamayacaklar/onlar bunu etkisiz de bırakamazlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And in consequence did the evil line of conduct they committed themselves to and the evil deeds they conferred on themselves spring back and recoil on them. And similarly shall the evil deeds of the wrongful among those of the present and those to come spring back and recoil on them and they, these and those, are not in a position to overpower Allah or upset His plan

Abdul Haleem

they suffered its evil effects. Today’s wrongdoers will also suffer the evil effects of their deeds: they will not escape.

Abdullah Yusuf Ali

Nay, the evil results of their Deeds overtook them. And the wrong-doers of this (generation)- the evil results of their Deeds will soon overtake them (too), and they will never be able to frustrate (Our Plan)!

Abul A'la Maududi

and the evil consequences of their deeds overtook them. The wrongdoers among these will also be overtaken by the evil consequences of their deeds. They will be utterly unable to frustrate (Us).

Aisha Bewley

The evil deeds they earned caught up with them. And the evil deeds which the wrongdoers among these people earn will also catch up with them and they can do nothing to prevent it.

Al-Hilali & Khan

So, the evil results of that which they earned overtook them. And those who did wrong of these [people to whom you (Muhammad صلى الله عليه وسلم) have been sent] will also be overtaken by the evil results (torment) for that which they earned; and they will never be able to escape.[1]

Ali Quli Qarai

So the evils of what they had earned visited them, and as for the wrongdoers among these, the evils of what they earn shall be visited on them and they will not thwart [Allah’s might].

Amatul Rahman Omar

And the evil (consequences) of their deeds did overtake them. As for the wrong-doers from among these (rejecters of the truth), the evil (consequences) of their deeds shall surely overtake them also. They will never be able to frustrate (God's plan).

Arthur John Arberry

in that the evils of that they earned smote them. The evildoers of these men, they too shall be smitten by the evils -- of that they earned; they will not be able to frustrate it.

Bijan Moeinian

The ones before them faced the consequences of their evil deeds and the wicked ones of today also shall soon face the evil consequences of their deeds. None can escape God.

E. Henry Palmer

and there befell them the evil deeds of what they had earned: and those who do wrong of these (Meccans), there shall befall them too the evil deeds of what they had earned, nor shall they frustrate Him.

Edip-Layth

So, they suffered the evil of what they had earned. Those who transgressed from among these will suffer the evil of what they earned; they cannot escape.

George Sale

and the evils which they had deserved, fell upon them. And whoever of these Meccans shall have acted unjustly, on them likewise shall fall the evils which they shall have deserved; neither shall they frustrate the divine vengeance.

Hamid S. Aziz

But there befell them the evil (consequences) of what they earned; and those who are unjust from among this generation, there shall also befall them the evil (consequences) of what they earn, and they shall not escape.

Mahmoud Ghali

So the odious (deeds) of whatever they earned afflicted them; and the ones who did injustice among these (people), whatever odious deeds they earned will soon afflict them; and in no way will they be defiant (to Us).

Marmaduke Pickthall

But the evils that they earned smote them; and such of these as do wrong, the evils that they earn will smite them; they cannot escape.

Mohamed Ahmed - Samira

Then the worst of what they had done overtook them. So will the evil deeds of those who are sinners among them recoil back on them. They cannot get the better (of Us).

Muhammad Asad

for all the evil deeds that they had wrought fell [back] upon them. And [the same will happen to] people of the present time who are bent on wrongdoing: all the evil deeds that they have ever wrought will fall [back] upon them, and never will they be able to elude [God]!

Mustafa Khattab

So the evil ˹consequences˺ of their deeds overtook them. And the wrongdoers among these ˹pagans˺ will be overtaken by the evil ˹consequences˺ of their deeds. And they will have no escape.

Progressive Muslims

So, they suffered the evil of what they had earned. And those who transgressed from among these here will suffer the evil of what they earned; they cannot escape.

Rashad Khalifa

They suffered the consequences of their evil works. Similarly, the transgressors among the present generation will suffer the consequences of their evil works; they cannot escape.

Sahih International

And the evil consequences of what they earned struck them. And those who have wronged of these [people] will be afflicted by the evil consequences of what they earned; and they will not cause failure.

Sam Gerrans

And the evil deeds they earned befell them. And those who do wrong among these — there will befall them the evil deeds of what they have earned; and they will not escape.

Shabbir Ahmed

They destabilized the lives of others, and their very deeds fell back upon themselves. And the same will happen to the oppressors always - their deeds falling back upon themselves, and they will never be able to evade the Law of Requital.

Syed Vickar Ahamed

So, the evil results of their actions overtook them. And for the wrongdoers of this (generation)— The evil results of their actions will (also) soon overtake them, and they will never be able to stop or escape (Our Plan)!

Taqi Usmani

and they were overtaken by the evils of what they had earned; and the wrongdoers from these (infidels too) will be overtaken by the evils of what they have earned - and they will not be able to escape.

The Monotheist Group

So, they suffered the evil of what they had earned. And those who transgressed from among these here will suffer the evil of what they earned; they cannot escape.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 51. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 51. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 51. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩