Diyanet İşleri
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.
A'râf suresi
A'râf suresi, 175. ayet. وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ ٱلَّذِىٓ ءَاتَيْنَٰهُ ءَايَٰتِنَا فَٱنسَلَخَ مِنْهَا فَأَتْبَعَهُ ٱلشَّيْطَٰنُ فَكَانَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ
vetlü `aleyhim nebee-lleẕî âteynâhü âyâtinâ fenseleḫa minhâ feetbe`ahü-şşeyṭânü fekâne mine-lgâvîn.
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Elest bezmi ve ayetlerden sıyrılan kişi A'râf 172–181 3
Hani Rabbin (ezelde) Ademoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" demişti. Onlar da, "Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)" demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir.
Yahut, "Bizden önce babalarımız Allah'a ortak koşmuşlar. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılcıların işlediği yüzünden bizi helak mı edeceksin?" dememeniz içindir.
Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece ayrı ayrı açıklıyoruz.
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.
Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.
Ayetlerimizi yalan sayan ve ancak kendilerine zulmeden bir kavmin durumu ne kötüdür!
Allah, kimi doğru yola iletirse, odur doğru yolu bulan. Kimleri de saptırırsa, işte onlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
175. Yüce Allah peygamberine şöyle hitap etmektedir: “Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz” Allah’ın Kitabını öğrettiğimiz, böylece büyük bir ilim adamı ve derin alim olduğu “halde onlardan sıyrılıp çıkan” yani Allah’ın âyetlerini bilmenin gerektirdiği gerçek vasıftan sıyrılmıştı. Çünkü Allah’ın âyetlerini bilmek sayesinde kişi üstün ahlakî değerler kazanır. Güzel ameller işler, en yüksek derecelere ve en üstün makamlara çıkar. Ancak bu kişi, Allah’ın Kitabını arkasına attı, Kitabın emretmiş olduğu ahlakı bir kenara bıraktı ve elbisenin çıkarılması gibi bu ahlakı kendinden soyup çıkardı. İşte bunlardan sıyrıldıktan sonra da şeytan onu kendisine uydurdu: “derken şeytanın kendisine uydurduğu” Yani artık o, en sağlam ve koruyucu kalenin içinden çıktıktan sonra şeytan da ona musallat oldu ve aşağıların aşağısına düştü. Şeytan onu masiyetlere doğru ittikçe itti, onları işlemeye teşvik edip kışkırttı. Sonunda o da azgınlardan oldu: “ve böylece” daha önce doğru yolda giden ve doğru yola ileten bir kimse iken “azgınlardan olan kişinin haberini onlara oku!”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- İsrailoğulları'na kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, onları öğrenip delalet ettiği hakkı anlayan, ancak bununla amel etmeyen adamın haberini oku. Bilakis bu adam onları terk edip sıyrılıp çıkmıştı. Bunun üzerine şeytan da onun peşine takılmış ve onun arkadaşı olmuştu. Böylece hidayete ermiş, kurtulan kimselerden iken helake uğramış sapıklardan oldu.
Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: سلخ (3 geçiş)
Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları…
Aynı kök: سلخ (3 geçiş)
Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.
Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Nübüvvet
İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…
Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Nübüvvet
Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah,…
Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Nübüvvet
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
(41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.
Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlara, kendisine delillerimizi verdiğimiz fakat onlardan sıyrılıp ayrılan, o yüzden şeytanın takip ettiği ve sonunda azgınlardan olan şu kimsenin haberini tilavet et (okuyup aktar)!
Bir de onlara, mesajlarımızı ulaştırdığımız halde, onları elinin tersiyle itip şeytana uyan ve sonunda sapık olup çıkan kimsenin durumunu haber ver.
Ve kendisine mesajlarımızı lütfettiğimiz halde onları bir kenara atan kimsenin başına gelecek olanı anlat onlara: Şeytan yetişip yakalar onu ve o da, başka niceleri gibi, vahim bir sapışla sapıp gider.
Onlara şu şahsın haberini bildir: Biz ona işaretlerimizi verdiğimiz halde o ilimden sıyrılıp çıktı (hakikati unutup nefsaniyetiyle yaşamaya başladı). . . (Derken) şeytan (kendini beden kabulü) onu (kendine) tabi kıldı ve (nihayet o) azgınlardan oldu.
Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.
Onlara (yahudilere), kendisine âyetlerimizden verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de şeytanın takibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olan kimsenin haberini oku.
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini de onlara anlat: O, bundan uzaklaştı. Şeytan, onu peşine taktı; azgınlardan oldu.
Onlara şu adamın haberini oku! Kendisine ayetlerimizi vermiştik; fakat onlardan sıyrılıp çıktı. Ondan dolayı şeytan kendisini takip etti ve sonunda azgınlardan oldu.
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, ancak onlardan sıyrılmış-geçmiş kimsenin ne duruma düştüğünü anlat onlara. Sapkın onu saptırıncaya kadar izlemişti.
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, ancak onlardan sıyrılmış-geçmiş kimsenin ne duruma düştüğünü anlat onlara. Şeytan onu saptırıncaya kadar izlemişti.
Onlara o herifin kıssasını da anlat ki, ona ayetlerimizi vermiştik, ama o, onlardan sıyrılıp çıktı, derken onu, şeytan arkasına taktı da yolunu şaşırmışlardan oldu.
Onlara o herifin kıssasını da oku: ki ona ayetlerimizi sormuştuk da o, onlardan sıyrıldı çıktı, derken onu Şeytan arkasına taktı da sapkınlardan oldu
Onlara, o kimsenin dipnot 1 haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.
Onlara, o kimsenin dipnot 1 haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.
Onlara, o kimsenin dipnot 1 haberini de oku, ki ona ayetlerimizi vermiştik de onlardan sıyrılıp ayrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece azgınlardan oldu.
Onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat / aktar. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.
(Habibim) onlara o kimsenin haberini de oku ki biz kendisine ayetlerimizi vermişdik de, o bunlardan sıyrılıb çıkmış, derken şeytan onu arkasına takmış, nihayet azgınlardan olmuşdu.
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılan ve şeytanın arkasına taktığı sonunda da azgınlardan olan o kimsenin haberini anlat.
(175-178) Sen, ayet verdiğimiz o kimsenin haberini seslendir / dillendir. Onlardan / ayetlerden sıyrıldı (yılanın dersinden ayrılması) Şeytan’a uydu ve azgınlardan oldu. Eğer biz dileseydik onlarla / ayetlerle onu yükseltirdik ve lakin o arza saplanıp kaldı, Keyfi şeylerin / havai şeylerin ardından gitti / tâbi oldu, Onun misali tıpkı köpek gibidir, Üzerine gitsen dili dışarda solur, terk etsen yine dili dışarda solur , işte bu ayetlerimizi yalanlayanların örneğidir , bu anlatıyı anlat ki böylelikle belki düşünürler. Ayetlerimizi yalanlayan kavmin misali ne kötü dür, onlar kendilerine / nefislerine zulmediyorlar. Allah’ın kimi yönlendirmişse / kime rehberlik etmişse işte o kişi yola girmiştir, kimi de saptırıyorsa, işte onlar hasara uğrayanlardır / hüsrana uğrayanlardır.
Sen onlara kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde onlardan sıyrılıp çıkmış, derken Şeytan'ın takibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olmuş kimsenin haberini oku!
Onlara şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi verdik de onlardan sıyrıldı, çıktı, şeytan onu peşine taktı, böylece azgınlardan oldu.
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini onlara anlat: O kişi, ayetlerimizden sıyrılıp uzaklaşınca şeytan onu peşine taktı dipnot 1 , böylece boş hayale kapılıp yoldan çıkanlardan oldu.
Kendine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini onlara oku; ayetlerden sıyrılıp uzaklaştı da şeytan onu peşine taktı. Sonunda azgınlardan olup çıkıverdi.
Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, fakat onlardan sıyrılıp uzaklaşan, şeytanın kendisine uydurduğu yolunu kaybetmiş azgınlardan olan kimsenin haberini oku!
Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz, fakat onlardan sıyrılıp çıkan, şeytanın kendisine uydurduğu sapık azgınlardan olan kimsenin haberini oku!
Onlara, şu adamın haberini de oku: Kendisine ayetlerimizi vermiştik; onlardan sıyrılıp çıktı, şeytan da onu peşine taktı; nihayet o, azgınlardan oluverdi.
And narrate to the Jews O Muhammad the story of the Israelite to whom We imparted intellectual acquaintance with all the facts and We vested him with the power of comprehending Our signs. Yet he blinded his mind's eyes and refrained from proceeding with Our purpose. By consequence, We sent him to the Devil who had led him by the nose to the maze of error.
[Prophet], tell them the story of the man to whom We gave Our messages: he sloughed them off, so Satan took him as his follower and he went astray-
Relate to them the story of the man to whom We sent Our signs, but he passed them by: so Satan followed him up, and he went astray.
And recite to them [O Muhammad] the story of the man to whom We gave Our signs dipnot 1 and who turned away from them; then ultimately Satan caught up with him and he was led astray.
Recite to them the tale of him to whom We gave Our Signs, but who then cast them to one side and Shaytan caught up with him. He was one of those lured into error.
And recite (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) to them the story of him to whom We gave Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), but he threw them away; so Shaitân (Satan) followed him up, and he became of those who went astray.
Relate to them an account of him to whom We gave Our signs, but he cast them off. Thereupon Satan pursued him, and he became one of the perverse.
And relate to them the news of him to whom We gave Our commandments but he withdrew himself therefrom, the satan followed him with the result that he became one of those led astray (and became a pervert).
And recite to them the tiding of him to whom We gave Our signs, but he cast them off; and Satan followed after him, and he became one of the perverts.
Tell to people what happened to a certain person to whom My miracles were revealed but he chose to disregard them, follow the Satan and, consequently, ended up among the losers.
Read to them the declaration of him to whom we brought our signs, and who stepped away therefrom, and Satan followed him, and he was of those who were beguiled.
Relate to them the news of the person whom We gave him Our signs, but he withdrew from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray.
And relate to them the story of him to whom We gave Our Signs, but he stepped away from them; so Satan followed him up and he became one of those who go astray.
Read to them the declaration of him to whom We brought our Signs, and who stepped away there from, and Satan followed him, and he became one of those who lead (tempt or are tempted to go) astray.
And recite to them the tiding of him to whom We brought Our signs, yet he stripped himself out of them; (i. e., he abaudoned them) then Ash-Shytan (The all-vicious one, i.e., the Devil) followed up after him, (and) so he became of the misguided..
Recite unto them the tale of him to whom We gave Our revelations, but he sloughed them off, so Satan overtook him and he became of those who lead astray.
Relate to them the plight of the man whom We gave Our signs, but he passed them by, so that Satan came after him, and he went astray.
And tell them what happens to him to whom We vouchsafe Our messages and who then discards them: Satan catches up with him, and he strays, like so many others, into grievous error.
And relate to them ˹O Prophet˺ the story of the one to whom We gave Our signs, but he abandoned them, so Satan took hold of him, and he became a deviant.[1]
And recite to them the story of the person whom Our revelations were given to him, but he removed himself from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray.
Recite for them the news of one who was given our proofs, but chose to disregard them. Consequently, the devil pursued him, until he became a strayer.
And recite to them, [O Muúammad], the news of him to whom we gave [knowledge of] Our signs, but he detached himself from them; so Satan pursued him, and he became of the deviators.
And recite thou to them the report of him to whom We gave Our proofs, but he detached himself from them; so the satan followed him, and he was of those who err.
And tell them what happens to him whom We have conveyed Our Messages and he passes them by. So his selfish desire overtakes him, and he becomes of those who lose their way.
Tell them the story of the man to whom We sent Our Signs, but he let them pass: So Satan kept after him, and he went astray.
Recite to them the story of the one whom We gave Our verses, then he wriggled out from them, so Satan pursued him and he became one of the perverted.
And recite to them the news of the person whom Our revelations were given to him, but he removed himself from them, and thus the devil followed him, and He became of those who went astray.