Diyanet İşleri
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük azap vardır.
Âl-i İmrân suresi · 176–180. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Âl-i İmrân suresi, 176. ayet. وَلَا يَحْزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِى ٱلْكُفْرِ إِنَّهُمْ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًٔا يُرِيدُ ٱللَّهُ أَلَّا يَجْعَلَ لَهُمْ حَظًّا فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük azap vardır.
İnkârda yarışanlar seni üzmesin! Şüphesiz ki onlar, Allah'a asla zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.
İnkarda birbirleriyle yarış halinde olanlardan dolayı üzülme! Unutma ki onlar Allah'a hiç bir zarar veremezler; Allah onların ahiretten hiç bir pay almamalarını murad eder. Ve onları konkunç bir azap bekler.
Hakikati inkarda birbirleriyle yarışanlardan dolayı üzülme: Onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onların ahiret(in nimetlerin)den hiç pay alamamaları Allah'ın muradıdır ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.
Hakikati inkarda yarışanlar seni üzmesinler. Kesinlikle onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara sonsuz gelecek sürecinde bir nasip vermemeyi diliyor (onun için böyleler). Onlar için aziym azap vardır.
Küfürde 'büyük çaba harcayanlar' seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah, onları ahirette pay sahibi kılmamayı ister. Onlar için büyük bir azab vardır.
(Rasûlüm) İnkârda yarışanlar sana kaygı vermesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara, ahiretten yana bir nasip vermemek istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.
Nankörlük etmekte yarışanlar seni üzmesin. Kuşkusuz, Allah'a, asla dokunca veremezler. Allah, sonsuz yaşamda, onlara bir pay vermemek istiyor. Üstelik onlar için, büyük bir ceza vardır.
İnkarda yarışanlar sana kaygı vermesin. Çünkü onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara,inkarda yarıştıklarından dolayı ahiretten yana bir nasip vermekistemiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.
İnkarcılıkta yarışanlar seni üzmesin. Onlar ALLAH'a hiçbir zarar veremez. ALLAH ahirette onlara bir pay vermemek diliyor. Onlar için büyük bir azap var.
İnkarcılıkta yarışanlar seni üzmesin. Onlar ALLAH'a hiçbir zarar veremez. ALLAH ahirette onlara bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap var.
O inkarda yarışanlar seni kederlendirmesin; çünkü onlar asla Allah'a bir zarar veremeyeceklerdir. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlara büyük bir azap vardır.
Sana da o küfürde yarışanlar hüzün vermesin çünkü onlar Allaha bir zarar edebilecek değiller, Allah onlara Ahırette bir hazz vermemek istiyor, onlara azim bir azab var
Küfürde yarışanlar, seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah, onları ahirette nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.
Küfrde yarışanlar, seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah, onları ahirette nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.
Gerçeği yalanlayarak nankörlükte yarışanlar, seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah, onları ahirette nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.
Küfürde 'büyük çaba harcayanlar' seni üzmesin. Çünkü onlar, Tanrı'ya hiç bir şeyle zarar veremezler. Tanrı, onları ahirette pay sahibi kılmamayı ister. Onlar için büyük bir azab vardır.
(Habibim) o küfre koşuşanlar seni mahzun etmesin. Çünkü onlar Allaha hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah onlara ahiretde bir nasıyp vermemeyi irade eder, Onlar için pek büyük bir azap vardır.
Küfre koşanlar, seni üzmesin. Şüphesiz onlar, Allah'a zarar veremezler. Allah, onlara ahirette hiç bir nasib vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azab vardır.
(175-179) Şeytan sizi ancak kendi dostlarıyla korkutur. (Ebu Süfyan ordu toplamış korkutması) Siz ise, eğer iman edenlerdenseniz, onlardan korkmayın benden korkun. Kafirlik konusunda yarışanlar / koşuşturanlar seni üzmesin, Onlar Allah’a bir zarar veremezler, Allah onlara ahiretten nasip / haz vermek istemiyor, onlar için kocaman bir azap vardır. İmanı bırakıp küfrün müşterisi olanlar, Allah’a herhangi bir şekilde zarar veremezler, onlar için acıtıcı bir azap vardır. Kafirler, onlara süre vermemizin kendileri için ha yırlı olduğunu hesap etmesinler, onlara süre vermemiz kesinlikle onların kötülüklerinin ziyadeleşmesi içindir , onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. Allah, olduğunuz pozisyonda siz müminleri kendi haline bırakıp terk edecek değildir, habis olan pis olandan ayrılıncaya kadar bu sürecek , Allah ilerde / gaybta ne olacağını size aşikâr edecek değil ama Resullerinden istediğini gaybe muttali kılabilir, siz Allah’a ve Resulüne güvenin / iman edin, eğer ki güvenirseniz / iman ederseniz ve de sakınırsanız, size çok büyük bir ücret / ödül vardır.
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay bırakmamak istiyor. Onlar için büyük azap vardır.
İnkara koşanlar seni üzmesin, onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara ahirette hiçbir nasip koymamak istiyor. Onlar için büyük bir azab vardır.
Kafirlikte yarışanlar seni üzmesin; dipnot 1 onlar Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemeyi ister. Onlar için büyük bir azap vardır. dipnot 2
Ayetleri örtmek (kafir olmak) için olanca gücü ile çalışanlar seni üzmesinler. Onlar Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah da onlara ahirette bir pay vermek istemez. Onları bekleyen büyük bir azap vardır.
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara, ahiretten hiçbir nasip vermemek istiyor ve onlara büyük bir azap vardır.
Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar Allah'a hiç bir zarar veremezler. Allah, onların ahirette bir nasibinin/payının olmamasını istiyor. Ve onlara büyük bir azap vardır.
Küfür içinde koşuşanlar sana üzüntü vermesin. Şu bir gerçek ki, onlar Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir nasip vermemeyi istemektedir. Onlar için çok büyük bir azap öngörülmüştür.
Âl-i İmrân suresi, 177. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلْكُفْرَ بِٱلْإِيمَٰنِ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًٔا وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
İman karşılığında küfrü satın alanlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır.
Şüphesiz ki imana karşılık inkârı satın alanlar, Allah'a asla zarar veremezler. Onlar için elem verici azap vardır.
İman karşılığında inkarı satın alanlar, Allah'a hiç bir zarar veremezler; onları da acıklı bir azap bekler.
İman karşılığında inkarı satın alanlar hiçbir surette Allah'a zarar veremezler, tersine onları şiddetli bir azap beklemektedir.
Hakikatlerine iman yerine, inkarı satın alanlara gelince, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onlara feci yanış vardır.
Onlar, imana karşılık küfrü satın alanlardır. Onlar, Allah'a hiç bir şeyle zarar veremezler. Onlar için acıklı bir azab vardır.
Muhakkak ki imana karşılık küfrü satın alanlar, Allah'a hiçbir şeyle zarar veremiyeceklerdir. Onlar için çok acı bir azâp vardır.
Aslında, inanç karşılığında, nankörlük etmeyi satın aldılar. Allah'a, asla dokunca veremezler. Üstelik onlar için, acı bir ceza vardır.
Şüphesiz, iman karşılığında inkarı satın alanlar hiçbir surette Allah'a zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır.
Gerçeği onaylamayı bırakıp küfrü satın alanlar ALLAH'a hiçbir zarar veremezler ve onlar için acıklı bir azap var.
İmanı bırakıp küfrü satın alanlar ALLAH'a hiçbir zarar veremezler ve onlar için acıklı bir azap var.
Şüphesiz iman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah'a hiçbir zarar veremeyeceklerdir ve onlar için elim bir azap vardır.
Şüphesiz iman bedeline küfrü satın alanlar Allaha zerrece zarar verecek değiller ve onlar için elim bir azab var
İmana karşılık küfrü satın alanlar, Allah'a kesinlikle zarar veremezler. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
İmana karşılık Küfrü dipnot 1 satın alanlar, Allah'a kesinlikle zarar veremezler. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
İmana karşılık küfrü satın alanlar, Allah'a kesinlikle zarar veremezler. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
Onlar, inanca / inanmaya karşılık küfrü satın alanlardır. Onlar, Tanrı'ya hiç bir şeyle zarar veremezler. Onlar için acıklı bir azab vardır.
İmanı bırakıb küfrü satın alan onlar, Allaha hiç bir şeyle zarar yapamazlar. Onlar için pek acıklı bir azab vardır.
İman karşılığı küfrü satın alanlar; Allah'a hiç bir şey ile zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azab vardır.
(175-179) Şeytan sizi ancak kendi dostlarıyla korkutur. (Ebu Süfyan ordu toplamış korkutması) Siz ise, eğer iman edenlerdenseniz, onlardan korkmayın benden korkun. Kafirlik konusunda yarışanlar / koşuşturanlar seni üzmesin, Onlar Allah’a bir zarar veremezler, Allah onlara ahiretten nasip / haz vermek istemiyor, onlar için kocaman bir azap vardır. İmanı bırakıp küfrün müşterisi olanlar, Allah’a herhangi bir şekilde zarar veremezler, onlar için acıtıcı bir azap vardır. Kafirler, onlara süre vermemizin kendileri için ha yırlı olduğunu hesap etmesinler, onlara süre vermemiz kesinlikle onların kötülüklerinin ziyadeleşmesi içindir , onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. Allah, olduğunuz pozisyonda siz müminleri kendi haline bırakıp terk edecek değildir, habis olan pis olandan ayrılıncaya kadar bu sürecek , Allah ilerde / gaybta ne olacağını size aşikâr edecek değil ama Resullerinden istediğini gaybe muttali kılabilir, siz Allah’a ve Resulüne güvenin / iman edin, eğer ki güvenirseniz / iman ederseniz ve de sakınırsanız, size çok büyük bir ücret / ödül vardır.
Şüphe yok ki iman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır.
İman karşılığında inkarı satın alanlar, Allah'a hiçbir zarar vermezler. Onlar için acı bir azab vardır.
İmanları karşılığında kafirliği satın alanlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Onlar için acı veren bir azap vardır. dipnot 1
İmanı verip kafirliği alanlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Onların hak ettiği acıklı bir azaptır.
İmana karşılık kâfirliği satın alanlar, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Onlara acı bir azap vardır.
İmana karşılık kafirliği satın alanlar, Allah'a hiç bir şekilde zarar veremezler. Onlara acı bir azap vardır.
İman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah'a herhangi bir biçimde asla zarar veremezler. Korkunç bir azap vardır onlar için.
Âl-i İmrân suresi, 178. ayet. وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّمَا نُمْلِى لَهُمْ خَيْرٌ لِّأَنفُسِهِمْ إِنَّمَا نُمْلِى لَهُمْ لِيَزْدَادُوٓا۟ إِثْمًا وَلَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ
İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Kâfir olanlar sanmasınlar ki kendilerine zaman tanımamız, onlar için hayırlıdır. Onlara zaman tanıyoruz; sonunda günahlarını artıracaklar. Onlar için küçük düşürücü bir azap vardır. dipnot 1
Ve inkarda direnenler sanmasınlar ki, onlara mühlet vermemiz kendi hayırlarınadır. Onlara yalnızca günahlarını artırsınlar diye mühlet verdik; sonunda alçaltıcı bir azap onları bekler.
Ve onlar -hakikati inkara şartlanmış olanlar- sanmasınlar ki kendilerine mühlet vermemiz onların hayrınadır, onlara mühlet verdik ki günahkarlıkları artsın; sonuçta onları utanç verici bir azap beklemektedir.
Hakikati inkar ederek yaşayanlar, kendilerine süre tanımamızın hayırlarına olduğunu sanmasınlar! Sadece suçlarını büyütmeleri için süre tanıyoruz (bu Allah'ın mekridir onlara). Onlara zilleti yaşatacak bir azap vardır.
O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar, biz onlara, ancak günahları daha da artsın, diye süre vermekteyiz. Onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.
İnkâr edenler sanmasınlar ki, kendilerine mühlet vermemiz onlar için daha hayırlıdır. Onlara ancak günahlarını arttırmaları için fırsat veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Nankörlük edenler, kendilerine verdiğimiz sürenin, kendileri için iyi olduğunu sanmasınlar. Ancak, suçlarını çoğaltmaları için süre veriyoruz. Üstelik onlar için, aşağılayıcı bir ceza vardır.
Kafirler sanmasınlar ki kendilerine mühlet vermemiz onların hayrınadır; onlara mühlet vermemiz günahlarını arttırmaları içindir. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
İnkarcılar, vermiş bulunduğum sürenin kendileri için iyi olduğunu sanmasınlar. Günahlarının artması için kendilerine süre veriyoruz. Onlara alçaltıcı bir azap var.
İnkarcılar, vermiş bulunduğum sürenin kendileri için iyi olduğunu sanmasınlar. Günahlarının artması için kendilerine süre veriyoruz. Onlara alçaltıcı bir azap var
Bir de inkar edenler, kendilerini bırakışımızın, sakın onlar için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onları sadece günahlarını artırsınlar diye bırakıyoruz.Onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Bir de o küfredenler kendilerini bırakışımızı zinhar kendileri için bir hayır sanmasınlar biz onları sırf günahlarını arttırsınlar diye bırakıyoruz, hem onlara zillet verici bir azab var
Kafirler, dipnot 1 kendilerine süre tanımamızın, yararlarına olduğunu sanmasınlar. Onlara süre tanıyoruz, onlar ise günahlarını artırıyorlar. Onlar için, alçaltıcı bir azap vardır.
Kafirler, kendilerine süre tanımamızın, yararlarına olduğunu sanmasınlar. Onlara süre tanıyoruz, onlar ise günahlarını artırıyorlar. Onlar için, alçaltıcı bir azap vardır.
Gerçeği yalanlayan nankörler, kendilerine süre tanımamızın, yararlarına olduğunu sanmasınlar. Onlara süre tanımamızın nedeni, günahlarının artması içindir. Onlar için, alçaltıcı bir azap vardır.
O kafirler, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar, biz onlara, ancak günahları daha da artsın, diye süre vermekteyiz. Onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.
O küfredenler kendilerine zaman (ve meydan) vermenizi nefisleri için zinhar hayırlı sanmasın (lar). Onlara fırsat verişimiz, ancak günah (larm) ı artırmaları içindir. Onlara hor ve hakıyr edici bir azab vardır.
Küfredenler, kendilerine mühlet verişimizi; sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar, Biz onlara sırf günahları çoğalsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azab vardır.
(175-179) Şeytan sizi ancak kendi dostlarıyla korkutur. (Ebu Süfyan ordu toplamış korkutması) Siz ise, eğer iman edenlerdenseniz, onlardan korkmayın benden korkun. Kafirlik konusunda yarışanlar / koşuşturanlar seni üzmesin, Onlar Allah’a bir zarar veremezler, Allah onlara ahiretten nasip / haz vermek istemiyor, onlar için kocaman bir azap vardır. İmanı bırakıp küfrün müşterisi olanlar, Allah’a herhangi bir şekilde zarar veremezler, onlar için acıtıcı bir azap vardır. Kafirler, onlara süre vermemizin kendileri için ha yırlı olduğunu hesap etmesinler, onlara süre vermemiz kesinlikle onların kötülüklerinin ziyadeleşmesi içindir , onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. Allah, olduğunuz pozisyonda siz müminleri kendi haline bırakıp terk edecek değildir, habis olan pis olandan ayrılıncaya kadar bu sürecek , Allah ilerde / gaybta ne olacağını size aşikâr edecek değil ama Resullerinden istediğini gaybe muttali kılabilir, siz Allah’a ve Resulüne güvenin / iman edin, eğer ki güvenirseniz / iman ederseniz ve de sakınırsanız, size çok büyük bir ücret / ödül vardır.
Kâfirler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onların ancak günahları artsın diye ömürlerini uzatıyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
İnkar edenler sanmasınlar ki, kendilerine süre vermemiz, kendileri için hayırlıdır. Biz onlara süre veriyoruz ki günahı artırsınlar. Onlar için alçaltıcı bir azab vardır.
Kafirlik edenler, onlara süre tanımamızı kendileri için asla bir iyilik sanmasınlar! dipnot 1 Onlara verdiğimiz süre sadece günahlarını artırmalarına yarıyor. dipnot 2 Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Ayetleri örtenler, verdiğimiz fırsatın kendi iyiliklerine olduğunu sanmasınlar. Fırsatı günahlarını artırsınlar diye veriyoruz. Onların hak ettiği alçaltıcı bir azaptır.
Kâfirler kendilerine mühlet vermemizi hayırlı sanmasınlar. Biz onlara ancak günahlarını artırmaları için ömürlerini uzatıyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Kafirler kendilerine mühlet vermemizi hayırlı sanmasınlar. Biz onlara ancak günahlarını artırmaları için mühlet veriyoruz/ ömürlerini uzatıyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Küfre sapanlar, onlara süre tanımamızın kendileri için hayırlı olduğunu asla düşünmesinler. Onlara, biraz daha günah işlesinler diye süre veriyoruz. Yere geçirecek bir azap var onlar için.
Âl-i İmrân suresi, 179. ayet. مَّا كَانَ ٱللَّهُ لِيَذَرَ ٱلْمُؤْمِنِينَ عَلَىٰ مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ حَتَّىٰ يَمِيزَ ٱلْخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى ٱلْغَيْبِ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَجْتَبِى مِن رُّسُلِهِۦ مَن يَشَآءُ فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَإِن تُؤْمِنُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَلَكُمْ أَجْرٌ عَظِيمٌ
Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O halde, Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükafat vardır.
Allah pisi (kötüyü) temizden ayırana kadar müminleri, (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. dipnot 1 Allah size gaybı (bilinemeyeni) bildirecek değildir. dipnot 2 Fakat Allah elçilerinden dilediğini seçer. dipnot 3 Allah'a ve elçilerine iman edin! İman eder, takvâlı (duyarlı) olursanız sizin için büyük bir ödül vardır. dipnot 4
(Ey Kafirler!) Allah, mü'minleri, sizin yaşadığınız hayat tarzı üzere bırakacak değildir; nihayet Allah iyiyi kötüden ayıracaktır. Allah gaybı size bildirecek de değildir; fakat Allah (bu amaçla) elçilerinden dilediğini seçer. Şu halde Allah'a ve elçilerine inanın; zira eğer iman eder ve sorumluluk bilincini kuşanırsanız, işte o zaman sizi muazzam bir karşılık bekler.
(Ey hakikati inkar edenler!) Müminlerin sizin hayat tarzınıza uymalarına göz yummak, Allah'ın istediği bir şey değildir: Sonunda Allah iyiyi kötüden ayıracaktır. Ve Allah, insan idrakini aşan şeyleri kavrama gücünü size verecek değildir: (Bunun için) Allah, elçileri arasından dilediğini seçer. Öyleyse Allah'a ve elçilerine inanın; zira eğer O'na inanır ve O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız o zaman bilin ki, sizi muhteşem bir karşılık beklemektedir.
Allah, iman edenleri olduğu gibi bırakmayacaktır. Pis ile temizi ayıracaktır. Allah sizleri gayba (Zat'ına) erdirecek değildir. Ne var ki, Rasullerinden dilediğini seçer (size göre gayb olanı bildirmek isterse). Öyle ise, Allah Esma'sının tüm alemleri ve hakikatinizi var ettiğine ve Rasullerine (bu bilgiyi size açıklamak için irsal ettiklerine) iman edin. Eğer iman eder ve korunursanız, aziym mükafata erersiniz.
Allah, murdar olanı, temiz olandan ayırd edinceye kadar mü'minleri, sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. Allah sizi gayb üzerine muttali kılacak değildir. Ama Allah, elçilerinden dilediğini seçer. Öyleyse siz de Allah'a ve elçisine iman edin. Eğer iman eder ve sakınırsanız, sizin için büyük bir ecir vardır.
Allah kötüyü iyiden ayırmadan, mü'minleri üzerinde bulunduğunuz şu hal üzere bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer. O halde Allah'a ve peygamberlerine îman edin. Eğer iman eder ve sakınırsanız, sizin için çok büyük bir ecir vardır.
Allah, pis olanı temiz olandan ayıracak; inananları, içinde bulunduğunuz durumda bırakmayacaktır. Allah, gizli gerçekleri size bildirecek de değildir. Allah, Kendi elçileri arasından dilediğini seçer. Artık, Allah'a ve O'nun elçilerine inanın. İnanır ve sorumluluk bilinci taşırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.
Allah,müminleri içinde bulunduğunuz halde bırakacak değildir. O, iyi ile kötüyü ayıracaktır. Allah, size gaybı bildirecek değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer. O halde Allah ve peygamberlerine inanınız. Eğer inanır ve sakınırsanız size büyük ödül vardır.
ALLAH iman edenleri şu içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değil. İyiyi kötüden ayıracaktır. ALLAH size geleceği bildirecek de değil. Fakat ALLAH elçilerinden dilediğini seçer. ALLAH'ı ve elçilerini onaylayın. Gerçeği onaylayıp erdemli davranırsanız size büyük bir ödül var.
ALLAH inananları şu içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değil. İyiyi kötüden ayıracaktır. ALLAH size geleceği bildirecek de değil. Fakat ALLAH elçilerinden dilediğini seçer. ALLAH'a ve elçilerine inanın. İnanıp erdemli davranırsanız size büyük birödül var
Allah, inananları bulunduğunuz hal üzere bırakacak değildir. Sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Allah, sizlere gaybı bildirecek değildir; fakat Allah ona peygamberlerinden dilediğini seçer. Onun için Allah'a ve peygamberlerine inanın; inanır ve korunursanız size büyük bir mükafat vardır.
Allah mü'minleri bulunduğunuz hal üzere bırakacak değildir, nihayet murdarı temizden ayıracak, Allah sizleri gaybe muttalı' kılacak da değil ve lakin Allah ona Resullerinden dilediğini seçer, onun için Allaha ve Resullerine iman edin ve eğer iman eder ve korunursanız size de azim bir ecir var
Allah, tayyib dipnot 1 olanı habis dipnot 2 olandan ayırmadan; Mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, sizi gaipten dipnot 3 haberdar edecek de değildir. Ancak Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde, Allah'a ve Resullerine iman edin. Eğer iman edip, takvalı davranırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.
Allah, tayyib dipnot 1 olanı habis dipnot 2 olandan ayırmadan; Mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, sizi gaipten dipnot 3 haberdar edecek de değildir. Ancak Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde, Allah'a ve resullerine iman edin. Eğer iman edip, takvalı davranırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.
Allah, tayyib dipnot 1 olanı habis dipnot 2 olandan ayırmadan; mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, sizi gaipten dipnot 3 haberdar edecek de değildir. Ancak Allah, rasullerinden dilediğini seçer. O halde, Allah'a ve Rasul'üne iman edin. Eğer iman edip, takvalı davranırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.
Tanrı, murdar olanı, temiz olandan ayırd edinceye kadar inançlıları, sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. Tanrı sizi gayb üzerine muttali kılacak değildir. Ama Tanrı, elçilerinden dilediğini seçer. Öyleyse siz de Tanrı'ya ve elçisine inanın. Eğer inanır ve sakınırsanız sizin için büyük bir ecir vardır.
Allah mü'minleri sizin üzerinde bulunduğunuz (şu halde) bırakacak değildir. Nihayet murdarı temizden ayıracakdır. (Bununla beraber) Allah size ğaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden kimi dilerse onu seçer (ğaybe onu muttali' kılar). Onun için siz Allaha ve peygamberlerine inanın. Eğer inanır ve (günahlardan) sakınırsanız size de çok büyük mükafat vardır.
Allah; mü'minleri oldukları halde bırakacak değildir. Nihayet murdarı temizden ayıracaktır. Allah, size gaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer. Bunun için siz, Allah'a ve peygamberlerine inanın. İnanır ve sakınırsanız; size çok büyük bir mükafat vardır.
(175-179) Şeytan sizi ancak kendi dostlarıyla korkutur. (Ebu Süfyan ordu toplamış korkutması) Siz ise, eğer iman edenlerdenseniz, onlardan korkmayın benden korkun. Kafirlik konusunda yarışanlar / koşuşturanlar seni üzmesin, Onlar Allah’a bir zarar veremezler, Allah onlara ahiretten nasip / haz vermek istemiyor, onlar için kocaman bir azap vardır. İmanı bırakıp küfrün müşterisi olanlar, Allah’a herhangi bir şekilde zarar veremezler, onlar için acıtıcı bir azap vardır. Kafirler, onlara süre vermemizin kendileri için ha yırlı olduğunu hesap etmesinler, onlara süre vermemiz kesinlikle onların kötülüklerinin ziyadeleşmesi içindir , onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. Allah, olduğunuz pozisyonda siz müminleri kendi haline bırakıp terk edecek değildir, habis olan pis olandan ayrılıncaya kadar bu sürecek , Allah ilerde / gaybta ne olacağını size aşikâr edecek değil ama Resullerinden istediğini gaybe muttali kılabilir, siz Allah’a ve Resulüne güvenin / iman edin, eğer ki güvenirseniz / iman ederseniz ve de sakınırsanız, size çok büyük bir ücret / ödül vardır.
Allah iman edenleri üzerinde bulunduğunuz bu halde asla bırakacak değildir, sonunda temizi pisten ayıracaktır. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O halde, Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükâfat vardır.
Allah mü'minleri, (şu) üzerinde bulunduğunuz halde bırakacak değildir, temizi pisten ayıracaktır. Ve Allah sizi gaybe vakıf kılacak değildir. Fakat Allah, elçilerinden dilediğini seçer (onu gaybe vakıf kılar). O halde Allah'a ve elçilerine inanın; eğer inanır ve (günahlardan) korunursanız sizin için büyük mükafat vardır.
Allah, siz müminleri bulunduğunuz hal üzerinde bırakacak değildir. Sonunda pis olanı temiz olandan ayıracaktır. dipnot 1 Allah, gaybını /gizlisini saklısını size açacak da değildir; ama (onun bir kısmını bildirmek için) elçilerinden tercih ettiği birini seçer. dipnot 2 Öyleyse siz, Allah'a ve elçilerine inanıp güvenin. Eğer onlara inanıp güvenir de yanlışlardan sakınırsanız sizin için büyük bir ödül vardır.
Allah müminleri, bu halde dipnot 1 bırakmaz, zamanla temizi pisten ayırır. Allah gizli bilgilerini de sizinle paylaşmaz. Onun için uygun gördüğü bir elçi seçer dipnot 2 . Siz, Allah'a ve elçilerine inanıp güvenin. Eğer inanıp güvenir ve kendinizi korursanız büyük bir ödülü hak edersiniz.
Allah, müminleri içinde bulunulan (Mümin ile münafık kimsenin ortaya çıkarılmadığı) bu durumda bırakacak değildir; (işin) sonunda temizi pis olandan ayıracaktır. Size gaybı da bildirecek değildir. Fakat, Allah, peygamberlerden dilediğini seçer. Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve takvaya bürünürseniz, size büyük bir mükâfat vardır.
Allah, iyiyi kötüden ayırmak için müminleri sizin üzerinizde bulunduğunuz bu durumda bırakmayacaktır. Size gaybı da bildirecek değildir. Fakat, Allah, peygamberlerden dilediğini seçer. Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız size büyük bir mükafat vardır.
Allah, müminleri şu üzerinde bulunduğunuz halde bırakmayacaktır. Sonuçta pisi temizden ayıracaktır. Allah sizi gaybı bilir duruma da getirmeyecektir. Şu var ki Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde Allah'a ve resullerine inanın. Eğer inanır, korunursanız sizin için büyük bir ödül vardır.
Âl-i İmrân suresi, 180. ayet. وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَبْخَلُونَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ هُوَ خَيْرًا لَّهُم بَلْ هُوَ شَرٌّ لَّهُمْ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا۟ بِهِۦ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَلِلَّهِ مِيرَٰثُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ
Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Allah'ın, lütfundan kendilerine verdikleriyle ilgili olarak (infakta) cimrilik gösterenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar; aksine bu, onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey de kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. dipnot 1 (Oysa) göklerin ve yerin mirası yalnızca Allah'a aittir. dipnot 2 Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
Allah'ın lutfundan kendilerine verdiklerinde cimrilik yapanlar, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar! Aksine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik yaptıkları şeyler kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Zira göklerin ve yeryüzünün mirası tamamıyla Allah'a aittir. Ve Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
Onlar, -Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiklerine cimrice sarılanlar- bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar: Aksine, bu onlar için kötüdür. (Bu kadar) cimrice sarıldıkları şey, Kıyamet Günü boyunlarına asılacaktır: Zira, göklerin ve yerin mirası (yalnız) Allah'a aittir: Ve Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Allah'ın kendi hakikatleri olan Esma kuvvesi ile fazlından verdiklerinde cimrilik edenler, sanmasınlar ki bu haklarında hayırlı olan bir şeydir. Bilakis şerrdir! Cimrilik ettikleri şey kıyamet sürecinde boyunlarında asılı olacaktır! Semalar ve arzın mirası (Esma kuvvelerinden sürekli oluşan her şey) Allah'ındır. Allah yapmakta olduklarınızdan (onları yaratan olarak) Habiyr'dir.
Allah'ın, bol ihsanından kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır; bu, onlar için şerdir; kıyamet günü, cimrilik ettikleriyle tasmalandırılacaklardır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.
Allah'ın fazlından kendilerine verdiği nimetten (Allah yolunda sarf etmeyip) cimrilik edenler, bu (nimet bolluğu)nun, kendileri için hayır olduğunu sanmasınlar. Aksine bu, onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri o şey, Kıyâmet Günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdârdır.
Allah'ın, Kendi lütfundan onlara verdiği şeylerde cimrilik yapanlar, kendileri için bunun iyi olduğunu sanmasınlar. Hayır, onlar için kötü olmuştur. Cimrilik yaptıkları şey, Yeniden Yaratılış Günü'nde, boyunlarına asılacaktır. Göklerin ve yeryüzünün varlıkları, Allah'ın malıdır. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.
Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiklerini infak etmekte cimrilik gösterenler sanmasınlar ki o, kendileri için hayırdır; tersine bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
ALLAH'ın lütfundan kendilerine bağışladığı nimetlerde cimrilik edenler onu kendileri için hayırlı sanmasın. Aksine, o kendileri için zararlıdır. Toplayıp biriktirdikleri, Diriliş Günü boyunlarına dolanacak. Göklerin ve yerin mirası ALLAH'ındır. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.
ALLAH'ın lütfundan kendilerine bağışladığı nimetlerde cimrilik edenler onu kendileri için hayırlı sanmasın. Aksine, o kendileri için zararlıdır. Toplayıp biriktirdikleri, Diriliş Günü boyunlarına dolanacak. Göklerin ve yerin mirası ALLAH'ındır. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah'ın bol nimetinden kendilerine verdiği şeye cimrilik edenler sakın onu kendilerine hayırlı sanmasınlar. Hayır, o, onlar için bir şerdir. Kıyamet gününde o kıskandıkları mal, boyunlarına tomruk edilecek. Kaldı ki, göklerin ve yerin mirası hep Allah'ındır ve Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Allahın fazlından kendilerine bahşettiği şey'e bahillik edenler sakın onu kendilerine hayırlı sanmasınlar hayır o, onlar için bir şerdir, yarın kıyamet günü o kıskandıkları mal boyunlarına tomruk edilecek kaldı ki göklerin ve yerin mirası hep Allahın ve Allah her ne yaparsanız haberdardır
Allah'ın, lütuf olarak verdiği şeylerden cimrilik eden kimseler, bu tutumlarının kendi yararına olacağını sanmasınlar. Bu, onlar için sadece bir kötülüktür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal, Kıyamet Günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yeryüzünün mirası yalnızca Allah'a aittir. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Allah'ın, lütuf olarak verdiği şeylerden cimrilik eden kimseler, bu tutumlarının kendi yararına olacağını sanmasınlar. Bu, onlar için sadece bir kötülüktür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal, Kıyamet Günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yeryüzünün mirası yalnızca Allah'a aittir. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Allah'ın, lütuf olarak verdiği şeylerden cimrilik eden kimseler, bu tutumlarının kendi yararına olacağını sanmasınlar. Bu, onlar için sadece bir kötülüktür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal, Kıyamet Gün'ü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yeryüzünün mirası yalnızca Allah'a aittir. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Tanrı'nın, bol ihsanından kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır; bu, onlar için şerdir; kıyamet günü, cimrilik ettikleriyle tasmalandırılacaklardır. Göklerin ve yerin mirası Tanrı'nındır. Tanrı yaptıklarınızdan haberi olandır.
Allahın fazl (-u kereminden) kendilerine verdiğini (sarf-u infakda) cimrilik edenler zinhar bunun, kendileri için bir hayır olduğunu sanmasın (lar). Bilakis bu, onlar için bir serdir. Onların cimrilik etdikleri şey kıyaamet günü boyunlarına dolanacakdır. Göklerin ve yerin mirası Allahındır. Allah ne yaparsanız (hepsinden) hakkıyle haberdardır.
Allah'ın fazl-ı kereminden verdiği şeylerde cimrilik edenler; bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Bilakis bu, onlar için şerlidir. Cimrilik ettikleri şey; kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Ve Allah, işlediğiniz şeylerden haberdardır.
(180-186) Allah’ın haznesinden / fazlından verilenleri cimrilik ederek vermeyeneler hesap etmesinler ki böyle yapmak onlar için hayırdır, bilakis onlar için fenadır / şerdir, cimrilik ettikleri ne varsa kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır , semaların ve arzın mirası Allah’a aittir, Allah’ın yaptıklarınızdan haberi vardır. Kesin olan şu ki Allah şu sözü işitti, dediler ki “Allah fakirdir biz zenginiz” bu dediklerini kaydediyoruz, haksız yere Resul öldürmelerini de kaydediyoruz ve diyoruz ki “yakıcı azabı tadın” bu size, ellerinizle takdim ettiklerinizden dolayıdır. Allah, kullarına, kesinlikle zulmedici değildir. O kimseler “Allah bize, ateşin yediği bir kurban getirinceye kadar Resule inanmayın diye söz verdi / ahdetti dediler (Biz bu sözü bekleyeceğiz ve bu olay olmadan gelen resule inanmayacağız) De ki benden önce de sizlere açık mucizelerle Resuller geldi ve bu dediklerinizi getirdi , eğer doğru sözlüyseniz söyleyin, niçin onlar katlettiniz? Eğer seni yalanlarlarsa (Yok öyle bir şey Resul falan öldürmedik derlerse) onlar senden önce de açık mucizelerle gelen Resulleri, sayfaları / zeburi ve aydın /nurlu kitabı da yalanladılar . Her nefis ölümü tadacaktır , kıyamet günü ecirleriniz tamı tamına ödenecektir , kim ateşten uzaklaştırılmışsa ve cennete girmişse işte o kurtulmuştur , dünya hayatı aldanmayla tüketilendir. Mallarınızla ve kendilerinizle sınanacaksınız önceki kitap verilenlerden ve müşriklerden çok eziyetli şeyler işiteceksiniz, eğer ki sabrederseniz ve sakınırsanız, bu da (sabredebilmek te) kesinlikle büyük işlerden biridir.
Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Allah'ın kereminden kendilerine verdiğine cimrilik edenler, onu kendileri için hayırlı sanmasınlar. Hayır, o, kendileri için şerlidir. Cimrilik ettikleri şeyler, kıyamet günü boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır (bütün mülk O'na aittir ve O'na kalacaktır). Allah yaptıklarınızı haber alandır.
Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği şeylerde cimrilik edenler (infak etmeyenler), bunun kendileri için iyi bir şey olduğunu sanmasınlar! Aksine bu, onlar için kötüdür. Cimrilik ettikleri şeyler kıyamet /mezardan kalkış günü boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin bütün mirası (gerçek sahipliği) Allah'a aittir. Allah yaptıklarınızın iç yüzünden haberdardır. dipnot 1
Allah'ın ikram olarak verdiği şeylerde cimrilik edenler, onun kendileri için hayırlı olacağını sanmasınlar. Hayır, bu onların aleyhine olur ve cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanır. Gökler ve yerdeki her şey Allah'a kalacaktır. Yaptıklarınızın iç yüzünü bilen Allah'tır.
Allah’ın kendilerine fazlından verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Kıyamet günü cimrilik ettikleri şeyler boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah'ın kendilerine fazlından verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Kıyamet günü cimrilik ettikleri şeyler boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği şeyde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Tam aksine bu onlar için bir şerdir. O cimrilik konusu yaptıkları şey, kıyamet günü bir tasma gibi boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.