Diyanet İşleri
İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.
Ahzâb suresi
Ahzâb suresi, 63. ayet. يَسْـَٔلُكَ ٱلنَّاسُ عَنِ ٱلسَّاعَةِ قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ ٱللَّهِ وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ ٱلسَّاعَةَ تَكُونُ قَرِيبًا
yes'elüke-nnâsü `ani-ssâ`ah. ḳul innemâ `ilmühâ `inde-llâh. vemâ yüdrîke le`alle-ssâ`ate tekûnü ḳarîbâ.
İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Münafıklara uyarı ve kıyametin vakti Ahzâb 60–68 3
(60-61) Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine'de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan) vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. Onlar da (bundan sonra) orada lanete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. Nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler.
Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın kanununda asla değişme bulamazsın.
İnsanlar sana kıyametin vaktini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında gerçekleşir.
Şüphesiz Allah, kafirlere lanet etmiş ve onlara alevli bir ateş hazırlamıştır.
Onlar, orada ebedi olarak kalacaklardır. Hiçbir dost, hiçbir yardımcı bulamayacaklardır.
Yüzlerinin ateşte bir yandan bir yana döndürüleceği gün, "Keşke Allah'a ve Resul'e itaat edeydik" diyecekler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
63. Yani insanlar, sana çabuk gerçekleşmesini isteyerek Kıyametin ne zaman kopacağını, bazıları da onu yalanlamak maksadı ile ve onun gerçekleşeceğini haber vereni acze düşürme gayesi ile bu soruyu sorarlar.
Sen de onlara “de ki: O’nun ilmi ancak Allah’ın katındadır.” Ne zaman kopacağını Allah’tan başkası bilmez. Benim de benden başkasının da bu hususta bir bilgisi yoktur. Bununla birlikte Kıyametin gerçekleşmesinin gecikeceğini zannetmesinler.
“Ne biliyorsun, belki de kıyametin kopması yakındır.” Kıyametin kopuş vaktinin uzak ya da yakın olmasının herhangi bir sonucu ve bir faydası yoktur. Sonuç; hüsran ve kazanma, bedbahtlık ve bahtiyarlık, kulun azabı mı yoksa mükâfatı mı hak ettiği ile alâkalıdır. İşte ben, size bunu haber vereceğim ve bunları hak edenlerin niteliklerini belirteceğim.
O nedenle devamla azabı hak edenlerin ve azabın kendisinin nitelendirildiğini görüyoruz. Çünkü sözü geçen nitelendirme, Kıyameti yalanlayan bu gibi kimselere tıpatıp uymaktadır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Resul! Müşrikler, sana inkâr ve yalanlama içinde kıyametin ne zaman kopacağını sormaktadırlar. Aynı şekilde Yahudiler de sormaktadır. Onlara de ki: "Kıyametin ne zaman kopacağı ile alakalı bilgi Allah katındadır. Onun ne zaman kopacağı bilgisi bende yoktur. Ey Resul! Nereden bileceksin? Belki de kıyamet çok yakındır."
Aynı kök: دري (29 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Allah, hak olarak Kitab'ı ve mizanı indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.
Aynı kök: دري (29 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)
Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını…
Aynı kök: دري (29 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)
"Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir, kıyamet hakkında hiçbir şüphe yoktur" dendiği zaman ise; "Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz, sadece zannediyoruz.…
Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Kıyamet'in kopması, bir göz kırpması gibi veya daha az bir zamandır. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü…
Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş)
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…
Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İnsanlar sana o (Son) Saat'ten soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnızca Allah katındadır." Belki de o (Son) Saat çok yakın olacak. Onu sana bildirecek olan ne olabilir ki! dipnot 1
İnsanlar sana Son Saat hakkında soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Sana kim bildirebilir ki: Son Saat belki yakındır, (belki de uzak)?
İnsanlar sana Son Saat hakkında soracaklar. De ki: "Onun bilgisi Allah katındadır; senin bütün bildiğin ise, Son Saat'in yakın olduğudur!"
İnsanlar sana o saatten (ölüm) sorarlar. . . De ki: "Onun ilmi ancak Allah indindedir". . . Sana bildiren nedir, belki o saat yakındır!
İnsanlar, sana kıyamet saatini sorarlar; de ki: "Onun bilgisi yalnızca Allah'ın katındadır." Ne bilirsin; belki kıyamet saati pek yakın da olabilir.
İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır.
İnsanlar, sana, evrenlerin sonu hakkında soruyorlar; şunu söyle: "Onun bilgisi, ancak Allah'ın katındadır!" Ne biliyorsun; belki de evrenlerin sonu yakındır.
İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi Allah katındadır. Nereden bileceksin, belki de zamanı çok yakındır."
Halk senden o anı soruyor. De ki: "Onun bilgisi ALLAH'ın katındadır; ne bilirsin, belki de o an yakındır." dipnot 1
Halk senden Saat'i (dünyanın son saatini) soruyor. De ki, 'Onun bilgisi ALLAH'ın katındadır; ne bilirsin, belki de o Saat yakındır.'
O insanlar, sana kıyamet saatini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir ve ne bilirsin belki de o kıyamet yakında olur."
O nas sana saatten soruyor, de ki: onun ılmi Allahın nezdindedir ve ne bilirsin belki o saat yakında olur
İnsanlar sana Sa'at'ten dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnızca Allah'ın yanındadır." Ne bilirsin belki de o Sa'at yaklaşmıştır.
İnsanlar sana Sa'at'ten dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnızca Allah'ın yanındadır. Ne bilirsin belki de o Sa'at yaklaşmıştır.
İnsanlar sana Sa'at'ten dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi yalnızca Allah'ın yanındadır. Ne bilirsin belki de o Sa'at yaklaşmıştır.
İnsanlar, sana kıyamet saatini sorarlar, de ki: "Onun bilgisi yalnızca Tanrı'nın katındadır." Ne bilirsin; belki kıyamet saati pek yakın da olabilir.
İnsanlar sana o saati (n ne zaman kopacağını) sorarlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allahın nezdindedir. Ne bilirsin, belki de o saat yakın (bir zamanda) olacakdır".
İnsanlar sana kıyametten sorarlar. De ki: Onun bilgisi ancak Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de o saat yakında oluverir.
(63-68) İnsanlar sana saatten soruyorlar, onun bilgisi Allah katındadır. Sen onu bilemezsin ki / idrak edemezsin belki de saat yakında olur. Muhakkak ki Allah kafirlere lanet etmiştir, onlar için çılgın alevli ateş / sağir hazırlamıştır. Orada ebedi kalıcıdırlar (Ebedi kalmazlar sorusuna cevap) ne dost ne de yardım, bulamazlar. Yüzleri o gün, ateşte döndürülürken diyecekler ki, yazıklar olsun bize, keşke Allah’a itaat etseydik ve Resule itaat etseydik. Dediler ki Rabbimiz , muhakkak ki biz, efendilerimize ve büyüklerimize uyduk / itaat ettik, onlar da bizi yoldan saptırdılar, Rabbimiz, Azabı onlara iki kat ver, onları büyük bir lanetlemeyle lanetle.
İnsanlar senden kıyamet vaktini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi Allah katındadır. Nereden bileceksin? Belki de kıyamet çok yakındır."
İnsanlar sana O sa'atten soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi Allah'ın yanındadır." Ne bilirsin belki o sa'at yakın olur?
İnsanlar sana o saati /mezardan kalkış saatini soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır." Sana kim bildirebilir ki! Belki de o saat yakında gerçekleşir dipnot 1 .
Sana kıyametin saatini soruyorlar; de ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır; nerden bileceksin belki de kıyamet saati yakındır."
İnsanlar senden kıyamet vaktini soruyorlar. De ki: Onun ilmi Allah katındadır. Ne bilirsin belki kıyamet çok yakındır?
İnsanlar senden kıyamet vaktini soruyorlar. De ki: -Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin belki vakti çok yakındır?
İnsanlar sana kıyametin saatinden soruyorlar. De ki: "Ona ilişkin bilgi Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de o saat yakındır!
People call upon you O Muhammad for information relative to the point of time at which the predetermined Eventful Hour of Judgement takes place! Say to them: it is only Allah and Him alone Who knows when! "You never know the Final Hour may well be quite soon".
People ask you about the Hour. Say, ‘God alone has knowledge of it.’ How could you [Prophet] know? The Hour may well be near.
Men ask thee concerning the Hour: Say, "The knowledge thereof is with Allah (alone)": and what will make thee understand?- perchance the Hour is nigh!
People ask you concerning the Hour (of Resurrection). dipnot 1 Say: "Allah alone has knowledge of it. What do you know? Perhaps the Hour is nigh."
People will ask you about the Last Hour. Say: ‘Only Allah has knowledge of it. What will make you understand? It may be that the Last Hour is very near.’
People ask you concerning the Hour, say: "The knowledge of it is with Allâh only. What do you know? It may be that the Hour is near!"
The people question you concerning the Hour. Say, ‘Its knowledge is only with Allah.’ What do you know, maybe the Hour is near.
People ask you about this (promised) Hour (When the such people will be treated like that). Say, `Allâh alone has the knowledge of it. And what shall make you know that the Hour may be near at hand.
The people will question thee concerning the Hour. Say: 'The knowledge of it is only with God; what shall make thee know? Haply the Hour is nigh.'
People will ask you about the end of the world. Let them know that only God knows about it. As far as people are concerned, they should be prepared as though it will take place within a few moment.
The folk will ask thee about the Hour; say, 'The knowledge thereof is only with God, and what is to make thee perceive that the Hour is haply nigh?'
The people ask you regarding the moment. Say, "Its knowledge is with God. For all that you know the moment may be near!"
Men will ask thee concerning the approach of the last hour: Answer, verily the knowledge thereof is with God alone; and he will not inform thee: Peradventure the hour is nigh at hand.
(Such has been) the course of Allah with respect to those who have gone before; and you shall not find any change in the course of Allah.
Mankind will ask you about the Hour. Say, "Surely the knowledge of it is only in the Providence of Allah; and what makes you realize that possibly the Hour would be near?"
Men ask thee of the Hour. Say: The knowledge of it is with Allah only. What can convey (the knowledge) unto thee? It may be that the Hour is nigh.
People ask you about the Hour (of the great change). Say: "Only God has knowledge of it. Who knows? The Hour may be close at hand."
PEOPLE will ask thee about the Last Hour. Say: "Knowledge thereof rests with God alone; yet for all thou knowest, the Last Hour may well be near!"
People ask you ˹O Prophet˺ about the Hour. Say, "That knowledge is only with Allah. You never know, perhaps the Hour is near."
The people ask you regarding the Hour. Say: "Its knowledge is with God. And for all that you know the Hour may be near!"
The people ask you about the Hour (end of the world). Say, "The knowledge thereof is only with GOD. For all that you know, the Hour may be close."
People ask you concerning the Hour. Say, " Knowledge of it is only with Allah. And what may make you perceive? Perhaps the Hour is near."
The people ask thee concerning the Hour. Say thou: “The knowledge thereof is but with God.” And what can make thee know that the Hour might be nigh?
People ask you about the Hour. Say, "The knowledge of the Hour is with Allah alone. Yet for your purposes, the Hour may be near."
People ask you about the (final) Hour: Say: "Its knowledge is with Allah (Alone):" And what will make you understand? Just in case the Hour is near!
People ask you about the Hour (i.e. the Day of Judgment). Say," Its knowledge is only with Allah.” And what can let you know? May be, the Hour is near.
The people ask you regarding the Hour. Say: "Its knowledge is with God. And for all that you know the Hour may be near!"