Ankebût suresi

Ankebût suresi, 54. ayet

Ankebût suresi, 54. ayet. يَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمُحِيطَةٌۢ بِٱلْكَٰفِرِينَ

yesta`cilûneke bil`aẕâb. veinne cehenneme lemüḥîṭatüm bilkâfirîn.

Diyanet İşleri

(54-55) Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kafirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları mutlaka kuşatmış olacaktır. Allah, onlara, "Yapmakta olduklarınızın cezasını tadın" diyecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 51–57 · surenin 54. ayeti / 69
  1. Ankebût 51

    Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır.

  2. Ankebût 52

    De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler var ya; işte onlar asıl ziyana uğrayanlardır."

  3. Ankebût 53

    Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. (Hikmet gereği) belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlaka gelirdi. Onlar farkında değillerken kendilerine ansızın elbette gelecektir.

  4. 54–55

    (54-55) Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kafirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları mutlaka kuşatmış olacaktır. Allah, onlara, "Yapmakta olduklarınızın cezasını tadın" diyecektir.

  5. Ankebût 56

    Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O halde, ancak bana kulluk edin.

  6. Ankebût 57

    Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

54. Eğer onlara dünyada azap gelmezse hiç şüphesiz önlerinde onları bekleyen uhrevî bir azap vardır. Onlardan hiç kimse de bu azaptan kurtulamayacaktır. İster ona bu dünya azabı hemen verilmiş olsun, ister mühlet verilmiş olsun fark etmez, “cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.” Onlar, oradan ayrılıp başka bir yere gidemeyeceklerdir. Dört bir yandan cehennem onları kuşatmış olacaktır. Tıpkı büyük-küçük günahlarının, küfürlerinin kendilerini çepeçevre kuşatmış olduğu gibi. İşte en çetin azap da bu azaptır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara söz verdiğin azabın biran önce gelmesi için acele ediyorlar. Şüphesiz ki Allah'ın kâfirlere vadettiği cehennem onları kuşatacaktır. O'nun azabından kaçıp kurtulmaya güçleri yetmez.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَسْتَعْجِلُونَكَ yestea'ciluneke senden çabucak istiyorlar kök: عجل
  2. بِٱلْعَذَابِ bil-azabi azabı kök: عذب
  3. وَإِنَّ ve inne ve şüphesiz
  4. جَهَنَّمَ cehenneme cehennem
  5. لَمُحِيطَةٌۢ lemuhitatun kuşatmış iken kök: حوط
  6. بِٱلْكَـٰفِرِينَ bil-kafirine inkarcıları kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حوط (28 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: حوط (28 geçiş)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: حوط (28 geçiş)

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Andolsun, Musa size açık mucizeler getirmişti de, arkasından sizler nefislerinize zulüm ederek buzağıyı ilah edinmiştiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Evet) senden azabı acele (getirmeni) istiyorlar. Şüphesiz ki cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatıcıdır.

Mustafa İslamoğlu

Onlar sana (meydan okuyarak) azabı çabuklaştırmanı istiyorlar; ama iyi bilsinler ki cehennem, inkara saplananları elbette çepeçevre kuşatacak;

Muhammed Esed

Onlar (Allah'ın) azabını çabuklaştırman için sana meydan okuyorlar: halbuki cehennem, hakikati inkar edenlerin tümünü kuşatacaktır;

Ahmed Hulusi

Azaplarını (ölümü) senden acele istiyorlar. . . Muhakkak ki Cehennem (el an) hakikat bilgisini inkar edenleri ihata etmiştir!

Ali Bulaç

Azab konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Oysa cehennem, o inkar edenleri gerçekten kuşatıp durmaktadır.

Ali Özek ve heyeti

(Evet) senden azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Hiç şüpheleri olmasın, cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.

Ali Rıza Safa

Cezayı, ivedi olarak senden istiyorlar. Aslında, nankörlük edenleri, kesinlikle cehennem kuşatmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Senden, azabı çabucak getirmeni istiyorlar. Hiç şüpheleri olmasın, cehennem, kafirleri çepeçevre kuşatacaktır.

Edip Yüksel

Sana azabı getirmen için meydan okuyorlar. Halbuki cehennem kafirleri kuşatmış bile.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sana azabı getirmen için meydan okuyorlar. Halbuki cehennem kafirleri kuşatmış bile.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Senden acele azap istiyorlar, oysa cehennem kafirleri kuşatıp duruyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Senden acele azab istiyorlar, halbuki Cehennem kafirleri kuşatıp duruyor

Erhan Aktaş

Senden azabı hemen getirmeni istiyorlar. Oysaki Cehennem kesinlikle Kafirleri dipnot 1 çepeçevre kuşatacaktır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 21:30. ayetin 1. dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Senden azabı hemen getirmeni istiyorlar. Oysaki Cehennem kesinlikle Kafirleri dipnot 1 çepeçevre kuşatacaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir, gerçeğin üzerini örten, inançsız, inanmayan, güvenmeyen, kabul etmeyen, nankör kimse. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın, emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Senden azabı hemen getirmeni istiyorlar. Oysaki Cehennem kesinlikle gerçeği yalanlayan nankörleri çepeçevre kuşatacaktır.

Gültekin Onan

Azab konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Oysa cehennem, o kafirleri gerçekten kuşatıp durmaktadır.

Hasan Basri Çantay

(Evet) senden azabı çarçabuk (getirmeni) istiyorlar. Halbuki hakıykatde cehennem o kafirleri kuşatıb durmakdadır (da haberleri yok).

İbni Kesir

Senden azabı çarçabuk istiyorlar. Doğrusu cehennem kafirleri kuşatıp durmaktadır.

Mehmet Alagaş

(53-55) Senden azabı çabuk istiyorlar/ acele istiyorlar (bir an önce azabı getir) eğer belirli bir süresi olmasa onlara azap kesin gelmişti. Onlara bilincinde olmadıklarında / şuurunda olmadıklarında aniden kesinlikle gelecektir (bizim bildiğimiz onların bilmediği bir zamanda) senden azabı acele istiyorlar, cehennem kesinlikle kafirleri kuşatmıştır / çevrelemiştir. O gün azap onları üstlerinden ve ayaklarının altlarından kaplar, onlara yaptıklarınızdan dolayı tadın denir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Senden azabın acele gelmesini istiyorlar. Oysa, Cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.

Süleyman Ateş

Cehennem o nankörleri kuşatmış iken, onlar hala senden azabı çabuk istiyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. (Bilsinler ki) Cehennem kafirleri zaten kuşatacaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senden azabı çabuklaştırmanı istiyorlar ha! Cehennem, nasıl olsa o kafirleri saracak.

Şaban Britch

Senden azabın acele gelmesini istiyorlar. Oysa, Cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır.

Şaban Piriş

Senden azabın acele gelmesini istiyorlar. Oysa, cehennem kafirleri çepeçevre kuşatacaktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Azabı senden acele istiyorlar. Oysa cehennem, o küfre sapanları çepeçevre kuşatmış bulunuyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They challenge you to hasten on the retributive punishment and they do not realize that Hell besets the infidels who deny Allah on all sides.

Abdul Haleem

They challenge you to hasten the punishment: Hell will encompass all those who deny the truth,

Abdullah Yusuf Ali

They ask thee to hasten on the Punishment: but, of a surety, Hell will encompass the Rejecters of Faith!-

Abul A'la Maududi

They ask you to hasten the chastisement upon them although Hell encompasses the unbelievers.

Aisha Bewley

They ask you to hasten the punishment but Hell already encircles the kafirun.

Al-Hilali & Khan

They ask you to hasten on the torment. And verily, Hell, of a surety, will encompass the disbelievers.

Ali Quli Qarai

They ask you to hasten the punishment, and indeed hell will besiege the faithless

Amatul Rahman Omar

They still demand you to precipitate (their) punishment, while Gehenna will most surely spell the end of these disbelievers.

Arthur John Arberry

They demand of thee to hasten the chastisement! Lo, Gehenna encompasses the unbelievers.

Bijan Moeinian

The disbelievers challenge you to accelerate their punishment; they do not know that the Hell has already encircle them.

E. Henry Palmer

They will wish thee to hurry on the torment, but, verily, hell encompasses the misbelievers!

Edip-Layth

They hasten you for the retribution; while hell surrounds the ingrates.

George Sale

They urge thee to bring down vengeance swiftly upon them: But hell shall surely encompass the unbelievers.

Hamid S. Aziz

They will wish you to hasten on the doom (punishment); but were it not that a term had been appointed, the doom would have come upon them ere now. And verily it will come upon them suddenly when they perceive not.

Mahmoud Ghali

They ask you to hasten the torment, and surely Hell will indeed be encompassing the disbelievers.

Marmaduke Pickthall

They bid thee hasten on the doom, when lo! hell verily will encompass the disbelievers

Mohamed Ahmed - Samira

They want you to hasten the punishment: Hell will indeed surround the unbelievers.

Muhammad Asad

They challenge thee to hasten the coming upon them of [God’s] chastisement: but, verily, hell is bound to encompass all who deny the truth –

Mustafa Khattab

They urge you to hasten the punishment. And Hell will certainly encompass the disbelievers

Progressive Muslims

They hasten you for the retribution; while Hell surrounds the rejecters.

Rashad Khalifa

They challenge you to bring retribution! Hell already surrounds the disbelievers.

Sahih International

They urge you to hasten the punishment. And indeed, Hell will be encompassing of the disbelievers

Sam Gerrans

They ask thee to hasten the punishment! And Gehenna will encompass the false claimers of guidance

Shabbir Ahmed

They keep asking you to hasten the requital, but verily, Hell surrounds the rejecters of the Truth every moment of their lives. ((79:36), (82:16). And every action is getting instantly imprinted on each "Self").

Syed Vickar Ahamed

They ask you to hurry the (severe) punishment: But surely, Hell as the surety will hold (all) the rejecters of Faith!

Taqi Usmani

They ask you to bring the punishment soon, while the Jahannam is surely going to engulf the disbelievers

The Monotheist Group

They hasten you for the retribution; while Hell surrounds the rejecters.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 54. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 54. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 54. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩