Tevbe suresi

Tevbe suresi, 26. ayet

Tevbe suresi, 26. ayet. ثُمَّ أَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَعَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَأَنزَلَ جُنُودًا لَّمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ

ŝümme enzele-llâhü sekînetehû `alâ rasûlihî ve`ale-lmü'minîne veenzele cünûdel lem teravhâ ve`aẕẕebe-lleẕîne keferû. veẕâlike cezâü-lkâfirîn.

Diyanet İşleri

Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere azap verdi. İşte bu, inkarcıların cezasıdır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 23–29 · surenin 26. ayeti / 129
  1. Tevbe 23

    Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.

  2. Tevbe 24

    De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah'tan, peygamberinden ve O'nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez."

  3. Tevbe 25

    Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisin geriye dönüp kaçmıştınız.

  4. 26

    Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere azap verdi. İşte bu, inkarcıların cezasıdır.

  5. Tevbe 27

    Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  6. Tevbe 28

    Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  7. Tevbe 29

    Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

26. “Sonra Allah Rasûlüne ve mü’minlere” sıkıntılı zamanlarda, sarsıntı esnasında ve dehşet verici hallerde kalplere sükûn ve sebat veren, kalpleri rahat ve huzura kavuşturan ve Allah’ın kullar üzerindeki büyük nimetlerinden birisi olan “sekînetini indirmişti. Sizin görmediğiniz ordular” yani melekleri Allah Huneyn günü müslümanlara sebat vermek, onları zaferle müjdelemek ve onlara destek olmak üzere “indirip kâfirlere” bozguna uğrama, öldürülme, müslümanlar tarafından kadınlarının, çocuklarının ve mallarının ele geçirilmesi suretiyle “azap etmiştir. Kâfirlerin cezası işte budur.” Allah onlara dünya hayatında azap ettikten sonra âhirette de onları oldukça ağır bir azaba duçar edecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Düşmanınızdan kaçmanızdan sonra Allah, peygamberi ve Müminlerin üzerine rahatlık indirmiş ve böylece sizler savaşta sebat etmiştiniz. Görmediğiniz melekler indirmiş, kâfirlere ise öldürülme, esir alınma ve mallarının ele geçirilmesi ile azap etmişti. Onların cezalandırıldığı bu cezanın sebebi, onların peygamberlerini yalanlamaları ve O'nun getirdiklerinden yüz çevirmeleriydi.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. أَنزَلَ enzele indirdi kök: نزل
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. سَكِينَتَهُۥ sekinetehu sekinetini kök: سكن
  5. عَلَىٰ ala üzerine
  6. رَسُولِهِۦ rasulihi Elçisinin kök: رسل
  7. وَعَلَى ve ala ve üzerine
  8. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'minlerin kök: امن
  9. وَأَنزَلَ ve enzele ve indirdi kök: نزل
  10. جُنُودًۭا cunuden askerler kök: جند
  11. لَّمْ lem
  12. تَرَوْهَا teravha sizin görmediğiniz kök: راي
  13. وَعَذَّبَ ve azzebe ve azab etti kök: عذب
  14. ٱلَّذِينَ ellezine olanlara
  15. كَفَرُوا۟ ۚ keferu kafirlere kök: كفر
  16. وَذَٰلِكَ ve zalike işte budur
  17. جَزَآءُ ceza'u cezası kök: جزي
  18. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine kafirlerin kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Huneyn Gazvesi ve Tâif kuşatması · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size…

  • Aynı olay: Huneyn Gazvesi ve Tâif kuşatması · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Bunun böyle olması Allah'ın, doğruları, doğrulukları sebebiyle mükafatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tövbesini kabul…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    "O, Rabbimin emriyle her şeyi yerle bir eder." Derken evlerinden başka hiçbir şeyleri görünmez hale geldiler. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve göremediğiniz…

  • Aynı kök: جند (29 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş)

    Nihayet karınca vadisine geldikleri vakit bir karınca, "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesinler" dedi.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra Allah, Elçisine ve müminlere güven indirmişti. Sizin görmediğiniz ordular (melekler) göndermişti dipnot 1 de kâfirlere azap etmişti. İşte bu, kâfir olanların cezasıdır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Tevbe 9:40; Ahzâb 33:9.

Mustafa İslamoğlu

Daha sonra Allah, Rasulü'ne ve inananlara katından bir sükunet indirmiş, görmediğiniz güçlerle sizi takviye etmiş ve inkarda direnenleri azaba uğratmıştı: Bu ise, inkar edenlerin cezasıydı.

Muhammed Esed

Bunun üzerine, Allah, Elçisinin ve inananların içlerine katından bir sükunet indirmiş, görmediğin güçlerle donatmış ve hakkı inkara şartlanan kimseleri azaba uğratmıştı ki, hakkı inkar edenlerin cezası da böyledir zaten!

Ahmed Hulusi

Sonra Allah, Rasulünün ve iman edenlerin üzerine sakinlik ve O'na güven hissi inzal etti, sizin görmediğiniz ordularını da (melekler) inzal etti. . . (Böylece) hakikat bilgisini inkar edenleri azaplandırdı. . . Hakikat bilgisini inkar edenlerin karşılığı işte budur!

Ali Bulaç

(Bundan) Sonra Allah, elçisi ile mü'minlerin üzerine 'güven duygusu ve huzur' indirdi, sizin görmediğiniz orduları indirdi ve inkar edenleri azablandırdı. Bu, inkarcıların cezasıdır.

Ali Özek ve heyeti

Sonra Allah, Rasûl'ü ile müminler üzerine sekînetini (sükûnet ve huzur duygusu) indirdi, sizin görmediğiniz ordular (melekler) indirdi de kâfirlere azap etti. İşte bu, o kâfirlerin cezasıdır.

Ali Rıza Safa

Sonra, Allah, Kendi elçisinin ve inananların üzerine bir dinginlik indirdi. Ve sizin göremediğiniz ordular indirerek, nankörlük edenleri cezalandırdı. Nankörlük edenlerin cezası, işte böyledir.

Bayraktar Bayraklı

Sonra Allah, Peygamber'inve müminlerin üzerine güven duygusunu indirdi. Sizin görmediğiniz ordular indirdi de kafirlere azap etti. İşte bu, o kafirlerin cezasıdır.

Edip Yüksel

Sonra ALLAH, elçisi ve iman edenlerin üzerine tarafından güven ve rahatlık indirdi, ek olarak, görmediğiniz ordular indirdi ve böylece kafirleri cezalandırdı. Kafirlerin cezası işte budur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra ALLAH, elçisi ve inananların üzerine tarafından güven ve rahatlık indirdi, ek olarak, görmediğiniz ordular indirdi ve böylece kafirleri cezalandırdı. Kafirlerin cezası işte budur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra Allah, peygamberinin ve mü'minlerin üzerine kalplere sükunet veren rahmetini indirdi ve görmediğiniz ordular indirip kendisini tanımayanları azaba uğrattı. İşte kafirlerin cezası budur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra Allah, Resulünün üzerine ve mü'minlerin üzerine sekinetini indirdi ve görmediğiniz ordular indirdi de kendisini tanımıyanları azaba uğrattı, ve bu işte kafirlerin cezası

Erhan Aktaş

Sonra Allah, Resul'ünün ve İman Edenlerin üzerine dinginlik ve güven indirdi. Görmediğiniz ordular indirdi ve Kafirlere azap verdi. İşte budur Kafirlerin cezası.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra Allah, Resul'ünün ve inananların üzerine dinginlik ve güven indirdi. Görmediğiniz ordular indirdi ve gerçeği Kafirlere azap verdi. İşte budur Kafirlerin cezası.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra Allah, Rasulü'nün ve inananların üzerine dinginlik ve güven indirdi. Görmediğiniz ordular indirdi ve gerçeği yalanlayan nankörlere azap verdi. İşte budur gerçeği yalanlayan nankörlerin cezası.

Gültekin Onan

(Bundan) Sonra Tanrı, elçisi ile inançlıların üzerine 'güven duygusu ve huzur' indirdi, sizin görmediğiniz orduları indirdi ve küfredenleri azablandırdı. Bu, kafirlerin cezasıdır.

Hasan Basri Çantay

Sonra Allah; resulü ile mü'minlerin üzerine sekinetini (kuvve-i ma'neviyyesini) indirdi, görmediğiniz (melek) orduları (nı) indirdi ve kafirleri azablandırdı. Bu, o kafirlerin cezası idi.

İbni Kesir

Bilahare Allah; Rasulü ile mü'minlerin üzerine sekinetini indirmişti, görmediğiniz orduları da indirmişti. Ve kafirleri azaba uğratmıştı. Kafirlerin cezası buydu.

Mehmet Alagaş

(25-27) Kesin olan şu ki, Allah birçok savaş meydanında / birçok vatanda ve Huneyn gününde (Mekke fethinin on beş gün sonrası hevazin ve sakif kabileleri savaşı) size kesinlikle yardım etti, çokluğunuzun cazibesine kapıldınız (on iki bin kişi olmanız kendinizde özgüven oluşturdu Allah’a güveni azalttı) fakat size bu bir fayda sağlamadı, arzda, geniş olmasına rağmen, daraldınız / darlandını z, gerisin geri döndünüz, s onra Resulünün ve müminlerin üzerlerine bir sakinlik / sükûnet indirdi, görmediğiniz ordular indirdi ve kafirlere azap etti, kafirlerin cezası işte budur , sonra bunun ardından da Allah istediği kişileri tövbelerini kabul etti, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra Allah, Rasûlüne ve Müminlere sükûnet/huzur indirdi ve görmediğiniz ordular indirdi ve kâfirlere azap etti. Kâfirlerin cezası işte budur.

Süleyman Ateş

Sonra Allah, Elçisinin ve mü'minlerin üzerine sekinetini (güven veren rahmetini) indirdi, sizin görmediğiniz askerler indirdi ve kafirlere azab etti (onları bozguna uğrattı). İşte kafirlerin cezası budur!

Süleymaniye Vakfı

Sonra Allah, elçisine ve müminlere bir iç huzuru verdi dipnot 1 . Görmediğiniz ordular indirdi. Kafirlere /ayetleri görmezlikte direnenlere de azap etti. Kafirlerin alacağı karşılık işte budur.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Derken Allah, elçisine ve inanıp güvenenlere özgüven vermiş, görmediğiniz ordular indirmiş ve o kafirleri cezalandırmıştı. Kafirlerin payına düşen işte budur.

Şaban Britch

Sonra Allah, Rasûlüne ve müminlere sükûnet/huzur indirdi ve görmediğiniz ordular indirdi ve kâfirlere azap etti. Kâfirlerin cezası işte budur.

Şaban Piriş

Bozgundan sonra Allah, peygamberine ve müminlere güven indirdi ve görmediğiniz askerler indirerek kafirleri cezalandırdı. Kafirlerin cezası budur.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra Allah, resulünün üzerine de müminlerin üzerine de sükunetini indirmiş, ayrıca sizin görmediğiniz orduları göndermiş de küfre sapanlara azap etmişti. Kafirlerin cezası işte budur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then did Allah inspire peace and tranquility as well as just confidence to the hearts and minds of His Messenger and of the faithful troops, and He sent down an invisible array of angels to assail your enemies and put them to rout, and there, He inflicted them with punishment in requital of their infidelity.

Abdul Haleem

Then God sent His calm down to His Messenger and the believers, and He sent down invisible forces. He punished the disbelievers- this is what the disbelievers deserve-

Abdullah Yusuf Ali

But Allah did pour His calm on the Messenger and on the Believers, and sent down forces which ye saw not: He punished the Unbelievers; thus doth He reward those without Faith.

Abul A'la Maududi

[9:26] Then Allah caused His tranquillity to descend upon His Messenger and upon the believers, and He sent down hosts whom you did not see, and chastised those who disbelieved. Such is the recompense of those who deny the Truth.

Aisha Bewley

Then Allah sent down His serenity on His Messenger and on the muminun, and sent down troops you could not see, and punished those who were kafir. That is how the kuffar are repaid.

Al-Hilali & Khan

Then Allâh did send down His Sakînah (calmness, tranquillity and reassurance) on the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), and on the believers, and sent down forces (angels) which you saw not, and punished the disbelievers. Such is the recompense of disbelievers.

Ali Quli Qarai

Then Allah sent down His composure upon His Apostle and upon the faithful, and He sent down hosts you did not see, and He punished the faithless, and that is the requital of the faithless.

Amatul Rahman Omar

Then Allâh sent down His Shechinah(- peace of mind and tranquility) upon His Messenger and upon the believers and He sent down troops which were not visible to you and He punished those who disbelieved. And such is the recompense of the disbelievers.

Arthur John Arberry

Then God sent down upon His Messenger His Shechina, and upon the believers, and He sent down legions you did not see, and He chastised the unbelievers; and that is the recompense of the unbelievers;

Bijan Moeinian

Then [after having taught you a lesson about the pride], the Lord gave peace to His prophet and the believers and sent invisible fighters to defeat the disbelievers and to punish them for their disbelief.

E. Henry Palmer

then God sent down His shechina upon His Apostle and upon the believers; and sent down armies which ye could not see, and punished those who misbelieved;

Edip-Layth

Then God sent down tranquility upon His messenger and those who acknowledge, and He sent down soldiers which you did not see. He thus punished those who rejected. Such is the recompense of the ingrates.

George Sale

Afterwards God sent down his security upon his apostle and upon the faithful, and sent down troops of angels which ye saw not; and he punished those who disbelieved: And this was the reward of the unbelievers.

Hamid S. Aziz

Then Allah sent down His shechina (inner calm, peace, tranquillity, security reassurance) upon His Messenger and upon the believers; and sent down hosts which you could not see, and punished those who disbelieved; for that is the reward of the disbelievers.

Mahmoud Ghali

Thereafter Allah sent down upon His Messenger His serenity (The Arabic word is /sakînah/) and upon the believers, and He sent down hosts you did not see, and He tormented the ones who disbelieved; and that is the recompense of the disbelievers. .

Marmaduke Pickthall

Then Allah sent His peace of reassurance down upon His messenger and upon the believers, and sent down hosts ye could not see, and punished those who disbelieved. Such is the reward of disbelievers.

Mohamed Ahmed - Samira

Then God sent down a sense of tranquility on His Apostle and the faithful; and sent down troops invisible to punish the infidels. This is the recompense of those who do not believe.

Muhammad Asad

whereupon God bestowed from on high His [gift of] inner peace upon His Apostle and upon the believers, and bestowed [upon you] from on high forces which you could not see, and chastised those who were bent on denying the truth: for such is the recompense of all who deny the truth!

Mustafa Khattab

Then Allah sent down His reassurance[1] upon His Messenger and the believers, and sent down forces[2] you could not see, and punished those who disbelieved. Such was the reward of the disbelievers.

Progressive Muslims

Then God sent down tranquility upon His messenger and the believers, and He sent down soldiers which you did not see, and He punished those who disbelieved. Such is the recompense of the rejecters.

Rashad Khalifa

Then GOD sent down contentment upon His messenger and upon the believers. And He sent down invisible soldiers; He thus punished those who disbelieved. This is the requital for the disbelievers.

Sahih International

Then Allah sent down His tranquillity upon His Messenger and upon the believers and sent down soldiers angels whom you did not see and punished those who disbelieved. And that is the recompense of the disbelievers.

Sam Gerrans

Then sent God His tranquillity upon His messenger, and upon the believers, and sent down forces you did not see, and punished those who ignored warning; and that is the reward of the false claimers of guidance;

Shabbir Ahmed

Then Allah sent His peace of reassurance down upon His Messenger and upon the believers (48:4). And sent down armies you could not see, and punished the rejecters. (The Messenger led them from chaos back to discipline, and boosted their morale. That was the army unseen (3:125), (8:10), (9:40), (41:30)). Such is the reward of the rejecters of the Truth.

Syed Vickar Ahamed

But Allah did pour His peace on the Messenger (Muhammad) and on the believers, and sent down forces (angels) which you did not see: He punished the disbelievers: Like this He rewards those without Faith.

Taqi Usmani

Then Allah sent down His tranquility upon His Messenger and upon the believers, and sent down troops that you did not see, and punished those who disbelieved. That is the recompense of the disbelievers.

The Monotheist Group

Then God sent down His tranquility upon His messenger and the believers, and He sent down soldiers which you did not see, and He punished those who rejected. Such is the recompense of the rejecters.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 26. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 26. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 26. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩