Diyanet İşleri
Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut'a vereyim ve sizi güzelce bırakayım."
Ahzâb suresi · 28–34. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Ahzâb suresi, 28. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ قُل لِّأَزْوَٰجِكَ إِن كُنتُنَّ تُرِدْنَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا وَزِينَتَهَا فَتَعَالَيْنَ أُمَتِّعْكُنَّ وَأُسَرِّحْكُنَّ سَرَاحًا جَمِيلًا
Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut'a vereyim ve sizi güzelce bırakayım."
Ey Peygamber! Eşlerine de ki: "Dünya hayatını ve süsünü (refahını) istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım (mehrinizi vereyim) ve sizi güzellikle bırakayım (boşanalım)." dipnot 1
Sen ey Peygamber! Eşlerine de ki: "Eğer sizler bu dünya hayatını ve onun ihtişamını istiyorsanız, gelin size dünyalığınızı vereyim ve sizi güzellikle bırakayım;
Ey Peygamber! Eşlerine söyle: "Eğer siz (yalnız) bu dünya hayatını ve onun cazibesini istiyorsanız, gelin size istediğinizi vereyim ve (sonra da) sizi uygun bir şekilde salayım.
Ey Nebi. . . Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun zinetini diliyorsanız, gelin size boşanma bedeli vereyim ve sizi güzel bir şekilde serbest bırakayım. "
Ey peygamber, eşlerine söyle: "Eğer siz dünya hayatını ve onun süslü çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve güzel bir salma tarzıyla sizi salıvereyim."
Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: Eğer dünya dirliğini ve süsünü (refahını) istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de, sizi güzellikle salıvereyim.
Ey peygamber! Eşlerine, şunu söyle: "Dünya yaşamını ve onun çekiciliğini istiyorsanız; gelin, ödencelerinizi size vereyim ve güzellikle sizi bırakayım!"
Ey Peygamber! Eşlerine şöyle de: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzellikle serbest bırakayım."
Peygamber, hanımlarına De ki: "Siz dünya hayatının süsünü istiyorsanız, gelin size bağışta bulunayım ve sizi güzellikle bırakayım."
Peygamber, hanımlarına de ki, 'Siz dünya hayatının süsünü istiyorsanız, gelin size bağışta bulunayım ve sizi güzellikle bırakayım.'
Ey peygamber, hanımlarına şöyle söyle: "Eğer dünya hayatını ve zinetini istiyorsanız, haydi geliniz sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim.
Ey o Peygamber! Zevcelerine şöyle söyle: eğer dünya hayat ve ziynetini istiyorsanız haydi geliniz sizi donatayım ve güzellikle bırakıp salıvereyim
Ey Nebi! Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım. dipnot 1 Ve sizi güzellikle boşayayım."
Ey Nebi! Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun ziynetini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım. dipnot 1 Ve sizi güzellikle boşayayım."
Ey Nebi! Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun güzelliklerini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım. dipnot 1 Ve sizi güzellikle boşayayım."
Ey peygamber, eşlerine söyle: "Eğer siz dünya hayatını ve onun süslü çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve güzel bir salma tarzıyla sizi salıvereyim."
Ey peygamber, zevcelerine de ki: "Eğer siz dünya hayatını ve onun zinet (ve ihtişam) ını arzu ediyorsanız gelin size boşanma bedellerini vereyim de hepinizi güzellikle salıvereyim.
Ey peygamber; eşlerine de: Eğer dünya hayatını ve süslerini istiyorsanız; gelin, size bağışta bulunayım ve güzellikle salıvereyim.
(28-34) Ey Nebi, zevcelerine; dünya hayatını ve onun süslerini murat ediyorsanız eğer, sizin geçimliklerinizi vereyim, güzel bir salışla sizleri salayım de. Eğer ki Allah’ı Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız da muhakkak ki Allah sizlerden güzel davrananlara büyük bir mükafat hazırl amıştır. Ey Nebinin hanımları, sizden kim açık bir iğrençlik ederse, azap ona iki kat katlanır, bu Allah’a kolaydır. Sizden kim de Allah’a ve Resulüne boyun eğerse ve salih amel işlerse onun mükafatını iki kere veririz, onun için ikr amlık bir rızık hazırlarız. Ey Nebinin hanımları, sizler kadınlardan herhangi bir kadın değilsiniz, eğer sakınırsanız, söyleyişinizi yumuşak ve edalı yapmayın ki kalbinde hastalık olan ümide kapılmasın. Normal karşılanan / tanınan bir söyleyişte bulunun. Evlerinizde oturun, önceki cahiliye dönemindeki gibi açılıp saçılmayın, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Muhakkak ki Allah , siz ev halkından pisliği gidermek istiyor, sizi temiz bir şekilde temizlemek istiyor. Size evlerini zde Allah’ın ayetlerinden ve hikmetinden sesli okunanı hatırınıza getirip anın, muhakkak ki Allah, nazik davranandır / latiftir ve haberi olandır.
Ey Peygamber! Eşlerine de ki: "Eğer, dünya hayatını ve süsünü diliyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim ve sizi güzellikle salıvereyim."
Ey peygamber! Eşlerine söyle: "Eğer siz, dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin size müt'a (boşanma bedeli) vereyim ve sizi güzellikle salayım."
Ey Nebi! Eşlerine de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız dipnot 1 gelin size mal-mülk vereyim ve sizi kendimden güzelce ayırayım.
Ey Nebi, eşlerine de ki, "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız gelin size mal vereyim ve sizi güzellikle ayırayım."
Ey peygamber! Eşlerine de ki: Eğer, dünya hayatını ve süsünü diliyorsanız, gelin sizi (boşama bedeli vererek) faydalandırayım ve sizi güzel bir salıverişle salıvereyim.
Ey peygamber, eşlerine de ki: -Eğer, dünya hayatını ve süsünü diliyorsanız, gelin size dilediğiniz dünyalığı vereyim ve sizi güzellikle boşayayım.
Ey Peygamber, eşlerine şöyle söyle: "Eğer şu iğreti dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, haydi gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzellikle serbest bırakayım."
Ahzâb suresi, 29. ayet. وَإِن كُنتُنَّ تُرِدْنَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱلدَّارَ ٱلْـَٔاخِرَةَ فَإِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلْمُحْسِنَٰتِ مِنكُنَّ أَجْرًا عَظِيمًا
"Eğer Allah'ı, Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, bilin ki Allah içinizden iyilik yapanlara büyük bir mükafat hazırlamıştır."
Allah'ı, Elçisini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, (bilin ki) şüphesiz ki Allah içinizden güzel davrananlar için büyük bir ödül hazırlamıştır.
yok eğer Allah'ı, Rasulü'nü ve ahiret yurdunun (mutluluğunu) istiyorsanız, bilin ki Allah içinizden iyi davranışı tabiat haline getirenlere muhteşem bir ödül hazırlamıştır!"
Yok eğer Allah'ı, Elçisi'ni ve ahiret hayatının (güzelliklerini) istiyorsanız, (bilin ki) Allah, içinizden güzel işler yapanlar için büyük bir ödül hazırlamıştır!"
"Yok eğer Allah'ı, Rasulünü ve sonsuz gelecek yurdunu diliyorsanız, muhakkak ki Allah sizden, muhsin kadınlar (görürcesine Allah'a yönelmişler) için çok büyük bedel hazırlamıştır. "
"Eğer siz Allah'ı, Resulü'nü ve ahiret yurdunu istiyorsanız artık hiç şüphesiz Allah, içinizden güzellikte bulunanlar için büyük bir ecir hazırlamıştır."
Eğer Allah'ı, Peygamberini ve ahiret yurdunu diliyorsanız, bilin ki, Allah, içinizden güzel davrananlar için büyük bir mükâfat hazırlamıştır.
"Yok, eğer Allah'ı, O'nun elçisini ve Sonsuz Yaşam Ülkesi'ni istiyorsanız; kuşkusuz, Allah, aranızdan güzel davrananlara, büyük bir ödül hazırlamıştır!"
"Yok eğer, Allah'ı, Peygamberini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, biliniz ki Allah, içinizden güzel davrananlar için büyük bir ödül hazırlamıştır."
"Yok, siz ALLAH'ı, elçisini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, ALLAH sizden güzel davrananlara büyük bir ödül hazırlamıştır."
'Yok, siz ALLAH'ı, elçisini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, ALLAH sizden güzel davrananlara büyük bir ödül hazırlamıştır.'
Yok eğer Allah ve Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, haberiniz olsun ki Allah içinizden güzellik (iyilik) edenlere pek büyük bir mükafat hazırlamıştır."
Yok eğer Allah ve Resulünü ve Ahıret evini istiyorsanız haberiniz olsun ki Allah içinizden güzellik edenlere pek büyük bir ecir hazırlamıştır
"Eğer Allah ve Resul'ünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, kuşkusuz Allah, sizden muhsin dipnot 1 olan kadınlar için büyük bir ecir dipnot 2 hazırlamıştır."
"Eğer Allah ve Resul'ünü ve Ahiret Yurdu'nu istiyorsanız, kuşkusuz Allah, sizden Muhsin dipnot 1 olan kadınlar için büyük bir ecir dipnot 2 hazırlamıştır."
"Eğer Allah'ı, Rasul'ünü ve Ahiret Yurdu'nu istiyorsanız, kuşkusuz Allah, sizden Muhsin dipnot 1 olan kadınlar için büyük bir ecir dipnot 2 hazırlamıştır."
"Eğer siz Tanrı'yı, Resulü'nü ve ahiret yurdunu istiyorsanız artık hiç şüphesiz Tanrı, içinizden güzellikte bulunanlar için büyük bir ecir hazırlamıştır."
"Eğer Allahı, peygamberini ve ahiret yurdunu diliyorsanız şübhe yok ki Allah, içinizden güzel hareket edenler için büyük bir mükafat hazırlamışdır".
Yok eğer Allah'ı, Rasulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız; muhakkak ki Allah, içinizden iyi davranan hanımlara büyük mükafat hazırlamıştır.
(28-34) Ey Nebi, zevcelerine; dünya hayatını ve onun süslerini murat ediyorsanız eğer, sizin geçimliklerinizi vereyim, güzel bir salışla sizleri salayım de. Eğer ki Allah’ı Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız da muhakkak ki Allah sizlerden güzel davrananlara büyük bir mükafat hazırl amıştır. Ey Nebinin hanımları, sizden kim açık bir iğrençlik ederse, azap ona iki kat katlanır, bu Allah’a kolaydır. Sizden kim de Allah’a ve Resulüne boyun eğerse ve salih amel işlerse onun mükafatını iki kere veririz, onun için ikr amlık bir rızık hazırlarız. Ey Nebinin hanımları, sizler kadınlardan herhangi bir kadın değilsiniz, eğer sakınırsanız, söyleyişinizi yumuşak ve edalı yapmayın ki kalbinde hastalık olan ümide kapılmasın. Normal karşılanan / tanınan bir söyleyişte bulunun. Evlerinizde oturun, önceki cahiliye dönemindeki gibi açılıp saçılmayın, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Muhakkak ki Allah , siz ev halkından pisliği gidermek istiyor, sizi temiz bir şekilde temizlemek istiyor. Size evlerini zde Allah’ın ayetlerinden ve hikmetinden sesli okunanı hatırınıza getirip anın, muhakkak ki Allah, nazik davranandır / latiftir ve haberi olandır.
"Eğer Allah’ı, Rasûlünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız; bilin ki Allah, içinizden iyilik yapanlara büyük bir mükâfat hazırlamıştır.''
"Eğer siz, Allah'ı, Elçisini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, (biliniz ki) Allah, sizden güzel hareket edenlere büyük bir mükafat hazırlamıştır."
Ama eğer Allah'ı, elçisini ve ahiret yurdunu istiyorsanız dipnot 1 bilin ki Allah, sizden iyi davrananlara büyük bir ödül hazırlamıştır."
Ama eğer Allah'ı, Elçisini ve ahiret yurdunu istiyorsanız bilin ki, Allah sizden iyi davrananlara büyük bir karşılık hazırlamıştır.
Eğer, Allah’ı ve Rasûlünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, şüphesiz Allah, içinizden iyilik edenlere büyük bir mükâfat hazırlamıştır.
Eğer, Allah'ı ve peygamberini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, şüphesiz Allah, iyilik eden kadınlara büyük bir mükafat hazırlamıştır.
"Yok eğer Allah'ı, resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız bilin ki, Allah sizin güzel düşünüp güzel hareket edenlerinize büyük bir ödül hazırlamıştır."
Ahzâb suresi, 30. ayet. يَٰنِسَآءَ ٱلنَّبِىِّ مَن يَأْتِ مِنكُنَّ بِفَٰحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ يُضَٰعَفْ لَهَا ٱلْعَذَابُ ضِعْفَيْنِ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرًا
Ey Peygamber'in hanımları! İçinizden kim apaçık bir çirkinlik yaparsa, onun cezası iki kat verilir. Bu, Allah'a göre kolaydır.
Ey Peygamber'in kadınları (hanımları)! Sizden kim açık bir çirkinlik yaparsa, ona iki kat azap uygulanır. dipnot 1 Bu, Allah'a çok kolaydır.
Ey Peygamber hanımları! İçinizden her kim açık bir hayasızlık yaparsa, onun azabı ikiye katlanır: zira bu Allah için çok kolaydır.
Ey Peygamber eşleri! Sizden kim açık bir hayasızlıkta bulunmuş olursa, onun (öteki dünyadaki) azabı, (başka günahkarların azabının) iki katı olur, bu Allah için kolaydır.
Ey Nebi'nin Kadınları. . . Sizden kim apaçık bir terbiyesizlik - haddini aşan fiil yaparsa, onun için azap iki misli olur! Bu, Allah üzerine pek kolaydır.
Ey peygamberin kadınları, sizden kim açık bir çirkin utanmazlıkta bulunursa, onun azabı iki kat olarak arttırılır. Bu da Allah'a göre pek kolaydır.
Ey peygamber hanımları! Sizden kim açık bir hayâsızlık yaparsa, onun azabı iki katına çıkarılır. Bu, Allah'a göre kolaydır.
Ey peygamber kadınları! Aranızdan kim açıkça bir çirkinlik yaparsa, onun cezası ikiye katlanacaktır. İşte bu, Allah için zaten çok kolaydır.
Ey Peygamber hanımları! Sizden kim açık/kanıtlanmış bir edepsizlik yaparsa, onun azabı iki katına çıkarılır. Bu, Allah için kolaydır.
Ey peygamberin hanımları, sizden kim büyük ve açık bir günah işlerse onun cezası ikiye katlanır. ALLAH için elbette bu kolaydır.
Ey peygamberin hanımları, sizden kim büyük ve açık bir günah işlerse onun cezası ikiye katlanır. ALLAH için elbette bu kolaydır.
Ey peygamberin hanımları, sizden her kim açık bir terbiyesizlik ederse, ona azap iki kat katlanır. Bu Allah'a göre kolaydır.
Ey Peygamberin kadınları! Sizden her kim açık bir terbiyesizlik ederse ona azab iki kat katlanır ve Allaha o kolay bulunuyor
Ey Nebi'nin hanımları! Sizden kim açık bir fuhuş dipnot 1 yaparsa, onun azabı iki kat arttırılır. Ve bu Allah'a göre pek kolaydır.
Ey Nebi'nin hanımları! Sizden kim açık bir fuhuş dipnot 1 yaparsa, onun azabı iki kat arttırılır. Ve bu Allah'a göre pek kolaydır.
Ey Nebi'nin hanımları! Sizden kim açık bir fuhuş dipnot 1 yaparsa, onun azabı iki kat arttırılır. Ve bu Allah'a göre pek kolaydır.
Ey peygamberin kadınları, sizden kim açık bir çirkin utanmazlıkta bulunursa, onun azabı iki kat olarak arttırılır. Bu da Tanrı'ya göre pek kolaydır.
Ey peygamber zevceleri, içinizden kim açık bir terbiyesizlik ederse onun azabı iki kat artırılır. Bu, Allaha göre kolaydır.
Ey peygamber kadınları; sizlerden her kim, apaçık bir hayasızlıkla gelecek olursa, ona azab iki kat katlanır. Bu, Allah'a pek kolaydır.
(28-34) Ey Nebi, zevcelerine; dünya hayatını ve onun süslerini murat ediyorsanız eğer, sizin geçimliklerinizi vereyim, güzel bir salışla sizleri salayım de. Eğer ki Allah’ı Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız da muhakkak ki Allah sizlerden güzel davrananlara büyük bir mükafat hazırl amıştır. Ey Nebinin hanımları, sizden kim açık bir iğrençlik ederse, azap ona iki kat katlanır, bu Allah’a kolaydır. Sizden kim de Allah’a ve Resulüne boyun eğerse ve salih amel işlerse onun mükafatını iki kere veririz, onun için ikr amlık bir rızık hazırlarız. Ey Nebinin hanımları, sizler kadınlardan herhangi bir kadın değilsiniz, eğer sakınırsanız, söyleyişinizi yumuşak ve edalı yapmayın ki kalbinde hastalık olan ümide kapılmasın. Normal karşılanan / tanınan bir söyleyişte bulunun. Evlerinizde oturun, önceki cahiliye dönemindeki gibi açılıp saçılmayın, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Muhakkak ki Allah , siz ev halkından pisliği gidermek istiyor, sizi temiz bir şekilde temizlemek istiyor. Size evlerini zde Allah’ın ayetlerinden ve hikmetinden sesli okunanı hatırınıza getirip anın, muhakkak ki Allah, nazik davranandır / latiftir ve haberi olandır.
Ey Peygamber’in hanımları! Sizden kim apaçık bir hayasızlık işlerse, onun için azap iki kat artırılır. Bu, Allah için çok kolaydır.
Ey peygamber kadınları! Sizden kim açık bir fuhuş (edepsizlik) yaparsa onun için azab iki kat yapılır. Bu, Allah'a göre kolaydır.
Nebi'nin hanımları! Sizden kim ispatlanabilir bir zina yaparsa dipnot 1 zina cezası onun için ikiye katlanır dipnot 2 . Bu, Allah'a kolaydır.
Ey Nebi'nin hanımları! Sizden kim ispatlanabilir bir fuhuşla gelirse o suçun cezası iki kat olur. Bu Allah'a kolaydır dipnot 1 .
Ey peygamber kadınları! Sizden kim apaçık bir günah işlerse, onun azabı iki kat olacaktır. Bu, Allah için çok kolaydır.
-Ey peygamber kadınları, sizden kim apaçık bir edepsizlik yaparsa, onun azabı iki kat olacaktır. Bu, Allah için çok kolaydır.
Ey peygamber hanımları! Sizden kim açık/kanıtlanmış bir edepsizlik yaparsa, kendisi için azap iki katına çıkarılır. Ve bu, Allah için çok kolaydır.
Ahzâb suresi, 31. ayet. وَمَن يَقْنُتْ مِنكُنَّ لِلَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتَعْمَلْ صَٰلِحًا نُّؤْتِهَآ أَجْرَهَا مَرَّتَيْنِ وَأَعْتَدْنَا لَهَا رِزْقًا كَرِيمًا
İçinizden kim Allah'a ve Resulüne itaat eder ve salih bir amel işlerse, ona mükafatını iki kat veririz. Biz, ona bereketli bir rızık hazırlamışızdır.
Sizden kim Allah'a ve Elçisine gönülden itaat eder ve iyi bir iş yaparsa ona da ödülünü iki kat veririz. dipnot 1 Ona (cennette) bol rızık hazırlamış (olacağız).
Ama içinizden her kim de Allah'a ve Rasulü'ne gönülden boyun eğer ve ıslah edici iyilikler işlerse, onun ödülünü de iki misli veririz; ayrıca ona akıl almaz güzellikte bir rızık hazırlamışızdır.
Öte yandan, hanginiz Allah'a ve Elçisi'ne samimiyetle itaat eder ve doğru, yararlı işler yaparsa onu iki kat ödüllendiririz, onun için (öteki dünyada) en muhteşem rızıkları hazırlayacağız.
Sizden kim Allah'a ve Rasulüne itaat eder ve imanın gereğini uygularsa, ona da ecrini iki kere veririz. . . Onun için cömert - zengin bir yaşam gıdası hazırlamışızdır.
Ama sizden kim Allah'a ve Resulü'ne gönülden itaat eder ve salih bir amelde bulunursa, ona ecrini iki kat veririz. Ve biz ona üstün bir rızık da hazırlamışızdır.
Sizden kim, Allah’a ve Rasûlüne itaat eder ve salih amel işlerse ona mükâfatını iki kat veririz. Ve ona (cennette) bol rızık hazırlamışızdır.
Aranızdan kim de Allah'a ve O'nun elçisine içtenlikle bağlı kalır ve erdemli edimler yaparsa, onun da ödülünü iki kez vereceğiz. Çünkü onun için bol geçimlik hazırladık.
Sizden kim de, Allah ve Rasul'üne itaat eder ve yararlı iş yaparsa, ona ödülünü iki kat veririz. Ona bol rızık hazırlamışızdır.
Sizden kim ALLAH'ın elçisine uyar ve erdemli davranırsa, onun da ödülünü iki kat veririz ve onun için bol bir rızık hazırlamışızdır.
Sizden kim ALLAH'ın elçisine uyar ve erdemli davranırsa, onun da ödülünü iki kat veririz ve onun için bol bir rızık hazırlamışızdır.
Yine sizden her kim Allah ve Resulüne divan durup iyi bir iş yaparsa ona da mükafatını iki kere veririz. Ayrıca onun için bol bir rızık hazırlamışızdır.
Yine sizden her kim Allaha ve Resulüne divan durub salih bir amel işlerse ona da ecrini iki kerre veririz, hem onun için kerim bir rızık hazırlamışızdır
Ve sizden kim Allah ve Resul'üne dipnot 1 içtenlikle uyar ve salih dipnot 2 olanı yaparsa ona da iki kat ödül veririz. Ayrıca ona cömertçe bir rızık hazırlamışızdır.
Ve sizden kim Allah ve Resul'üne dipnot 1 içtenlikle uyar ve salih dipnot 2 olanı yaparsa ona da iki kat ödül veririz. Ayrıca ona cömertçe bir rızık hazırlamışızdır.
Ve sizden kim Allah'a ve Rasul'üne içtenlikle uyar ve salih dipnot 1 olanı yaparsa ona da iki kat ödül veririz. Ayrıca ona cömertçe bir rızık hazırlamışızdır.
Ama sizden kim Tanrı'ya ve Resulü'ne gönülden itaat eder ve salih bir amelde bulunursa, ona ecrini iki kat veririz. Ve biz ona üstün bir rızık da hazırlamışızdır.
Sizden kim de Allaha ve peygamberine itaat eder, iyi amel (ve hareket) de bulunursa ona da mükafatını iki kerre veririz. Hem biz ona çok şerefli bir rızık da hazırlamışızdır.
Sizden her kim de Allah'a ve Rasulüne boyun eğip salih amel işlerse; onun mükafatını da iki kat veririz. Hem Biz, ona cömertçe bir rızık da hazırlamışızdır.
(28-34) Ey Nebi, zevcelerine; dünya hayatını ve onun süslerini murat ediyorsanız eğer, sizin geçimliklerinizi vereyim, güzel bir salışla sizleri salayım de. Eğer ki Allah’ı Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız da muhakkak ki Allah sizlerden güzel davrananlara büyük bir mükafat hazırl amıştır. Ey Nebinin hanımları, sizden kim açık bir iğrençlik ederse, azap ona iki kat katlanır, bu Allah’a kolaydır. Sizden kim de Allah’a ve Resulüne boyun eğerse ve salih amel işlerse onun mükafatını iki kere veririz, onun için ikr amlık bir rızık hazırlarız. Ey Nebinin hanımları, sizler kadınlardan herhangi bir kadın değilsiniz, eğer sakınırsanız, söyleyişinizi yumuşak ve edalı yapmayın ki kalbinde hastalık olan ümide kapılmasın. Normal karşılanan / tanınan bir söyleyişte bulunun. Evlerinizde oturun, önceki cahiliye dönemindeki gibi açılıp saçılmayın, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Muhakkak ki Allah , siz ev halkından pisliği gidermek istiyor, sizi temiz bir şekilde temizlemek istiyor. Size evlerini zde Allah’ın ayetlerinden ve hikmetinden sesli okunanı hatırınıza getirip anın, muhakkak ki Allah, nazik davranandır / latiftir ve haberi olandır.
Sizden kim, Allah’a ve Rasûlüne itaat eder ve salih amel işlerse; ona mükâfatını iki kat veririz. Ona (Cennet'te) bol rızık hazırlamışızdır.
Fakat sizden kim Allah'a ve Resulüne ita'ate devam eder ve yararlı iş yaparsa ona da mükafatını iki kez veririz ve onun için bol bir rızık hazırlamışızdır.
Ama sizden kim Allah'a ve elçisine içtenlikle boyun eğer ve iyi iş yaparsa ona da ödülünü iki kat veririz. Onun için değerli bir rızık da hazırlarız.
Sizden kim de Allah'a ve Elçisine boyun eğip iyi iş yaparsa ona da iki kat ödül veririz. Zaten ona cömertçe rızık hazırlamışızdır.
Sizden, Allah’a ve Rasûlüne itaat eden ve salih amel işleyen kimseye karşılığını iki misli vereceğiz. Onun için güzel bir rızk hazırladık.
Sizden, Allah'a ve peygamberine itaat eden ve doğruları yapan kimseye iki misli vereceğiz. Onun için güzel bir rızk hazırladık.
Sizden kim, Allah'a ve resulüne itaat eder, iyilik yaparsa, ona da ücretini iki kat olarak veririz. Kendisi için bol ve bereketli bir rızık da hazırlamışızdır.
Ahzâb suresi, 32. ayet. يَٰنِسَآءَ ٱلنَّبِىِّ لَسْتُنَّ كَأَحَدٍ مِّنَ ٱلنِّسَآءِ إِنِ ٱتَّقَيْتُنَّ فَلَا تَخْضَعْنَ بِٱلْقَوْلِ فَيَطْمَعَ ٱلَّذِى فِى قَلْبِهِۦ مَرَضٌ وَقُلْنَ قَوْلًا مَّعْرُوفًا
Ey Peygamber'in hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın. Güzel (ve doğru) söz söyleyin.
Ey Peygamber'in kadınları (hanımları)! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. dipnot 1 (Allah'a karşı) takvâlı (duyarlı)ysanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir üslup ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Uygun söz söyleyin!
Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir hanım gibi değilsiniz; tabi ki eğer Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız. Şu halde işveli bir edayla konuşmayın, sonra kalplerinde hastalık bulunanlar yersiz bir arzuya kapılırlar; ama güzel ve düzgün konuşun!
Ey Peygamber eşleri! Siz (öteki) kadınlar gibi değilsiniz, eğer Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine (hakkıyla) sahip olursanız. O halde, edalı bir şekilde konuşmayın ki kalplerinde maraz olanlar (size karşı) bir arzuya kapılmasın, daima yerinde ve uygun şekilde konuşun.
Ey Nebi'nin Hanımları. . . Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz! Eğer korunmak istiyorsanız (muhatabınız olan erkeğe) edalı - işveli konuşmayın! Bu yüzden, düşüncesiz - hastalıklı olan kimse sizden umutlanır! Uygun ve yanlış anlaşılmayacak tarzda konuşun!
Ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda söyleyin.
Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. (kalbinde hastalık bulunan kimselere ümit vermeyen) Güzel söz söyleyin.
Ey peygamber kadınları! Sizler, herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Sorumluluk bilinci taşıyorsanız, cilveli konuşmayın ki, yüreğinde sayrılık olan kimse, bir isteğe kapılmasın; yerinde ve yakışacak söz söyleyin.
Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer kötülükten korunursanız, yabancı erkeklere karşı çekici bir eda ile konuşmayınız; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Örfe uygun söz söyleyiniz.
Ey peygamberin hanımları, siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Erdemliyseniz, işveli konuşmayın ki kalbinde hastalık bulunan birileri size yönelmesin. Güzel ve normal biçimde konuşun. dipnot 1
Ey peygamberin hanımları, siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Erdemliyseniz, işveli konuşmayın ki kalbinde hastalık bulunan birileri size yönelmesin. Güzel ve normal biçimde konuşun.
Ey peygamberin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz; eğer Allah'tan korkuyorsanız, konuşurken kırıtmayın ki, kalbinde bir hastalık bulunan, kötü bir ümide kapılmasın. Güpgüzel, dosdoğru söz söyleyin!
Ey Peygamberin kadınları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz, eğer korunur takvalı olursanız, onun için söylerken kırıtmayın da kalbinde bir maraz bulunan tamaa düşmesin, güpgüzel, dosdoğru söz söyleyin.
Ey Nebi'nin hanımları! Siz diğer kadınlardan biri değilsiniz. Eğer takvalıysanız, yabancı erkeklerle edalı bir üslupla konuşmayın. Zira kalbinde kötülük olan bir kimse buna yanlış anlam yükleyebilir. Sözün maruf dipnot 1 olanını söyleyin.
Ey Nebi'nin hanımları! Siz diğer kadınlardan biri değilsiniz. Eğer takvalıysanız, yabancı erkeklerle edalı dipnot 1 bir üslupla konuşmayın. Zira kalbinde kötülük olan bir kimse buna yanlış anlam yükleyebilir. Sözün maruf dipnot 2 olanını söyleyin.
Ey Nebi'nin hanımları! Siz sıradan bir kadın değilsiniz. Eğer takvalıysanız, dipnot 1 yabancı erkeklerle edalı dipnot 2 bir üslupla konuşmayın. Zira kalbinde kötülük olan bir kimse buna yanlış anlam yükleyebilir. Sözün maruf dipnot 3 olanını söyleyin.
Ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda söyleyin.
Ey peygamber kadınları, siz (diğer) kadınlardan (her hangi) biri gibi değilsiniz. Eğer (Allahdan) korkuyorsanız (size yabancı olan erkeklere) yumuşak söylemeyin. Sonra kalbinde bir maraz bulunanlar tamaa düşer (ler). Sözü ma'ruf vech ile (ve ağır başlı) söyleyin.
Ey peygamber kadınları; sizler, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer sakınıyorsanız; edalı olmayın yoksa kalbinde bir hastalık bulunanlar kötü şeyler umarlar. Ve hep ma'ruf söz söyleyin.
(28-34) Ey Nebi, zevcelerine; dünya hayatını ve onun süslerini murat ediyorsanız eğer, sizin geçimliklerinizi vereyim, güzel bir salışla sizleri salayım de. Eğer ki Allah’ı Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız da muhakkak ki Allah sizlerden güzel davrananlara büyük bir mükafat hazırl amıştır. Ey Nebinin hanımları, sizden kim açık bir iğrençlik ederse, azap ona iki kat katlanır, bu Allah’a kolaydır. Sizden kim de Allah’a ve Resulüne boyun eğerse ve salih amel işlerse onun mükafatını iki kere veririz, onun için ikr amlık bir rızık hazırlarız. Ey Nebinin hanımları, sizler kadınlardan herhangi bir kadın değilsiniz, eğer sakınırsanız, söyleyişinizi yumuşak ve edalı yapmayın ki kalbinde hastalık olan ümide kapılmasın. Normal karşılanan / tanınan bir söyleyişte bulunun. Evlerinizde oturun, önceki cahiliye dönemindeki gibi açılıp saçılmayın, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Muhakkak ki Allah , siz ev halkından pisliği gidermek istiyor, sizi temiz bir şekilde temizlemek istiyor. Size evlerini zde Allah’ın ayetlerinden ve hikmetinden sesli okunanı hatırınıza getirip anın, muhakkak ki Allah, nazik davranandır / latiftir ve haberi olandır.
Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer takvalı kimseler iseniz, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Siz hep uygun söz söyleyin.
Ey peygamber kadınları, siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'ın buyruğuna karşı gelmekten) korunuyorsanız, sözü yumuşak (kıvrak) bir eda ile söylemeyin ki, kalbinde hastalık bulunan kimse tamah etmesin; güzel, (kuşkudan uzak bir biçimde) söz söyleyin.
Nebi'nin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakınıyorsanız tatlı bir eda ile konuşmayın! Yoksa kalbinde hastalık olan biri umuda kapılır. Siz, marufa uygun sözler dipnot 1 söyleyin.
Ey Nebi'nin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Allah'tan sakınıyorsanız cilveli konuşmayın, kalbi bozuk olan kimse umuda kapılır. Sözü, ciddiyeti bozmadan söyleyin.
Ey peygamber hanımları! Siz, diğer kadınlardan birisi gibi değilsiniz. Eğer Allah’tan korkuyorsanız , edalı konuşmayın ki kalbinde hastalık olan arzu duyar. Güzel/uygun şekilde konuşun.
-Ey peygamber hanımları! Siz, diğer kadınlardan birisi gibi değilsiniz. Eğer Allah'tan korkuyorsanız, edalı konuşmayın ki kalbinde hastalık olan arzu duyar. Uygun şekilde konuşun.
Ey peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer korunup takvaya sarılıyorsanız sözü kırıtarak söylemeyin ki, kalbinde maraz bulunan biri ümide kapılmasın. Örfe uygun söz söyleyin.
Ahzâb suresi, 33. ayet. وَقَرْنَ فِى بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ ٱلْجَٰهِلِيَّةِ ٱلْأُولَىٰ وَأَقِمْنَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتِينَ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِعْنَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِنَّمَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُذْهِبَ عَنكُمُ ٱلرِّجْسَ أَهْلَ ٱلْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهِيرًا
Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah'a ve Resulüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Evlerinizde oturun; eski Cahiliye (âdetinde olduğu) gibi açılıp saçılmayın! Namazı kılın, zekâtı verin; Allah'a ve Elçisine gönülden itaat edin! dipnot 1 Ey (Peygamber'in) evinin halkı! dipnot 2 Allah sizden, günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor. dipnot 3
Evlerinizde (dahi) ağırbaşlılığınızı koruyun! Kadim haddini bilmezlik döneminde olduğu gibi dişiliğinizi ön plana çıkarmayın! Namazınızı hakkını vererek kılın, zekatınızı içten gelerek verin, Allah'a ve Rasulü'ne uyun! Emin olun ki, Allah sizden (maddi manevi) her tür kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor Ey (Peygamberin) ev halkı; hepsi bu!
Evlerinizde sessizce oturun, eski cahiliye günlerindeki gibi cazibenizi sergilemeyin; namazlarınızda dikkatli ve devamlı olun, arındırıcı yükümlülüklerinizi ifa edin, Allah'a ve Elçisi'ne itaat edin. Ey (Peygamber'in) ev halkı, Allah sizden yalnızca çirkinlikleri gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Evlerinizde oturun. . . Önceki cahiliye anlayışındaki gibi (işveli cazibeli tahrik edici şekilde) kendinizi teşhir ederek yürümeyin. . . Salatı ikame edin, zekatı verin, Allah'a ve Rasulüne itaat edin! (Ey Rasulün) hane halkı, Allah sizden yalnızca ricsi (kiri, maddi şeylere bağlılığınızı, bedensel şeyler ile kayıtlanmanızı) gidermek ve sizi tertemiz yapmayı diler!
Evlerinizde vakarla oturun (evlerinizi karargah edinin), ilk cahiliye (kadınları)nın süslerini açığa vurması gibi, siz de süslerinizi açığa vurmayın; namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah'a ve elçisine itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Gerçekten Allah, sizden kiri (günah ve çirkinliği) gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.
Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Ey Ehli Beyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Evlerinizde oturun ve eski bilisizlik dönemindeki gibi çekiciliğinizi göstermeyin. dipnot 355 Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin; Allah'a ve O'nun elçisine bağlı kalın. Ev halkı! Allah, suçları sizden gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Evlerinizde oturunuz, eski Cahiliye adetinde olduğu gibi açılıp saçılmayınız. Namazı kılınız, zekatı veriniz; Allah'a ve Peygamberine itaat ediniz. Ey Ehli beyt! Allah, sizden sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Evlerinizde onurlu davranın ve eski cahiliyye dönemindeki gibi aşırı süslenmeyle gösteriş yapmayınız. Salatı gözetin, zekatı verin ve ALLAH ve elçisine uyun. Ey Ev'in çevresinde oturanlar, ALLAH sizden günahları gidermek ve sizi tamamıyla arındırmak istiyor. dipnot 1
Evlerinizde oturun ve eski cahiliyye dönemindeki gibi halkla fazla içiçe olmayın. Namazı gözetin, zekatı verin ve ALLAH ve elçisine uyun. Ey Kabe'nin çevresinde oturanlar, ALLAH sizden günahları gidermek ve sizi tamamıyla arındırmak istiyor.
Hem vakarınızla evlerinizde durun da önceki cahiliyyet devri çıkışı gibi süslenip çıkmayın, namaz kılın, zekat verin, Allah'a ve peygamberine itaat edin! Ey Ehl-i Beyt (peygamberin ev halkı), Allah yalnızca sizden kiri uzaklaştırıp tertemiz, pampak etmek istiyor.
Hem vekarınızla evlerinizde durun da evvelki cahiliyyet çıkışı gibi süslenib çıkmayın, namaz kılın, zekat verin, Allah ve Resulüne itaat edin, Allah sade şunu istiyor: sizden kiri uzaklaştırsın da ey ehli beyt sizi tertemiz, pampak etsin!
Evlerinizde vakarlı olun. dipnot 1 Cahiliye dönemindeki gösteriş gibi gösteriş yapmayın. Salatı dipnot 2 ikame edin, zekatı dipnot 2 yapın. Allah'a ve Resul'üne itaat edin. dipnot 3 Ey Nebi'nin ailesi! Allah sizden her türlü kirliliği giderip sizi tertemiz kılmak istiyor.
Evlerinizde vakarlı olun. dipnot 1 Cahiliye dönemindeki gösteriş gibi gösteriş yapmayın. Salatı dipnot 2 ikame edin, zekatı dipnot 2 yapın. Allah'a ve Resul'üne itaat edin. dipnot 3 Ey Nebi'nin ailesi! Allah sizden her türlü kirliliği giderip sizi tertemiz kılmak istiyor.
Evlerinizde vakarlı olun. dipnot 1 Cahiliye dönemindeki gösteriş gibi gösteriş yapmayın. Salatı dipnot 2 ikame edin, zekatı dipnot 2 verin. Allah'a ve Rasul'üne itaat edin. Ey Nebi'nin ailesi! Allah sizden her türlü kirliliği giderip sizi tertemiz kılmak istiyor.
Evlerinizde vakarla oturun (evlerinizi karargah edinin), ilk cahiliye (kadınları)nın süslerini açığa vurması gibi, siz de süslerinizi açığa vurmayın; namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Tanrı'ya ve elçisine itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Gerçekten Tanrı sizden kiri (günah ve çirkinliği) gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.
(Vakaar ile) evlerinizde oturun. Evvelki cahiliyyet (devri kadınlarının kırıla döküle, süslerini göstere göstere) yürüyüşü gibi yürümeyin. Namazı dosdoğru kılın. Zekatı verin. Allaha ve Resulüne itaat edin. Ey ehl-i Beyt, Allah sizden ancak kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak diler.
Evlerinizde oturun, ilk cahiliyye devrinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namaz kılın, zekat verin, Allah' a ve Rasulüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt; Allah, muhakkak ki sizden eksikliği gidermek ve sizi tertemiz temizlemek ister.
(28-34) Ey Nebi, zevcelerine; dünya hayatını ve onun süslerini murat ediyorsanız eğer, sizin geçimliklerinizi vereyim, güzel bir salışla sizleri salayım de. Eğer ki Allah’ı Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız da muhakkak ki Allah sizlerden güzel davrananlara büyük bir mükafat hazırl amıştır. Ey Nebinin hanımları, sizden kim açık bir iğrençlik ederse, azap ona iki kat katlanır, bu Allah’a kolaydır. Sizden kim de Allah’a ve Resulüne boyun eğerse ve salih amel işlerse onun mükafatını iki kere veririz, onun için ikr amlık bir rızık hazırlarız. Ey Nebinin hanımları, sizler kadınlardan herhangi bir kadın değilsiniz, eğer sakınırsanız, söyleyişinizi yumuşak ve edalı yapmayın ki kalbinde hastalık olan ümide kapılmasın. Normal karşılanan / tanınan bir söyleyişte bulunun. Evlerinizde oturun, önceki cahiliye dönemindeki gibi açılıp saçılmayın, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Muhakkak ki Allah , siz ev halkından pisliği gidermek istiyor, sizi temiz bir şekilde temizlemek istiyor. Size evlerini zde Allah’ın ayetlerinden ve hikmetinden sesli okunanı hatırınıza getirip anın, muhakkak ki Allah, nazik davranandır / latiftir ve haberi olandır.
Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Rasûlüne itaat edin. Ey ehli beyt (Ev halkı)! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Evlerinizde oturun, ilk cahiliye (çağı kadınları)nın açılıp kırıtması gibi açılıp kırıtmayın. Namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne ita'at edin. Ey Ehl-i Beyt (ey peygamberin ev halkı), Allah sizden, kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.
Evlerinizde de ağırbaşlı olun dipnot 1 . Önceki cahiliye döneminde yapıldığı gibi güzelliğinizi öne çıkarmayın! Namazı düzgün ve sürekli kılın, zekatı da verin. Allah'a ve elçisine gönülden boyun eğin. Ey Nebi'nin ailesi! Allah sizden sadece, pisliği uzaklaştırmak ve sizi tertemiz kılmak istiyor dipnot 2 .
Evlerinizde oturun, önceki Cahiliye döneminde olduğu gibi dişiliğinizi öne çıkarmayın, namazı tam kılın, zekatı verin. Allah'a ve Elçisine itaat edin. Ey ehl-i beyt! Allah'ın istediği, sadece, sizden pislikleri uzak tutmak ve sizi tertemiz yapmaktır.
Evlerinizde oturun, eski cahiliye zamanındaki gibi açılıp, saçılmayın. Namazı ikame edin, zekatı verin, Allah’a ve Rasûlü'ne itaat edin. Ancak Allah, sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor, ey ev halkı!
Evlerinizde oturun, eski cahiliye zamanındaki gibi süslü püslü salınmayın. Namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve peygambere itaat edin. Ancak Allah sizden günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor, ey ev halkı !
Evlerinizde de vakarlı oturun. İlk cahiliye teşhirciliği gibi kendinizi teşhir etmeyin. Namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve resulüne itaat edin. Allah sizden kiri/lekeyi gidermek istiyor ey Ehlibeyt, sizi tam bir biçimde temizlemek istiyor.
Ahzâb suresi, 34. ayet. وَٱذْكُرْنَ مَا يُتْلَىٰ فِى بُيُوتِكُنَّ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ وَٱلْحِكْمَةِ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ لَطِيفًا خَبِيرًا
Siz evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah en gizli şeyi bilendir, hakkıyla haberdardır.
Evlerinizde tilavet edilmekte (okunup aktarılmakta) olan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti (doğru hükümleri) hatırlayın! dipnot 1 Şüphesiz ki Allah en ince işleri görüp bilendir, haberdardır.
Bir de evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini, ama (özellikle onlardaki) hikmeti düşünün: şüphesiz Allah (ilmiyle) her şeyin özüne tarifsiz nüfuz eder, her şeyden nihayetsiz haberdardır.
Evlerinizde okunan Allah'ın mesajlarını ve (O'nun) hikmetini hatırlayın: şüphesiz Allah (hikmetinde) akıl sır ermez bir derinlik sahibidir, her şeyden haberdardır.
Evlerinizde Allah'ın ayetlerinden ve hikmetten bildirilenleri zikredin (anın). . . Muhakkak ki Allah Latiyf'tir, Habiyr'dir.
Evlerinizde okunmakta olan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah, latiftir, haberdar olandır.
Evlerinizde okunan Allah'ın âyetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah, her şeyin iç yüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır.
Evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve bilgeliği hatırlayın. Kuşkusuz, Allah, En İnce Ayrıntılarla Gerçekleştirendir; Haberlidir.
Evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayınız. Şüphesiz ki Allah, her şeyin içyüzünü bilendir ve her şeyden haberi olandır.
Evlerinizde okunan ALLAH'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. ALLAH Latiftir, Haberdardır.
Evlerinizde okunan ALLAH'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. ALLAH Latiftir, Haberdardır.
Oturun da evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti anın. Şüphe yok ki, Allah latifdir, herşeyden haberdardır.
Oturun da evlerinizde okunan ayatullahı ve hikmeti anın, şübhe yok ki Allah, latif, habir bulunuyor
Evlerinizde okunmakta olan Allah'ın ayetlerini ve hikmetini dipnot 1 aklınızdan çıkarmayın. Kuşkusuz Allah, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
Evlerinizde okunmakta olan Allah'ın ayetlerini ve hikmetini dipnot 1 aklınızdan çıkarmayın. Kuşkusuz Allah, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
Evlerinizde okunmakta olan Allah'ın ayetlerini ve hikmetini dipnot 1 aklınızdan çıkarmayın. Kuşkusuz Allah, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
Evlerinizde okunmakta olan Tanrı'nın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Tanrı latiftir, haberdar olandır.
Allah'ın evlerinizde okunub duran ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şübhesiz ki Allah her şey'in iç yüzünü bilendir, (her şeyden) hakkıyle haberdardır.
Evinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Muhakkak ki Allah, Latif, Habir olandır.
(28-34) Ey Nebi, zevcelerine; dünya hayatını ve onun süslerini murat ediyorsanız eğer, sizin geçimliklerinizi vereyim, güzel bir salışla sizleri salayım de. Eğer ki Allah’ı Resulünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız da muhakkak ki Allah sizlerden güzel davrananlara büyük bir mükafat hazırl amıştır. Ey Nebinin hanımları, sizden kim açık bir iğrençlik ederse, azap ona iki kat katlanır, bu Allah’a kolaydır. Sizden kim de Allah’a ve Resulüne boyun eğerse ve salih amel işlerse onun mükafatını iki kere veririz, onun için ikr amlık bir rızık hazırlarız. Ey Nebinin hanımları, sizler kadınlardan herhangi bir kadın değilsiniz, eğer sakınırsanız, söyleyişinizi yumuşak ve edalı yapmayın ki kalbinde hastalık olan ümide kapılmasın. Normal karşılanan / tanınan bir söyleyişte bulunun. Evlerinizde oturun, önceki cahiliye dönemindeki gibi açılıp saçılmayın, namazı kalkıp kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Muhakkak ki Allah , siz ev halkından pisliği gidermek istiyor, sizi temiz bir şekilde temizlemek istiyor. Size evlerini zde Allah’ın ayetlerinden ve hikmetinden sesli okunanı hatırınıza getirip anın, muhakkak ki Allah, nazik davranandır / latiftir ve haberi olandır.
Evlerinizde okunan Allah’ın ayetlerini ve hikmeti anın. Şüphesiz Allah her şeyin inceliklerini bilir (Latîftir), her şeyden haberdardır.
Evlerinizde okunan Allah ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah latiftir, haber alandır.
Evlerinizde, bağlantılarıyla birlikte okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmetleri aklınızda tutun. Allah lütufkardır ve her şeyin iç yüzünü bilir.
Evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti aklınızdan çıkarmayın. Allah latiftir (en ince ayrıntıyı bilir), her şeyden haberdardır.
Evlerinizde okunan Allah’ın ayetlerini ve hikmeti düşünün. Allah, Latif'tir, herşeyden haberdardır.
Evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti düşünün. Allah, lütufkardır, haberdardır.
Evlerinizde Allah'ın ayetlerinden ve hikmetten okunanları hatırlayın. Kuşkusuz, Allah Latif'tir, Habir'dir.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.