Ankebût suresi

Ankebût suresi, 52. ayet

Ankebût suresi, 52. ayet. قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ شَهِيدًا يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱلْبَٰطِلِ وَكَفَرُوا۟ بِٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

ḳul kefâ billâhi beynî vebeyneküm şehîdâ. ya`lemü mâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. velleẕîne âmenû bilbâṭili vekeferû billâhi ülâike hümü-lḫâsirûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler var ya; işte onlar asıl ziyana uğrayanlardır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 49–55 · surenin 52. ayeti / 69
  1. Ankebût 49

    Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.

  2. Ankebût 50

    Dediler ki: "Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!" De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

  3. Ankebût 51

    Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır.

  4. 52

    De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler var ya; işte onlar asıl ziyana uğrayanlardır."

  5. Ankebût 53

    Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. (Hikmet gereği) belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlaka gelirdi. Onlar farkında değillerken kendilerine ansızın elbette gelecektir.

  6. Ankebût 54–55

    (54-55) Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kafirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları mutlaka kuşatmış olacaktır. Allah, onlara, "Yapmakta olduklarınızın cezasını tadın" diyecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

52. “De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter.” Ben O’nu şahit tutuyorum. Eğer yalan söylüyor isem O, benim başıma size de ibret olacak musibetler getirir. Eğer O, her halükârda beni destekliyor, bana yardım ediyor, işleri bana kolaylaştırıyor ise -ki öyledir- işte Allah tarafından benim lehime olan bu üstün şahitlik, sizin için yeterli olmalıdır.

Eğer siz O’nun sözlerini işitmiyor ve O’nu görmüyorsunuz diye içinizden O’nun şahitliğinin delil olarak yeterli olmadığı kanaatini geçiriyor iseniz şunu bilin ki “O, göklerde ve yerde olanı bilir.” Benim durumum ile sizin durumunuz ve benim size söylediğim bu sözler de O’nun bildikleri arasındadır.

O, bunları bilmekle ve böyle bir cezalandırmaya kadir olmakla birlikte ben, O’nun adına hak olmayan şeyleri uyduruyor isem hiç şüphesiz bu durumda ben, O’nun ilim, kudret ve kuvvetine dil uzatmış olurum ki bu da cezalandırılmamı gerektirir. Nitekim Yüce Allah, bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Eğer bazı sözleri uydurup Bize isnat etse idi, Biz onu elbette yakalayıverirdik. Sonra da şah damarını elbette koparırdık.” (el-Hakka, 69/44-46)

“Batıla iman edip Allah’ı inkâr edenler, işte onlar zarar edenlerin ta kendileridir.” Çünkü onlar Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe iman etmeyerek zarara uğramışlardır. Yine onlar, ebedi nimetleri elden kaçırmışlar, dosdoğru hak karşılığında her türlü çirkin batılı, ebedi nimetler karşılığında da her türlü can yakıcı azabı elde etmişlerdir. O bakımdan hem kendilerini hem de aile fertlerini Kıyamet gününde zarar sokmuş olacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- De ki: "Allah -Subhanehu ve Teâlâ- getirmiş olduğum şeyde doğruluğuma ve onu yalanladığınıza şahit olarak yeter. O, gökteki ve yerdeki her şeyi bilir. Gökte ve yerde olan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Yüce Allah'tan başka ibadet edilen her batıla iman edenler, ibadetin yalnızca kendisine yapılmasını hak eden Allah'ı inkâr edenler. İman ile küfrü değiştirdikleri için hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. كَفَىٰ kefa yeter kök: كفي
  3. بِٱللَّهِ billahi Allah kök: اله
  4. بَيْنِى beyni benimle kök: بين
  5. وَبَيْنَكُمْ ve beynekum sizin aranızda kök: بين
  6. شَهِيدًۭا ۖ şehiden şahid olarak kök: شهد
  7. يَعْلَمُ yea'lemu O bilir kök: علم
  8. مَا ma olanları
  9. فِى fi
  10. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  11. وَٱلْأَرْضِ ۗ vel'erdi ve yerde kök: ارض
  12. وَٱلَّذِينَ vellezine ve
  13. ءَامَنُوا۟ amenu inananlar kök: امن
  14. بِٱلْبَـٰطِلِ bil-batili batıla kök: بطل
  15. وَكَفَرُوا۟ ve keferu ve inkar edenler kök: كفر
  16. بِٱللَّهِ billahi Allah'ı kök: اله
  17. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte
  18. هُمُ humu onlardır
  19. ٱلْخَـٰسِرُونَ l-hasirune ziyana uğrayanlar kök: خسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بطل (36 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni…

  • Aynı kök: بطل (36 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Kıyamet kopacağı gün, işte o gün batıla sapanlar hüsrana uğrayacaklardır.

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkar edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Göklerde ve yerde ne varsa (hepsini) bilir." Batıla inanıp Allah'ı inkâr edenler (var ya), işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.

Mustafa İslamoğlu

(Onlara) de ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter; O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir; yine (bilir) ki: Batıl inançlara saplanan ve Allah'a nankörlük eden kimseler hüsrana uğrayacak olanların ta kendisidirler."

Muhammed Esed

(İman etmeyecek olanlara) De ki: "Benim ile sizin aranızda şahit olarak Allah yeter! O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Geçersiz ve uydurma şeylere inananlara ve bu suretle Allah'ı inkara şartlanmış olanlara gelince; işte ziyanda olanlar onlardır!"

Ahmed Hulusi

De ki: "Benimle aranızda şahitlik itibarıyla Esma'sıyla hakikatim olan Allah yeterlidir! Semalarda ve arzda olanı bilir! Batıla inanıp (kendilerini toprak olacak beden kabul edip); Esma'sıyla nefslerinin hakikati olan Allah'ı inkar edenlere gelince, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir!"

Ali Bulaç

De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanan ve Allah'ı inkar edenler ise, işte onlar hüsrana uğrayanlardır."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Bâtıla inanıp Allah'ı inkâr edenler (var ya), işte ziyana uğrayacaklar onlardır.

Ali Rıza Safa

De ki: "Aramızda Tanık olarak, Allah yeterlidir. Göklerde ve yeryüzünde olan her şeyi bilir!" Gerçeğe aykırı şeylere inananlar ve Allah'a nankörlük edenler; yitime uğrayanlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

De ki:"Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler var ya, işte ziyana uğrayacaklar onlardır."

Edip Yüksel

De ki: "Benimle sizin aranızda tanık olarak ALLAH yeter. Göklerde ve yerde ne varsa bilir. Yanlışı gerçek diye onaylayıp, ALLAH'ı onaylamayanlar, asıl zarara uğrayanlardır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'Benimle sizin aranızda tanık olarak ALLAH yeter. Göklerde ve yerde ne varsa bilir. Yanlışa inanıp, ALLAH'a inanmıyanlar, asıl zarara uğrayanlardır.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O göklerde ve yerde ne varsa bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler, işte zarara düşenler hep onlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki benimle sizin aranızda şahid, Allah yeter, o Göklerde ve Yerde ne varsa bilir, batıla iyman edip de Allaha küfredenler, işte onlardır hep husrana düşenler

Erhan Aktaş

De ki: "Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir." Batıl'a iman edenler ve Allah'ı yalanlayan kimseler, işte onlar hüsranda olanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir." Batıla inananlar ve Allah'ı yalanlayan kimseler, işte onlar hüsranda olanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir." Batıla inananlar ve Allah'ı yalanlayan kimseler, işte onlar hüsranda olanlardır.

Gültekin Onan

De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Tanrı yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanan ve Tanrı'ya küfredenler ise, işte onlar hüsrana uğrayanlardır."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Benimle sizin aranızda Allahın hakkıyle şahid olması yeter. Göklerde, yerde ne varsa O bilir. Baatıla iman ve Allahı (inkar ile) kafir olanlar (Yok mu?) İşte onlar hüsranda kalanların ta kendileridir.

İbni Kesir

De ki: Şahid olarak benimle sizin aranızda Allah yeter. O; göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanıp Allah'a küfredenler, işte onlar hüsrana uğrayanların kendileridir.

Mehmet Alagaş

(46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla iman edenler ve Allah’ı inkâr edenler ise, işte onlar hüsrana uğrayacak olanlardır.

Süleyman Ateş

De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah'a karşı nankörlük edenler, işte ziyana uğrayacaklar onlardır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki: "Sizinle aramızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir." Allah'ı görmezlikten gelerek batıla inananlar var ya, kaybedecek olanlar işte onlardır.

Şaban Britch

De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla iman edenler ve Allah’a küfredenler ise, işte onlar, hüsrana uğrayacak olanlardır.

Şaban Piriş

De ki:-Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inananlar ve Allah'ı tanımayanlar ise, işte onlar, hüsrana uğrayacak olanlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Sizinle benim aramda tanık olarak Allah yeter. Göklerde ne var, yerde ne var biliyor O. Batıla iman edip Allah'ı inkar edenlere gelince, işte onlar hüsrana uğramışların ta kendileridir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "Enough is Allah to be a witness of our actions and your actions and to be the Judge. He is Omniscient of all that is in the heavens and of all that is on earth. And those who acknowledged falsehood and denied Him and His system of faith and worship shall be the losers.

Abdul Haleem

Say, ‘God is sufficient witness between me and you: He knows what is in the heavens and earth. Those who believe in false deities and deny God will be the losers.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Enough is Allah for a witness between me and you: He knows what is in the heavens and on earth. And it is those who believe in vanities and reject Allah, that will perish (in the end).

Abul A'la Maududi

Say (O Prophet): "Allah suffices as a witness between me and you. He knows whatever is in the heavens and the earth. As for those who believe in falsehood and are engaged in infidelity with Allah, it is they who will be the losers."

Aisha Bewley

Say: ‘Allah is a sufficient witness between me and you. ’ He knows everything in the heavens and the earth. Those who believe in falsehood and reject Allah, they are the losers.

Al-Hilali & Khan

Say (to them O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Sufficient is Allâh for a witness between me and you. He knows what is in the heavens and on earth." And those who believe in Bâtil (all false deities other than Allâh), and disbelieve in Allâh and (in His Oneness), it is they who are the losers.

Ali Quli Qarai

Say, ‘Allah suffices as a witness between me and you: He knows whatever there is in the heavens and the earth. Those who put faith in falsehood and defy Allah, —it is they who are the losers.’

Amatul Rahman Omar

Say, `Sufficient is Allâh as a Witness between me and you. He knows all that lies in the heavens and on the earth. And lost are those who believe in falsehood and disbelieve in Allâh.

Arthur John Arberry

Say: 'God suffices as a witness between me and you. ' He knows whatsoever is in the heavens and earth. Those who believe in vanity and disbelieve in God -- those, they are the losers.

Bijan Moeinian

Say: "I take God as witness [that I have relayed the Lord’s message. ] God, who has absolute knowledge over whatever is in the heavens and the earth, hereby declares that those who believe in others beside God and that deny the Lord is the [real] losers."

E. Henry Palmer

Say, 'God is witness enough between me and you; He knows what is in the heavens and what is in the earth; and those who believe in falsehood and misbelieve in God, they shall be the losers. '

Edip-Layth

Say, "God is enough as a witness between me and you. He knows what is in the heavens and the earth. As for those who acknowledge falsehood and reject God, they are the losers."

George Sale

Say, God is a sufficient witness between me and you: He knoweth whatever is in heaven and earth; and those who believe in vain idols, and deny God, they shall perish.

Hamid S. Aziz

Is it not enough for them that We have sent down to you the Book which you do recite to them? Verily, in that is a mercy and a reminder to a people who believe.

Mahmoud Ghali

Say, " Allah suffices as an Ever-Present witness between me and you. He knows whatever is in the heavens and the earth." And the ones who have believed in untruth and disbelieved in Allah, those are they who are the losers.

Marmaduke Pickthall

Say (unto them, O Muhammad): Allah sufficeth for witness between me and you. He knoweth whatsoever is in the heavens and the earth. And those who believe in vanity and disbelieve in Allah, they it is who are the losers.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "God is sufficient as witness between me and you. " He knows what is in the heavens and the earth. It is those who believe in falsehood and disbelieve in God who will perish.

Muhammad Asad

Say [unto those who will not believe]: "God is witness enough between me and you! He knows all that is in the heavens and on earth; and they who are bent on believing in what is false and vain, and thus on denying God - it is they, they who shall be the losers!"

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Sufficient is Allah as a Witness between me and you. He ˹fully˺ knows whatever is in the heavens and the earth. And those who believe in falsehood and disbelieve in Allah, it is they who are the ˹true˺ losers."

Progressive Muslims

Say: "God is enough as a witness between me and you. He knows what is in the heavens and the Earth. As for those who believe in falsehood and reject God, they are the losers."

Rashad Khalifa

Say, "GOD suffices as a witness between me and you. He knows everything in the heavens and the earth. Surely, those who believe in falsehood and disbelieve in GOD are the real losers."

Sahih International

Say, "Sufficient is Allah between me and you as Witness. He knows what is in the heavens and earth. And they who have believed in falsehood and disbelieved in Allah - it is those who are the losers."

Sam Gerrans

Say thou: “God is sufficient between me and you as witness.” He knows what is in the heavens and the earth; and those who believe in vanity and deny God, it is they who are the losers.

Shabbir Ahmed

Say, "Allah suffices as Witness between me and you. He knows everything in the heavens and the earth. (6:136). Those who are bent upon believing in falsehood, and thus denying Allah - it is they, they who shall be the losers."

Syed Vickar Ahamed

Say: "Allah is enough as a witness between me and you: He Knows what is in the heavens and on earth. And those who believe in show and falsehood and reject Allah, it is they who will be the losers."

Taqi Usmani

Say, "Allah is enough as a witness between me and you. He knows what is in the heavens and the earth. And those who believe in falsity and do not believe in Allah,-those are the losers.

The Monotheist Group

Say: "God is enough as a witness between me and you. He knows what is in the heavens and the earth. As for those who believe in falsehood and reject God, they are the losers."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 52. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 52. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 52. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩