Diyanet İşleri
Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
Abese suresi
Abese suresi, 5. ayet. أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ
emmâ meni-stagnâ.
Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Âmâ gelince yüzün ekşitilmesi Abese 1–10 3
(1-2) Kendisine o ama geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
(Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
Sen, ona yöneliyorsun.
(İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
(8-10) Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–10. ayetler için yazılmıştır.
1-2. “Yüzünü ekşitip” bedenini “çevirdi. Âmâ yanına geldi diye.”
3-4. Daha sonra o âmâya yönelmenin faydasını söz konusu ederek şöyle buyurdu: “Ne biliyorsun belki de o” âmâ “arınacak” bayağı huylardan kurtulacak ve güzel huylarla bezenecek!
“Yahut da öğüt alacak da bu öğüt ona fayda verecek!” Kendisine faydalı olacak öğütleri alarak bu öğütlerden yararlanacak!
Bu ise büyük bir faydadır ve peygamberlerin gönderilmesinden, öğüt verenlerin öğütlerinden ve hatırlatanların hatırlatmalarından maksat da budur. O nednele ihtiyaç duyarak kendiliğinden senin yanına gelen ve sana yönelen kimseye yönelmen, daha uygundur ve bu, yerine getirilmesi gereken bir görevdir.
5-10. Soru sormayan, hayra arzu ve istekli olmadığı için sormaya gerek de görmeyen zengin kimseye yönelmene, bununla birlikte ondan daha önemli olanları terk edip ilgilenmemene gelince böyle bir şey sana yakışmaz. Çünkü onun arınmamasından dolayı sana bir vebal yoktur. Şayet o arınmazsa, onun yaptığı kötülüklerden dolayı sen hesaba çekilmeyeceksin.
Bu, şu meşhur kaideye delil teşkil etmektedir: “Muhtemel bir iş dolayısı ile gerçekleşeceği bilinen bir iş, muhtemel bir maslahat dolayısı ile de gerçekleşeceği kesin olan bir maslahat terk edilmez.”
Ayrıca ilim talep eden, ona ihtiyaç duyan ve buna özellikle gayret gösteren kimseyle başkalarından daha çok ilgilenmek gerekir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Fakat sahip olduğu servetinden ötürü, senin getirdiklerine iman etmekten kendini müstağni gören kimseye gelince;
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı…
Aynı kök: غني (73 geçiş)
(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(5, 6) Kendini zengin (ihtiyaçsız) gören bu kişiye gelince, sen ona yöneliyorsun. dipnot 1
Fakat, kendi kendine yettiğini sanan kimseye gelince:
Ama kendini her şeye yeterli görene gelince,
Kendini mustağni görene gelince. . .
Fakat kendini müstağni gören (hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını sanan) ise,
Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince,
Fakat kendisini her şeye yeterli gören kimse.
- Kendisine ama geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun.
Kendisini zengin görüp önemsemeyene gelince;
Kendisini zengin görüp önemsemeyene gelince;
Ama ihtiyaç duymayana gelince,
Amma istiğna edene gelince
Fakat öğüt almayı gereksiz gören o kimseye gelince de;
Fakat öğüt almayı gereksiz gören o kimseye gelince de;
Fakat öğüt almayı gereksiz gören o kimseye gelince de;
Fakat kendini müstağni gören ise,
Amma (zengin olduğu için) kendisini müstağni gören adam (yok mu)?
Ama kendisini müstağni gören.
(1-16) Yüzünü ağma / kör geldi diye ekşitti ve döndü. İdrak edemezsin ki belki de o arınacak. Veya öğüt alacak ve hatırlatma ona fayda verecek. Ama sen, müstağni kişi ile / kendini yeterli gören kişi ile, i şte onla meşgulsün. Onun temizlenmesinden sana ne ki. Amma, koşup sana gelen kişi ile ve tedirgin olmuş / haşyetli o kişi ile işte sen onla ilgisizsin / ona aldırış etmiyorsun. Hayır, hayır , muhakkak ki O / Kuran bir hatırlatmadır. Tertemiz elçiler elinde yükseltilmiş, değerli katiplerin elleriyle yazılmış ikram sahibi sahifelerdeki o hatırlatmayı kim isterse alır.
Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
Kendisini zengin görüp tenezzül etmeyene gelince;
(Vereceğin bilgiye) ihtiyaç duymayan kişi var ya, dipnot 1
Sana ihtiyaç duymayan adama gelince,
Ama, kendisini ihtiyaçsız görene.
Ama, kendisini ihtiyaçsız görene..
O, kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görene gelince,
But he who is rich, with abundant means at command.
For the self-satisfied one
As to one who regards Himself as self-sufficient,
Now he who waxes indifferent,
As for him who thinks himself self-sufficient,
As for him who thinks himself self-sufficient,
But as for someone who is self-complacent,
But as to him who considers himself self-sufficient and is indifferent (to the Truth);
But the self-sufficient,
As to the rich one that you….
But as for him who is wealthy,
As for the one who was conceited;
The man who is wealthy,
As for him who considers himself independent (or self-sufficient),
(But) as for him who thinks himself self- sufficient,
As for him who thinketh himself independent,
As for him who is not in want of any thing,
Now as for him who believes himself to be self-sufficient
As for the one who was indifferent,
As for the one who was rich.
As for the rich man.
As for he who thinks himself without need,
As for him who is self-sufficient:
As for him who deems himself in no need of Guidance,
About the one who considers himself independent,
As for the one who does not care (about faith),
As for the one who was rich.