Diyanet İşleri
Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece ayrı ayrı açıklıyoruz.
A'râf suresi
A'râf suresi, 174. ayet. وَكَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ وَلَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
vekeẕâlike nüfeṣṣilü-l'âyâti vele`allehüm yerci`ûn.
Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece ayrı ayrı açıklıyoruz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Elest bezmi ve ayetlerden sıyrılan kişi A'râf 172–181 3
Hani dağı sanki bir gölgelikmiş gibi onların üstüne kaldırmıştık da üzerlerine düşecek sanmışlardı. (Onlara:) "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın ve onun içindekileri hatırlayın ki, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız" demiştik.
Hani Rabbin (ezelde) Ademoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" demişti. Onlar da, "Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)" demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir.
Yahut, "Bizden önce babalarımız Allah'a ortak koşmuşlar. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılcıların işlediği yüzünden bizi helak mı edeceksin?" dememeniz içindir.
Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece ayrı ayrı açıklıyoruz.
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.
Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.
Ayetlerimizi yalan sayan ve ancak kendilerine zulmeden bir kavmin durumu ne kötüdür!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
174. “İşte biz âyetleri böyle açıklıyoruz” onları beyan edip açıkça ortaya koyuyoruz “ki belki” Allah’ın, fıtratlarına tevdi etmiş olduğu gerçeklere ve Allah’a verdikleri söze “dönerler” ve böylelikle çirkin işleri işlemekten vazgeçerler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yalanlayan ümmetlerin gidişatları ile ilgili ayetleri açıkladığımız gibi, bunlara da açıklıyoruz. Umulur ki daha önceden Allah'a vermiş oldukları sözde olduğu gibi üzerinde bulundukları şirkten yalnız Allah'ın tevhidine ve ibadetine dönerler.
Aynı kök: فصل (43 geçiş)
-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…
Aynı kök: فصل (43 geçiş)
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Aynı kök: فصل (43 geçiş)
Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En…
Aynı kök: رجع (104 geçiş)
Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini çok iyi bilirler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ayetleri ayrıntılı bir şekilde işte böyle açıklıyoruz; umulur ki (gerçeğe) dönerler. dipnot 1
İşte Biz, ayetlerimizi bu şekilde çok boyutlu olarak açıklıyoruz ki, belki tekrar gerçeğe dönerler.
İşte Biz de bu ayetleri böyle açık açık dile getiriyoruz ki (günah işlemiş olanlar) belki (Bizden yana) dönerler.
Belki (hakikate) rücu ederler diye işte böylece delilleri - işaretleri tafsilatlandırıyoruz.
İşte biz ayetleri böyle birer birer açıklarız, umulur ki dönerler.
Belki (inkârdan vazgeçip doğru yola) dönerler diye âyetleri böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.
Ayetleri, işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz; belki dönerler diye.
İşte, biz de ayetleri böyle açık açık dile getiriyoruz ki, günah işlemiş olanlar belki bizden yana dönerler.
Ayetleri böyle açıklıyoruz ki (bize) dönebilsinler. dipnot 1
Ayetleri böyle açıklıyoruz ki (bize) dönebilsinler.
İşte ayetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz, olur ki dönerler.
Ve işte biz ayetleri böyle tafsıl ediyoruz ve gerektir ki rücu' etsinler
İşte, doğruyu bulsunlar diye ayetlerimizi böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.
İşte, doğruyu bulsunlar diye ayetlerimizi böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.
İşte, doğruyu bulsunlar dipnot 1 diye ayetlerimizi böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.
İşte biz ayetleri böyle birer birer açıklarız, umulur ki dönerler.
İşte biz ayetleri böyle açıklarız. Olur ki (küfürlerinden) dönerler.
İşte Biz ayetleri böyle uzun uzadıya açıklarız. Belki dönerler diye.
(172-174) Bir vakit Kıyamet günü bu olaydan k esinlikle bihaberdik / gafildik demeyesiniz veya evvelden babalarımız ortak koşmuşlar biz de onlardan sonraki soylarıyız, boş iş yapanların yaptıkları şeylerle bizi mi helak edeceksin? demeyesiniz diye Rabbin, Âdem oğullarının arkalarından gelen soylarından da / zürriyetlerinden de alarak, onları kendilerine de şahit tutarak, Rabbiniz değil miyim dedi, dediler ki evet bizler şahit olduk. (Ruhlar alemimde ve sonraki nesillerden) İşte böyle ayetleri ayrıntılı / detaylı açıklıyoruz ki böylelikle belki geri dönerler / rücu ederler.
İşte biz ayetleri böyle açıklarız. Belki (tevhide) dönerler.
İşte biz, ayetleri böyle açıklıyoruz, artık herhalde döner(yola gelir)ler.
Ayetleri işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz. Belki dönerler.
İşte o belgeleri böyle açık açık anlatırız. Belki dönerler.
Belki dönerler diye ayetleri işte böyle açıklıyoruz.
Belki dönerler diye ayetleri işte böyle açıklıyoruz.
Biz, ayetleri işte bu şekilde ayrıntılı kılıyoruz ki, hakka dönebilsinler.
Thus do We expound Our revelations and render Our discourse readily understood so that they may hopefully he dutiful to Allah.
In this way We explain the messages, so that they may turn [to the right path].
Thus do We explain the signs in detail; and perchance they may turn (unto Us).
And thus do We expound the signs dipnot 1 that they may turn back (to the right path). dipnot 2
That is how We make the Signs clear so that hopefully they will return.
Thus do We explain the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) in detail, so that they may turn (unto the truth).
Thus do We elaborate the signs, so that they may come back.
And in this manner do We explain the Messages in detail (in order that they may give up evil ways) and that they may turn (to Us).
So We distinguish the signs; and haply they will return.
See how I make Mt Revelations clear so that these people choose to return to the right path.
Thus do we detail the signs; haply they may return.
We thus explain the signs, perhaps they will return.
And thus do We make clear the Signs, that they may be admonished and that they may return to good.
Thus do We explain the Signs that per chance (or possibly) they may return (or turn to Us).
And thus We expound the signs and possibly that they would return. .
Thus we detail the revelations, that haply they may return.
That is how We explain Our signs distinctly so that they may come back (to the right path).
And thus clearly do We spell out these messages; and [We do it] so that they [who have sinned] might return [unto Us].
This is how We make our signs clear, so perhaps they will return ˹to the Right Path˺.
It is such that We explain the revelations, perhaps they will revert.
We thus explain the revelations, to enable the people to redeem themselves.
And thus do We [explain in] detail the verses, and perhaps they will return.
And thus do We set out and detail the proofs, and that they might return.
We explain Our Verses in detail so that people turn towards the Book.
Like this We explain the Signs in detail; And so that they may come back (to Us).
This is how We elaborate the verses, so that they may return.
It is such that We explain the revelations, perhaps they will return.