Cuma suresi

Cuma suresi, 1. ayet

Cuma suresi, 1. ayet. يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ٱلْمَلِكِ ٱلْقُدُّوسِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ

yüsebbiḥu lillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi-lmeliki-lḳuddûsi-l`azîzi-lḥakîm.

Diyanet İşleri

Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ı tespih eder.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Cuma 1–4 · surenin 1. ayeti / 11

Konu Ümmîlere gönderilen peygamber Cuma 1–4 3

  1. 1

    Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ı tespih eder.

  2. Cuma 2

    O, ümmilere, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

  3. Cuma 3

    (Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. Cuma 4

    İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

1. Yani göklerde ve yerde bulunan her şey, Allah’ı tesbih etmekte, emrine boyun eğmekte, O’nu ilâh tanıyarak O’na ibadet etmektedir. Çünkü O, ulvi ve süfli âlemlerin mutlak sahibi ve egemeni olan, mülkü kemâl derecesinde olan Meliktir. Hepsi O’nun mülküdürler. O’nun iradesi ve tasarrufu altındadırlar.

O, “Kuddûs” Ta’zim olunan, her türlü afet ve eksiklikten münezzeh olandır; “Azîz” her şeye boyun eğdirendir; “Hakîm” yaratması ve emirleri sonsuz hikmetler ihtiva edendir.

İşte bütün bu yüce sıfatlar hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca Yüce Allah’a ibadet etmeye çağırmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Göklerde ve yerde bulunan mahlukatın tamamı; mülkün tek sahibi, her türlü noksanlıktan uzak, hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Aziz/mutlak galip ve yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibi olan Allah'ı kendisine yakışmayacak olan eksiklik ve kusur içeren her türlü sıfattan/özellikten tenzih eder.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يُسَبِّحُ yusebbihu tesbih etmektedir kök: سبح
  2. لِلَّهِ lillahi Allah'ı kök: اله
  3. مَا ma ne varsa
  4. فِى fi
  5. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  6. وَمَا ve ma ve ne varsa
  7. فِى fi
  8. ٱلْأَرْضِ l-erdi yerde kök: ارض
  9. ٱلْمَلِكِ l-meliki padişah kök: ملك
  10. ٱلْقُدُّوسِ l-kuddusi mukaddes kök: قدس
  11. ٱلْعَزِيزِ l-azizi aziz kök: عزز
  12. ٱلْحَكِيمِ l-hakimi hakim kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş)

    O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı,…

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  • Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih

    O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah'tır. Güzel isimler O'nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O'nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir,…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet

    Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve…

  • Aynı kök: قدس (10 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi, (gerçek) hükümdar, kutsallığın kaynağı, güçlü, doğru hüküm veren Allah'ı tesbih eder (yüceltir).

Mustafa İslamoğlu

Göklerde olanlar da, yerde olanlar da mutlak otorite sahibi, mukaddes, her işinde mükemmel ve her hükmünde tam isabet sahibi Allah için hareket ederler.

Muhammed Esed

Göklerde ve yerde olan her şey, Mülkün Sahibi, Mukaddes, Kudret ve Hikmet Sahibi Allah'ın sınırsız şanını yüceltmektedir.

Ahmed Hulusi

Semalarda ve arzda her ne varsa; Melik, Kuddus, Aziyz ve Hakiym olan (dilediği manaları açığa çıkarması için onları yaratan) Allah'ı (işlevleriyle) tespih etmedeler!

Ali Bulaç

Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik; Kuddüs; Aziz; Hakim olan Allah'ı tesbih eder.

Ali Özek ve heyeti

Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, azîz ve hakîm olan Allah'ı tesbih eder.

Ali Rıza Safa

Göklerde ve yeryüzünde olan her şey, Egemen; Kutsal; Üstün; Bilgelik ve Adaletle Yöneten Allah'ı yüceltir.

Bayraktar Bayraklı

Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, kutsal kurtuluşun tek kaynağı, kudret ve hikmet sahibi Allah'ı tesbih ediyor/anıyor.

Edip Yüksel

Göklerdekilerin ve yerdekilerin hepsi ALLAH'ı yüceltir. O Egemendir, En Kutsaldır, Üstündür, Bilgedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Göklerdekilerin ve yerdekilerin hepsi ALLAH'ı yüceltir. O Kraldır, En kutsaldır, Üstündür, Bilgedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi, mülkün sahibi, öyle lekesiz mukaddes, hem güçlü hem hikmet sahibi olan Allah için tesbih eder.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tesbih eder Allah için göklerdeki ve yerdeki o öyle lekesiz kuddus, melik ki hem aziz, hem hakim.

Erhan Aktaş

Göklerde ve yerde bulunanların tamamı, Melik dipnot 1 , Kuddus dipnot 2 , Mutlak Üstün Olan, En İyi Hüküm Veren Allah'ı tesbih dipnot 3 etmektedir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güç ve egemenlik sahibi. Evrenin yöneticisi ve her şeyin hakimi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tertemiz, her türlü eksiklikten uzak, saygın, kusursuz.
  3. metne dön, dipnot 3
    Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranmasıdır. Allah'ı şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir (20:130). Tesbihi, bazı sözlerin (Subhanallah, Elhamdulillah vb.) belli sayılarla tekrar edilmesine indirgemek hurafeden başka bir şey değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerde ve yerde bulunanların tamamı, Melik dipnot 1 , Kuddus dipnot 2 , Mutlak Üstün Olan, En İyi Hüküm Veren Allah'ı tesbih dipnot 3 etmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Güç ve egemenlik sahibi. Evrenin yöneticisi ve her şeyin hakimi. Özgür olma.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tertemiz, her türlü eksiklikten uzak, saygın, kusursuz.
  3. metne dön, dipnot 3
    Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılmasıdır. Allah'ı tesbih etmek; O'nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20:130). Tesbihi, namazda tesbih çekmeye indirgemek bidat ve hurafedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde bulunanların tamamı, Melik dipnot 1 , Kuddus dipnot 2 , Mutlak Üstün Olan, En İyi Hüküm Veren Allah'ı tesbih etmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Evrenin sahibi, egemeni, yöneticisi.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tertemiz, her türlü eksiklikten uzak, saygın, kusursuz. Her türlü noksanlıktan arındırarak, övgü ile yüceltmek. Allah'ın, her türlü noksanlıktan arınık, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak.

Gültekin Onan

Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik, Kuddüs, Aziz, Hakim olan Tanrı'yı tesbih eder.

Hasan Basri Çantay

Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) O mülk-ü melekutun eşsiz hükümranı, noksaanı mucib herşeyden pak ve münezzeh, gaalib-i mutlak, yegane hukum ve hikmet saahibi Allahı tesbih (ve tenzih) etmekdedir.

İbni Kesir

Göklerde ne var, yerde ne varsa; hepsi Melik, Kuddüs, Aziz, Hakim'i tesbih eder.

Mehmet Alagaş

(1) Semalarda ve arzda ne varsa Allah’ı üstün tutar, egemendir, kutsaldır, saygındır, gerekçeli son kararı verendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Göklerde ve yerde ne varsa; Melik, Kuddüs, Azîz ve Hakîm olan Allah’ı tesbih ederler.

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde bulunanların hepsi padişah, mukaddes, aziz, hakim olan Allah'ı tesbih etmektedir.

Süleymaniye Vakfı

Göklerde ne var yerde ne varsa; mutlak hükümdar, tertemiz, daima üstün ve bütün kararları doğru olan Allah'ı dipnot 1 tesbih etmekte /ona boyun eğmektedir dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Gökler, yer ve onlarda bulunan her şey Allah'ın koyduğu kurallara gönüllü olarak boyun eğer (İsra 17/44, Haşr 59/24, Teğabün 64/1). İmtihan için yaratılan insanlar ve cinler (Hud 11/7, Kehf 18/7, Zariyat 51/56, Mülk 67/2) ise imtihan konusu olan işlerde serbest bırakılmışlardır. Bunun dışındaki alanlarda; örneğin nefes alıp verme, yeme, içme, giyinme, barınma, dinlenme ve benzeri konularda; Allah'ın doğada koyduğu kanunlara boyun eğmeden yaşayamazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'na dipnot 1 ; bütün yetkiyi elinde tutan, yaptığını tertemiz yapan, daima üstün ve bütün kararları doğru olan Allah'a boyun eğer dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İltifat
  2. metne dön, dipnot 2
    Boyun eğme ya zorunlu ya da gönüllü olur. İmtihana tabi olan insan ve cinler de dahil her şey, varlığını sürdürebilmek için Allah'ın koyduğu kanun ve kurallara uymak zorundadır. Gönüllü boyun eğme, imtihanla ilgili konulardadır. İman, küfür, günah ve sevap; imtihana tabi olan insan ve cinlerin, tercihleriyle oluşur. Zorunlu kulluğu konu olan şeylerin oranı, gönüllü kulluğa konu olanlarla kıyaslanamayacak kadar fazladır. Allah'a isyan etmek için bile zorunlu kulluk şartlarına uymak gerekir. Mesela bir hayvanı Allah rızası için kesen ile putu için keseni ayıran tek şey onun niyetidir.

Şaban Britch

Göklerde ve yerde ne varsa; Melik Kuddüs, Aziz ve Hakim olan Allah’ı tesbih ederler.

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde ne varsa; hükümran, kuddüs, güçlü ve hakim olan Allah'ı takdis ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerdekiler ve yerdekiler o Melik, o Kuddus, o Aziz, o Hakim Allah'ı tespih ediyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

" Praise be to Allah and extolled are His glorious attributes " is an act of worship avowed by all beings that are in the heavens and all beings, spiritual, animate and inanimate that are on earth; He is the Absolute AL-Malik (Sovereign) of the heavens and the earth, He is AL-Quddus (Goodness personified), AL-Aziz (the Almighty) and AL-Hakim (the Wise).

Abdul Haleem

Everything in the heavens and earth glorifies God, the Controller, the Holy One, the Almighty, the Wise.

Abdullah Yusuf Ali

Whatever is in the heavens and on earth, doth declare the Praises and Glory of Allah,- the Sovereign, the Holy One, the Exalted in Might, the Wise.

Abul A'la Maududi

All that is in the heavens and all that is in the earth extols the glory of Allah, the Sovereign, the Holy, the All- Mighty, the All-Wise. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For explanation, see (E.Ns 1, 2 of Surah Al-Hadid), and (E.Ns 36, 37, 41 of Surah Al-Hashr). This introduction bears a deep relevance to the theme that follows. In spite of the fact that the Jews of Arabia were witnessing clear signs of Prophethood in the person of the Prophet (peace be upon him) and his high character and works and in spite of the clear good news given by the Prophet Moses (peace be upon him) in the Torah, which only applied to him, they were denying him only because they did not want to acknowledge the prophethood of a person who did not belong to their own community and race. They openly proclaimed that they would believe only in that which had come to them, and would not accept any teaching, which came through a non-Israelite prophet, even if it was from God. For this attitude in the following verses they have been reproved. Hence the reason for beginning the discourse with the introductory sentence. First, it says that everything in the universe is glorifying Allah; that is, the entire universe testifies that Allah is free from all those faults and weaknesses because of which the Jews have formed the concept of their racial superiority. He is not related to anyone. He has nothing to do with favoritism. He treats all His creatures with equal justice, mercy and care. No particular race and nation is His favorite so that He may be bound to bless it whatever it may do. And He is not prejudiced against any race or nation so that He may deprive it of His bounties even if it possesses all the good qualities. Then, it says that He is the Sovereign; that is, no worldly power can restrict His authority and powers, as if to say: You, O Jews, are His servants and subjects. It is not for you to decide whom He should appoint His Messenger, and whom He should not, for your guidance. Then, it says that He is Holy; that is, He is far exalted and glorified that His judgments may be mistaken. Human judgments may have mistakes but His decrees are perfect. In the end, two more attributes of Allah have been mentioned. That He is All-Mighty, i.e. none can fight Him and win and that He is All-Wise, i.e. whatever He does, it is always the very demand of wisdom, and His plans and designs are so wellplanned that none in the world can hinder and frustrate them.

Aisha Bewley

Everything in the heavens and everything in the earth glorifies Allah, the King, the All-Pure, the Almighty, the All-Wise.

Al-Hilali & Khan

Whatsoever is in the heavens and whatsoever is on the earth glorifies Allâh, the King (of everything), the Holy, the All-Mighty, the All-Wise.

Ali Quli Qarai

Whatever there is in the heavens glorifies Allah and whatever there is in the earth, the Sovereign, the All-holy, the All-mighty, the All-wise.

Amatul Rahman Omar

Whatever that lies in the heavens and whatever that lies in the earth glorifies Allâh, the Supreme Sovereign, the Holy, the All-Mighty, the All-Wise.

Arthur John Arberry

All that is in the heavens and the earth magnifies God, the King, the All-holy, the All-mighty, the All-wise.

Bijan Moeinian

Everything in the heavens and earth (knowingly/willingly of unknowingly/ unwillingly) glorify God; the King, the Most Sacred, the Almighty, the Most Wise.

E. Henry Palmer

What is in the heavens and what is in the earth celebrates the praises of God the King, the holy? the mighty, the wise!

Edip-Layth

Glorifying God is everything in the heavens and everything on the earth; the King, the Holy, the Noble, the Wise.

George Sale

Whatever is in heaven and earth praiseth God; the King, the Holy, the Mighty, the Wise.

Hamid S. Aziz

Whatever is in the heavens and whatever is in the earth declares the glory of Allah, the King, the Holy, the Mighty, the Wise.

Mahmoud Ghali

Whatever is in the heavens and whatever is in the earth extols to Allah, The King, The Superb Holy, The Ever-Mighty, The Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

All that is in the heavens and all that is in the earth glorifieth Allah, the Sovereign Lord, the Holy One, the Mighty, the Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

ALL THAT IS in the heavens and the earth sings the praises of God the King, the Holy, Omnipotent, the Wise.

Muhammad Asad

ALL THAT IS in the heavens and all that is on earth extols the limitless glory of God, the Sovereign Supreme, the Holy, the Almighty, the Wise!

Mustafa Khattab

Whatever is in the heavens and whatever is on the earth ˹constantly˺ glorifies Allah—the King, the Most Holy, the Almighty, the All-Wise.

Progressive Muslims

Glorifying God is everything in the heavens and everything on the Earth; the King, the Holy, the Noble, the Wise.

Rashad Khalifa

Glorifying GOD is everything in the heavens and everything on earth; the King, the Most Sacred, the Almighty, the Most Wise.

Sahih International

Whatever is in the heavens and whatever is on the earth is exalting Allah, the Sovereign, the Pure, the Exalted in Might, the Wise.

Sam Gerrans

What is in the heavens and what is in the earth gives glory to God, the King, the Holy, the Exalted in Might, the Wise.

Shabbir Ahmed

All things in the heavens and all things in the earth strive to manifest the Glory of Allah, the King Supreme, the Impeccable, the Almighty, the Wise.

Syed Vickar Ahamed

Whatever is in the heavens and on earth, glorifies of Allah,— The Sovereign King (Al-Malik), the Holy and Pristine (Al-Qudus), the Almighty (Al-Aziz), the All Wise (Al-Hakeem).

Taqi Usmani

All that is in the heavens and all that is in the earth proclaim the purity of Allah, the Sovereign, the Supreme in Holiness, the All-Mighty, the All-Wise.

The Monotheist Group

Glorifying God is everything in the heavens and everything on the earth; the King, the Holy, the Noble, the Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Cuma suresi, 1. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Cuma suresi, 1. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Cuma suresi, 1. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩