Diyanet İşleri
De ki: "Ben türedi bir peygamber değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Ahkâf suresi
Ahkâf suresi, 9. ayet. قُلْ مَا كُنتُ بِدْعًا مِّنَ ٱلرُّسُلِ وَمَآ أَدْرِى مَا يُفْعَلُ بِى وَلَا بِكُمْ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ وَمَآ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ
ḳul mâ küntü bid`am mine-rrusüli vemâ edrî mâ yüf`alü bî velâ biküm. in ettebi`u illâ mâ yûḥâ ileyye vemâ ene illâ neẕîrum mübîn.
De ki: "Ben türedi bir peygamber değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yaratılış hak iledir; "taptıklarınızı gördünüz mü?" Ahkâf 1–11 3
İnsanlar (kıyamet günü) toplandığında, o taptıkları kendilerine düşman oluverir, onların ibadetlerini de inkar ederler.
Ayetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman, o küfredenler kendilerine geldiğinde Hak (kitap Kur'an) için, düşünmeden "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.
Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
De ki: "Ben türedi bir peygamber değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "Ne dersiniz? Şayet bu, Allah katından ise ve siz onu inkar etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerini (Tevrat'ta görerek) şahitlik edip inandığı halde, siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız?). Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez."
İnkar edenler, inananlar için, "Eğer o Kur'an iyi bir şey olsaydı, onlar onu kabulde, bizi geçemezlerdi" dediler. Onunla doğru yolu bulamadıkları için; "Bu eski bir uydurmadır" diyecekler.
Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş bir kitaptır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
9. “De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim.” İnsanlara gelmiş ilk rasûl ben değilim ki! Ne diye benim risaletimi garip karşılıyor ve davetimi inkâr ediyorsunuz? Benden önce benim çağrıma uygun davette bulunmuş pek çok nebi ve rasûller gelmiş bulunuyor. O halde benim peygamber oluşumu niye yadırgıyorsunuz?
“Ne bana ne de size ne yapılacağını bilemem.” Ben ancak bir insanım, elimden hiçbir şey gelmez. Benim de sizinde üzerinizde tasarruf sahibi olan, benim de mutlak hakimim, sizin de mutlak hakiminiz olan Yüce Allah’tır.
“Ben, ancak bana vahyolunana uyarım.” Kendiliğimden hiçbir şey getirmem, uydurmam.
“Zira ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım.” Eğer benim risaletimi tasdik eder, davetimi kabul edersiniz, işte bu, sizin dünya ve âhirette en büyük payınız olur. Eğer reddederseniz, hesabınızı görecek olan Allah’tır. Ben sizi uyarmış bulunuyorum. Uyaran kimse de mazeret kapısını kapatmış olur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Senin peygamberliğini yalanlayan o müşriklere de ki: "Ben, Allah'ın göndermiş olduğu ilk elçi (peygamber) değilim ki, sizi davet etmeme şaşırıyorsunuz! Şüphesiz benden önce pek çok peygamber gelmiştir. Ben, Allah'ın bana ve size bu dünyada ne yapacağını bilmiyorum. Ben, sadece bana vahyolunana uyuyorum ve sadece Allah'ın vahyettiklerini söylüyor ve yapıyorum. Ben ancak sizleri Allah'ın azabı ile apaçık bir şekilde uyaran bir uyarıcıyım."
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
İçlerinden bir adama insanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında kendileri için bir doğruluk makamı bulunduğunu müjdele diye vahyetmemiz,…
Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
(Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana…
Aynı kök: بدع (4 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa'yı gönderdik, ona İncil'i verdik ve kendisine…
Aynı kök: دري (29 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy
(52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan…
Aynı kök: بدع (4 geçiş)
O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.
Aynı kök: بدع (4 geçiş)
O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O'nun bir eşi olmadığı halde, nasıl bir çocuğu olabilir? Halbuki her şeyi O yarattı. O, her şeyi…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
(Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, "Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Ben elçilerden bir türedi (ilk defa gönderilen) değilim. dipnot 1 Bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. dipnot 2 Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam. dipnot 3 Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "Ben peygamberlerin ilki değilim; kendime de size de ne yapılacağını asla bilmiyorum; ben sadece (vahyi) olduğu gibi beyan eden bir uyarıcıyım."
De ki: "Ben (Allah'ın) elçilerin(in) ilki değilim; ve (onların tümü gibi) ben de, bana ve size ne olacağını bilemem, sadece bana vahyolunana uyuyorum çünkü ben sadece açık bir uyarıcıyım".
De ki: "Rasuller arasında açığa çıkmamış yeni bir şey oluşturmuyorum. Bende ve sizde ne açığa çıkarılacağını bilmem! Bana vahyolunandan başkasına tabi olmam! Ben yalnızca apaçık bir uyarıcıyım!"
De ki: "Ben elçilerden bir türedi değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilemiyorum. Ben, yalnızca bana vahyedilmekte olana uyuyorum ve ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim."
De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.
De ki: "Ben, elçiler arasında yeni bir şey türetmiş değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Yalnızca bana bildirilene bağlı kalıyorum. Zaten ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim!". dipnot 430
De ki: "Ben peygamberler arasında türedi biri değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyuyorum ve ben apaçık bir uyarıcıyım."
De ki "Ben türedi bir elçi değilim. Bana ve size ne olacağını da bilmem. Ben, ancak bana vahiy edilene uyuyorum. Ben apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim."
De ki 'Ben türedi bir elçi değilim. Bana ve size ne olacağını da bilmem. Ben, ancak bana vahyedilene uyuyorum. Ben apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim.'
De ki: "Ben peygamberlerin ilki değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Yalnız bana vahyedilene uyuyorum. Ben, sadece açık bir uyarıcıyım."
De ki: ben Peygamberler içinden bir türedi değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum, yalnız bana gönderilen vahye ittiba' ediyorum, ben başka değil, açık bir nezirim
De ki: "İlk Resul ben değilim. Bana ve size ne yapılacağını bilmiyorum. Ben, yalnızca bana vahyedilene uyuyorum. Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "İlk resul ben değilim. Bana ve size ne yapılacağını bilmiyorum. Ben, yalnızca bana vahyedilene uyuyorum. Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "İlk resul ben değilim. Bana ve size ne yapılacağını bilmiyorum. Ben, yalnızca bana vahyedilene uyuyorum. Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."
De ki: "Ben elçilerden bir türedi değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilemiyorum. Ben, yalnızca bana vahyedilmekte olana uyuyorum ve ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim."
De ki: "Ben peygamberlerden ilk defa (gelmiş biri) değilim. Bana ve size ne yapılacağını bilmem. Ben, bana vahy olunmakda bulunanlardan başkasına uymuyorum. Ben (Allahın azabiyle) apaçık korkutandan başkası da değilim".
De ki: Ben, peygamberlerden bir ilk değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben, sadece bana vahyolunana uyarım. Ve ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım.
(7-10) Kendilerine ayetlerimiz açıklamaları ile sözlü okunduğu vakit, kafirler hak hakkında derler ki, bu apaçık bir sihirdir yahut onu iftira ediyor diyorlar, eğer ki o iftira ise ben Allahtan gelecek herhangi bir şeye karşı egemenliğim yok / mülkiyete sahip değilim, O içinizde taşıdığınız şeyleri en iyi bilendir , sizlerle benim aramda şahit olarak o yeterlidir , O bağışlayandır, esirgeyendir. Bu elçilik benim çıkardığım bir yenilik / icat değil, size veya bana ne yapılacağını bilmiyorum / idrak edemiyorum, ben sadece bana vahyedilene uyuyorum, ben sadece bir uyarıcıyım, O / Kuran, Allah'tan ise ve siz de onu yok saymışsanız İsrail oğullarından bir şahitte bunun bir benzerine şahit olmuşsa ve iman etm işse, sizde büyüklendiyseniz görüşünüz ne olurdu de. Muhakkak ki Allah zalim kavimleri yola iletmez.
De ki: "Ben, rasullerin ilki değilim. Bana ve size neler yapılacak bilmiyorum. Ben, ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben, apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim."
De ki: "Ben türedi bir elçi değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyuyorum ve ben apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim."
De ki: Ben resullerin dipnot 1 ilki değilim dipnot 2 . Bana da size de ne yapılacağını bilmem dipnot 3 . Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dipnot 4 ."
De ki "İlk elçi ben değilim. Bana da size de ne yapılacağını bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece doğruları açıklayan bir uyarıcıyım; o kadar."
De ki: Ben, peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size neler yapılacak bilmiyorum. Ben, ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben, apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim.
De ki: -Ben, peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size neler yapılacak bilmiyorum. Ben, ancak bana vahyedilene tabi oluyorum. Ben, apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim.
De ki: "Ben, resuller içinden bir türedi değilim! Bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Bana vahyedilenden başkasına da uymam! Ve ben, açıkça uyaran bir elçiden başkası da değilim."
Say to them: "I am not a novelty of Apostleship hither to unknown to you nor do I know what is to be or will be, nor what is in store for me or for you. I only submit to what is inspired to me by Allah and do what I am commanded to do, and I am only a spectacle and a warning."
Say, ‘I am nothing new among God’s messengers. I do not know what will be done with me or you; I only follow what is revealed to me; I only warn plainly.’
Say: "I am no bringer of new-fangled doctrine among the messengers, nor do I know what will be done with me or with you. I follow but that which is revealed to me by inspiration; I am but a Warner open and clear."
Tell them: "I am not the first of the Messengers; and I do not know what shall be done with me or with you. I follow only what is revealed to me, and I am nothing but a plain warner." dipnot 1
Say: ‘I am nothing new among the Messengers. I have no idea what will be done with me or you. I only follow what has been revealed to me. I am only a clear warner.’
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "I am not a new thing among the Messengers (of Allâh i.e. I am not the first Messenger) nor do I know what will be done with me or with you. I only follow that which is revealed to me, and I am but a plain warner."
Say, ‘I am not a novelty among the apostles, nor do I know what will be done with me, or with you. I just follow whatever is revealed to me, and I am just a manifest warner.’
Say, `I am no novel (Apostle) among the Messengers nor do I know what will be done to me (on your behalf) or to you. I simply follow what is revealed to me and I am nought but a plain Warner.'
Say: 'I am not an innovation among the Messengers, and I know not what shall be done with me or with you. I only follow what is revealed to me; I am only a clear warner.'
Tell people: "I am not different from other Prophets. I do not know what will happen to you or me. I only follow what God has revealed to me. My only mission is to relay the message."
Say, 'I am not an innovator among the apostles; nor do I know what will be done with me or with you if I follow aught but what I am inspired with; nor am I aught but a plain warner. '
Say, "I am no different from the other messengers, nor do I know what will happen to me or to you. I only follow what is inspired to me. I am no more than a clear warner"
Say, I am not singular among the apostles; neither do I know what will be done with me or with you hereafter: I follow no other than what is revealed unto me; neither am I any more than a public warner.
Say, "I am not the first of (or new thing among) the Messengers, and I do not know what will be done with me or with you: I do not follow anything but that which is revealed to me, and I am nothing but a plain Warner. "
Say, "In no way am I an innovation among the Messengers, and in no way can I realize what will be performed upon me or upon you. Decidedly I closely follow (nothing) except what is revealed to me; and in no way am I (anything) except an evident, constant warner."
Say: I am no new thing among the messengers (of Allah), nor know I what will be done with me or with you. I do but follow that which is inspired in me, and I am but a plain warner.
Say: "I am not a new Messenger to come, nor do I know what is to be done to me or you. I only follow what is revealed to me. My duty is only to warn you clearly."
Say: "I am not the first of [God’s] apostles; and [like all of them, ] I do not know what will be done with me or with you: for I am nothing but a plain warner. "
Say, "I am not the first messenger ever sent, nor do I know what will happen to me or you. I only follow what is revealed to me. And I am only sent with a clear warning."
Say: "I am no different from the other messengers, nor do I know what will happen to me or to you. I only follow what is inspired to me. I am no more than a clear warner"
Say, "I am not different from other messengers. I have no idea what will happen to me or to you. I only follow what is revealed to me. I am no more than a profound warner."
Say, "I am not something original among the messengers, nor do I know what will be done with me or with you. I only follow that which is revealed to me, and I am not but a clear warner."
Say thou: “I am no new thing among the messengers, and I know not what will be done with me or with you. I follow only what is revealed to me; and I am only a clear warner.”
Say, "I am not the first of the Messengers, and I cannot predict what will encounter me and encounter you. I do but follow what is revealed unto me, and I am but a plain Warner."
Say: "I am not the one who brings newly made up faith among the messengers, nor do I know what will be done with me or with you. I only follow that which is made known to me by Revelation; I am only a Warner, open and clear."
Say, "I am not something unprecedented among the messengers, and I do not know what will be done to me or to you. I do not follow anything but what is revealed to me, and I am only a clear warner."
Say: "I am no different from the other messengers, nor do I know what will happen to me or to you. I only follow what is inspired to me. I am no more than a clear warner"