Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 18. ayet

Âl-i İmrân suresi, 18. ayet. شَهِدَ ٱللَّهُ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَأُو۟لُوا۟ ٱلْعِلْمِ قَآئِمًۢا بِٱلْقِسْطِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

şehide-llâhü ennehû lâ ilâhe illâ hüve velmelâiketü veülü-l`ilmi ḳâimem bilḳisṭ. lâ ilâhe illâ hüve-l`azîzü-lḥakîm.

Diyanet İşleri

Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 15–21 · surenin 18. ayeti / 200

Konu İnkâr edenlerin sonu, Bedir ve dünya süsleri Âl-i İmrân 10–20 3

  1. Âl-i İmrân 15

    De ki: "Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır." Allah, kullarını hakkıyla görendir.

  2. Âl-i İmrân 16–17

    (16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranlar, Allah yolunda harcayanlar ve seherlerde (Allah'tan) bağışlanma dileyenlerdir.

  3. 18

    Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. Âl-i İmrân 19

    Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkar ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.

  5. Âl-i İmrân 20

    Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah'a teslim ettim." Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere de ki: "Siz de İslam'ı kabul ettiniz mi?" Eğer İslam'a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah, kullarını hakkıyla görendir.

  6. Âl-i İmrân 21

    Allah'ın ayetlerini inkar edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. “Allah adaleti ortaya koyarak kendisinden başka (hak) ilâh olmadığına şehadet etti.” İşte bu yüce ve mutlak egemen el-Melik’in, meleklerin ve ilim ehlinin yaptıkları şehadetlerin en büyüğüdür. Şahitlik ettikleri şey de hakkında şahitlik edilenlerin en üstün ve en değerlisidir. O da Yüce Allah’ın tevhidi ve O’nun adaleti ayakta tuttuğudur. Bu aynı zamanda şeriatın bütün hükümlerine ve amellerin karşılıklarına dair bütün ahkâma şehadet etmeyi de kapsar. Çünkü şeriat ve dinin aslı ve temeli, Yüce Allah’ı tevhid, yalnız O’na ibadet etmek, azamet ve kibriya sıfatlarına tek başına O’nun sahip olduğunu itiraf etmektir. Bunlar; şeref, izzet, kudret, celal, cömertlik sıfatları, iyilik, rahmet, ihsan, cemal ve yaratılmışlardan hiçbir kimsenin sayamayacağı, kısmen dahi kuşatamayacağı yahut ulaşamayacağı ya da O’na övgünün nihaî derecesine varamayacağı mutlak kemal sıfatlarının yalnız O’na ait olduğunu kabul etmektir. Şeriatın öngördüğü ibadetler, muamelat ve bunlara dair diğer hükümler, emir ve nehiyler gibi şeyler de mutlak adalettir. Bunlarda herhangi bir şekilde zulüm ve haksızlık yoktur. Aksine bütün bunlar son derece hikmetli ve muhkemdir. Aynı şekilde iyi ve kötü amellere verilecek karşılıkların hepsi de adalettir. “De ki: Kimin şahitliği en büyüktür. De ki: Allah...” (el-En’âm, 6/19)

Buna göre Allah’ın tevhidi, dini ve amellere tespit ettiği karşılıkların verilmesi hususları, en ufak bir şüpheyi taşımayacak şekilde sabit olmuştur ve bunlar, hakikatlerin en büyüğü ve en açık olanıdır. Allah buna dair sayılamayacak ve hesap edilemeyecek kadar kat’i delil ve belgeyi ortaya koymuştur.

Bu âyet-i kerimede ilim ve ilim adamlarının fazileti de ortaya çıkmaktadır. Çünkü Allah sair insanlar arasından özellikle onları zikretmiş ve onların şahitliklerini kendisinin ve meleklerin şahitliği ile birlikte söz konusu etmiş, ilim adamlarının şahitliğini Allah’ın tevhidine, dinine, amellerin karşılığının verileceğine dair en büyük delil ve belgeler arasında değerlendirmiş, böylece mükelleflerin bu adil ve doğru şahitliği kabul etmeleri gerektiğini vurgulamıştır. Yine bunun kapsamında ilim adamlarının adil oldukları, diğer insanların onlara tabi oldukları, ilim adamlarının ise kendilerine uyulması gereken önderler oldukları ortaya konmaktadır. Bu ise değeri ve kadri tespit edilemeyecek kadar büyük bir fazileti, şerefi ve üstün bir mevkiyi ifade eder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah, Kendisinden başka ibadete layık hiçbir hak ilah olmadığına şahitlik eder. Bu da O'nun ilahlığına delalet eden şeri ve kevnî ayetler iledir. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de bunu açıklamaları ve tevhide davet etmeleri ile şahittirler. Aynı şekilde şahitlik edilecek en yüce şey olan Allah'ın tevhidine (birliğine) ve O'nun yaratmasında ve şeriatinde adalet ile kaim olduğuna da şahitlik ederler. O'ndan başka (hak) ilah yoktur. O, yücedir, kimse O’na üstün gelemez. O, yaratmasında, düzenlemesinde ve şeriat kılmasında hikmetlidir.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. شَهِدَ şehide şahiddir (ki) kök: شهد
  2. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  3. أَنَّهُۥ ennehu şüphesiz
  4. لَآ la yoktur
  5. إِلَـٰهَ ilahe tanrı kök: اله
  6. إِلَّا illa başka
  7. هُوَ huve O'ndan
  8. وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ velmelaiketu ve melekler kök: ملك
  9. وَأُو۟لُوا۟ ve ulu ve sahipleri kök: اول
  10. ٱلْعِلْمِ l-ilmi ilim kök: علم
  11. قَآئِمًۢا kaimen gözeten kök: قوم
  12. بِٱلْقِسْطِ ۚ bil-kisti adaletle kök: قسط
  13. لَآ la yoktur
  14. إِلَـٰهَ ilahe tanrı kök: اله
  15. إِلَّا illa başka
  16. هُوَ huve O'ndan
  17. ٱلْعَزِيزُ l-azizu azizdir kök: عزز
  18. ٱلْحَكِيمُ l-hakimu hakimdir kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler.…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: İzzet

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Şahitlik

    O, gaybı da görünen alemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Şahitlik

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: قسط (25 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Şahitlik

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet

    Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ı tespih eder.

  • Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Hikmet · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a…

  • Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Şahitlik

    Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah, melekleri ve adaleti gözeten ilim sahipleri şahittir ki O'ndan başka ilah yoktur. (Evet) O'ndan başka ilah yoktur. Güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Mustafa İslamoğlu

Allah şahittir ki O'ndan başka ilah yoktur; melekler de, adaleti şiar edinen ilim adamları da (şahittirler ki) O'ndan başka ilah yoktur; O her işinde mükemmel olandır, her hükmünde tam isabet edendir.

Muhammed Esed

Allah, (bizatihi Kendisi) ile melekler ve hak ve adaleti gözeten ilim sahipleri O'ndan başka tanrı olmadığına şahittir: O'ndan başka tanrı yoktur, Kudret ve Hikmet Sahibi(dir).

Ahmed Hulusi

Allah şehadet eder, kendisidir "HU"; tanrı yoktur; sadece "HU"! Esma'sının kuvveleri olanlar (melaike) ve Ulül İlm de (ilim açığa çıkardığı mahaller) bu hakikatin Hak oluşuna şehadet eder, Adl'i kaim kılarlar. Tanrı yoktur, sadece "HU"; Aziyz, Hakiym'dir.

Ali Bulaç

Allah, gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O'ndan başka ilah yoktur.

Ali Özek ve heyeti

Allah, Melekler ve ilim sahipleri, adâleti ayakta tutarak Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik etmişlerdir. (Evet) Azîz ve Hakîm olan Allah'tan başka ilâh yoktur.

Ali Rıza Safa

Allah, Kendisinden başka Tanrı olmadığına tanıklık eder. Melekler ve bilgisi olanlar da adaletle bunu yaparlar: "O'ndan başka Tanrı yoktur. Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir!"

Bayraktar Bayraklı

Allah ile melekler, hak ve adaleti gözeten ilim sahipleri, O'ndan başka tanrı olmadığına şahittir. O'ndan başka tanrı yoktur, kudret ve hikmet sahibidir.

Edip Yüksel

ALLAH, kendisinden başka tanrı olmadığına şehadet eder; melekler ve adaleti gözeten ilim sahipleri de... O'ndan başka tanrı yoktur. Üstündür, Bilgedir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * İslam'ın ilk şartı olarak bilinen "Şehadet", Allah'tan başka tanrı olmadığının itiraf edilmesidir. Kuran'da otuz kez geçen "la ilahe illa Allah" ifadesi hiçbir yerde bir başka isimle birlikte geçmez. * Bu şehadetle yetinmeyip Allah'ın Tekliğini ilan ederken, Allah'ı tek başına yeterli görmemek ve isminin yanında herhangi bir ismi anmayı gerekli görmek şirk hastalığının bir belirtisidir. Muhammed peygamberden seneler sonra, tüm ilahi dinlerin değişmez ortak sloganı olan şehadete Muhammed peygamberin ismini ilave edenler bu davranışlarıyla Kuran'ın birçok ilkesini çiğnemişlerdir. * Camilerde Tanrı'nın isminin yanına, Muhammed peygamberin ismine ek olarak Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, Hasan ve Hüseyin gibi diğer putlaştırılmış isimler eklenmiştir. * Şiiler ise farklı bir put koleksiyonuna sahip olup camilerini onların isimleriyle süslerler. Muhammed peygamberin isminin geçtiği dört ayet var; bu ayetleri camiye asmak yanlış mı diye itiraz edenler olabilir. * Mescitlerin duvarlarına cennetteki hurilerden söz eden tüm ayetleri güzel hatlarla yazıp asmanın yahut sadece cehennem ile ilgili ayetleri seçmenin bir zararı mı var? Sadece İsa veya Musa ile ilgili ayetleri seçmeye ne demeli? Münafıklarla ilgili ayetler niye olmasın? Mescitlerin duvarına tüm Kuran asılırsa bir sorun olmaz. Ama Kuran'dan bazı ayetler özellikle seçilince işte orada niyet önemli oluyor. Kuran'dan bazı ayetler seçilecekse, sadece Allah'tan söz eden ayetler asılabilir. * Örneğin 39:44-45 veya 39:11-12 ayetleri... Ayrıca, mescitlerin duvarına ayet asılacak diye bir kural da yok? * Bak 2:285; 3:64; 39:45; 53:23; 72:18. * Muhammed isminin kelime-i şehadete Kuran'ın vahyinden onlarca yıl sonra eklendiğini kanıtlayan ve açıklayan arkeolojik belgelere sahibiz. Örneğin, Muhammed peygamberin dünyadan ayrılışından 80 yıl sonra, Hicri 90 (Miladi 710) yılında Ümeyye döneminde basılan altın sikkeler Kuran'daki ayetleri destekliyor, hadis ve sünnet yoluyla yapılan çarpıtmaları ifşa ediyor. Muhammed peygamberden seksen yıl sonra bile putperestler Muhammed ismini şehadete doğrudan eklemeye cesaret edemiyorlardı. * Ancak, eski putlarını Muhammed ile değiştiren putperestler Muhammed ismini önce altın sikkelerin etrafına, daha sonra ortasına eklemeyi ve daha sonra da Tevhid ifadesine eklemeyi başardılar. * İnşası bir kaç yüz yıl süren (1) Kenarlama, (2) Ortalama ve (3) Birleştirme diye özetleyebileceğimiz üç şeytani basamak! Emeviler döneminde miladi 710 ve 730 tarihlerinde basılan altın sikkelere bakınız. Bu dönemde "La ilahe illa Allah. Sadece O; O'nun ortağı yoktur" ifadeleri altın paraların orta yerde yer alıyordu. * Ancak, Tevhidi yani Birlemeyi yüzyıllar sonra Binlemeye çeviren müşrikler, bu tahrifatlarını Şeytandan aldıkları ilham ile yavaş yavaş gerçekleştirdiler. Müşrikler, Emeviler döneminde birlemeyi ikilemeye çevirmek için sinsi ve metodik bir yöntem izlediler. Bu tahrifat için, daha önce Yahudilerin ustalıkla becerdiği "kelimeleri bağlamlarından koparma" yöntemini kullandılar. Her müslümanın saygı duyduğu bir ayeti kullanmaya karar verdiler ve amaçları için 48:28 ayetini uygun gördüler. * Ayetteki "Muhammedun Resul Allah" yani "Tanrı'nın elçisi Muhammed..." ifadesi tek başına bir cümle olmayıp, bir cümlenin parçasıdır. Kuran'ın birçok ayetini suiistimal ederek Kuran dışında kaynaklar oluşturan kafanın umurunda değildi bu gerçek. Muhammed'in ismini 48:28 ayetindeki bağlamından kopardıktan ve "şahit olarak Allah yeter" ifadesini kırpıp çıkardıktan sonra onu ikinci nesil altın paraların etrafına yerleştirdiler. * Ayetin bağlamından koparılıp anlamı veya vurgusu çarpıtılan bölümü altın sikkelerin etrafına yerleştirmek için ilginç bir ameliyat gerçekleştirdiler. Yani ortadan değil; kenardan yavaş yavaş alıştırmakla başladılar. Paranın diğer tarafındaki 112'inci sureden alıntılanan bazı kelimeler Tanrı'nın birliğini vurguluyor ve ortakları reddediyor. Emevi ve Abbasi sikkeleri daha sonra basılan üçüncü nesil altın sikkelerde Muhammed'in ismini orta yere, Allah'ın ismi yanına koymuştur. Bu önemli tahrifat yüzyıllar süren tedrici bir entrika ile gerçekleşti. Abbasiler döneminde miladi 750 yıllarında basılan paraya bakınız. Muhammed'i putlaştıranlar, onun vefatından yüz küsur yıl sonra nihayet onun ismini Allah'ın isminin bulunduğu merkezi yere koydular. Bu altın ve gümüş paraların bir tarafında La ilahe illa Allah, diğer tarafında da Muhammedun Resulullah yer alıyordu. * Önce ayetten kırpılarak altı ve gümüş paraların kenarına sinsice sokulan Muhammed kelimesi, daha önce sadece Allah için kullanılan orta bölüme, paranın bir tarafına yerleştiriliyor. Paraların bir tarafına Allah ismini bir tarafına da Muhammed ismini koymak kısa bir sürede gerçekleşmedi. Bu uygulama, yüz yılı aşan bir süre boyunca sinsice uygulanan üç basamaklı şeytani bir devrimin ikinci basamağını oluşturuyor. * Günümüzde Sünni ve Şii çevrelerce, Kuran'a inat doğma olarak kabul edilen Kelime-i Tesniye (İkileme İfadesi), yani Allah'tan başka ilah olmadığını ifade eden La ilahe İlla Allah kelimesini Muhammedun Resulullah ifadesi ile birleştirme hastalığı daha sonra üçüncü bir şeytani müdahale ile başarıldı. Şimdi de Abbasiler döneminin son yıllarında miladi 1200 yıllarında basılan sikkeye bakınız. * Nihayet üçüncü merhalede Allah'ın ismiyle Muhammed ismi Kelime-i Tesniye olarak altın paranın bir tarafının ortasında birleştirildi. Dikkat ederseniz, diğer tarafta boşalan yere şeytanın halifesinin ismi yerleştirilmiştir: İmam Abdul ... Emirül Mümiminin, diye! Bu üçüncü basamağın başlangıç tarihlerini şimdilik tam bilmiyoruz. Araştırmacıları bu arkeolojik delileri incelemeye ve Kelime-i Tevhid'i Kelime-i Tesniye'ye çeviren üçlü basamağın tam tarihlerini çıkarmaya davet ediyorum.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH, kendisinden başka tanrı olmadığına şehadet eder; melekler ve adaleti gözeten ilim sahipleri de... O'ndan başka tanrı yoktur. Üstündür, Bilgedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah kendisinden başka tanrı olmadığına şahittir. Bütün melekler ve ilim uluları da adaleti yerine getirerek şahittirler. O'ndan başka tanrı yoktur; güçlüdür, hikmet sahibidir O.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şahadet eyledi Allah şu hakikate: "başka Tanrı yok ancak o", bütün meleklerle ilim uluları da adl-ü hakkaniyyetle durarak şahid: başka Tanrı yok ancak o, aziz o hakim o.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendisinden başka ilah olmadığına Allah tanıktır. Melekler ve hakkaniyeti gözeten ilim sahipleri dipnot 1 de tanıktırlar ki: O'ndan başka ilah yoktur. O, Mutlak Üstün Olan ve En Doğru Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu; yüceliğini, üstünlüğünü ve gücünü idrak etmek, ayırdına varmak; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim sözcüğüne "bilgin", ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendisinden başka ilah olmadığına Allah, melekler ve adaleti gözeten ilim sahipleri dipnot 1 tanıktırlar. O'ndan başka ilah yoktur. O, Mutlak Üstün Olan ve En Doğru Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu idrak etmek; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın ayırdında ve bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim sözcüğüne "bilgin", ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.

Gültekin Onan

Tanrı, gerçekten kendisinden başka tanrı olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka tanrı olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O'ndan başka tanrı yoktur.

Hasan Basri Çantay

Allah, şu hakıykatı: Kendinden başka hiç bir Tanrı olmadığını, adaleti ayakda tutarak (delilleriyle, ayetleriyle) açıkladı. Melekler (bunu ikrar etdi, hakıyki) ilim saahibleri (nebiler, alimler) de (böylece inandı). Ondan başka hiç bir Tanrı yokdur. (O), mutlak gaalibdir, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

Allah, şehadet etti ki: Gerçekten O'ndan başka ilah yoktur. Melekler ve ilim sahibleri de adaleti ayakta tutarak buna şehadet ettiler; O'ndan başka ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir.

Mehmet Alagaş

(18-22) Allah kendisinden başka ilah olmadığına şahittir ve melekler de şahittir ve ilim uluları da şahittir, ölçülü olmayı / kıstaslı olmayı ayakta tutanlar da şahittir ki ondan başka ilah yoktur, saygıdeğerdir, hâkimdir. Allah’ın yanındaki din İslam’dır / teslimiyettir. Aralarındaki çekememezlik sebebiyle kendilerine ilim geldikten sonra kitap verilenler kendi aralarında karşıtlaştılar / ihtilafa düştüler. Kim, Allah’ın ayetlerini yok sayarsa muhakkak ki O, hesabı çabucak görendir. Seninle tartışıyorlarsa deki; ben, bana tabi olanlarla birlikte yüzümü Allah’a teslim ettim. Kitap verilenlere (Yahudi ve Hristiyan) ve kitap verilmeyenlere (Mekkeli bedevilere) de ki; teslim oldunuz mu? Eğer ki teslim olurlarsa yola girmişler demektir, yüz çevirirlerse de sana düşen sadece bilgilendirmektir / tebliğdir, Allah kullarını görendir. Allah’ın ayetlerinin üzerini örtenler, haksız yere nebileri öldürenler ve insanlardan ölçülü olmayı emredenleri de öldürenler, onlara acıtıcı azabı müjdele, işte onlar, amelleri hem dünyada hem ahirette boşa gidenlerdir, onlara bir yardımcı da yoktur.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah şahittir ki kendisinden başka (ibadet edilmeye layık hak) bir ilah yoktur. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de (buna şahittir.) O’ndan başka (hak) ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir.

Süleyman Ateş

Allah, kendisinden başka tanrı olmadığına şahiddir. Melekler ve ilim sahipleri de adaletle şahiddir (ki O'ndan başka tanrı yoktur. O), azizdir, hakimdir.

Süleymaniye Vakfı

Allah'tan başka ilah olmadığına; Allah, melekler, hakka ve adalete uygun davranan ilim sahipleri şahittir. dipnot 1 Ondan başka ilah yoktur. O daima üstün ve bütün kararları doğru olandır. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın varlığı ve birliği konusunda kimsenin şüphesi yoktur. İlah sayılanlar, Allah ile araya konan aracılardır. Ayette, "hakka ve adalete uygun davranan ilim sahipleri" ifadesinin kullanılması, insanların bilmeden Allah'a şirk koşabileceklerini gösterir. (Bakara 2/22, Enfal 8/27). Bunun örneği İbrahim aleyhisselamdır. O, buluğa erdiği andan itibaren (A'raf 7/172-173) putların ilah olamayacağını anlamıştı. Ama gözlemler yapıp kesin kanaate varıncaya kadar gezegenin, ayın ve güneşin kendi rabbi olduğu inancındaydı. Onların rab olamayacaklarını anlar anlamaz kesin tavrını koydu ve bu inanca karşı çıktı (En'am 6/75-79, Enbiya 21/51-64). Onun bu konuda, bile bile yaptığı bir yanlış olmadığı için Allah onu hiçbir zaman müşriklerden saymamıştır (Bakara 2/135, Al-i İmran 3/67, 95, En'am 6/161, Nahl 16/123, Enbiya 21/52-56). Bugün müslümanların büyük çoğunluğu, Nebimiz Muhammed aleyhisselamın, ilim adamlarının ve din adamlarının ilah yapıldığının farkında değillerdir. Allah Teala Kur'an'ı sadece kendisinin bir ilme göre çok ayrıntılı bir şekilde açıkladığını, (A'raf 7/52) ve o açıklamalara konuyu bilenlerden oluşan bir ekibin ulaşabileceğini (Fussilet 41/3) bildirmiş, başkasının yapacağı açıklamayı kabul etmenin de onu ilah yapmak olduğunu açıkça ifade etmiştir (Hud 11/1). Ama geleneksel yapı, bir çok ayeti gizlemiş, bir çoğuna da yanlış anlamlar vermiş ve Nebimiz Muhammed aleyhisselamın ayetleri açıklama yetkisinin olduğunu bütün Müslümanlara kabul ettirmiştir. Kur'an'ı açıklama yetkisi alimlere de verilerek mezhepler oluşturulmuş ve bir ilahlar piramidi meydana getirilmiştir. Bu, kabul edilebilecek bir şey değildir (Bakara 2/103-105, 213, En'am 6/159, Şura 42/13-14). Bu yapıyı, bilmeden kabul edenlerin bir sorumluluğu olmaz (Bakara 2/22, 120, 145, 286). Ama bunu bile bile yapıp Müslümanları bu hale sokanlar, en ağır cezaya çarptırılacaklardır (A'raf 7/44-45).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'tan başka ilah olmadığına Allah, melekler ve doğruluktan şaşmayan bilgi sahipleri şahittir. dipnot 1 Evet, O'ndan başka ilah yoktur. Daima üstün olan, bütün kararları doğru olan O'dur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın varlığı ve birliği konusunda kimsenin şüphesi yoktur.

Şaban Britch

Allah şahittir ki kendisinden başka (ibadet edilmeye layık hak) bir ilah yoktur. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de (buna şahittir.) O’ndan başka ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir.

Şaban Piriş

Allah şahittir ki kendisinden başka bir ilah yoktur. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de (buna şahittir.) O'ndan başka ilah yoktur. O, azizdir, hakimdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, kendisinden başka tanrı olmadığına tanıktır. Meleklerle ilim sahipleri de adalet ölçüsüne sarılarak tanıklık etmişlerdir ki, o Aziz ve Hakim olandan başka hiçbir ilah yoktur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah’s unique creation corroborates His statement that there is no Ilah but Him and to this effect, the angels and the knowledgeable attest. He exercises His authority and power in maintenance and vindication of right by reward or punishment. There is no Ilah but Him, AL-Aziz and AL-Hakim.

Abdul Haleem

God bears witness that there is no god but Him, as do the angels and those who have knowledge. He upholds justice. There is no god but Him, the Almighty, the All Wise.

Abdullah Yusuf Ali

There is no god but He: That is the witness of Allah, His angels, and those endued with knowledge, standing firm on justice. There is no god but He, the Exalted in Power, the Wise.

Abul A'la Maududi

Allah Himself bears witness that there is no God but He; dipnot 1 and likewise do the angels and the men possessed of knowledge dipnot 2 bear witness in truth and justice that there is no God but He, the All-Mighty, the All-Wise.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The testimony in question is from God Himself, Who knows directly all the realities of the universe, Who observes every existing thing without obstruction. It is the testimony of the One from Whose sight nothing is hidden, and who can be a better first-hand witness than He? His testimony is that no one but He is possessed of the attributes of godhead; no one has the power to govern the universe, and no one has the right to claim the rights which belong exclusively to God.
  2. metne dön, dipnot 2
    After God, the most trustworthy testimony is that of the angels, for they carry out the administration of the universe. The testimony of the angels, based on their own observations, is that the Will of God alone reigns supreme in the universe, and they turn to Him alone in the governance of the heavens and the earth. Moreover, all creatures possessing knowledge of reality have testified, unanimously, that no one except the One True God reigns and rules over the universe.

Aisha Bewley

Allah bears witness that there is no god but Him, as do the angels and the people of knowledge, upholding justice. There is no god but Him, the Almighty, the All-Wise.

Al-Hilali & Khan

Allâh bears witness that Lâ ilâha illa Huwa (none has the right to be worshipped but He), and the angels, and those having knowledge (also give this witness); (He always) maintains His creation in Justice. Lâ ilâha illa Huwa (none has the right to be worshipped but He), the All-Mighty, the All-Wise.

Ali Quli Qarai

Allah bears witness that there is no god except Him —and [so do] the angels and those who possess knowledge— maintainer of justice, there is no god but Him, the Almighty, the All-wise.

Amatul Rahman Omar

Allâh bears witness that there is no other, cannot be and will never be One worthy of worship but He, and (so do) the angels and those possessed of true knowledge, maintaining justice. There is no other, cannot be and will never be One worthy of worship but He, the All-Mighty, the All-Wise.

Arthur John Arberry

God bears witness that there is no god but He -- and the angels, and men possessed of knowledge -- upholding justice; there is no god but He, the All-mighty, the All-wise.

Bijan Moeinian

God hereby witnesses that there is no Lord beside Him. The Angels and the learned men too stay by their Lord’s word. God manages His kingdom of creation with justice. There is no other God beside the Almighty, the Most Wise.

E. Henry Palmer

God bears witness that there is no god but He, and the angels, and those possessed of knowledge standing up for justice. There is no God but He, the mighty, the wise.

Edip-Layth

God bears witness that there is no god but He; as do the controllers, and those with knowledge; He is standing with justice. There is no god but He, the Noble, the Wise.

George Sale

God hath born witness that there is no God but he; and the angels, and those who are endowed with wisdom profess the same; who executeth righteousness; there is no God but he; the mighty, the wise.

Hamid S. Aziz

Allah, Himself, bears witness that there is no God but He, and so do the angels, and those possessed of knowledge, maintaining His creation in justice. There is no God but He, the Mighty, the Wise.

Mahmoud Ghali

Allah bears witness that there is no god except He, and the Angels and the ones endowed with knowledge, upright with equity (bear witness). There is no god except He, The Ever-Mighty, The Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

Allah (Himself) is Witness that there is no Allah save Him. And the angels and the men of learning (too are witness). Maintaining His creation in justice, there is no Allah save Him the Almighty, the Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

God is witness there is no god but He, and so are the angels and men full of learning. He is the upholder of justice. There is no god but He, the mighty and all-wise.

Muhammad Asad

GOD [Himself] proffers evidence - and [so do] the angels and all who are endowed with knowledge - that there is no deity save Him, the Upholder of Equity: there is no deity save Him, the Almighty, the Truly Wise.

Mustafa Khattab

Allah ˹Himself˺ is a Witness that there is no god ˹worthy of worship˺ except Him—and so are the angels and people of knowledge. He is the Maintainer of justice. There is no god ˹worthy of worship˺ except Him—the Almighty, All-Wise.

Progressive Muslims

God bears witness that there is no god but He, as do the Angels, and those with knowledge, He is standing with justice. There is no god but Him, the Noble, the Wise.

Rashad Khalifa

GOD bears witness that there is no god except He, and so do the angels and those who possess knowledge. Truthfully and equitably, He is the absolute god; there is no god but He, the Almighty, Most Wise.

Sahih International

Allah witnesses that there is no deity except Him, and [so do] the angels and those of knowledge - [that He is] maintaining [creation] in justice. There is no deity except Him, the Exalted in Might, the Wise.

Sam Gerrans

God bears witness that there is no god save He, as do the angels and those of knowledge upholding equity: “There is no god save He, the Exalted in Might, the Wise.”

Shabbir Ahmed

Allah Himself witnesses that there is no god but He and so do the Universal Physical Laws, and men and women of Science who research in the right direction (21:22). There is no god but He, the Almighty, the Wise.

Syed Vickar Ahamed

By the Witness of Allah; There is no god but He: (That is the witness of) His angels, and those gifted with knowledge, standing firm on justice, there is no god but He, the Almighty (Al-Aziz), the All Wise (Al-Hakeem).

Taqi Usmani

Allah bears witness that there is no god but He - and (so do) the angels and the men of knowledge - being the One who maintains equity. There is no god but He, the Mighty, the Wise.

The Monotheist Group

God bears witness that there is no god except He, as do the angels, and those with knowledge, He is standing with justice. There is no god except He, the Noble, the Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩