Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 52. ayet

Şûrâ suresi, 52. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ رُوحًا مِّنْ أَمْرِنَا مَا كُنتَ تَدْرِى مَا ٱلْكِتَٰبُ وَلَا ٱلْإِيمَٰنُ وَلَٰكِن جَعَلْنَٰهُ نُورًا نَّهْدِى بِهِۦ مَن نَّشَآءُ مِنْ عِبَادِنَا وَإِنَّكَ لَتَهْدِىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

vekeẕâlike evḥaynâ ileyke rûḥam min emrinâ. mâ künte tedrî me-lkitâbü vele-l'îmânü velâkin ce`alnâhü nûran nehdî bihî men neşâü min `ibâdinâ. veinneke letehdî ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.

Diyanet İşleri

(52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 49–53 · surenin 52. ayeti / 53

Konu Vahyin üç yolu ve dosdoğru yol Şûrâ 51–53 3

  1. Şûrâ 49

    Göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı) Allah'ındır. O, dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları verir.

  2. Şûrâ 50

    Yahut o çocukları erkekler, dişiler olmak üzere çift verir, dilediği kimseyi de kısır yapar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir, hakkıyla gücü yetendir.

  3. Şûrâ 51

    Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla, yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 52–53

    (52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

52. “İşte bu şekilde” senden önceki peygamberlere vahyettiğimiz gibi “sana da emrimizden bir Ruh vahyettik.” Ki o da şu Kur’ân-ı Kerîm’dir.

Yüce Allah, Kur’ân’a “ruh” adını vermiştir. Çünkü beden, ruh ile hayat bulduğu gibi kalpler ve ruhlar da Kur’ân ile hayat bulur. Din ve dünya maslahatları onunla hayat bulur. Çünkü ondaki pek çok hayır ve uçsuz bucaksız ilim bunu sağlar.

O, Yüce Allah’ın, hem rasûlüne hem de mü’min kullarına -onu hak edecek bir sebebi ortaya koymaları söz konusu olmadığı- katıksız bir lütfudur. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

Bu kitabın sana indirilişinden önce “sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin.” Önceki kitapların bildirdiği haberlere dair hiçbir bilgin yoktu. İlahi şeriatlere imanın da yoktu, bunların gerektirdiği bir amelin de yoktu. Aksine sen, okuma yazma bilmeyen ümmi birisiydin.

İşte bizim “kendisi ile kullarımızdan dilediğimizi hidâyete ulaştırdığımız bir nur” kıldığımız bu Kitap, sana geldi. İnsanlar, küfür ve bid’atlerin, helâk edici heva ve heveslerin karanlıklarında bu Kitap sayesinde aydınlanırlar. Onun vasıtası ile gerçekleri bilir ve yine onun vasıtası ile dosdoğru yola ulaşırlar.

“Şüphe yok ki sen, dosdoğru bir yolu göstermektesin.” Bu yolu insanlara açıklamakta, beyan etmekte, bu yolu izlemeye onları teşvik etmekte ve aksi yolları izlememelerini emretmekte, o yollardan onları uyarıp sakındırmaktasın. Daha sonra bu dosdoğru yolu açıklayarak şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Senden önce gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana kendi katımızdan Kur'an'ı vahyettik. Önceden sen resullere indirilen semavi kitaplar nedir ve iman nedir bilmiyordun. Fakat biz bu Kur'an'ı kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle hidayet edeceğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz sen insanları dosdoğru yola iletiyorsun. O da İslam dinidir.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَذَٰلِكَ ve kezalike işte böyle
  2. أَوْحَيْنَآ evhayna vahyettik kök: وحي
  3. إِلَيْكَ ileyke sana
  4. رُوحًۭا ruhen bir ruh kök: روح
  5. مِّنْ min -den
  6. أَمْرِنَا ۚ emrina emrimiz- kök: امر
  7. مَا ma
  8. كُنتَ kunte sen değildin kök: كون
  9. تَدْرِى tedri biliyor kök: دري
  10. مَا ma nedir
  11. ٱلْكِتَـٰبُ l-kitabu Kitap kök: كتب
  12. وَلَا ve la ve nedir
  13. ٱلْإِيمَـٰنُ l-imanu iman kök: امن
  14. وَلَـٰكِن velakin fakat
  15. جَعَلْنَـٰهُ cealnahu biz onu yaptık kök: جعل
  16. نُورًۭا nuran bir nur kök: نور
  17. نَّهْدِى nehdi doğru yola ilettiğimiz kök: هدي
  18. بِهِۦ bihi onunla
  19. مَن men kimseyi
  20. نَّشَآءُ neşa'u dilediğimiz kök: شيا
  21. مِنْ min -dan
  22. عِبَادِنَا ۚ ibadina kullarımız- kök: عبد
  23. وَإِنَّكَ ve inneke şüphesiz sen
  24. لَتَهْدِىٓ letehdi götürüyorsun kök: هدي
  25. إِلَىٰ ila
  26. صِرَٰطٍۢ siratin yola kök: صرط
  27. مُّسْتَقِيمٍۢ mustekimin doğru kök: قوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: دري (29 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    De ki: "Ben türedi bir peygamber değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir…

  • Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Öyle ise sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen doğru bir yol üzeresin.

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    (Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya,…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    Hani bir de, "Bana ve Peygamberime iman edin" diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da "İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol"…

  • Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Allah, onunla rızası peşinde olanları selamet yollarına iletir ve onları izniyle, karanlıklardan aydınlığa çıkarıp kendilerini dosdoğru bir yola…

  • Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    (1-2) Elif Lam Ra. Bu Kur'an, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye layık, göklerdeki ve yerdeki her şey…

  • Aynı kök: دري (29 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte böylece sana da emrimizden bir rûh (Kur'an'ı) dipnot 1 vahyettik. Sen o Kitabı ve (esasları belirlenmiş) o imanı bilmezdin. dipnot 2 Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi (layık olanı) kendisiyle doğru yola ulaştırdığımız bir nûr dipnot 3 (ışık) kıldık. Şüphesiz ki sen doğru yolu göstermektesin:

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Nahl 16:2; Mü'min 40:15; Mücâdele 58:22; Kadir 97:4.
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada Hz. Muhammed'in peygamberlik öncesi dönemde ilahî vahiy anlamında "[el-Kitab]" ve kurumsal bir sistem olarak da dört başı mamur bir "iman" bilgisine sahip olmadığı ortaya konulmaktadır. Bu arada Hz. Muhammed'in, Hz. İbrahim'den kalma sözlü kültür anlamında bir [muvahhid] yani Yüce Allah'ı tek ilah bilen bir anlayışın sahibi olduğu, hiçbir zaman putlara tapmadığı da bilinmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kur'an'ın bir isminin [nûr] oluşuyla ilgili mesajlar: Nisâ 4:174; A‘râf 7:157; Tevbe 9:32; Hacc 22:8; Nûr 24:35; Lokmân 31:20; Şûrâ 42:52; Saff 61:8; Teğâbun 64:8.

Mustafa İslamoğlu

Ve (ey Nebi,) işte sana da kendi emrimizden hayat bahşeden bir mesaj vahyettik; sen daha önce kitap nedir iman nedir bilmezdin: Fakat şimdi onu bir nur kıldık ki, kullarımızdan dilediklerimizi onunla doğru yola yöneltelim. Ve şüphe yok ki sen de insanları dosdoğru bir yola yöneltmektesin;

Muhammed Esed

İşte sana da (ey Muhammed,) kendi buyruğumuz altında hayat veren bir mesaj vahyettik. (Bu mesaj sana gelmeden önce,) sen vahiy nedir, iman (nedir) bilmezdin ama (şimdi) bu (mesajı) bir ışık yaptık ki onunla kullarımızdan dilediğimizi doğru yola ulaştıralım; şüphesiz sen de (insanları onunla) doğru yola ulaştıracaksın.

Ahmed Hulusi

Böylece sana hükmümüzden ruh (Esma manalarını şuurunda hissetmeyi) vahyettik. . . Sen, Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi nedir, iman neyedir bilmezdin! Ne var ki, biz Onu (ruhu), kendisiyle hakikate erdirdiğimiz nur (ilim) olarak meydana getirdik, kullarımızdan dilediğimize! Muhakkak ki sen de kesinlikle hakikate (sırat-ı müstakime) yönlendirirsin!

Ali Bulaç

Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak Biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yöneltip iletiyorsun.

Ali Özek ve heyeti

İşte böylece sana da emrimizle Kur'an'ı vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen doğru bir yolu göstermektesin.

Ali Rıza Safa

Ve işte böylece, sana, Kendi buyruğumuzdan bir Ruh bildirdik. dipnot 419 Kitap nedir, inanç nedir; sen bilmezdin. Fakat Onu, kullarımızdan dilediğimizi, Onunla doğru yola eriştireceğimiz bir aydınlık yaptık. Çünkü aslında, sen, kesinlikle doğru yola eriştiriyorsun.

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 419
    "Ruh bildirdik." olarak yazdığımız "Evhayna ileyke ruhan" tümcesi, Kur'an çevirilerinde, "Kalpleri dirilten bir kitap vahyettik." veya "Kalplere canlılık veren bir kitap vahyettik." veya "Yaşam veren bir mesaj vahyettik." veya "Cibril'i gönderdik." biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

İşte sana da böyle, emrimizden bir ruh/can vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz Kur'an'ı, kullarımızdan dilediğimizi doğru yola ilettiğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz sen doğru yola götürüyorsun.

Edip Yüksel

Biz böylece sana katımızdan bir ruh vahiy ettik. Sen kitap nedir gerçeği onaylama nedir bilmezdin. Ancak onu, dilediğimiz kulları doğruya ulaştıran bir ışık kıldık. Sen elbette doğru yola kılavuzluk ediyorsun. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak 17:85; 15:29. * Muhammed peygamber dahil hiçbir insan kimseye kurtuluş için kılavuzluk edemez (28:56) ancak, her mümin Tanrı tarafından belirlenen "doğru yola" kılavuzluk edebilir. Bir başka deyişle, dini ve hidayeti belirleyen Tanrı olup, bize düşen onun tebliğidir. Muhammed peygamberi ayrı bir hidayet kaynağı haline getirmek şirktir. Bak 6:112-114; 39:11.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz böylece sana katımızdan bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir iman nedir bilmezdin. Ancak onu, dilediğimiz kulları doğruya ulaştıran bir ışık kıldık. Sen elbette doğru yola kılavuzluk ediyorsun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve işte sana da böylece emrimizden bir ruh vahyettirdik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ama Biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz. Ve emin ol sen de (insanları) doğru bir yola çağırıyorsun.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve işte sana böyle emrimizden bir ruh vahyettirdik, sen kitab nedir? İyman nedir? Bilmiyordun ve lakin biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz ve emin ol sen her halde doğru bir yola çağırıyorsun.

Erhan Aktaş

İşte böylece sana buyruğumuzdan dipnot 1 bir ruh dipnot 2 vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat onu, kullarımızdan dilediğimiz kimseyi doğru yola ileteceğimiz bir ışık yaptık. Kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Veya işimizden.
  2. metne dön, dipnot 2
    Vahiy. Ruh; insanı yaşatan "can", "vahiy" ve "vahyin kaynağı" demektir. Kur'an, ruh kelimesini "vahiy" anlamında da kullanmaktadır. Zira vahiy, insana ve topluma hayat vermektedir, insana ve topluma düzen vererek onları canlı ve diri tutmaktadır; onlara en doğru yaşamın yolunu göstermektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte böylece sana buyruğumuzdan dipnot 1 bir ruh dipnot 2 vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat onu, kullarımızdan dilediğimiz kimseyi dipnot 3 doğru yola ileteceğimiz bir ışık yaptık. Kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Veya işimizden.
  2. metne dön, dipnot 2
    Vahiy. Allah'tan gelen bilgi. Ruh sözcüğü, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamının yanı sıra; "insana ve toplumlara düzen vererek onları canlı, diri ve sağlıklı kılan vahiy" anlamında da gelmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Dilediğimize resullük vererek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte böylece sana buyruğumuzdan bir ruh dipnot 1 vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat onu, kullarımızdan dileyen kimseyi dipnot 2 doğru yola ileteceğimiz bir ışık yaptık. Kuşkusuz sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiy. Allah'tan gelen bilgi. Ruh sözcüğü, "can", "vücuda hayat veren cevher" anlamının yanı sıra; "insana ve toplumlara düzen vererek onları canlı, diri ve sağlıklı kılan vahiy" anlamında da gelmektedir. Bu ayetteki ruh sözcüğü, bu anlamda kullanılmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Uygun gördüğümüz kimseyi; yani doğru yola iletilme çabasında olanı, bu konuda gereken şeyleri yapanı, doğru yola iletilmeyi hak edeni.

Gültekin Onan

Böylece sana buyruğumuzdan bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, inanç nedir bilmiyordun. Ancak biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan bir yola yöneltip iletiyorsun.

Hasan Basri Çantay

İşte biz, sana da (Habibim) böylece emrimizden bir ruuh vahyetdik. Halbuki (vahiyden evvel) kitab nedir, iman nedir, sen bilmezdin. Fakat biz onu bir nuur yapdık. Bununla kullarımızdan kimi dilersek ona hidayet ederiz. Şübhesiz ki sen herhalde doğru bir yolun rehberliğini yapıyorsun.

İbni Kesir

İşte böylece Biz; sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitab nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat Biz; onu, kullarımızdan dilediğimizi hidayete eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen, dosdoğru bir yolu göstermektesin.

Mehmet Alagaş

(48-53) Eğer sırt çevirirlerse seni onlara korumakla / muhafız olmakla göndermedik , senin üzerine düşen sadece bilgilendirmektir / tebliğ etmektir, muhakkak ki insana, bizden bir rahmet tattırırsak, onunla rahatlar / ferahlar, eğer, elleriyle takdim ettikleri nedeniyle kötülük isabet olursa da insan, kesinlikle yok sayar / örtbas eder. Semaların ve yerin egemenliği / mülkiyeti (elinde olanı istediği gibi kullanabilme özgürlüğü) Allah’ındır, istediğini yaratır, istediğine dişiler hibe eder, istediğine de erkekler hibe eder veya erkekli dişili onları ikiz yapar, istediğini de kısır bırakır, muhakkak ki O bilendir, güç yetirendir / iktidar sahibidir. Allah’ın bir insanla konuşması ancak vahiy ile olur yahut bir perde arkasından veya Resul göndererek istediği şeyi izniyle ona vahyederek olur, muhakkak ki O, bilendir ve hüküm verendir. İşte bu şekilde emrimizden bir Ruh ile (Ruh ta bir Resul, Resule vahyeden bir başka Resul) sana vahyediyoruz. Sen Kitap’ı iman etmeyi bilen / idrakinde olan biri değildin ve fakat onu bir nur yaptık kullarımızdan istediğimizi onunla yönlendiriyoruz, sen de istikameti olan o doğru yola iletiyorsun, Yolu olan Allah, öyledir ki, semalar da ve arzda ne varsa O’nundur , Dikkat edin! İşler Allah’a tekrardan döner /rücu eder. (Bumerang etkisi)

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte bu şekilde sana da emrimizden bir ruhu/Kur'an'ı vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz sen, dosdoğru bir yolu göstermektesin.

Süleyman Ateş

İşte sana da böyle emrimizden bir ruh (gönüllere can veren bir söz) vahyettik. Sen Kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, doğru yola ilettiğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz sen, doğru yola götürüyorsun:

Süleymaniye Vakfı

İşte sana da bu şekilde (elçi göndererek), kendi işimiz olan ruhu (Kur'an'ı dipnot 1 ) vahyettik. Yoksa sen böyle bir Kitab'ı ve böyle bir inancı bilemezdin dipnot 2 . Ama onu bir nur yaptık, kullarımızdan tercih ettiklerimizi dipnot 3 onunla yola getiririz dipnot 4 . Sen elbette (Kur'an ile dipnot 5 ) doğru yolu gösterirsin dipnot 6 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetteki Ruh, Allah'ın emirlerini içeren ayetler kümesi yani Kur'an'dır (İsra 17/85).
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayete ve Ankebut 29/48'e göre Muhammed aleyhisselamın, daha önce, ilahi kitap bilgisi yoktu. Kur'an'a göre böyle bir kişi ümmidir (Al-i İmran 3/20, 75). Aynı zamanda kitabı olduğu halde onun içeriğinden habersiz olanlar da ümmidir (Bakara 2/78). Arapçada anasından doğduğu gibi kalıp belli bir konuda bir şey öğrenmemiş kişiye de ümmi denir. Mekke, Ümmü'l-Kura yani yerleşim yerlerinin anası, merkezidir. Yeryüzünde ilk kamu binası orada yapılmıştır (Al-i İmran 3/96). Arap dilinde, Ümmü'l-Kuralı yani Mekkeli olanlara da ümmi denir (Müfredat). O, ümmilerin yani Mekkelilerin içinden çıkarılmış bir elçidir (Cum'a 62/2). İsmail aleyhisselamın soyundan olan (Bakara 2/128-129) Muhammed aleyhisselam, Ümmü'l-Kura ve çevresini uyarsın diye elçi gönderilmiştir (En'am 6/92, Şura 42/7). Son nebinin İsmail aleyhisselamın soyundan geleceği ve Mekke'den çıkacağı Tevrat ve İncil'de yazılıdır (Tevrat /
    Tesniye 18:18 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 18:18

    ‹Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ,19,
    Mezmurlar 84:6 — Eski Ahit, Mezmurlar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mezmurlar 84:6

    Baka Vadisinden geçerken, 2 Pınar başına çevirirler orayı, 2 İlk yağmurlar orayı berekete boğar.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    , 118:22-26; İncil /
    Matta 21:42-44 — Yeni Ahit, Matta; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Matta 21:42

    İsa onlara şunu sordu: “Kutsal Yazılarda şu sözleri hiç okumadınız mı? ‹Yapıcıların reddettiği taş, İşte köşenin baş taşı oldu. Rabbin işidir bu, Gözümüzde harika bir iş!›

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). Ümmi kavramı, Muhammed (a.s.) ile ilgili olarak iki ayette geçer, ikisinde de muhataplar Yahudi ve Hıristiyanlardır (A'raf 7/157-158). Bu kavram, Mekkelilerle ilgili olarak da geçer (Al-i İmran 3/75). Ehlikitap açısından, nebimizin Mekkeli olması Kur'an'ın Tevrat'ı ve İncil'i tasdik ettiğinin göstergesidir. Kur'an'ın önceki kitapları tasdik etme özelliği olduğu için Muhammed (a.s.), Mekkeli olmasından dolayı ümmidir. Aksi bir iddia, Kur'an'ın önceki kitapları tasdik etme özelliğine ters düşer.
  3. metne dön, dipnot 3
    Şae (شاء) fiili ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Şura 42/8. ayetin dipnotu.
  4. metne dön, dipnot 4
  5. metne dön, dipnot 5
  6. metne dön, dipnot 6

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte sana da bu yolla emrimiz olan ruhu vahyettik. Yoksa sen bu Kitab'ın ve bu imanın ne olduğunu bilmezdin. Ama onu bir nur yaptık, düzenimize uyduğunu gördüğümüz kullarımızı onunla yola getiririz. Elbette sen doğru yolu gösterirsin.

Şaban Britch

İşte bu şekilde sana da emrimizden bir ruhu/Kur'an'ı vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. en, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz sen, dosdoğru bir yolu göstermektesin.

Şaban Piriş

İşte bu şekilde sana da emrimizden bir ruhu/özü vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat, onu kullarımızdan dilediğimize onunla yol gösterelim diye bir nur/aydınlatıcı kıldık. Şüphesiz sen, dosdoğru bir yola yöneliyorsun

Yaşar Nuri Öztürk

İşte böylece sana da emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle kılavuzladığımız bir nur yaptık. Hiç kuşkusuz, sen, dosdoğru bir yola kılavuzluk etmektesin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Thus did We inspire to you O Muhammad the Quran through the spirit Jibril (Gabriel) who actuated you by Our command. You neither knew what the Book the Quran was nor what Faith was like. But We made it -the Quran- a source of light wherewith We impart knowledge, wisdom and spiritual light to guide into all truth whom We will of Our servants. You (Mohammed) do indeed guide to the path of righteousness,

Abdul Haleem

So We have revealed a spirit to you [Prophet] by Our command: you knew neither the Scripture nor the faith, but We made it a light, guiding with it whoever We will of Our servants. You give guidance to the straight path,

Abdullah Yusuf Ali

And thus have We, by Our Command, sent inspiration to thee: thou knewest not (before) what was Revelation, and what was Faith; but We have made the (Qur'an) a Light, wherewith We guide such of Our servants as We will; and verily thou dost guide (men) to the Straight Way,-

Abul A'la Maududi

Even so We revealed to you, (O Prophet), a spirit by Our command. dipnot 1 (Ere to that) you knew neither what the Book nor what the faith was. dipnot 2 But We made that spirit a light whereby We guide those of Our servants whom We please to the Right Way. Surely you are directing people to the Right Way,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "And thus" does not refer only to the last method of wahi, but to all the three methods as mentioned in the preceding verses, and a spirit implies wahi (revelation), or the teaching given to the Prophet (peace be upon him) by revelation. Both the Quran and the Hadih confirm that the Prophet (peace be upon him) was given instruction by all these three methods:
  2. metne dön, dipnot 2
    (1) In a Hadith Aishah has stated that revelation in the beginning came to the Prophet (peace be upon him) in the form of true visions. (Bukhari, Muslim) This continued in later life also. Traditions mention many visions in which he was given some teaching or informed of something and in the Quran also a vision of his has been clearly mentioned (Surah Al-Fath, Ayat 27). Besides, several traditions also mention that the Prophet (peace be upon him) said: I have been inspired with such and such a thing, or I have been informed of this and this, or I have been enjoined this, or I have been forbidden this. All such things relate to the first kind of the wahi and the divinely inspired traditions (Ahadith Qudsi) mostly belong to this category of the traditions.

Aisha Bewley

Accordingly We have revealed to you a Ruh by Our command. You had no idea of what the Book was, nor faith. Nonetheless We have made it a Light by which We guide those of Our slaves We will. Truly you are guiding to a Straight Path:

Al-Hilali & Khan

And thus We have sent to you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) Ruh (a Revelation, and a Mercy) of Our Command. You knew not what is the Book, nor what is Faith? But We have made it (this Qur’ân) a light wherewith We guide whosoever of Our slaves We will. And verily, you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) are indeed guiding (mankind) to the Straight Path (i.e. Allâh’s Religion of Islâmic Monotheism).

Ali Quli Qarai

Thus have We revealed to you the Spirit of Our dispensation. You did not know what the Book is, nor what is faith; but We made it a light that We may guide by its means whomever We wish of Our servants. And indeed you guide to a straight path,

Amatul Rahman Omar

(Prophet!) just so (as We sent revelations to other Prophets), We revealed to you the Word by Our command. (Before this revelation) you did not know what the Divine Book was nor (which of) the faith (it teaches), but We made it (- Our revelation to you) a light, whereby We guide such of our servants as We will. And truly you are guiding (mankind) on to the straight and right path,

Arthur John Arberry

Even so We have revealed to thee a Spirit of Our bidding. Thou knewest not what the Book was, nor belief; but We made it a light, whereby We guide whom We will of Our servants. And thou, surely thou shalt guide unto a straight path --

Bijan Moeinian

Thus, I (God) have revealed my commandments to you [through Angle Gabriel] while you had no idea about the Book nor the faith. I sent this light (Qur’an) to guide whoever I choose [and deserves to be chosen]. Indeed you (Mohammad) are guiding man to the right path:

E. Henry Palmer

And thus have we inspired thee by a spirit at our bidding; thou didst not know what the Book was, nor the faith: but we made it a light whereby we guide whom we will of our servants. And, verily, thou shalt surely be guided into the right way,-

Edip-Layth

Thus, We inspired to you a revelation of Our command. You did not know what the book was, nor the acknowledgement. Yet, We made this a light to guide whomever We wish from among Our servants. Surely, you guide to a straight path.

George Sale

Thus have We revealed unto thee a revelation, by our command. Thou didst not understand, before this, what the book of the Koran was, nor what the faith was: But We have ordained the same for a light; We will thereby direct such of our servants as We please: And thou shalt surely direct them into the right way,

Hamid S. Aziz

And thus did We reveal to you (Muhammad) an inspired Book by Our command. You did not know what the Book was, nor what the faith was, but We made it a light, guiding thereby whom We will of Our servants; and most surely you guide unto the Straight Way,

Mahmoud Ghali

And thus We have revealed to you a Spirit of Our Command. In no way did you realize what the Book was, nor the belief; but We have made it a Light, whereby We guide whomever We decide of Our bondmen. And surely you indeed guide to a straight Path,

Marmaduke Pickthall

And thus have We inspired in thee (Muhammad) a Spirit of Our command. Thou knewest not what the Scripture was, nor what the Faith. But We have made it a light whereby We guide whom We will of Our bondmen. And lo! thou verily dost guide unto a right path,

Mohamed Ahmed - Samira

So have We revealed to you the Qur'an by Our command. You did not know what the Scripture was before, nor (the laws of) faith. And We made it a light by which We show the way to those of Our creatures as We please; and you certainly guide them to the right path,

Muhammad Asad

And thus, too, [O Muhammad,] have We revealed unto thee a life-giving message, [coming] at Our behest. [Ere this message came unto thee,] thou didst not know what revelation is, nor what faith [implies]: but [now] We have caused this [message] to be a light, whereby We guide whom We will of Our servants: and, verily, [on the strength thereof] thou, too, shalt guide [men] onto the straight way –

Mustafa Khattab

And so We have sent to you ˹O Prophet˺ a revelation by Our command. You did not know of ˹this˺ Book and faith ˹before˺. But We have made it a light, by which We guide whoever We will of Our servants. And you are truly leading ˹all˺ to the Straight Path—

Progressive Muslims

And thus, We inspired to you a revelation of Our command. You did not know what was the Scripture, nor what was faith. Yet, We made this a light to guide whomever We wish from among Our servants. Surely, you guide to a straight path.

Rashad Khalifa

Thus, we inspired to you a revelation proclaiming our commandments. You had no idea about the scripture, or faith. Yet, we made this a beacon to guide whomever we choose from among our servants. Surely, you guide in a straight path.

Sahih International

And thus We have revealed to you an inspiration of Our command. You did not know what is the Book or [what is] faith, but We have made it a light by which We guide whom We will of Our servants. And indeed, [O Muúammad], you guide to a straight path -

Sam Gerrans

And thus We have revealed to thee a Spirit of Our command. Thou knewest not what the Writ was, or faith, but We made it a light whereby We guide whom We will of Our servants. And thou — thou guidest to a straight path:

Shabbir Ahmed

And thus We have revealed to you (O Prophet) a life-giving Message, by Our Command. You knew not what Revelation is, nor what Faith implies. (That the Power of Faith could revolutionize humanity). But now We have made it a Light, whereby We show the Way to Our servants according to Our Law of Guidance. And, verily, (O Prophet) you shall certainly show them the Straight Path.

Syed Vickar Ahamed

And thus have We by Our Command, sent Revelation to you (O Prophet): You did not know (before) what was Revelation, and what was Faith; But We have made the (Quran), a (Divine) Light, with this We guide such of Our servants as We will; And surely, you (O Prophet) do guide (men) to the Straight Path—

Taqi Usmani

In similar way, We have revealed to you a Spirit from Our command. You did not know earlier what was the Book or what was Īmān (true faith), but We have made it (the Qur’ān) a light with which We guide whomsoever We will from among Our servants. And indeed you are guiding (people) to a straight path,

The Monotheist Group

And thus, We inspired to you a revelation of Our command. You did not know what was the Book, nor what was faith. Yet, We made this a light to guide whoever We wish from among Our servants. Surely, you guide to a straight path.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 52. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 52. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 52. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩