Diyanet İşleri
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
Abese suresi
Abese suresi, 13. ayet. فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ
fî ṣuḥufim mükerrameh.
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an bir öğüttür Abese 11–16 3
(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
Dileyen ondan öğüt alır.
(13-16) O, şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek, tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 11–16. ayetler için yazılmıştır.
11. “Hayır! Çünkü o bir öğüttür.” Yani gerçek şu ki bu öğüt, Allah’tan gelmiş bir öğüttür. Bununla O’nun kullarına öğüt verilir, Kitabında onların ihtiyaç duydukları şeyleri açıklar ve hakkı batıldan, doğruyu eğriden ayırt eder.
12. Bu, açıklık kazandıktan sonra “artık dileyen onunla öğüt alır” yani gereğince amel eder. Bu da Yüce Allah’ın şu buyruğuna benzemektedir: “De ki: O, Rabbinizden gelen haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen kâfir olsun.” (el-Kehf, 18/29)
Daha sonra Yüce Allah, bu öğüdün konumunu, büyüklüğünü ve şanının yüceliğini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
13-14. “Çok değerli”, değeri ve konumu “son derece yüksek ve tertemiz” zararlardan, şeytanların eline geçmekten yahut onların hırsızlık yolu ile çalmalarından uzak “sahifelerdedir.”
15-16. Kalpleri ve amelleri iyi ve “çok itaatkâr, pek şerefli” hayır ve bereketleri pek çok olan, Allah ile kulları arasında elçilik yapan melekler olan “katip elçilerin elleri ile (yazılmıştır).”
Bütün bunlar, Yüce Allah’ın Kitabını korumasının bir neticesidir. Allah, Kitabının Peygambere ulaştırılmasında aracılık eden elçileri; şerefli, güçlü ve kötülüklerden uzak olma özelliğine sahip melekler kılmıştır. Şeytanlara ona karşı bir imkân tanımamıştır. İşte bu, Kitaba iman etmeyi ve onu kabul ile karşılamayı gerektirir.
Bununla birlikte insanoğlu küfre sapmakta diretmektedir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu Kur’an, meleklerin katında bulunan değerli sayfalardadır.
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
İnanmayanlar, "Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili…
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi olarak…
Aynı kök: صحف (9 geçiş)
(36-37) Yoksa, Musa'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?
Aynı kök: كرم (47 geçiş)
Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.
Aynı kök: كرم (47 geçiş)
İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.
Aynı kök: كرم (47 geçiş)
İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü'minlerdir.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(13, 14, 15, 16) (Kur'an) kıymetli ve güvenilir elçilerin ellerinde, yüceltilmiş, arındırılmış, kutsal, değerli sahifelerdedir.
kutsal ve seçkin kayıtlar altında korunmuştur;
(O'nun) kutsal ve soylu vahiyleri (ışığında),
Çok şerefli kayıtlardadır,
O (Kur'an), 'şerefli/üstün' sahifelerdedir.
Tertemiz kılınmış mukaddes sahifelerde (yazılı)
Onurlu sayfalardadır.
- Kur'an,kutsal sayfalardır. Yüksek tutulan tertemiz sayfalarda, yazıcıların yani değerli, iyi yazıcıların ellerinde.
Onurlu kitaplardadır,
Onurlu kitaplardadır,
Değerli sayfalarda,
Tekrim edilir
O şerefli sayfalardadır,
O şerefli sayfalardadır,
O şerefli sayfalardadır,
O (Kuran), 'şerefli/üstün' sahifelerdedir.
(13-14) O, (Allah indinde) çok şerefli, kadri yüce, tertemiz sahifelerdedir.
O, çok şerefli sahifelerdedir.
(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.
(O) şerefli sahifelerdedir.
(O öğüt) Sahifeler içindedir: Değer verilen,
O (Kur'an'ın aslı), değerli sayfalarda (yazılıdır),
Bunlar, değerli sayfalara dipnot 1 ,
Şerefli sahifelerde.
Şerefli sahifelerde..
Kutsanan bereketli sayfalardadır o.
A Quran recorded in Books, honoured and highly esteemed,
[written] on honoured,
(It is) in Books held (greatly) in honour,
It is contained in scrolls highly honoured,
Inscribed on Honoured Pages,
(It is) in Records held (greatly) in honour (Al-Lauh Al-Mahfûz),
in honoured scriptures,
(This Qur'ân is preserved) in such written leaves (of the Book) as are greatly honoured,
upon pages high-honoured,
This admonition is…
In honoured pages
In records which are honorable.
written in volumes honourable,
It is in honoured books,
(It is) in Scrolls high-honored,
On honoured leaves
(Contained) in honoured pages,
in [the light of His] revelations blest with dignity,
It is ˹written˺ on pages held in honour—
In records which are honourable.
In honorable scriptures.
[It is recorded] in honored sheets,
In honoured pages,
In Scrolls Dignified.
(It is) in Books held in (great) honor,
It is (recorded) in those scripts (of the Preserved Tablet) that are honoured,
In scripts which are honorable.