Diyanet İşleri
Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
Abese suresi
Abese suresi, 11. ayet. كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ
kellâ innehâ teẕkirah.
Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an bir öğüttür Abese 11–16 3
(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
Dileyen ondan öğüt alır.
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 11–16. ayetler için yazılmıştır.
11. “Hayır! Çünkü o bir öğüttür.” Yani gerçek şu ki bu öğüt, Allah’tan gelmiş bir öğüttür. Bununla O’nun kullarına öğüt verilir, Kitabında onların ihtiyaç duydukları şeyleri açıklar ve hakkı batıldan, doğruyu eğriden ayırt eder.
12. Bu, açıklık kazandıktan sonra “artık dileyen onunla öğüt alır” yani gereğince amel eder. Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir: “De ki: O, Rabbinizden gelen haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen kâfir olsun.” (el-Kehf, 18/29)
Daha sonra Yüce Allah, bu öğüdün konumunu, büyüklüğünü ve şanının yüceliğini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
13-14. “Çok değerli”, değeri ve konumu “son derece yüksek ve tertemiz” zararlardan, şeytanların eline geçmekten yahut onların hırsızlık yolu ile çalmalarından uzak “sahifelerdedir.”
15-16. Kalpleri ve amelleri iyi ve “çok itaatkâr, pek şerefli” hayır ve bereketleri pek çok olan, Allah ile kulları arasında elçilik yapan melekler olan “katip elçilerin elleri ile (yazılmıştır).”
Bütün bunlar, Yüce Allah’ın Kitabını korumasının bir neticesidir. Allah, Kitabının Peygambere ulaştırılmasında aracılık eden elçileri; şerefli, güçlü ve kötülüklerden uzak olma özelliğine sahip melekler kılmıştır. Şeytanlara ona karşı bir imkân tanımamıştır. İşte bu, Kitaba iman etmeyi ve onu kabul ile karşılamayı gerektirir.
Bununla birlikte insanoğlu küfre sapmakta diretmektedir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu iş hiçte öyle değildir. Şüphesiz o, kabul edenler için ancak bir öğüt ve hatırlatmadır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hayır! Şüphesiz ki bunlar, (gerçeğin) hatırlatılmasıdır.
Elbet bu hitap bir öğüt ve uyarıdan ibarettir.
Elbette, bu (mesaj)lar yalnızca birer hatırlatma ve öğütten ibarettir:
Hayır, muhakkak ki o hatırlatmadır.
Hayır; çünkü o (Kur'an), bir öğüttür.
Hayır, şüphesiz bunlar (ayetler ), bir öğüttür.
Asla! Kuşkusuz, O, bir hatırlatmadır.
- Hayır! Yaptığın doğru değil, ayetlerimiz bir öğüttür, dileyen ondan öğüt alır.
Doğrusu, bu bir hatırlatmadır.
Doğrusu, bu bir hatırlatmadır.
Hayır, hayır, sakın! Çünkü o (Kur'an) bir öğüttür.
Hayır hayır zinhar, çünkü o bir tezkiredir
Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.
Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.
Hayır! Kuşkusuz o bir öğüttür.
Hayır; çünkü o (Kuran), bir öğüttür.
Sakın (bir daha böyle yapma Habibim). Çünkü o (Kur'an) bir öğüddür.
Sakın; çünkü bu, bir öğüttür.
(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.
Hayır. Bu ancak bir öğüttür.
Hayır (olmaz böyle şey); o (ayetler), bir hatırlatmadır.
Sakın ha (bunu bir daha yapma)! Onlar (Kur'an'da olanlar) kesinlikle doğru bilgidir dipnot 1 .
Yok, yok… Bunlar hatırlatılacak şeylerdir dipnot 1 .
Hayır! (Şunu iyi bil ki) şüphesiz bu bir öğüttür.
Hayır, (şunu iyi bil ki) şüphesiz bu, bir tezkire/pasaporttur.
Hayır, hiç de öyle değil! O, bir düşündürücüdür.
No indeed, but let this incident be an admonition;
No indeed! This [Quran] is a lesson
By no means (should it be so)! For it is indeed a Message of instruction:
No indeed; dipnot 1 this is only a Reminder. dipnot 2
No indeed! Truly it is a reminder,
Nay, (do not do like this); indeed it (this Qur’ân) is an admonition.
No indeed! These [verses of the Qur’ān] are a reminder
This should not have been so. Verily, this (Qur'ân) is a means to rise to eminence (for you all).
No indeed; it is a Reminder
This is an admonition for…
Nay! verily, it is a memorial;
No, this is but a reminder.
By no means shouldest thou act thus.
Nay! Verily, it is an admonishment (or a message of instructions).
Not at all! Surely it is a Reminder.
Nay, but verily it is an Admonishment,
Assuredly this is a reminder
NAY, VERILY, these [messages] are but a reminder:
But no! This ˹revelation˺ is truly a reminder.
No, this is but a reminder.
Indeed, this is a reminder.
No! Indeed, these verses are a reminder;
No, indeed! It is a reminder,
Nay, indeed this is an Advisory.
By no means (should it be so), because it is indeed a Message of Instruction:
Never! (you should never act in this way,) Indeed this (Qur’ān) is an advice.
No, this is but a reminder.