Diyanet İşleri
Onlar, orada ebedi olarak kalacaklardır. Hiçbir dost, hiçbir yardımcı bulamayacaklardır.
Ahzâb suresi
Ahzâb suresi, 65. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا لَّا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا
ḫâlidîne fîhâ ebedâ. lâ yecidûne veliyyev velâ neṣîrâ.
Onlar, orada ebedi olarak kalacaklardır. Hiçbir dost, hiçbir yardımcı bulamayacaklardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıklara uyarı ve kıyametin vakti Ahzâb 60–68 3
Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın kanununda asla değişme bulamazsın.
İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.
Şüphesiz Allah, kafirlere lanet etmiş ve onlara alevli bir ateş hazırlamıştır.
Onlar, orada ebedi olarak kalacaklardır. Hiçbir dost, hiçbir yardımcı bulamayacaklardır.
Yüzlerinin ateşte bir yandan bir yana döndürüleceği gün, "Keşke Allah'a ve Resul'e itaat edeydik" diyecekler.
Yine şöyle diyecekler: "Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yoldan saptırdılar."
"Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lanete uğrat."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 64–66. ayetler için yazılmıştır.
64. “Şüphesiz Allah kâfirlere” küfür alışageldikleri âdetleri olmuş kimselere ve Allah’ı, peygamberlerini, onların Allah’tan getirdiklerini inkâr yolunu seçenlere “lanet etmiş” dünyada da âhirette de onları rahmetinden uzaklaştırmıştır ki bu da ceza olarak yeter.
“Ve onlar için alevli bir ateş hazırlamıştır.” Cesetlerinde alev alev yanacak ve tutuşturulmuş alevli bir ateş hazırlanmıştır. Azap onların tâ kalplerine kadar işleyecektir.
65. Bu, oldukça ağır azapta ebedi kalacaklar, ondan çıkıp uzaklaşamayacaklar ve bu azap üzerlerinden bir an dahi hafifletilmeyecektir. Orada istediklerini kendilerine verecek “hiçbir dost” ve azabı üzerlerinden uzaklaştıracak bir “yardımcı da bulamayacaklardır.” Aksine onlar, dostsuz ve yardımcısız kalacaklardır. Alevli ateş azabı, onları çepeçevre kuşatacak ve çok ileri derecede onlara sıkıntı verecektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
66. “Yüzlerinin ateşte evirilip çevrileceği gün” ateşin hararetinin tadacaklar ve bu işin ağır sıkıntısını duyacaklar, geçmişte yaptıklarını pişmanlık içinde anacaklar ve “diyecekler ki: Ah! Keşke, Allah’a da Rasûlüne de itaat etseydik” de bu azaptan kurtulmuş olsaydık. Biz de itaat edenler gibi pek büyük mükâfatı hak etmiş olsaydık.
Ancak böyle bir temenninin zamanı geçmiş olacaktır. Bu temenninin onlara pişmanlık, üzüntü, keder ve acıdan başka bir faydası olmayacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kendileri için hazırlanmış o azabın içerisinde ebedî kalacaklardır. Orada ne kendilerine fayda verecek bir dost ve ne de kendilerinden o ateşin azabını savacak bir yardımcı bulurlar.
Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İslam'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır.…
Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır.…
Aynı kök: ابد (28 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur.…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)
Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah, kime lanet ederse, artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.
Aynı kök: وجد (107 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)
Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Onlar) orada ebedî kalacaklar, (kendilerini azaptan koruyacak) herhangi bir dost da yardımcı da bulamayacaklardır.
Onlar orada ebediyen kalacaklar: ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklar.
Onlar orada sonsuza kadar kalacaklar, ne bir dost, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.
Sonsuza dek orada yaşarlar. . . Bir veli ve bir yardımcı da bulamazlar.
Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Onlar ne bir veli, ne bir yardımcı bulamayacaklardır.
(Onlar) orada ebedî olarak kalacaklar, (kendilerini koruyacak) ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklardır.
Sonsuza dek orada kalacaklardır. Ne bir dost ne de bir yardımcı bulamazlar.
Onlar, orada süreli olarak kalacaklardır. Ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklardır.
Orada ebedi kalıcıdırlar. Ne bir veli (sahip) ne de bir yardımcı bulamazlar.
Orada ebedi kalıcıdırlar. Ne bir veli (sahip) ne de bir yardımcı bulamazlar.
Onda ebedi kalırlar ve ne bir kayırıcı bulabilirler, ne de bir yardımcı!
Onda muhalled kalırlar ve ne bir veliy bulabilirler ne de bir nasir
Orada sürekli kalıcıdırlar. Orada bir koruyucu ve yardımcı bulamazlar.
Orada sürekli kalıcıdırlar. Orada bir koruyucu ve yardımcı bulamazlar.
Orada sürekli kalıcıdırlar. Orada bir koruyucu ve yardımcı bulamazlar.
Orada ebediyen kalıcıdırlar. Onlar ne bir veli, ne bir yardımcı bulamayacaklardır.
Kendileri orada ebedi kalıcı olarak. Onlar ne bir yar, ne de bir yardımcı bulmayacaklardır.
Orada temelli kalırlar, ne bir dost ve ne de bir yardımcı bulamazlar.
(63-68) İnsanlar sana saatten soruyorlar, onun bilgisi Allah katındadır. Sen onu bilemezsin ki / idrak edemezsin belki de saat yakında olur. Muhakkak ki Allah kafirlere lanet etmiştir, onlar için çılgın alevli ateş / sağir hazırlamıştır. Orada ebedi kalıcıdırlar (Ebedi kalmazlar sorusuna cevap) ne dost ne de yardım, bulamazlar. Yüzleri o gün, ateşte döndürülürken diyecekler ki, yazıklar olsun bize, keşke Allah’a itaat etseydik ve Resule itaat etseydik. Dediler ki Rabbimiz , muhakkak ki biz, efendilerimize ve büyüklerimize uyduk / itaat ettik, onlar da bizi yoldan saptırdılar, Rabbimiz, Azabı onlara iki kat ver, onları büyük bir lanetlemeyle lanetle.
(Onlar) orada ebedî olarak kalacaklar, (kendilerini koruyacak) ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklardır.
Orada ebedi olarak kalacaklar; (kendilerini koruyacak) bir dost ve yardımcı bulamayacaklardır.
Orada ölümsüz olarak sonsuza dek kalacaklar dipnot 1 , kendilerine bir veli /yakın ve yardım edecek birini de bulamayacaklardır.
Orada sonsuza kadar ölümsüzleşecekler; kendilerine bir dost ve yardım edecek birini bulamayacaklardır.
Orada ebedi kalırlar. Bir dost ve yardımcı bulamazlar.
Orada ebedi kalırlar. Bir dost ve yardımcı bulamazlar.
Sonsuza dek kalacaklardır onun içinde. Ne bir dost bulacaklardır ne bir yardımcı.
wherein they will have passed through nature to eternal suffering and never shall they find therein anyone to protect them nor afford them help.
There they will stay permanently, with no one to befriend or support them.
To dwell therein for ever: no protector will they find, nor helper.
therein they shall abide for ever. They shall find none to protect or help them.
where they will remain timelessly, for ever and ever, not finding any protector or any helper.
Wherein they will abide for ever, and they will find neither a Walî (a protector) nor a helper.
in which they will remain forever. They will not find any guardian or helper.
They will live long in it. And they will find (therein) no patron nor helper.
therein to dwell for ever; they shall find neither protector nor helper.
The disbelievers will live in Hellfire forever and will find no one to protect or help them from the torture they are sentence to.
To dwell therein for ever and for aye; they shall not find a patron or a helper!
Eternally they abide therein. They will find no ally, or victor.
wherein they shall remain for ever: They shall find no patron or defender.
Surely Allah has cursed the disbelievers and has prepared for them a blazing Fire,
Eternally (abiding) therein forever; they will find neither a patron nor a ready vindicator.
Wherein they will abide for ever. They will find (then) no protecting friend nor helper.
They will live in it for ever, and will find no saviour or helper.
therein to abide beyond the count of time: no protector will they find, and none to bring them succour.
to stay there for ever and ever—never will they find any protector or helper.
Eternally they abide therein. They will find no ally, or victor.
Eternally they abide therein. They will find no lord, nor a supporter.
Abiding therein forever, they will not find a protector or a helper.
They abiding eternally therein forever; they will find no ally or helper.
Therein to abide forever, they will find then no patron nor helper.
To live in there for ever: They will not find any protector or any helper.
wherein they will live forever, finding no one to protect or to help.
Abiding therein eternally. They will find no ally, or victor.