Âl-i İmrân suresi · 176–180. ayetler

Küfürde yarışanlar, mühlet ve cimrilik

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Âl-i İmrân suresi, 176. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 176. ayet. وَلَا يَحْزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِى ٱلْكُفْرِ إِنَّهُمْ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًٔا يُرِيدُ ٱللَّهُ أَلَّا يَجْعَلَ لَهُمْ حَظًّا فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük azap vardır.

    Mehmet Okuyan

    İnkârda yarışanlar seni üzmesin! Şüphesiz ki onlar, Allah'a asla zarar veremezler. Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    İnkarda birbirleriyle yarış halinde olanlardan dolayı üzülme! Unutma ki onlar Allah'a hiç bir zarar veremezler; Allah onların ahiretten hiç bir pay almamalarını murad eder. Ve onları konkunç bir azap bekler.

    Muhammed Esed

    Hakikati inkarda birbirleriyle yarışanlardan dolayı üzülme: Onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onların ahiret(in nimetlerin)den hiç pay alamamaları Allah'ın muradıdır ve onları şiddetli bir azap beklemektedir.

    Ahmed Hulusi

    Hakikati inkarda yarışanlar seni üzmesinler. Kesinlikle onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara sonsuz gelecek sürecinde bir nasip vermemeyi diliyor (onun için böyleler). Onlar için aziym azap vardır.

    Ali Bulaç

    Küfürde 'büyük çaba harcayanlar' seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah, onları ahirette pay sahibi kılmamayı ister. Onlar için büyük bir azab vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm) İnkârda yarışanlar sana kaygı vermesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara, ahiretten yana bir nasip vermemek istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

    Ali Rıza Safa

    Nankörlük etmekte yarışanlar seni üzmesin. Kuşkusuz, Allah'a, asla dokunca veremezler. Allah, sonsuz yaşamda, onlara bir pay vermemek istiyor. Üstelik onlar için, büyük bir ceza vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    İnkarda yarışanlar sana kaygı vermesin. Çünkü onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara,inkarda yarıştıklarından dolayı ahiretten yana bir nasip vermekistemiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

    Edip Yüksel

    İnkarcılıkta yarışanlar seni üzmesin. Onlar ALLAH'a hiçbir zarar veremez. ALLAH ahirette onlara bir pay vermemek diliyor. Onlar için büyük bir azap var.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkarcılıkta yarışanlar seni üzmesin. Onlar ALLAH'a hiçbir zarar veremez. ALLAH ahirette onlara bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azap var.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O inkarda yarışanlar seni kederlendirmesin; çünkü onlar asla Allah'a bir zarar veremeyeceklerdir. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlara büyük bir azap vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sana da o küfürde yarışanlar hüzün vermesin çünkü onlar Allaha bir zarar edebilecek değiller, Allah onlara Ahırette bir hazz vermemek istiyor, onlara azim bir azab var

    Erhan Aktaş

    Küfürde yarışanlar, seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah, onları ahirette nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Küfrde yarışanlar, seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah, onları ahirette nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçeği yalanlayarak nankörlükte yarışanlar, seni üzmesin. Çünkü onlar, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah, onları ahirette nasipsiz bırakmak istiyor. Onlar için çok büyük bir azap vardır.

    Gültekin Onan

    Küfürde 'büyük çaba harcayanlar' seni üzmesin. Çünkü onlar, Tanrı'ya hiç bir şeyle zarar veremezler. Tanrı, onları ahirette pay sahibi kılmamayı ister. Onlar için büyük bir azab vardır.

    Hasan Basri Çantay

    (Habibim) o küfre koşuşanlar seni mahzun etmesin. Çünkü onlar Allaha hiç bir şeyle zarar veremezler. Allah onlara ahiretde bir nasıyp vermemeyi irade eder, Onlar için pek büyük bir azap vardır.

    İbni Kesir

    Küfre koşanlar, seni üzmesin. Şüphesiz onlar, Allah'a zarar veremezler. Allah, onlara ahirette hiç bir nasib vermemek istiyor. Onlar için büyük bir azab vardır.

    Mehmet Alagaş

    (175-179) Şeytan sizi ancak kendi dostlarıyla korkutur. (Ebu Süfyan ordu toplamış korkutması) Siz ise, eğer iman edenlerdenseniz, onlardan korkmayın benden korkun. Kafirlik konusunda yarışanlar / koşuşturanlar seni üzmesin, Onlar Allah’a bir zarar veremezler, Allah onlara ahiretten nasip / haz vermek istemiyor, onlar için kocaman bir azap vardır. İmanı bırakıp küfrün müşterisi olanlar, Allah’a herhangi bir şekilde zarar veremezler, onlar için acıtıcı bir azap vardır. Kafirler, onlara süre vermemizin kendileri için ha yırlı olduğunu hesap etmesinler, onlara süre vermemiz kesinlikle onların kötülüklerinin ziyadeleşmesi içindir , onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. Allah, olduğunuz pozisyonda siz müminleri kendi haline bırakıp terk edecek değildir, habis olan pis olandan ayrılıncaya kadar bu sürecek , Allah ilerde / gaybta ne olacağını size aşikâr edecek değil ama Resullerinden istediğini gaybe muttali kılabilir, siz Allah’a ve Resulüne güvenin / iman edin, eğer ki güvenirseniz / iman ederseniz ve de sakınırsanız, size çok büyük bir ücret / ödül vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay bırakmamak istiyor. Onlar için büyük azap vardır.

    Süleyman Ateş

    İnkara koşanlar seni üzmesin, onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara ahirette hiçbir nasip koymamak istiyor. Onlar için büyük bir azab vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri örtmek (kafir olmak) için olanca gücü ile çalışanlar seni üzmesinler. Onlar Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah da onlara ahirette bir pay vermek istemez. Onları bekleyen büyük bir azap vardır.

    Şaban Britch

    Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler. Allah onlara, ahiretten hiçbir nasip vermemek istiyor ve onlara büyük bir azap vardır.

    Şaban Piriş

    Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar Allah'a hiç bir zarar veremezler. Allah, onların ahirette bir nasibinin/payının olmamasını istiyor. Ve onlara büyük bir azap vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Küfür içinde koşuşanlar sana üzüntü vermesin. Şu bir gerçek ki, onlar Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir nasip vermemeyi istemektedir. Onlar için çok büyük bir azap öngörülmüştür.

  2. Âl-i İmrân suresi, 177. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 177. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلْكُفْرَ بِٱلْإِيمَٰنِ لَن يَضُرُّوا۟ ٱللَّهَ شَيْـًٔا وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Diyanet İşleri

    İman karşılığında küfrü satın alanlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki imana karşılık inkârı satın alanlar, Allah'a asla zarar veremezler. Onlar için elem verici azap vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    İman karşılığında inkarı satın alanlar, Allah'a hiç bir zarar veremezler; onları da acıklı bir azap bekler.

    Muhammed Esed

    İman karşılığında inkarı satın alanlar hiçbir surette Allah'a zarar veremezler, tersine onları şiddetli bir azap beklemektedir.

    Ahmed Hulusi

    Hakikatlerine iman yerine, inkarı satın alanlara gelince, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onlara feci yanış vardır.

    Ali Bulaç

    Onlar, imana karşılık küfrü satın alanlardır. Onlar, Allah'a hiç bir şeyle zarar veremezler. Onlar için acıklı bir azab vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Muhakkak ki imana karşılık küfrü satın alanlar, Allah'a hiçbir şeyle zarar veremiyeceklerdir. Onlar için çok acı bir azâp vardır.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, inanç karşılığında, nankörlük etmeyi satın aldılar. Allah'a, asla dokunca veremezler. Üstelik onlar için, acı bir ceza vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz, iman karşılığında inkarı satın alanlar hiçbir surette Allah'a zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır.

    Edip Yüksel

    Gerçeği onaylamayı bırakıp küfrü satın alanlar ALLAH'a hiçbir zarar veremezler ve onlar için acıklı bir azap var.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İmanı bırakıp küfrü satın alanlar ALLAH'a hiçbir zarar veremezler ve onlar için acıklı bir azap var.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz iman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah'a hiçbir zarar veremeyeceklerdir ve onlar için elim bir azap vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şüphesiz iman bedeline küfrü satın alanlar Allaha zerrece zarar verecek değiller ve onlar için elim bir azab var

    Erhan Aktaş

    İmana karşılık küfrü satın alanlar, Allah'a kesinlikle zarar veremezler. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İmana karşılık Küfrü dipnot 1 satın alanlar, Allah'a kesinlikle zarar veremezler. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İmana karşılık küfrü satın alanlar, Allah'a kesinlikle zarar veremezler. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

    Gültekin Onan

    Onlar, inanca / inanmaya karşılık küfrü satın alanlardır. Onlar, Tanrı'ya hiç bir şeyle zarar veremezler. Onlar için acıklı bir azab vardır.

    Hasan Basri Çantay

    İmanı bırakıb küfrü satın alan onlar, Allaha hiç bir şeyle zarar yapamazlar. Onlar için pek acıklı bir azab vardır.

    İbni Kesir

    İman karşılığı küfrü satın alanlar; Allah'a hiç bir şey ile zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azab vardır.

    Mehmet Alagaş

    (175-179) Şeytan sizi ancak kendi dostlarıyla korkutur. (Ebu Süfyan ordu toplamış korkutması) Siz ise, eğer iman edenlerdenseniz, onlardan korkmayın benden korkun. Kafirlik konusunda yarışanlar / koşuşturanlar seni üzmesin, Onlar Allah’a bir zarar veremezler, Allah onlara ahiretten nasip / haz vermek istemiyor, onlar için kocaman bir azap vardır. İmanı bırakıp küfrün müşterisi olanlar, Allah’a herhangi bir şekilde zarar veremezler, onlar için acıtıcı bir azap vardır. Kafirler, onlara süre vermemizin kendileri için ha yırlı olduğunu hesap etmesinler, onlara süre vermemiz kesinlikle onların kötülüklerinin ziyadeleşmesi içindir , onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. Allah, olduğunuz pozisyonda siz müminleri kendi haline bırakıp terk edecek değildir, habis olan pis olandan ayrılıncaya kadar bu sürecek , Allah ilerde / gaybta ne olacağını size aşikâr edecek değil ama Resullerinden istediğini gaybe muttali kılabilir, siz Allah’a ve Resulüne güvenin / iman edin, eğer ki güvenirseniz / iman ederseniz ve de sakınırsanız, size çok büyük bir ücret / ödül vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphe yok ki iman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır.

    Süleyman Ateş

    İman karşılığında inkarı satın alanlar, Allah'a hiçbir zarar vermezler. Onlar için acı bir azab vardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İmanı verip kafirliği alanlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Onların hak ettiği acıklı bir azaptır.

    Şaban Britch

    İmana karşılık kâfirliği satın alanlar, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Onlara acı bir azap vardır.

    Şaban Piriş

    İmana karşılık kafirliği satın alanlar, Allah'a hiç bir şekilde zarar veremezler. Onlara acı bir azap vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah'a herhangi bir biçimde asla zarar veremezler. Korkunç bir azap vardır onlar için.

  3. Âl-i İmrân suresi, 178. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 178. ayet. وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّمَا نُمْلِى لَهُمْ خَيْرٌ لِّأَنفُسِهِمْ إِنَّمَا نُمْلِى لَهُمْ لِيَزْدَادُوٓا۟ إِثْمًا وَلَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    Diyanet İşleri

    İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar sanmasınlar ki kendilerine zaman tanımamız, onlar için hayırlıdır. Onlara zaman tanıyoruz; sonunda günahlarını artıracaklar. Onlar için küçük düşürücü bir azap vardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnkârcılara zaman tanınmasıyla ilgili olarak bkz. A‘râf 7:183; Kalem 68:45; Müzzemmil 73:11; Târık 86:17.

    Mustafa İslamoğlu

    Ve inkarda direnenler sanmasınlar ki, onlara mühlet vermemiz kendi hayırlarınadır. Onlara yalnızca günahlarını artırsınlar diye mühlet verdik; sonunda alçaltıcı bir azap onları bekler.

    Muhammed Esed

    Ve onlar -hakikati inkara şartlanmış olanlar- sanmasınlar ki kendilerine mühlet vermemiz onların hayrınadır, onlara mühlet verdik ki günahkarlıkları artsın; sonuçta onları utanç verici bir azap beklemektedir.

    Ahmed Hulusi

    Hakikati inkar ederek yaşayanlar, kendilerine süre tanımamızın hayırlarına olduğunu sanmasınlar! Sadece suçlarını büyütmeleri için süre tanıyoruz (bu Allah'ın mekridir onlara). Onlara zilleti yaşatacak bir azap vardır.

    Ali Bulaç

    O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar, biz onlara, ancak günahları daha da artsın, diye süre vermekteyiz. Onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    İnkâr edenler sanmasınlar ki, kendilerine mühlet vermemiz onlar için daha hayırlıdır. Onlara ancak günahlarını arttırmaları için fırsat veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

    Ali Rıza Safa

    Nankörlük edenler, kendilerine verdiğimiz sürenin, kendileri için iyi olduğunu sanmasınlar. Ancak, suçlarını çoğaltmaları için süre veriyoruz. Üstelik onlar için, aşağılayıcı bir ceza vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Kafirler sanmasınlar ki kendilerine mühlet vermemiz onların hayrınadır; onlara mühlet vermemiz günahlarını arttırmaları içindir. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

    Edip Yüksel

    İnkarcılar, vermiş bulunduğum sürenin kendileri için iyi olduğunu sanmasınlar. Günahlarının artması için kendilerine süre veriyoruz. Onlara alçaltıcı bir azap var.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkarcılar, vermiş bulunduğum sürenin kendileri için iyi olduğunu sanmasınlar. Günahlarının artması için kendilerine süre veriyoruz. Onlara alçaltıcı bir azap var

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir de inkar edenler, kendilerini bırakışımızın, sakın onlar için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onları sadece günahlarını artırsınlar diye bırakıyoruz.Onlara alçaltıcı bir azap vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir de o küfredenler kendilerini bırakışımızı zinhar kendileri için bir hayır sanmasınlar biz onları sırf günahlarını arttırsınlar diye bırakıyoruz, hem onlara zillet verici bir azab var

    Erhan Aktaş

    Kafirler, dipnot 1 kendilerine süre tanımamızın, yararlarına olduğunu sanmasınlar. Onlara süre tanıyoruz, onlar ise günahlarını artırıyorlar. Onlar için, alçaltıcı bir azap vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kafirler, kendilerine süre tanımamızın, yararlarına olduğunu sanmasınlar. Onlara süre tanıyoruz, onlar ise günahlarını artırıyorlar. Onlar için, alçaltıcı bir azap vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçeği yalanlayan nankörler, kendilerine süre tanımamızın, yararlarına olduğunu sanmasınlar. Onlara süre tanımamızın nedeni, günahlarının artması içindir. Onlar için, alçaltıcı bir azap vardır.

    Gültekin Onan

    O kafirler, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar, biz onlara, ancak günahları daha da artsın, diye süre vermekteyiz. Onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

    Hasan Basri Çantay

    O küfredenler kendilerine zaman (ve meydan) vermenizi nefisleri için zinhar hayırlı sanmasın (lar). Onlara fırsat verişimiz, ancak günah (larm) ı artırmaları içindir. Onlara hor ve hakıyr edici bir azab vardır.

    İbni Kesir

    Küfredenler, kendilerine mühlet verişimizi; sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar, Biz onlara sırf günahları çoğalsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azab vardır.

    Mehmet Alagaş

    (175-179) Şeytan sizi ancak kendi dostlarıyla korkutur. (Ebu Süfyan ordu toplamış korkutması) Siz ise, eğer iman edenlerdenseniz, onlardan korkmayın benden korkun. Kafirlik konusunda yarışanlar / koşuşturanlar seni üzmesin, Onlar Allah’a bir zarar veremezler, Allah onlara ahiretten nasip / haz vermek istemiyor, onlar için kocaman bir azap vardır. İmanı bırakıp küfrün müşterisi olanlar, Allah’a herhangi bir şekilde zarar veremezler, onlar için acıtıcı bir azap vardır. Kafirler, onlara süre vermemizin kendileri için ha yırlı olduğunu hesap etmesinler, onlara süre vermemiz kesinlikle onların kötülüklerinin ziyadeleşmesi içindir , onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. Allah, olduğunuz pozisyonda siz müminleri kendi haline bırakıp terk edecek değildir, habis olan pis olandan ayrılıncaya kadar bu sürecek , Allah ilerde / gaybta ne olacağını size aşikâr edecek değil ama Resullerinden istediğini gaybe muttali kılabilir, siz Allah’a ve Resulüne güvenin / iman edin, eğer ki güvenirseniz / iman ederseniz ve de sakınırsanız, size çok büyük bir ücret / ödül vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâfirler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onların ancak günahları artsın diye ömürlerini uzatıyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

    Süleyman Ateş

    İnkar edenler sanmasınlar ki, kendilerine süre vermemiz, kendileri için hayırlıdır. Biz onlara süre veriyoruz ki günahı artırsınlar. Onlar için alçaltıcı bir azab vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Kafirlik edenler, onlara süre tanımamızı kendileri için asla bir iyilik sanmasınlar! dipnot 1 Onlara verdiğimiz süre sadece günahlarını artırmalarına yarıyor. dipnot 2 Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah bütün kafirlerin yola gelmelerini ister (Nisa 4/26-27, Zümer 39/7). Bunun için onlara süre verir ve uyarılarda bulunur (Şems 91/8-10). Onların bir kısmı tövbe eder /dönüş yapar, bir kısmı da bu süreyi günahlarını artırmak için kullanır. Yine de ölene kadar tövbe etme imkanları vardır (Al-i İmran 3/86-91, Nisa 4/17-18).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayetleri örtenler, verdiğimiz fırsatın kendi iyiliklerine olduğunu sanmasınlar. Fırsatı günahlarını artırsınlar diye veriyoruz. Onların hak ettiği alçaltıcı bir azaptır.

    Şaban Britch

    Kâfirler kendilerine mühlet vermemizi hayırlı sanmasınlar. Biz onlara ancak günahlarını artırmaları için ömürlerini uzatıyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

    Şaban Piriş

    Kafirler kendilerine mühlet vermemizi hayırlı sanmasınlar. Biz onlara ancak günahlarını artırmaları için mühlet veriyoruz/ ömürlerini uzatıyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Küfre sapanlar, onlara süre tanımamızın kendileri için hayırlı olduğunu asla düşünmesinler. Onlara, biraz daha günah işlesinler diye süre veriyoruz. Yere geçirecek bir azap var onlar için.

  4. Âl-i İmrân suresi, 179. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 179. ayet. مَّا كَانَ ٱللَّهُ لِيَذَرَ ٱلْمُؤْمِنِينَ عَلَىٰ مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ حَتَّىٰ يَمِيزَ ٱلْخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُطْلِعَكُمْ عَلَى ٱلْغَيْبِ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَجْتَبِى مِن رُّسُلِهِۦ مَن يَشَآءُ فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ وَإِن تُؤْمِنُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَلَكُمْ أَجْرٌ عَظِيمٌ

    Diyanet İşleri

    Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O halde, Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükafat vardır.

    Mehmet Okuyan

    Allah pisi (kötüyü) temizden ayırana kadar müminleri, (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. dipnot 1 Allah size gaybı (bilinemeyeni) bildirecek değildir. dipnot 2 Fakat Allah elçilerinden dilediğini seçer. dipnot 3 Allah'a ve elçilerine iman edin! İman eder, takvâlı (duyarlı) olursanız sizin için büyük bir ödül vardır. dipnot 4

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İmanda, ahlâkta ve davranışlarda yanlış, bozuk, eksik ve çirkin olan her şey, yerini doğru, sağlam ve iyi olana terk edinceye kadar bu değişim süreci devam edecektir. Esasında İslam ve dolayısıyla Kur'an dönüştürücü bir kitaptır; onun bu özelliğinden yararlanılmalı ve hayatta dönüşüm gerçekleştirilmelidir. Bu gerçeğe rağmen, insanların vahiy ile dönüşmek yerine, İslam'ı, yani vahyi dönüştürmeye çalışmaları ne kadar hazin ve korkunç bir duyarsızlıktır! Konuyla ilgili bütün ayetlere bakınca, bütünüyle kâinatın insan için, insanın da imtihan edilmek için yaratıldığını söyleyebiliriz. Buna göre, ayette verilmek istenen mesaj da Uhud gibi ağır sınavların uygulanmasının nedeni de kimlerin mümin, kimlerin kâfir ve münafık olduğunun ayıklanmasıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu mesaj Neml 27:65 ve Cinn 72:26-27. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Hacc 22:75; Şûrâ 42:13.
    4. metne dön, dipnot 4
      Ayette verilmek istenen mesaj, takvâlı davranmanın "sebep", mahşerde büyük ödül demek olan cennetle buluşmanın ise "sonuç" olduğuna dikkat çekilmesidir.

    Mustafa İslamoğlu

    (Ey Kafirler!) Allah, mü'minleri, sizin yaşadığınız hayat tarzı üzere bırakacak değildir; nihayet Allah iyiyi kötüden ayıracaktır. Allah gaybı size bildirecek de değildir; fakat Allah (bu amaçla) elçilerinden dilediğini seçer. Şu halde Allah'a ve elçilerine inanın; zira eğer iman eder ve sorumluluk bilincini kuşanırsanız, işte o zaman sizi muazzam bir karşılık bekler.

    Muhammed Esed

    (Ey hakikati inkar edenler!) Müminlerin sizin hayat tarzınıza uymalarına göz yummak, Allah'ın istediği bir şey değildir: Sonunda Allah iyiyi kötüden ayıracaktır. Ve Allah, insan idrakini aşan şeyleri kavrama gücünü size verecek değildir: (Bunun için) Allah, elçileri arasından dilediğini seçer. Öyleyse Allah'a ve elçilerine inanın; zira eğer O'na inanır ve O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız o zaman bilin ki, sizi muhteşem bir karşılık beklemektedir.

    Ahmed Hulusi

    Allah, iman edenleri olduğu gibi bırakmayacaktır. Pis ile temizi ayıracaktır. Allah sizleri gayba (Zat'ına) erdirecek değildir. Ne var ki, Rasullerinden dilediğini seçer (size göre gayb olanı bildirmek isterse). Öyle ise, Allah Esma'sının tüm alemleri ve hakikatinizi var ettiğine ve Rasullerine (bu bilgiyi size açıklamak için irsal ettiklerine) iman edin. Eğer iman eder ve korunursanız, aziym mükafata erersiniz.

    Ali Bulaç

    Allah, murdar olanı, temiz olandan ayırd edinceye kadar mü'minleri, sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. Allah sizi gayb üzerine muttali kılacak değildir. Ama Allah, elçilerinden dilediğini seçer. Öyleyse siz de Allah'a ve elçisine iman edin. Eğer iman eder ve sakınırsanız, sizin için büyük bir ecir vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah kötüyü iyiden ayırmadan, mü'minleri üzerinde bulunduğunuz şu hal üzere bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer. O halde Allah'a ve peygamberlerine îman edin. Eğer iman eder ve sakınırsanız, sizin için çok büyük bir ecir vardır.

    Ali Rıza Safa

    Allah, pis olanı temiz olandan ayıracak; inananları, içinde bulunduğunuz durumda bırakmayacaktır. Allah, gizli gerçekleri size bildirecek de değildir. Allah, Kendi elçileri arasından dilediğini seçer. Artık, Allah'a ve O'nun elçilerine inanın. İnanır ve sorumluluk bilinci taşırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah,müminleri içinde bulunduğunuz halde bırakacak değildir. O, iyi ile kötüyü ayıracaktır. Allah, size gaybı bildirecek değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer. O halde Allah ve peygamberlerine inanınız. Eğer inanır ve sakınırsanız size büyük ödül vardır.

    Edip Yüksel

    ALLAH iman edenleri şu içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değil. İyiyi kötüden ayıracaktır. ALLAH size geleceği bildirecek de değil. Fakat ALLAH elçilerinden dilediğini seçer. ALLAH'ı ve elçilerini onaylayın. Gerçeği onaylayıp erdemli davranırsanız size büyük bir ödül var.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH inananları şu içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değil. İyiyi kötüden ayıracaktır. ALLAH size geleceği bildirecek de değil. Fakat ALLAH elçilerinden dilediğini seçer. ALLAH'a ve elçilerine inanın. İnanıp erdemli davranırsanız size büyük birödül var

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah, inananları bulunduğunuz hal üzere bırakacak değildir. Sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Allah, sizlere gaybı bildirecek değildir; fakat Allah ona peygamberlerinden dilediğini seçer. Onun için Allah'a ve peygamberlerine inanın; inanır ve korunursanız size büyük bir mükafat vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah mü'minleri bulunduğunuz hal üzere bırakacak değildir, nihayet murdarı temizden ayıracak, Allah sizleri gaybe muttalı' kılacak da değil ve lakin Allah ona Resullerinden dilediğini seçer, onun için Allaha ve Resullerine iman edin ve eğer iman eder ve korunursanız size de azim bir ecir var

    Erhan Aktaş

    Allah, tayyib dipnot 1 olanı habis dipnot 2 olandan ayırmadan; Mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, sizi gaipten dipnot 3 haberdar edecek de değildir. Ancak Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde, Allah'a ve Resullerine iman edin. Eğer iman edip, takvalı davranırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hoş, güzel, temiz, değerli, bakımlı, temiz, sağlıklı, yararlı, iyi niyetli, iyi huylu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kötü, değersiz, murdar, pis, bozuk, iğrenç.
    3. metne dön, dipnot 3
      Yaratılmış varlıkların idraklerini aşan, gizli, görünmeyen, bilinmez olan ve duyularla kavranamayan şeyler. Gelecekte olacak şeyler. Ahiret hayatına dair bilgiler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, tayyib dipnot 1 olanı habis dipnot 2 olandan ayırmadan; Mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, sizi gaipten dipnot 3 haberdar edecek de değildir. Ancak Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde, Allah'a ve resullerine iman edin. Eğer iman edip, takvalı davranırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hoşa giden, bakımlı, temiz, sağlıklı, yararlı, iyi niyetli, iyi huylu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kötü niyetli, kötü huylu. Murdar, pis, kötü.
    3. metne dön, dipnot 3
      Ebedi hayata dair verilen bilgiler. Gizli, görünmeyen, bilinemeyen, algılanamayan, gelecekte olacak şeyler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, tayyib dipnot 1 olanı habis dipnot 2 olandan ayırmadan; mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, sizi gaipten dipnot 3 haberdar edecek de değildir. Ancak Allah, rasullerinden dilediğini seçer. O halde, Allah'a ve Rasul'üne iman edin. Eğer iman edip, takvalı davranırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İyi niyetli, iyi huylu.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kötü niyetli, kötü huylu.
    3. metne dön, dipnot 3
      Gizli, görünmeyen, bilinemeyen, algılanamayan, gelecekte olacak şeyler, geleceğe dair bilgiler.

    Gültekin Onan

    Tanrı, murdar olanı, temiz olandan ayırd edinceye kadar inançlıları, sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. Tanrı sizi gayb üzerine muttali kılacak değildir. Ama Tanrı, elçilerinden dilediğini seçer. Öyleyse siz de Tanrı'ya ve elçisine inanın. Eğer inanır ve sakınırsanız sizin için büyük bir ecir vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Allah mü'minleri sizin üzerinde bulunduğunuz (şu halde) bırakacak değildir. Nihayet murdarı temizden ayıracakdır. (Bununla beraber) Allah size ğaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden kimi dilerse onu seçer (ğaybe onu muttali' kılar). Onun için siz Allaha ve peygamberlerine inanın. Eğer inanır ve (günahlardan) sakınırsanız size de çok büyük mükafat vardır.

    İbni Kesir

    Allah; mü'minleri oldukları halde bırakacak değildir. Nihayet murdarı temizden ayıracaktır. Allah, size gaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer. Bunun için siz, Allah'a ve peygamberlerine inanın. İnanır ve sakınırsanız; size çok büyük bir mükafat vardır.

    Mehmet Alagaş

    (175-179) Şeytan sizi ancak kendi dostlarıyla korkutur. (Ebu Süfyan ordu toplamış korkutması) Siz ise, eğer iman edenlerdenseniz, onlardan korkmayın benden korkun. Kafirlik konusunda yarışanlar / koşuşturanlar seni üzmesin, Onlar Allah’a bir zarar veremezler, Allah onlara ahiretten nasip / haz vermek istemiyor, onlar için kocaman bir azap vardır. İmanı bırakıp küfrün müşterisi olanlar, Allah’a herhangi bir şekilde zarar veremezler, onlar için acıtıcı bir azap vardır. Kafirler, onlara süre vermemizin kendileri için ha yırlı olduğunu hesap etmesinler, onlara süre vermemiz kesinlikle onların kötülüklerinin ziyadeleşmesi içindir , onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. Allah, olduğunuz pozisyonda siz müminleri kendi haline bırakıp terk edecek değildir, habis olan pis olandan ayrılıncaya kadar bu sürecek , Allah ilerde / gaybta ne olacağını size aşikâr edecek değil ama Resullerinden istediğini gaybe muttali kılabilir, siz Allah’a ve Resulüne güvenin / iman edin, eğer ki güvenirseniz / iman ederseniz ve de sakınırsanız, size çok büyük bir ücret / ödül vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah iman edenleri üzerinde bulunduğunuz bu halde asla bırakacak değildir, sonunda temizi pisten ayıracaktır. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O halde, Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükâfat vardır.

    Süleyman Ateş

    Allah mü'minleri, (şu) üzerinde bulunduğunuz halde bırakacak değildir, temizi pisten ayıracaktır. Ve Allah sizi gaybe vakıf kılacak değildir. Fakat Allah, elçilerinden dilediğini seçer (onu gaybe vakıf kılar). O halde Allah'a ve elçilerine inanın; eğer inanır ve (günahlardan) korunursanız sizin için büyük mükafat vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah, siz müminleri bulunduğunuz hal üzerinde bırakacak değildir. Sonunda pis olanı temiz olandan ayıracaktır. dipnot 1 Allah, gaybını /gizlisini saklısını size açacak da değildir; ama (onun bir kısmını bildirmek için) elçilerinden tercih ettiği birini seçer. dipnot 2 Öyleyse siz, Allah'a ve elçilerine inanıp güvenin. Eğer onlara inanıp güvenir de yanlışlardan sakınırsanız sizin için büyük bir ödül vardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette elçi anlamı verilen kelime 'resul'dür. Kur'an'da nebi kelimesi, Allah'tan insanlara tebliğ etmek üzere vahiy alan resul için kullanılır. Resul kelimesi ise nebi olsun olmasın, Allah'ın Kitabını insanlara kendi dillerinde ulaştırana denir (ٍİbrahim 14/4, Hicr 15/80, Nahl 16/103, Şuara 26/105, 123, 141, 160, 176). Ayetteki rasuller (رسله) Allah'ın seçtiği kişiler olduğu için onların Allah'ın kitap indirerek gaybını açtığı nebi olan resuller olduğu anlaşılmaktadır (Cin 72/26-28). Dolayısıyla bu ayet, dinde Allah'ın kitabı dışında hiçbir şeyin kaynak olamayacağının delilidir. Ahzab Suresi 33/40. ayette Muhammed aleyhisselamın son nebi olduğunun bildirilmesi de ondan sonra artık kimsenin Allah'tan insanlara tebliğ edilmek üzere vahiy alamayacağını gösterir. Buna rağmen kendisine vahiy geldiğini söyleyenler olacaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah müminleri, bu halde dipnot 1 bırakmaz, zamanla temizi pisten ayırır. Allah gizli bilgilerini de sizinle paylaşmaz. Onun için uygun gördüğü bir elçi seçer dipnot 2 . Siz, Allah'a ve elçilerine inanıp güvenin. Eğer inanıp güvenir ve kendinizi korursanız büyük bir ödülü hak edersiniz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Arap edebiyatındaki iltifat sanatı bizde olmadığından mealde bu sanat yok sayılmıştır. (Bkz. Bakara 2/49'un dipnotu)
    2. metne dön, dipnot 2
      "Allah, bir insanla ilham yoluyla, perde arkasından veya tercih ettiği şeyi kendi izniyle içine fısıldasın diye elçi gönderme dışında bir yolla konuşmaz. Yüce olan ve doğru kararlar veren O'dur." (Şura 42/51)

    Şaban Britch

    Allah, müminleri içinde bulunulan (Mümin ile münafık kimsenin ortaya çıkarılmadığı) bu durumda bırakacak değildir; (işin) sonunda temizi pis olandan ayıracaktır. Size gaybı da bildirecek değildir. Fakat, Allah, peygamberlerden dilediğini seçer. Allah’a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve takvaya bürünürseniz, size büyük bir mükâfat vardır.

    Şaban Piriş

    Allah, iyiyi kötüden ayırmak için müminleri sizin üzerinizde bulunduğunuz bu durumda bırakmayacaktır. Size gaybı da bildirecek değildir. Fakat, Allah, peygamberlerden dilediğini seçer. Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız size büyük bir mükafat vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, müminleri şu üzerinde bulunduğunuz halde bırakmayacaktır. Sonuçta pisi temizden ayıracaktır. Allah sizi gaybı bilir duruma da getirmeyecektir. Şu var ki Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde Allah'a ve resullerine inanın. Eğer inanır, korunursanız sizin için büyük bir ödül vardır.

  5. Âl-i İmrân suresi, 180. ayet — bütün mealleriyle aç

    Âl-i İmrân suresi, 180. ayet. وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَبْخَلُونَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ هُوَ خَيْرًا لَّهُم بَلْ هُوَ شَرٌّ لَّهُمْ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا۟ بِهِۦ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَلِلَّهِ مِيرَٰثُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    Diyanet İşleri

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın, lütfundan kendilerine verdikleriyle ilgili olarak (infakta) cimrilik gösterenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar; aksine bu, onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey de kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. dipnot 1 (Oysa) göklerin ve yerin mirası yalnızca Allah'a aittir. dipnot 2 Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu mesaj Tevbe 9:34-35. ayetlerle okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Hadîd 57:10.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah'ın lutfundan kendilerine verdiklerinde cimrilik yapanlar, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar! Aksine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik yaptıkları şeyler kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Zira göklerin ve yeryüzünün mirası tamamıyla Allah'a aittir. Ve Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Muhammed Esed

    Onlar, -Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiklerine cimrice sarılanlar- bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar: Aksine, bu onlar için kötüdür. (Bu kadar) cimrice sarıldıkları şey, Kıyamet Günü boyunlarına asılacaktır: Zira, göklerin ve yerin mirası (yalnız) Allah'a aittir: Ve Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Ahmed Hulusi

    Allah'ın kendi hakikatleri olan Esma kuvvesi ile fazlından verdiklerinde cimrilik edenler, sanmasınlar ki bu haklarında hayırlı olan bir şeydir. Bilakis şerrdir! Cimrilik ettikleri şey kıyamet sürecinde boyunlarında asılı olacaktır! Semalar ve arzın mirası (Esma kuvvelerinden sürekli oluşan her şey) Allah'ındır. Allah yapmakta olduklarınızdan (onları yaratan olarak) Habiyr'dir.

    Ali Bulaç

    Allah'ın, bol ihsanından kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır; bu, onlar için şerdir; kıyamet günü, cimrilik ettikleriyle tasmalandırılacaklardır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'ın fazlından kendilerine verdiği nimetten (Allah yolunda sarf etmeyip) cimrilik edenler, bu (nimet bolluğu)nun, kendileri için hayır olduğunu sanmasınlar. Aksine bu, onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri o şey, Kıyâmet Günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdârdır.

    Ali Rıza Safa

    Allah'ın, Kendi lütfundan onlara verdiği şeylerde cimrilik yapanlar, kendileri için bunun iyi olduğunu sanmasınlar. Hayır, onlar için kötü olmuştur. Cimrilik yaptıkları şey, Yeniden Yaratılış Günü'nde, boyunlarına asılacaktır. Göklerin ve yeryüzünün varlıkları, Allah'ın malıdır. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiklerini infak etmekte cimrilik gösterenler sanmasınlar ki o, kendileri için hayırdır; tersine bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın lütfundan kendilerine bağışladığı nimetlerde cimrilik edenler onu kendileri için hayırlı sanmasın. Aksine, o kendileri için zararlıdır. Toplayıp biriktirdikleri, Diriliş Günü boyunlarına dolanacak. Göklerin ve yerin mirası ALLAH'ındır. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'ın lütfundan kendilerine bağışladığı nimetlerde cimrilik edenler onu kendileri için hayırlı sanmasın. Aksine, o kendileri için zararlıdır. Toplayıp biriktirdikleri, Diriliş Günü boyunlarına dolanacak. Göklerin ve yerin mirası ALLAH'ındır. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'ın bol nimetinden kendilerine verdiği şeye cimrilik edenler sakın onu kendilerine hayırlı sanmasınlar. Hayır, o, onlar için bir şerdir. Kıyamet gününde o kıskandıkları mal, boyunlarına tomruk edilecek. Kaldı ki, göklerin ve yerin mirası hep Allah'ındır ve Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allahın fazlından kendilerine bahşettiği şey'e bahillik edenler sakın onu kendilerine hayırlı sanmasınlar hayır o, onlar için bir şerdir, yarın kıyamet günü o kıskandıkları mal boyunlarına tomruk edilecek kaldı ki göklerin ve yerin mirası hep Allahın ve Allah her ne yaparsanız haberdardır

    Erhan Aktaş

    Allah'ın, lütuf olarak verdiği şeylerden cimrilik eden kimseler, bu tutumlarının kendi yararına olacağını sanmasınlar. Bu, onlar için sadece bir kötülüktür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal, Kıyamet Günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yeryüzünün mirası yalnızca Allah'a aittir. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah'ın, lütuf olarak verdiği şeylerden cimrilik eden kimseler, bu tutumlarının kendi yararına olacağını sanmasınlar. Bu, onlar için sadece bir kötülüktür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal, Kıyamet Günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yeryüzünün mirası yalnızca Allah'a aittir. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah'ın, lütuf olarak verdiği şeylerden cimrilik eden kimseler, bu tutumlarının kendi yararına olacağını sanmasınlar. Bu, onlar için sadece bir kötülüktür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal, Kıyamet Gün'ü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yeryüzünün mirası yalnızca Allah'a aittir. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Gültekin Onan

    Tanrı'nın, bol ihsanından kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır; bu, onlar için şerdir; kıyamet günü, cimrilik ettikleriyle tasmalandırılacaklardır. Göklerin ve yerin mirası Tanrı'nındır. Tanrı yaptıklarınızdan haberi olandır.

    Hasan Basri Çantay

    Allahın fazl (-u kereminden) kendilerine verdiğini (sarf-u infakda) cimrilik edenler zinhar bunun, kendileri için bir hayır olduğunu sanmasın (lar). Bilakis bu, onlar için bir serdir. Onların cimrilik etdikleri şey kıyaamet günü boyunlarına dolanacakdır. Göklerin ve yerin mirası Allahındır. Allah ne yaparsanız (hepsinden) hakkıyle haberdardır.

    İbni Kesir

    Allah'ın fazl-ı kereminden verdiği şeylerde cimrilik edenler; bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Bilakis bu, onlar için şerlidir. Cimrilik ettikleri şey; kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Ve Allah, işlediğiniz şeylerden haberdardır.

    Mehmet Alagaş

    (180-186) Allah’ın haznesinden / fazlından verilenleri cimrilik ederek vermeyeneler hesap etmesinler ki böyle yapmak onlar için hayırdır, bilakis onlar için fenadır / şerdir, cimrilik ettikleri ne varsa kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır , semaların ve arzın mirası Allah’a aittir, Allah’ın yaptıklarınızdan haberi vardır. Kesin olan şu ki Allah şu sözü işitti, dediler ki “Allah fakirdir biz zenginiz” bu dediklerini kaydediyoruz, haksız yere Resul öldürmelerini de kaydediyoruz ve diyoruz ki “yakıcı azabı tadın” bu size, ellerinizle takdim ettiklerinizden dolayıdır. Allah, kullarına, kesinlikle zulmedici değildir. O kimseler “Allah bize, ateşin yediği bir kurban getirinceye kadar Resule inanmayın diye söz verdi / ahdetti dediler (Biz bu sözü bekleyeceğiz ve bu olay olmadan gelen resule inanmayacağız) De ki benden önce de sizlere açık mucizelerle Resuller geldi ve bu dediklerinizi getirdi , eğer doğru sözlüyseniz söyleyin, niçin onlar katlettiniz? Eğer seni yalanlarlarsa (Yok öyle bir şey Resul falan öldürmedik derlerse) onlar senden önce de açık mucizelerle gelen Resulleri, sayfaları / zeburi ve aydın /nurlu kitabı da yalanladılar . Her nefis ölümü tadacaktır , kıyamet günü ecirleriniz tamı tamına ödenecektir , kim ateşten uzaklaştırılmışsa ve cennete girmişse işte o kurtulmuştur , dünya hayatı aldanmayla tüketilendir. Mallarınızla ve kendilerinizle sınanacaksınız önceki kitap verilenlerden ve müşriklerden çok eziyetli şeyler işiteceksiniz, eğer ki sabrederseniz ve sakınırsanız, bu da (sabredebilmek te) kesinlikle büyük işlerden biridir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

    Süleyman Ateş

    Allah'ın kereminden kendilerine verdiğine cimrilik edenler, onu kendileri için hayırlı sanmasınlar. Hayır, o, kendileri için şerlidir. Cimrilik ettikleri şeyler, kıyamet günü boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır (bütün mülk O'na aittir ve O'na kalacaktır). Allah yaptıklarınızı haber alandır.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği şeylerde cimrilik edenler (infak etmeyenler), bunun kendileri için iyi bir şey olduğunu sanmasınlar! Aksine bu, onlar için kötüdür. Cimrilik ettikleri şeyler kıyamet /mezardan kalkış günü boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin bütün mirası (gerçek sahipliği) Allah'a aittir. Allah yaptıklarınızın iç yüzünden haberdardır. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ın ikram olarak verdiği şeylerde cimrilik edenler, onun kendileri için hayırlı olacağını sanmasınlar. Hayır, bu onların aleyhine olur ve cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanır. Gökler ve yerdeki her şey Allah'a kalacaktır. Yaptıklarınızın iç yüzünü bilen Allah'tır.

    Şaban Britch

    Allah’ın kendilerine fazlından verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Kıyamet günü cimrilik ettikleri şeyler boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Şaban Piriş

    Allah'ın kendilerine fazlından verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar, aksine bu onlar için şerdir. Kıyamet günü cimrilik ettikleri şeyler boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği şeyde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Tam aksine bu onlar için bir şerdir. O cimrilik konusu yaptıkları şey, kıyamet günü bir tasma gibi boyunlarına dolandırılacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.