Diyanet İşleri
Onlar şöyle derler: "Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah'a mahsustur. Salih amel işleyenlerin mükafatı ne güzelmiş!"
Zümer suresi
Zümer suresi, 74. ayet. وَقَالُوا۟ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى صَدَقَنَا وَعْدَهُۥ وَأَوْرَثَنَا ٱلْأَرْضَ نَتَبَوَّأُ مِنَ ٱلْجَنَّةِ حَيْثُ نَشَآءُ فَنِعْمَ أَجْرُ ٱلْعَٰمِلِينَ
veḳâlü-lḥamdü lillâhi-lleẕî ṣadeḳanâ va`dehû veevraŝene-l'arḍa netebevveü mine-lcenneti ḥayŝü neşâ'. feni`me ecru-l`âmilîn.
Onlar şöyle derler: "Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah'a mahsustur. Salih amel işleyenlerin mükafatı ne güzelmiş!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İki grup: cehenneme ve cennete sevk Zümer 71–75 3
İnkar edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: "Size içinizden, Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar da, "Evet geldi" derler. Fakat inkarcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.
Onlara şöyle denir: "İçinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür!"
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: "Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedi kalmak üzere buraya girin."
Onlar şöyle derler: "Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah'a mahsustur. Salih amel işleyenlerin mükafatı ne güzelmiş!"
Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş'ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve "Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur" denilmiştir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
74. “Onlar da” Cennete girip orada yerleşecekleri vakit Rablerine kendilerine olan ihsan, bağış ve lütufları ve de hidâyete iletmesi dolayısı ile hamdedip “şöyle diyecekler: Bize olan vaadini yerine getiren... Allah’a hamdolsun!” O, bize peygamberleri vasıtası ile iman edip salih amel işlediğimiz takdirde cenneti vaat etmişti. İşte verdiği sözünü eksiksiz yerine getirmiş ve bize vereceğini bildirdiğini de vermiş bulunuyor.
“dilediğimiz yerde konaklamak üzere cennet yurdunu bize miras veren” biz burada dilediğimiz yerde konaklıyoruz, dilediğimizi alıyoruz, hangi nimeti istersek elde ediyoruz. Bizim istediğimiz hiçbir şey bizden alıkonulmuyor. “Amel edenlerin mükâfatı ne kadar da güzel!” Zira onlar kısacık ve gelip geçici bir zaman içinde Rablerine itaat hususunda gayret göstererek pek büyük ve ebedi hayırlara nail olmuş olacaklardır.
İşte gerçek anlamda övülmeyi hak eden yurt, bu yurttur. Allah’ın has kullarının ihsana gark olacağı yurt orasıdır. O, pek cömert ve pek kerim olan Allah, burayı onlara konaklamak üzere beğenip seçmiş, onu alabildiğine yüksek ve güzel yapmıştır. Oradaki ağaçları kendi eli ile dikmiş, orayı rahmet ve keremi ile doldurmuştur. Oranın bir parçası dahi kederli olanları sevindirir, bir bölümü ile kederler ortadan kalkar ve zekü sefâya dalınır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Müminler, cennete girdiklerinde şöyle demişlerdir: "Resullerinin dili ile bize verdiği sözü yerine getiren Yüce Allah'a hamdolsun! Ant olsun ki bize cennete girmeyi vadetti ve bizi cennet arazisine mirasçı kıldı. Burada dilediğimiz yerde konaklayacağız. Rablerinin yüzünü arzulayarak salih amelleri işleyenlerin mükâfatı ne güzeldir."
Aynı kök: بوا (17 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
İman edip salih amel işleyenler var ya, onları içinden ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz. Çalışanların…
Aynı kök: بوا (17 geçiş) · Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş)
Böylece Yusuf'a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükafatını…
Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rüku ve secde…
Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd
Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi buna eriştiren Allah'a mahsustur. Eğer Allah'ın…
Aynı kök: بوا (17 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha…
Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir · Ortak kavram: Nimet
İşte onların mükafatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedi kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların…
Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir
Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye…
Aynı kök: ورث (35 geçiş) · Ortak kavram: Nimet · Ortak kavram: Cennet
"Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar da "Bize verdiği sözde duran ve bizi dilediğimiz yerinde yerleş(ip otura)cağımız bu cennet yurduna mirasçı kılan Allah'a hamdolsun! İyi işler yapanların ödülü ne güzelmiş!" diyecektir.
Onlar da şöyle mukabele edecekler: "Bize olan vaadini gerçekleştiren, bizi bu uçsuz bucaksız mekana varis kılan ve bizi cennette dilediğimiz yere yerleştirecek olan Allah'a hamd olsun!" İşte, çalışıp çabalayanların ödülü böylesine muhteşemdir.
Onlar da: "Bize verdiği sözü yerine getiren ve bu (esenlik) alanını yaptıklarımızın karşılığı olarak bize bağışlayan, böylece cennette dilediğimiz şekilde yerleşmemizi sağlayan Allah'a hamdolsun!" diyeceklerdir. Ve (Allah yolunda) çaba sarf edenlerin mükafatı ne yüce, ne üstün olacaktır.
(Cennetlikler) dediler ki: "Hamd o Allah'a ki, vaadini gerçekleştirdi ve bizi şu arza (ortama) varis kıldı. . . Cennetten dilediğimiz makamda yaşıyoruz. . . (İmanın gereğini) uygulayanların karşılığı ne güzelmiş!"
(Onlar da) Dediler ki: "Bize olan va'dinde sadık kalan ve bizi bu yere mirasçı kılan Allah'a hamd olsun ki, cennetten dilediğimiz yerde konaklayabiliriz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir."
Onlar: «Bize verdiği sözde sadık olan ve bizi, dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna vâris kılan Allah’a hamdolsun. İyi amelde bulunanların mükâfatı ne güzelmiş!» derler.
Şöyle diyecekler: "Bize verdiği söze bağlı kalan ve bizi bu yere kalıtçı yapan Allah'a övgüler olsun! Çalışanların ödülü ne güzelmiş!"
Onlar, "Bize verdiği sözü yerine getiren, bizi dilediğimiz yerinde konaklayacağımız bu cennet yurduna varis kılan Allah'a hamdolsun. İman edip iyi amelde bulunanların ödülü ne güzelmiş!" derler.
"Bize verdiği sözü gerçekleştiren, yeri bize miras bırakan ve bahçede dilediğimiz yerde oturmamızı sağlayan ALLAH'a övgüler olsun" derler. Çalışanların ücreti ne de güzelmiş!
'Bize verdiği sözü gerçekleştiren, yeri bize miras bırakan ve cennette dilediğimiz yerde oturmamızı sağlayan ALLAH'a övgüler olsun,' derler. Çalışanların ücreti ne de güzelmiş!
Onlar da: "Hamdolsun o Allah'a ki, bize verdiği sözü gerçekleştirdi ve bizi bu yere varis kıldı; cennette istediğimiz yerde makam tutuyoruz." diyecekler. Bak, artık o iş yapanların mükafatı ne güzel!
Onlar da: "Hamd, o Allaha ki bize va'dini doğru çıkardı ve bizi Arza varis kıldı, Cennetten istediğimiz yerde makam tutuyoruz" dedikleri vakıt... bak artık ne güzeldir ecri o amillerin
Onlar da: "Hamd, bize verdiği sözü yerine getiren Allah'a özgüdür. Bizi bu yere varis kıldı. Cennet'te istediğimiz yerde kalabiliyoruz. Çalışanların dipnot 1 ödülü ne güzel." derler.
Onlar da: "Hamd, bize verdiği sözü yerine getiren Allah'a özgüdür. Bizi bu yere varis kıldı. Cennet'te istediğimiz yerde kalabiliyoruz. Çalışanların dipnot 1 ödülü ne güzel." derler.
Onlar da: "Hamd, bize verdiği sözü yerine getiren Allah'a özgüdür. Bizi bu yere varis kıldı. Cennet'te istediğimiz yerde kalabiliyoruz. Çalışanların dipnot 1 ödülü ne güzel." derler.
(Onlar da) Dediler ki: "Bize olan vaadinde sadık kalan ve bizi bu yere mirasçı kılan Tanrı'ya hamd olsun ki, cennetten dilediğimiz yerde konaklayabiliriz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir!"
Dediler: "Bize (cennet) va'dinde saadık olan, bizi, cennetden neresini dilersek konmak üzere bu yere mirascı yapan Allaha hamdolsun, (İyi) amel (ve hareket) de bulunanların mükafatı ne güzel"!
Onlar da dediler ki: Bize vaadinde sadık olan ve bizi yeryüzüne varis kılan Allah'a hamdolsun. Cennette istediğimiz yerde oturabiliriz. Çalışanların ecri ne de güzeldir.
(60-75) Kıyamet günü, Allah’a yalan isnat eden yüzlerinin siyah olduğunu / müsvedde olduğunu görürsün, cehennem büyüklenenlerin tam yeri değil midir? Muttakileri , Allah onların başarıları nedeniyle kurtarır, o nlara kötülük temas etmez, onlar hüzünlenmezler. Allah her şeyi yaratandır , her şeyin adına hareket eder / her şeyin vekilidir. (İşini ve kendini ona emanet et) Göklerin ve yerin idare vasıtaları / idari anahtarları O’nundur, Allah’ın ayetlerini yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır. De ki ey cahiller, bana Allah’ın dışında birine ibadet etmeyi mi emrediyorsunuz? Kesin olan şu ki, sana da öncekilere de vahyolundu , eğer ki ortak koşar isen , yaptıkların boşa gider ve sen de hasara uğrayanlardan olursun. Bilakis Allah’a ibadet et ve teşekkür edenlerden / şükredenlerden ol! Allah’ı hakkıyla takdir edemediler / O’nun ayarlamasını hakiki olarak anlayamadılar, arzın tamamı kıyamet günü O’nun avcundadır / O’nun kabzındadır, semalar ise onun eliyle dürülmüştür / katlanmıştır , O, ortak koştuklarından üstündür ve yücedir. Sur ’un içine üfürülür, yerde ve gökte her kim varsa Allah’ın diledikleri hariç çarpılır / bilinç kaybı yaşar (aşırı sesten olur) Ona tekraren üfürülür onlar ayağa kalkar ve bakınırlar, arz, Rabbinin nuruyla doğar / parlar, kitap ortaya çıkar haber verenler (nebiler) ve tanıklar getirilir. Onların aralarındaki hüküm gerçekleşir, o nlara zulmedilmez , her kişiye yaptığına karşı vefalı davranılacaktır ve O (Allah)ne yapıyor olduklarını en iyi bilendir. Kafirler cehenneme sınıflar / zümreler halinde sevk edilir, ona geldikleri zaman onun kapıları açılır , onun görevlileri der ki Rabbinizin ayetlerini size sözlü okuyan / tilavet eden ve bu gününüzle buluşacağınıza dair sizi korkutan ve sizden olan Resuller size gelmedi mi? Derler ki evet! ve lakin, kafirlere azap kelimesi hakikat oldu , denilir ki cehennemin kapılarından orada kalıcılar olarak girin , büyüklenenlerin yeri ne fenadır / ne kötüdür. Allahtan sakınanlar / Muttakiler sınıflar halinde / zümreler halinde cennete sevk edilir, ona geldikleri zaman onun kapıları açılır, onun görevlileri der ki size selam olsun tertemiz oldunuz, kalıcılar olarak ona girin , onlar da der ki verdiği söze / vaadine sadık kalan Allah’a hamdolsun , bizi arza mirasçı kıldı / arzın varisi olduk, cennetten istediğimiz yere yerleşebiliriz, amel işleyenlerin karşılığı / ecri ne güzeldir. Melekleri arşın (tahtın) etrafını kuşat mış, övgü ile / hamd ile Rablerini üstün tutarlarken / tesbih ederlerken görürsün, aralarındaki hüküm gerçekleşmiştir ve alemlerin Rabbine hamdolsun denilmiştir.
(Onlar da) Derler ki: "Bize verdiği vaadi gerçekleştiren ve bizi bu yere mirasçı kılan Allah'a hamt olsun. Salih amel işleyenlerin mükâfatı ne güzelmiş!"
(Cennettekiler de:) "Bize verdiği sözü yerine getiren ve bizi dilediğimiz yerinde oturacağımız bu cennet yurduna varis kılan Allah'a hamdolsun. (Allah için) çalışanların ücreti ne güzeldir!" demişlerdir.
Cennetlikler de şöyle derler: "Her şeyi mükemmel yapmak, bize verdiği sözü tutan ve bu yeri bize veren Allah'a özgüdür. (Bize verilen) Cennette istediğimiz yere yerleşeceğiz dipnot 1 . Güzel işler yapanların ödülü ne güzelmiş! dipnot 2 "
Cennete girenler şöyle derler: "Bize verdiği sözü tutan Allah, her şeyi güzel yapar. Bu yeri bize verdi. Cennetin istediğimiz yerine yerleşeceğiz. Çalışanların aldığı ödül ne güzelmiş!"
(Onlar da) Derler ki: Bize verdiği vaadi doğrulayan ve bizi bu yere mirasçı kılan Allah'a hamd olsun. Çalışanların ödülü ne güzeldir!
Onlar da şöyle karşılık vermişlerdir: Bize verdiği sözü yerine getiren ve cennetten dilediğimiz yere yerleştiren, dünyaya mirasçı yapan Allah'a hamdolsun! Çalışanların ödülü ne güzeldir!
Onlar da şöyle derler: "Hamd olsun o Allah'a ki bize vaadini yerine getirdi, bizi yeryüzüne mirasçılar yaptı. İşte cennetten istediğimiz yerde konaklıyoruz. İş yapıp değer üretenlerin ödülü ne de güzelmiş!"
Having now obtained the ultimate of their desires, those admitted to Paradise will say: "Our bosoms surge and answer thanks to Allah to Whom we extol the glorious attributes for the fulfillment of His promise at the time He saw fit; He conferred on us the heritage of the Paradisiacal and the supremely blest land to occupy any part as we will" How excellent is the reward of those who exert themselves for a truthful end and the heart of their purpose be Allah's purpose.
and they will say, ‘Praise be to God who has kept His promise to us and given us this land as our own. Now we may live wherever we please in the Garden.’ How excellent is the reward of those who labour!
They will say: "Praise be to Allah, Who has truly fulfilled His Promise to us, and has given us (this) land in heritage: We can dwell in the Garden as we will: how excellent a reward for those who work (righteousness)!"
They will say: "All thanks and praise be to Allah Who has made His promise to us come true, and Who gave us the earth to inherit. dipnot 1 We may now dwell in Paradise wherever we please." dipnot 2 How excellent is the reward of those who laboured! dipnot 3
They will say, ‘Praise be to Allah Who has fulfilled His promise to us and made us the inheritors of this land, letting us settle in the Garden wherever we want. How excellent is the wage of those who work!’
And they will say: "All the praises and thanks be to Allâh Who has fulfilled His Promise to us and has made us inherit (this) land. We can dwell in Paradise where we will; how excellent a reward for the (pious, good) workers!"
They will say, ‘All praise belongs to Allah, who has fulfilled His promise to us and made us heirs to the earth, that we may settle in paradise wherever we may wish!’ How excellent is the reward of the workers [of righteousness]!
They will say, `All true and perfect praise belongs to Allâh alone Who has fulfilled His promise made to us; and has allowed us to inherit the land enabling us to dwell in Paradise wherever we please. ' How excellent is the reward of the doers of (righteous) deeds!
And they shall say, 'Praise belongs to God, who has been true in His promise to us, and has bequeathed upon us the earth, for us to make our dwelling wheresoever we will in Paradise. ' How excellent is the wage of those that labour!
They will chant: "Praise the Lord Who fulfilled His promises: He made us inherit the earth and now letting us enjoy His Paradise. " What an excellent reward for the righteous ones.
and they shall say, ' Praise be to God, who hath made good His promise to us, and hath given us the earth to inherit! We establish ourselves in Paradise wherever we please; and goodly is the reward of those who work!'
They said, "Praise be to God who has fulfilled His promise to us, and He made us inherit the earth, enjoying Paradise as we please. What a beautiful recompense for the workers!"
And they shall answer, praise be unto God, Who hath performed his promise unto us, and hath made us to inherit the earth, that we may dwell in paradise whereever we please! How excellent is the reward of those who work righteousness!
And they shall say, "All praise is due to Allah, Who has made good to us His promise, and He has given us this land as a heritage; we may dwell in the Garden where we please; so goodly is the reward of the workers.
And they will say, "Praise be to Allah, Who has sincerely (made good) His promise to us and has made us inherit the earth for us, to make our location in the Garden where we decide. So how favorable is the reward of the (good) doers."
They say: Praise be to Allah, Who hath fulfilled His promise unto us and hath made us inherit the land, sojourning in the Garden where we will! So bounteous is the wage of workers.
They will say: "All praise be to God Who has fulfilled the promise He had made to us, and bequeathed to us this land for dwelling in the garden wheresoever we like. " How excellent the recompense for those who act!
And they will exclaim: "All praise is due to God, who has made His promise to us come true, and has bestowed upon us this expanse [of bliss] as our portion, so that we may dwell in paradise as we please!" And how excellent a reward will it be for those who laboured [in God’s way]!
The righteous will say, "Praise be to Allah Who has fulfilled His promise to us, and made us inherit the ˹everlasting˺ land[1] to settle in Paradise wherever we please." How excellent is the reward of those who work ˹righteousness˺!
And they said: "Praise be to God who has fulfilled His promise to us, and He made us inherit the Earth, enjoying Paradise as we please. What a beautiful recompense for the workers!"
They will say, "Praise be to GOD, who fulfilled His promise to us, and made us inherit the earth, enjoying Paradise as we please." What a beautiful recompense for the workers!
And they will say, "Praise to Allah, who has fulfilled for us His promise and made us inherit the earth [so] we may settle in Paradise wherever we will. And excellent is the reward of [righteous] workers."
And they will say: “Praise belongs to God who has fulfilled for us His promise and made us inherit the earth — we may settle in the Garden wheresoever we will!” And excellent is the reward of the workers!
And they will say, "All Praise is due to Allah Who has fulfilled His Promise unto us, and made us inherit the land. We can live in beautiful dwellings of our choice in this Garden." So Bounteous is the reward of the sincere workers! (24:55), (33:27).
And they will say: "All Praises (and thanks) be to Allah, Who has truly fulfilled His Promise to us, and has given us (this) land in return: We can live in the Garden like we will: How excellent a reward for those who work (righteously)!"
And they will say, "AlHamdulillāh : Praise belongs to Allah who made His promise come true for us, and made us inherit the territory, so as we can dwell anywhere we wish in Jannah (Paradise) . So, excellent is the reward of those who did (good) deeds.
And they said: "Praise be to God who has fulfilled His promise to us, and He made us inherit the land, enjoying the Paradise as we please. What a beautiful recompense for the workers!"