Ankebût suresi

Ankebût suresi, 51. ayet

Ankebût suresi, 51. ayet. أَوَلَمْ يَكْفِهِمْ أَنَّآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرَىٰ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

evelem yekfihim ennâ enzelnâ `aleyke-lkitâbe yütlâ `aleyhim. inne fî ẕâlike leraḥmetev veẕikrâ liḳavmiy yü'minûn.

Diyanet İşleri

Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 48–54 · surenin 51. ayeti / 69
  1. Ankebût 48

    Sen şu Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuyor ve onu sağ elinle yazmıyordun. (Okuyup yazsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar, şüpheye düşerlerdi.

  2. Ankebût 49

    Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.

  3. Ankebût 50

    Dediler ki: "Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!" De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

  4. 51

    Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır.

  5. Ankebût 52

    De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler var ya; işte onlar asıl ziyana uğrayanlardır."

  6. Ankebût 53

    Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. (Hikmet gereği) belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlaka gelirdi. Onlar farkında değillerken kendilerine ansızın elbette gelecektir.

  7. Ankebût 54

    (54-55) Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kafirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları mutlaka kuşatmış olacaktır. Allah, onlara, "Yapmakta olduklarınızın cezasını tadın" diyecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

51. “Sana kendilerine okunmakta olan bu Kitabı indirmemiz” senin de getirdiklerinin de doğruluğunu bilmeleri için “onlara yetmez mi?” Bu, pek çok apaçık belgeyi ve göz kamaştırıcı delili bir arada ihtiva eden, son derece özlü bir ifadedir. Önceden de açıklandığı üzere Peygamberin ümmî olmakla birlikte böyle bir Kitabı getirmesi dahi onun doğruluğunun en büyük belgeleri arasındadır. Diğer taraftan onlara bu Kitabın benzerini ortaya koyma konusunda meydan okuması ve onların da bu hususta acze düşmeleri de bir başka delildir. Bu Kitabın üstün gelmesi, açıktan açığa onlara galip gelerek karşılarında okunması, “Bu, Allah tarafından gelmiştir” denmesi, Rasûlün de bu Kitabı yardımcılarının az, buna karşılık muhalif ve düşmanlarının çok olduğu bir zamanda dahi açıkça ortaya koyup gizlememiş olması, bu konuda azmini sürekli diri tutması hatta herkesin önünde bunu ilan etmesi, şehirde ikamet edenin de çölde yaşayanın da huzurunda: “Bu, Rabbimin kelamıdır. Bu Kitab’ın benzerini ortaya koymaya kim güç yetirebilir? Yahut kim bununla yarışacak söz söyleyebilir veya onunla boy ölçüşecek söz ortaya koymaya kalkışabilir?” diye ilan etmesi... işte bunların her birisi başlı başına birer delildir.

Yine bu kitabın, geçmişlerin kıssalarından ve haberlerinden anlatması, geçmişe ve geleceğe ait gaybe dair haberler vermesi ve bütün bunların doğru ve vakıaya uygun olması bir başka delildir. Bir diğer açıdan bu Kitap kendisinden önceki kitaplar üzerinde hakim konumundadır. O kitaptaki doğru şeylerin doğruluğunu bildirmekte, bu kitaplarda yapılan değişiklikleri ve tahrifatı da reddetmektedir. Bu Kitap emir ve yasaklarında, doğruya iletmektedir. Onun emrettiği herhangi bir şey hakkında akıl hiçbir zaman “Keşke böyle bir emir vermeseydi” demez. Neyi yasaklamışsa da akıl “Keşke bunu yasaklamamış olsaydı” demez. Aksine bu Kitap adalete ve hakkaniyete uygundur. Basiret ve akıl sahibi kimselerin aklına uygun düşen hikmetler içermektedir. Bu Kitabın irşadları, doğruya iletmesi ve hükümleri, her duruma ve her zamana uygundur; öyle ki her zaman ve mekanda işleri ıslah edip düzene koyabilecek, sadece odur. İşte hakkı tasdik etmek isteyen, hakkı bulmak için çalışan kimselere bütün bunlar delil olarak yeter. Kur’ân’ı yeterli görmeyene Allah hiçbir şeyi yeterli kılmasın! Kur’ân ile şifa bulmayana da Allah şifa vermesin!

Kim Kur’ân-ı Kerîm ile hidâyet bulur, onunla yetinirse hiç şüphesiz bu, onun için bir rahmet ve bir hayırdır. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Şüphe yok ki onda iman eden bir toplum için rahmet ve öğüt vardır.” Çünkü bu Kitap sayesinde onlar pek çok ilim ve bol hayırlar elde ederler, kalpleri ve ruhları arınır, inançları tertemiz olur, ahlâkları kemâle erer, ilâhi bağış ve ihsanlara, Rabbanî sırlara nail olurlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Şüphesiz ki kendilerine okunmakta olan Kur'an'ı sana indirdik. Ayetler hakkında öneride bulunanlara bu yeterli olmadı mı? Onlara indirilen bu Kur'an'da iman eden bir toplum için rahmet ve öğüt vardır. İşte bunlar onda (Kur'an'da) olandan istifade ederler. Onlara inen onların öneride bulunduklarından daha hayırlıdır. Geçmiş resullere inenin benzeridir.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوَلَمْ evelem
  2. يَكْفِهِمْ yekfihim onlara yetmedi mi? kök: كفي
  3. أَنَّآ enna -ki biz
  4. أَنزَلْنَا enzelna indirdik kök: نزل
  5. عَلَيْكَ aleyke sana
  6. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı kök: كتب
  7. يُتْلَىٰ yutla okunan kök: تلو
  8. عَلَيْهِمْ ۚ aleyhim kendilerine
  9. إِنَّ inne şüphesiz
  10. فِى fi vardır
  11. ذَٰلِكَ zalike bunda
  12. لَرَحْمَةًۭ lerahmeten bir rahmet kök: رحم
  13. وَذِكْرَىٰ ve zikra ve öğüt kök: ذكر
  14. لِقَوْمٍۢ likavmin bir toplum için kök: قوم
  15. يُؤْمِنُونَ yu'minune inanan kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş)

    Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş)

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine tilavet edilmekte (okunup aktarılmakta) olan Kitabı (Kur'an'ı) sana indirmemiz onlara yetmedi mi? dipnot 1 Elbette iman eden bir toplum için onda rahmet ve (gerçeğin) hatırla(t)ması vardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle Kur'an dışı mucize beklentileri, mucize kabulleri ve iddialarının geçersizliğini göstermektedir. Bkz. İsrâ 17:59; Kamer 54:2. Kur'an, başka deliller veya mucizeler getirme taleplerinin hepsini gereksiz kılacak değerde ve özelliktedir. Eğer birilerine delil veya mucize olarak Kur'an yetmiyorsa ona hiçbir şey fayda vermez. Bilindiği gibi her peygamberin kendi hayatında ve kendi çağdaş ümmetleri için geçerli olan birer mucizesi olagelmiştir. Ancak o peygamberler vefat edince mucizeleri de geçerliliğini yitirmiştir. Buna karşılık Hz. Muhammed'e verilen Kur'an mucizesi ebedidir ve meydan okuyucu yapısıyla fertleri ve toplumları dönüştürücü işlevi Son Saat'e kadar devam edecektir.

Mustafa İslamoğlu

Ne yani! Şimdi bu ilahı kelamı, kendilerine iletmen için sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Elbet bunda, inanancak bir toplum için tarifsiz bir rahmet ve ilahi bir uyarı zaten vardır.

Muhammed Esed

Hayret! Bu ilahi kelamı, kendilerine iletmen için sana göndermiş olmamız onlara yetmez mi? Kuşkusuz onda rahmet(imizin tezahürü) ve iman edecek kimseler için bir uyarı vardır.

Ahmed Hulusi

Kendilerine bildirilen O BİLGİ'yi sana inzal etmiş olmamız, onlara yeterli gelmedi mi? Muhakkak ki bunda iman eden topluma elbette bir rahmet ve öğüt vardır.

Ali Bulaç

Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz, bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.

Ali Özek ve heyeti

Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmemiş mi? Elbette iman eden bir kavim için onda rahmet ve bir ibret (ve öğüt) vardır.

Ali Rıza Safa

Kendilerine okunan Kitap'ı, sana indirmiş olmamız, onlara yetmedi mi? Aslında, işte bunda, inanan bir toplum için kesinlikle bir rahmet ve bir öğreti vardır. dipnot 331

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 331
    Muhammed peygamberin tek mucizesinin Kur'an'ın ona indirilmesi olduğu ve başka bir mucize beklenmemesi bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine okuduğun kitabı sana indirmiş olmamız onlara mucize olarak yetmedi mi? Çünkü bunda, inanacak bir toplum için kesinlikle rahmet ve öğüt vardır.

Edip Yüksel

Bu kitabı sana indirmiş olmamız ve kendilerine okunması onlara yetmez mi? Bunda gerçeği onaylayan bir toplum için bir rahmet ve öğüt vardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bu kitabı sana indirmiş olmamız ve kendilerine okunması onlara yetmez mi? Bunda inanan bir toplum için bir rahmet ve öğüt vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Karşılarında okunup duran Kitab'ı sana indirmemiz yetmedi mi onlara? Şüphesiz bunda iman edecek bir kavim için elbette bir rahmet ve ilahi bir ihtar vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yetişmedi mi daha onlara ki sana kitab indirdik, karşılarında okunup duruyor? Şübhesiz ki onda iyman edecek bir kavm için muhakkak bir rahmet ve ilahi bir ıhtar var

Gültekin Onan

Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz, bunda inanan bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.

Hasan Basri Çantay

Sana indirdiğimiz o kitab — ki (müstemirren) karşılarında okunub duruyor — onlara kafi gelmedi mi? Onda iman edecek bir kavm için elbette (büyük) bir rahmet (ve ni'met) ve bir öğüt var.

İbni Kesir

Kendilerine okunan bu kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda inanan bir kavim için rahmet ve öğüt vardır.

Mehmet Alagaş

(46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kendilerine okunmakta olan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yeterli değil mi? Çünkü onda iman eden bir toplum için rahmet ve öğüt vardır.

Süleyman Ateş

Kendilerine okunan Kitabı sana indirmemiz, onlara yetmedi mi? Şüphesiz inanan bir toplum için bunda bir rahmet ve öğüt vardır.

Süleymaniye Vakfı

Kendilerine bağlantılarıyla birlikte okunan bu kitabı sana indirmiş olmamız (mucize olarak) onlara yetmiyor mu dipnot 1 ? Bu kitapta, inanıp güvenen bir topluluk için kesinlikle bir ikram ve akılda tutmaları gereken bilgi vardır dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nisa 4/82, Ra'd 13/43, Nahl 16/64, Şuara 26/192-200. Nebimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Her nebiye mutlaka insanların inanmakta oldukları şeyler cinsinden bir mucize verilmiştir. Bana verilen mucize ise vahiydir /Kur'an'dır, bunu bana Allah vahyetmiştir. Bundan dolayı kıyamet günü, takipçisi en çok olan nebinin ben olacağımı ümit ediyorum." (Buhari, Fezailu'l-Kur'an 1, İ'tisam 1; Müslim, İman 239, (152) Muhammed aleyhisselamın mucizesi Kur­'an-ı Ke­rim'dir. Kur'an ile tanışan herkes onu ge­tirenin elçi olması gerektiğini anlar. Çünkü o, in­sanın yazabile­ceği bir kitap değildir. Bu, tıpkı İsa aleyhissela­mın Allah'ın izniyle ölü­leri diriltmesi, kuş heykeli yapıp Allah'ın izniyle üfü­rünce canlı hale gelmesi; Salih aley­hisse­lamın devesi gibi hiç bir insanın benzerini yapamayacağı bir muci­zedir. Ama o kuş uçup gider, dirilen kişi tekrar ölür ve deve kesilirse bunlar ondan sonra ge­lenler için mucize olma özelliğini yitirmiş olur. Kur'an-ı Kerim'in mucizeliği ise süreklidir. Onu dün­ya­nın neresinde, kim ne zaman okur ve manasını anlarsa onun bir mucize olduğunu ve onu geti­ren kişinin Allah'ın elçisi ol­ması gerek­tiğini kavrar. Al­lah Teala Kur'an'ı koru­mayı bizzat üst­lendiği için onun mucizeliği kıya­mete kadar devam edecektir. Kur'an var oldukça Muhammed aleyhisselamın Allah'ın elçisi olduğuna inanma mecburi­yeti de var olacak ve yeni bir elçiye ihtiyaç kal­mayacaktır.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Anlaşılır bir şekilde okunan bu Kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? İnanan bir topluluk için bu bir ikram ve doğru bilgidir.

Şaban Britch

Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmiş olmamız, onlara yeterli değil mi? Çünkü onda iman eden bir toplum için rahmet ve öğüt vardır.

Şaban Piriş

Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız, onlara yetmez mi? Çünkü onda inanacak bir toplum için rahmet ve öğüt vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do they -the infidels- not consider it enough that We have sent down to you -O Muhammad- the Book -the Quran- to recite to them the truth that guides into all truth! This by itself evokes reminiscence of Allah's mercy and blessings and a reminder to a people who acknowledge His system of faith and worship.

Abdul Haleem

Do they not think it is enough that We have sent down to you the Scripture that is recited to them? There is a mercy in this and a lesson for believing people.

Abdullah Yusuf Ali

And is it not enough for them that we have sent down to thee the Book which is rehearsed to them? Verily, in it is Mercy and a Reminder to those who believe.

Abul A'la Maududi

Does it not suffice for them (as a Sign) that We revealed to you the Book that is recited to them? dipnot 1 Surely there is mercy and good counsel in it for those who believe. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "A Book like the Quran has been sent down to you in spite of your being unlettered. Is it not by itself a great miracle which should convince the people of your Prophethood? Do they yet need another miracle after this? The other miracles were the miracles for those who witnessed them. But this miracle is ever present in front of them. It is being recited before them almost daily; they can witness it as and when they like." Even after such an assertion and argument by the Quran the audacity of those who try to prove that the Prophet (peace be upon him) was literate is astonishing. The fact, however, is that the Quran here has presented in clear terms the Prophet’s (peace be upon him) being illiterate as a strong proof of his prophethood. The traditions which lend support to the claim that the Prophet (peace be upon him) could read and write, or had learned reading and writing later in life, stand rejected at first glance, for no tradition opposed to the Quran can be acceptable. Then these traditions in themselves are too weak to become the basis for an argument. One of these is a tradition from Bukhari that when the peace treaty of Hudaibiya was being written down, the representative of the disbelievers of Makkah objected to the word Rasul-Allah being added to the name of the Prophet (peace be upon him). At this the Prophet ordered the writer (Ali, may Allah be pleased with him) to cross out the word Rasul-Allah and write Muhammad bin Abdullah instead. Ali refused to cross out Rasul-Allah. Then the Prophet (peace be upon him) took it in his own hand, struck out the word himself and wrote Muhammad bin Abdullah.
  2. metne dön, dipnot 2
    But this tradition from Bara bin Azib appears at four places in Bukhari and at two places in Muslim and everywhere in different words:

Aisha Bewley

Is it not enough for them that We have sent down to you the Book which is recited to them? There is certainly a mercy and reminder in that for people who have iman.

Al-Hilali & Khan

Is it not sufficient for them that We have sent down to you the Book (the Qur’ân) which is recited to them? Verily, herein is mercy and a reminder (or an admonition) for a people who believe[1].

Ali Quli Qarai

Does it not suffice them that We have sent down to you the Book which is recited to them? There is indeed a mercy and admonition in that for a people who have faith.

Amatul Rahman Omar

Well, is this (sign of mercy) not enough for them that We have revealed to you this perfect Book which is recited to them. As a matter of fact it comprises mercy (and blessings) and is a means to rise to eminence for the people who would believe.

Arthur John Arberry

What, is it not sufficient for them that We have sent down upon thee the Book that is recited to them? Surely in that is a mercy, and a reminder to a people who believe.

Bijan Moeinian

Is this book (which I have revealed to you and you recite it to them) not enough of a miracle? In this Qur’an [which is the biggest miracle], those who believe will find the mercy of the Lord and [the most valuable] admonitions.

E. Henry Palmer

Is it not enough for them that we have sent down to thee the Book which thou dost recite to them? verily, in that is a mercy and a reminder to a people who believe.

Edip-Layth

Is it not enough for them that We have sent down to you the book, being recited to them? In that is a mercy and a reminder for people who acknowledge.

George Sale

Is it not sufficient for them that We have sent down unto thee the book of the Koran, to be read unto them? Verily herein is a mercy, and an admonition unto people who believe.

Hamid S. Aziz

And still they say, "Why have not signs been sent down upon him from his Lord. " Say, "Verily, signs are with Allah only, and I am but a plain Warner."

Mahmoud Ghali

And does it not suffice them that We have sent down upon you the Book (that is) recited to them? Surely in that is indeed a mercy and reminding to a people who believe.

Marmaduke Pickthall

Is it not enough for them that We have sent down unto thee the Scripture which is read unto them? Lo! herein verily is mercy, and a reminder for folk who believe.

Mohamed Ahmed - Samira

Is it not sufficient for them that We have revealed the Book to you which is read out to them? It is indeed a grace and reminder for people who believe.

Muhammad Asad

Why - is it not enough for them that We have bestowed this divine writ on thee from on high, to be conveyed [by thee] to them? For, verily, in it is [manifested Our] grace, and a reminder to people who will believe.

Mustafa Khattab

Is it not enough for them that We have sent down to you the Book, ˹which is˺ recited to them. Surely in this ˹Quran˺ is a mercy and reminder for people who believe.

Progressive Muslims

Is it not enough for them that We have sent down to you the Scripture, being recited to them In that is a mercy and a reminder for people who believe.

Rashad Khalifa

Is it not enough of a miracle that we sent down to you this book, being recited to them? This is indeed a mercy and a reminder for people who believe.

Sahih International

And is it not sufficient for them that We revealed to you the Book which is recited to them? Indeed in that is a mercy and reminder for a people who believe.

Sam Gerrans

Does it not suffice them that We have sent down upon thee the Writ recited to them? In that is a mercy and a reminder for people who believe.

Shabbir Ahmed

Why - Is it not enough of a miracle for them that We have bestowed upon you this Book that is conveyed to them? For, verily, herein is Grace, and a Reminder, a giver of eminence to people who will accept it.

Syed Vickar Ahamed

And is it not enough for them that We have sent down to you the Book that has been told (and given) to them? Surely, in it is Mercy and a Reminder to those who believe.

Taqi Usmani

Is it not sufficient for them that We have sent down to you the Book that is being recited to them? Surely in it there is mercy and advice for a people who believe.

The Monotheist Group

Is it not enough for them that We have sent down to you the Book that is being recited to them? In that is a mercy and a reminder for people who believe.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 51. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 51. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 51. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩