Diyanet İşleri
Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.
Bakara suresi · 238–242. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Bakara suresi, 238. ayet. حَٰفِظُوا۟ عَلَى ٱلصَّلَوَٰتِ وَٱلصَّلَوٰةِ ٱلْوُسْطَىٰ وَقُومُوا۟ لِلَّهِ قَٰنِتِينَ
Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.
Salavat'a (namazlara) ve orta (ideal) salât'a (namaza) devam edin! dipnot 1 Allah'a saygı içinde (bunu) yerine getirin! dipnot 2
Namazlarınızı, özellikle en ideal namazı kılmaya gayret edin ve Allah'ın huzurunda gönülden bir bağlılıkla durun!
Namazlarınıza ve namazı en uygun şekilde ifa etmeye dikkat edin; ve Allah'ın huzurunda içten bir bağlılıkla durun.
"Salat"lara (namaz - Allah'a yöneliş), özellikle orta "salat"a (ikindi - şuurda her an bunu yaşamaya) dikkat edin. Kanitin (tam teslim olmuşlar) olarak, Allah için yaşayın.
Namazları ve orta namazını (üstlerine düşerek, titizlik göstererek) koruyun ve Allah'a gönülden boyun eğiciler olarak (namaza) durun.
Namazlara ve orta namaza devam (ve dikkat) edin. Allah için saygı ve bağlılık içinde namaz kılın.
Namazları ve orta namazı koruyun. Ve Allah'ın karşısında, içten bir bağlılıkla durun. dipnot 45
Namazlara ve orta namaza/ikindi namazına devam ediniz, gönülden bağlılık ve saygı ile Allah'ın huzurunda ayakta durunuz.
Salat'a (dayanışmaya), özellikle orta salata dikkat edin. Kendinizi tümüyle ALLAH'a vererek durun. dipnot 1
Namazlara, özellikle orta namaza dikkat edin. Kendinizi tümüyle ALLAH'a vererek namaza durun.
Namazlara, özellikle orta namaza devam edin ve kalkın Allah için divan kurun!
Namazlara dıkkat edin hele orta namaza, ve kalkın Allah için divan durun.
Salatları dipnot 1 ve salatı vustayı dipnot 2 koruyucu olun. Allah için içtenlikli olmaya özen gösterin.
Salatları dipnot 1 ve salatı vustayı dipnot 2 koruyucu olun. Allah için içtenlikli olmaya özen gösterin.
Salatları dipnot 1 ve salatı vustayı dipnot 2 koruyucu olun. Allah için içtenlikli olmaya özen gösterin.
Namazları ve (özellikle) orta namazını (ikindi namazı) (üstlerine düşerek, titizlik göstererek) koruyun ve Tanrı'ya gönülden boyun eğiciler olarak (namaza) durun.
Namazlara ve orta namaza (vakıflarında rükünleri ve şartları ile) devam edin. Allahın (divanına) tam huşu' ve taatle durun.
Namazlara ve orta namaza devam edin. Ve Allah'ın divanına huşu ile durun.
(238-239) Namazları koruyun, orta namazı da koruyun, boyun eğmiş vaziyette / kunut içerisinde / bağlılık içerisinde ayağa kalkın, ayakta yahut binekte iken eğer bir korku duyarsanız emniyetli hissettiğiniz zamanda Allah’ı anın , tıpkı bilmediğiniz şeyleri size öğretmesi gibi bunu da böyle öğrenin.
Namazlara ve orta namaza (ikindi namazına) devam edin. Gönülden bağlılık ve saygı ile Allah’ın huzuruna durun.
Namazları ve orta namazı koruyun, gönülden bağlılık ve saygı ile Allah'ın huzuruna durun.
Namazlara ve en orta namaza dipnot 1 özen gösterin ve Allah'a içten boyun eğerek dik durun.
Namazlara ve orta namazı özenle sürekli kılın dipnot 1 ; Allah'ın huzurunda saygıyla durun.
Namazlara ve orta namaza devam edin. Gönülden bağlılık ve saygı ile Allah’ın huzuruna durun.
Namazlara ve orta namaza devam edin. Gönülden bağlılık ve saygı ile Allah'ın huzuruna durun.
Namazları ve orta namazı koruyun. Tam bir saygıyla Allah'ın huzurunda kıyam edin.
Bakara suresi, 239. ayet. فَإِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا أَوْ رُكْبَانًا فَإِذَآ أَمِنتُمْ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَمَا عَلَّمَكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).
(Bir tehlikeden) korkarsanız (namazlarınızı) yürüyerek veya binmiş olarak (binek üzerinde kılın)! Güvende olduğunuzda, siz bilmiyorken Allah'ın size öğrettiği şekilde O'nu hatırlayın (namaz kılın)!
Fakat tehlikedeyseniz, yaya ya da binek üzerinde eda edin! Tekrar güvenliğe kavuştuğunuzda Allah'ı, bilmezken size bildirdiği gibi anın!
Ama eğer tehlikede iseniz, yürürken ve binek (üzerin)de (namazınızı ifa edin); tekrar güvenliğe kavuşunca Allah'ı anın, çünkü daha önce bilmediklerinizi size öğreten O'dur.
Sizi korkutacak tehlike söz konusu ise yürürken veya bineğiniz üstünde de (salatı ikame edebilirsiniz). . . Güvende olduğunuzda, bilmediklerinizi öğretenin öğretisince Allah'ı zikredin (O'nun Esma'sının alemlerde açığa çıkışını düşünün).
Eğer korkarsanız, yaya veya binekte iken kılın. Güvenliğe girdiğinizde ise, yine Allah'ı, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi zikredin.
Eğer (herhangi bir şeyden) korkarsanız (namazlarınızı) yürüyerek yahut binmiş olarak (kılın). Güvene kavuştuğunuz zaman, siz bilmezken Allah'ın size öğrettiği şekilde O’nu anın (namaz kılın).
Korkarsanız, yürürken veya binek üzerinde kılın. Güvene kavuştuğunuzda, bilmediğiniz şeyleri size öğretmiş olduğu biçimde, Allah'ı anın.
Ama eğer tehlikede iseniz, yaya veya binekli olarak kılınız; güvene kavuşunca Allah'ı anınız, çünkü bilmediklerinizi size öğreten O'dur.
Bir kaygı ve endişeniz varsa, yaya veya binmiş olarak... Güvene kavuştuğunuz zaman, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi ALLAH'ı anın. dipnot 1
Bir kaygı ve endişeniz varsa, yaya veya binmiş olarak (namazı kılın.) Güvene kavuştuğunuz zaman, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi ALLAH'ı anın.
Eğer bir korku halinde iseniz, yaya veya binek üstünde giderken kılın. Güvenlik ortamını bulduğunuz vakit de böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi hemen Allah'ı zikredin.
Eğer bir korku halinde iseniz yaya veya süvari giderken kılın, emniyeti bulduğunuz vakit de böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi hemen Allahı zikredin
Eğer korkarsanız dipnot 1 yaya veya binek üzerinde bulunduğunuzda da güvende olduğunuz zamanda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.
Eğer korkarsanız dipnot 1 yaya veya binek üzerinde bulunduğunuzda da güvenlikte olduğunuz zamanda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.
Eğer korkarsanız dipnot 1 , yürürken veya binek üzerinde bulunduğunuzda da; güvenlikte olduğunuz zamanda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.
Eğer korkarsanız, yaya veya binekte iken kılın. Güvenliğe (emintüm) girdiğinizde ise, yine Tanrı'yı, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi zikredin.
Fakat (muhaarebe, su baskını ve benzerleri gibi bir tehlikeden) korkar (ak hakkın divanına tam huşu' ve taatle durmak imkanını bulamaz) sanız o halde (namazı) yürüyerek, yahud süvari olarak (Kıbleye veya her hangi bir semte karşı) kılın (bırakmayın). (Tehlikeden) emin (ve salim) olduğunuz vakit ise yine Allahı, size bilmediğiniz şeyleri nasıl öğretdi ise, o vech ile, anın.
Eğer korkarsanız yaya veya binmiş olarak kılın. Emin olduğunuz vakitte de Allah'ın size bilmediğiniz şeyleri öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin.
(238-239) Namazları koruyun, orta namazı da koruyun, boyun eğmiş vaziyette / kunut içerisinde / bağlılık içerisinde ayağa kalkın, ayakta yahut binekte iken eğer bir korku duyarsanız emniyetli hissettiğiniz zamanda Allah’ı anın , tıpkı bilmediğiniz şeyleri size öğretmesi gibi bunu da böyle öğrenin.
Eğer herhangi bir tehlikeden korkarsanız yaya yahut binek üzerinde namaz kılın. Güvene kavuştuğunuz zaman ise, daha önce bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah’ı zikredin.
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, yaya, yahut binmiş olarak kılın; güvene kavuştuğunuz zaman, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.
Eğer korkarsanız dipnot 1 (namazı) yürüyerek yahut binekte iken kılın. Güvene kavuşunca da bilmediğiniz şeyi /namazın nasıl kılınacağını size öğrettiği gibi dipnot 2 Allah'ı zikredin /namazı kılın. dipnot 3
Eğer korkarsanız dipnot 1 (namazı), yürüyerek yahut binek üstünde kılın. Güvene kavuşunca, bilmediklerinizi size öğreten Allah'ı, size öğrettiği gibi zikredin. (Allah'ın ayetlerini kafanıza yerleştirmek için namaz kılın) dipnot 2
Eğer bir tehlikeden korkarsanız, yaya yahut binekli olarak namaz kılın. Güvene kavuştuğunuz zaman bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah’ı zikredin.
Eğer bir tehlikeden korkarsanız, yaya yahut binekli olarak namaz kılın. Güvene kavuştuğunuz zaman bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah'ı zikredin.
Bir korku ve endişe duyarsanız yürüyerek veya binit üzerinde kılın. Güvene kavuştuğunuzda bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin.
Bakara suresi, 240. ayet. وَٱلَّذِينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنكُمْ وَيَذَرُونَ أَزْوَٰجًا وَصِيَّةً لِّأَزْوَٰجِهِم مَّتَٰعًا إِلَى ٱلْحَوْلِ غَيْرَ إِخْرَاجٍ فَإِنْ خَرَجْنَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِى مَا فَعَلْنَ فِىٓ أَنفُسِهِنَّ مِن مَّعْرُوفٍ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İçinizden vefat ettiğinde (dul) eşler bırakacak olanlar, (bu) eşlerinin (bıraktıkları maldan) bir yıla kadar (evlerinden) çıkarılmadan yararlanmaları hakkında (sağlıklarında) vasiyet (etsinler)! dipnot 1 Onlar (eşi ölen kadınlar) giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları uygun (işlerde) size bir vebal yoktur. Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
İçinizden biri ölür de geride eşler bırakırsa, dul eşlerine, kendi evlerinden çıkarılmaksızın bir yıllık geçimlik vasiyet etsinler! Eğer onlar kendiliklerinden çıkarlarsa, size onların kendileri hakkında aldıkları makul kararları uygulamalarından dolayı bir vebal yoktur. Ve Allah her işinde mükemmeldir, her hükmünde tam isabet edendir.
Eğer içinizden biri ölür ve arkasında kadınlar bırakırsa, dul eşlerine, (ölmüş kocasının evini) terk etmeksizin bir yıllık geçimlerini vasiyet etsinler. Ama eğer (kendi arzularıyla) ayrılırlarsa kendileri hakkındaki meşru tasarruflarından dolayı onlara bir günah yoktur. Ve Allah kudret ve hikmet sahibidir.
Vefat edenlerin geride kalan eşleri için, yaşadıkları evden çıkmaksızın bir yıla kadar geçimleri temin edilmek üzere vasiyet edilsin. Eğer evden kendileri ayrılırlarsa, kendi haklarını kullanmaları dolayısıyla, size bir sorumluluk yoktur. Allah Aziyz'dir, Hakiym'dir.
İçinizde ölüp de (geride) eşler bırakanlar, (evlerinden) çıkarılmaksızın, bir yıla kadar yararlanmaları için eşlerine vasiyet (bıraksınlar). Ama onlar, (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların maruf (meşru) olarak kendileri için yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah güçlü ve üstün olandır. Hüküm ve hikmet sahibidir.
Sizden ölüp de (dul) eşler bırakan kimseler, zevcelerinin, evlerinden çıkarılmadan, bir yıla kadar bıraktıkları maldan faydalanmaları hususunda (sağlıklarında) vasiyet etsinler. Eğer o kadınlar, (kendiliklerinden) çıkıp giderlerse, kendileri hakkında yaptıkları meşru şeylerden size bir günah yoktur. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.
Arkasında eşlerini bırakarak ölenler, evlerinden çıkarılmaksızın, bir yıl boyunca, eşlerinin geçiminin sağlanmasını, son istek olarak söylesinler. Ama onlar çıkarlarsa, kendileri için uygun olanı yaptıklarından dolayı, artık size suç yoktur. Çünkü Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.
İçinizden ölüp geride eşler bırakanlar, eşlerinin, evlerinden çıkarılmadan bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Şayet kendileri çıkarlarsa, onların kendileri hakkında uygun olanı yapmalarında sizin için bir günah yoktur. Allah daima üstündür; hikmet sahibidir.
Ölüp de geriye eşler bırakan erkekleriniz, eşlerinin evlerinden çıkarılmaksızın bir yıl boyunca geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Çıkarlarsa, kendileri için uygun olanı yapmalarından siz sorumlu değilsiniz. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir.
Ölüp de geriye eşler bırakan erkekleriniz, eşlerinin evlerinden çıkarılmaksızın bir yıl boyunca geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Çıkarlarsa, kendileri için uygun olanı yapmalarından siz sorumlu değilsiniz. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir.
İçinizden hanımlarını geride bırakarak ölüme yaklaşanlar, karılarının senesine kadar evden çıkarılmaksızın bakılması için bir mal vasiyet ederler. Bunun üzerine kendileri çıkarlarsa, kendi haklarında yaptıkları meşru bir hareketten dolayı size bir sorumluluk yoktur. Allah, çok güçlüdür, hikmet sahibidir.
Ve içinizden zevcelerini geri bırakarak vefat edecek olanlar, zevceleri için senesine kadar çıkarılmaksızın bir intifaı vasıyyet etmek var, bunun üzerine kendileri çıkarlarsa kendi haklarında yapdıkları meşru' bir hareketten dolayı size bir mes'uliyet yoktur, maamafih Allah azizdir, hakimdir
Sizden, ölüp de geride eşler bırakacak olan erkekler; eşlerinin evlerinden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin teminini vasiyet etsinler. Eğer, kendileri çıkmak isterlerse, kendi haklarında uygun olanı yapmalarında sizin için bir sorumluluk yoktur. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır ve En Doğru Hüküm Veren'dir.
Sizden, ölüp de geride eşler bırakacak olan erkekler; eşlerinin evlerinden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin teminini vasiyet etsinler. Eğer, kendileri çıkmak isterlerse, kendi haklarında uygun olanı yapmalarında sizin için bir sorumluluk yoktur. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır ve En Doğru Hüküm Veren'dir.
Sizden, ölüp de geride eşler bırakacak olan erkekler; eşlerinin evlerinden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin teminini vasiyet etsinler. Eğer, kendileri meşru bir şekilde çıkmak isterlerse, sizin için bir sorumluluk yoktur. Allah, Mutlak Üstün Olan ve En Doğru Hüküm Veren'dir.
İçinizde ölüp de (geride) eşler bırakanlar, (evlerinden) çıkarılmaksızın, bir yıla kadar yararlanmaları için eşlerine vasiyet (bıraksınlar). Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların maruf (meşru) olarak kendileri için yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Tanrı üstün ve güçlü olandır. Hüküm ve hikmet sahibidir.
Sizden zevceler (ini geride) bırakıb ölecek olanlar eşlerinin (kendi evlerinden) çıkarılmayarak yılına kadar faidelenmesini (bakılmasını) vasıyyet (etsinler). Bunun üzerine onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa artık onların bizzat yapdıkları meşru' işlerden dolayı size mes'uliyyet yokdur. Allah (emr-ü nehyine muhaalefet ve ilahi hududunu tecavüz edenlerden intikam almakda) mutlak gaalibdir, (teşri'de ve hükümleri açıklamada da) yüce hikmet saahibidir.
İçinizden vefat edip de eşlerini geride bırakanlar; bir seneye kadar eşlerinin evlerinden çıkarılmayarak geçimlerinin sağlanmasını vasiyyet etmiş olmalıdırlar. Şayet kendileri çıkarlarsa; artık onların ma'ruf şekilde yapacaklarından dolayı size mes'uliyet yoktur. Allah, Aziz'dir, Hakim'dir.
(240-242) Sizden biri vefat eder de ardından eşler bırakırsa, vasiyeti bir yıl boyunca evinden çıkarılmadan onların geçimlerinin sağlanmasıdır, bu süreden önce kadın kendisi çıkarsa , ona kendine yönelik örfe uygun olarak yaptıklarından dolayı herhangi bir günah yoktur , Allah saygı değerdir, h âkimdir, boşanan kadınların örfe uygun olarak geçindirilme sorumlulukları vardır, bu sorumluluk ta sakınanlar üzerine bir borçtur, bu şekilde Allah ayetlerini açıklıyor ki böylelikle belki akledersiniz.
İçinizden ölüp geriye eşler bırakan erkekler, bir seneye kadar eşleri evlerinden (mirasçılar tarafından) çıkarılmayacak bir geçimlik vasiyet etmiş olmalıdırlar. Şayet kadınlar kendileri çıkarlarsa, kendi haklarında uygun olanı yapmalarından dolayı size bir mesuliyet (günah) yoktur. Allah mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İçinizden ölüp geriye eşler bırakan(erkek)ler eşlerinin, (evlerinden) çıkarılmadan bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyyet etsinler. Şayet kendileri çıkarlarsa, onların, kendileri hakkında uygun olanı yapmalarında sizin için bir günah yoktur. Allah daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
İçinizden vefat eden kocaların geride bıraktıkları eşleriyle ilgili olarak size yüklenen görev, onları (oturdukları evlerden) çıkarmadan, bir yıla kadar geçimlerini sağlamaktır. dipnot 1 Eğer onlar çıkarlarsa kendileri hakkında yaptıkları marufa uygun şeylerden dolayı size bir günah olmaz. Allah daima üstün ve bütün kararları doğru olandır.
Vefat ettiğinde geride eş bırakacak olan erkekleriniz, eşlerinin, evden çıkarılmadan, bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Kendileri çıkarlarsa, marufa uygun olarak yaptıkları şeyden dolayı size bir günah olmaz. dipnot 1 Üstün olan ve kararları doğru olan Allah'tır.
İçinizden ölüp geriye eşler bırakan erkekler, bir seneye kadar eşleri evlerinden (mirasçılar tarafından) çıkarılmayacak bir geçimlik vasiyet etmiş olmalıdırlar. Şayet kadınlar kendileri çıkarlarsa, kendi haklarında uygun olanı yapmalarından dolayı size bir mesuliyet (günah) yoktur. Allah mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İçinizden ölüp geriye eşler bırakan erkekler, bir seneye kadar eşleri evlerinden çıkarılmayacak bir geçimlik vasiyet etmiş olmalıdırlar. Şayet kadınlar kendileri çıkarlarsa, kendi haklarında uygun olanı yapmalarından dolayı size bir mesuliyet (günah) yoktur. Allah mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İçinizden ölüp de geriye eşler bırakan erkekler, eşlerinin evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Eğer kendileri çıkarlarsa, onların kendileri için yararlı gördüklerini yapmaları yüzünden size bir günah yoktur. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.
Bakara suresi, 241. ayet. وَلِلْمُطَلَّقَٰتِ مَتَٰعٌۢ بِٱلْمَعْرُوفِ حَقًّا عَلَى ٱلْمُتَّقِينَ
Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerinin sağlanması onların hakkıdır. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir borçtur.
Muttakîler (duyarlı olanlar) üzerine bir borç olarak, boşanmış kadınların uygun bir şekilde (kocalarından) menfaat sağlaması (onların hakkıdır).
Ve (böylece) boşanmış dul kadınlar da meşru bir biçimde geçimlerini sağlamış olacaklardır: Bu, sorumlu davranan herkesin üzerine düşen bir görevdir.
Ve boşanmış kadınlar da güzel bir şekilde geçimlerini sağlama (hakkına) sahip olacaklardır. Bu, Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyan herkes için bir görevdir.
Boşanmış kadınların örfe göre geçimlerini temin için nafaka alma hakkı vardır ki bu takva sahipleri için bir görevdir.
(Kocası tarafından) Boşanan (kadın)ların maruf (meşru) bir tarzda yararlanma (ve geçim pay)ları vardır. Bu, sakınanlar üzerinde bir hak (borç) tır.
Boşanmış kadınlar için de marûf (hakkaniyet) ölçülerinde faydalanacakları bir mal olmalıdır. Bu, Allah korkusu taşıyanlar üzerine bir borçtur.
Boşanmış kadınlar için uygun bir geçimlik sağlanması, sorumluluk bilinci taşıyanların üzerine bir yükümlülüktür.
Boşanmış olan kadınların örfe uygun olarak geçimlerini sağlamak, takva sahipleri üzerine bir yükümlülüktür.
Boşanmış kadınlar için de uygun bir geçim yardımı yapılmalı. Bu, erdemli kişilerin görevidir.
Boşanmış kadınlar için de uygun bir geçim yardımı yapılmalı. Bu, erdemli kişilerin görevidir.
Boşanan kadınların da örfe göre bir nafaka hakları vardır ki, verilmesi Allah'tan korkanlara bir vazifedir.
Mutallakaların (boşananların) da ma'ruf veçhile bir istifade haklarıdır ki ihkakı Allahdan korkanlara bir vazıfedir
Boşanmış kadınların geçimlerini meşru bir şekilde sağlamak, takva sahipleri için bir yükümlülüktür.
Boşanmış kadınların geçimlerini meşru bir şekilde sağlamak, takva sahipleri için bir yükümlülüktür.
Boşanmış kadınların geçimlerini meşru bir şekilde sağlamak, muttakiler için bir yükümlülüktür.
(Kocası tarafından) Boşanan (kadın)ların maruf (meşru) bir tarzda yararlanma (ve geçim pay)ları vardır. Bu sakınanlar üzerine bir hak (borç)tır.
Boşanan kadınların da meşru' suretde faidelenmeleri haklarıdır ki bu, Allahdan korkanlar için bir vazifedir.
Boşanan kadınlar için uygun şekilde geçimlerini sağlamak vardır. Bu, müttakiler için bir vazifedir.
(240-242) Sizden biri vefat eder de ardından eşler bırakırsa, vasiyeti bir yıl boyunca evinden çıkarılmadan onların geçimlerinin sağlanmasıdır, bu süreden önce kadın kendisi çıkarsa , ona kendine yönelik örfe uygun olarak yaptıklarından dolayı herhangi bir günah yoktur , Allah saygı değerdir, h âkimdir, boşanan kadınların örfe uygun olarak geçindirilme sorumlulukları vardır, bu sorumluluk ta sakınanlar üzerine bir borçtur, bu şekilde Allah ayetlerini açıklıyor ki böylelikle belki akledersiniz.
Boşanmış kadınlara örfe uygun şekilde bir geçimlik sağlanmalıdır. Bu muttakiler üzerine bir görevdir. Bu, iyilik sahiplerinin üzerine bir yükümlülüktür.
Boşanmış kadınların uygun olan geçimlerini sağlamak, (Allah'ın azabından) korunanlar üzerine bir borçtur.
Kocaları tarafından boşanma süreci başlatılmış kadınların da marufa göre geçindirilme hakları dipnot 1 vardır. Bu, yanlışlardan sakınanların boynuna borçtur.
Kocaları tarafından boşanmış kadınların da marufa dipnot 1 uygun menfaatleri (geçindirilme hakları) vardır. Bu, Allah'tan çekinenlerin üzerine borçtur.
Boşanmış kadınlara örfe uygun şekilde bir geçimlik sağlanmalıdır. Bu muttakiler üzerine bir görevdir. Bu, iyilik sahiplerinin üzerine bir yükümlülüktür.
Boşanmış kadınlara örfe uygun şekilde bir geçimlik sağlanmalıdır. Bu muttakiler üzerine bir görevdir.
Boşanmış kadınlar için örfe uygun bir geçim imkanı sağlanması Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur.
Bakara suresi, 242. ayet. كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
Allah akıl edesiniz diye ayetlerini size işte böyle açıklıyor.
İşte Allah aklınızı kullanabilesiniz diye, size mesajlarını böyle açıklıyor.
Aklınızı kullan(mayı öğren)meniz için Allah size mesajlarını böyle açıklıyor.
İşte Allah sizler için yaşam kurallarını böylece açıklıyor ki belki akledersiniz.
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar; ki akıl erdiresiniz.
İşte, Allah size düşünüp (hakikati) anlayasınız diye âyetlerini böyle açıklar.
Allah, ayetlerini, işte böyle açıklıyor; belki aklınızı kullanırsınız diye.
Aklınızı kullanasınız diye Allah size ayetlerini böyle açıklıyor.
Düşünesiniz diye ALLAH ayetlerini böyle açıklar.
Düşünesiniz diye ALLAH ayetlerini böyle açıklar.
İşte akıllarınız ersin diye Allah, size ayetlerini böyle açıklıyor.
İşte akıllarınız irsin diye Allah size ayetlerini böyle beyan buyuruyor
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.
İşte Tanrı size ayetlerini böyle açıklar ki akledesiniz.
İşte Allah akıllarınız ersin diye size ayetlerini böyle açıklar.
İşte Allah, aklınız ersin diye ayetlerini bu şekilde beyan ediyor.
(240-242) Sizden biri vefat eder de ardından eşler bırakırsa, vasiyeti bir yıl boyunca evinden çıkarılmadan onların geçimlerinin sağlanmasıdır, bu süreden önce kadın kendisi çıkarsa , ona kendine yönelik örfe uygun olarak yaptıklarından dolayı herhangi bir günah yoktur , Allah saygı değerdir, h âkimdir, boşanan kadınların örfe uygun olarak geçindirilme sorumlulukları vardır, bu sorumluluk ta sakınanlar üzerine bir borçtur, bu şekilde Allah ayetlerini açıklıyor ki böylelikle belki akledersiniz.
Düşünesiniz diye Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor.
Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
Allah size ayetlerini böyle açıklar; umulur ki doğru bağlantı kurarsınız. dipnot 1
Allah size ayetlerini böyle açıklar; belki aklınızı kullanırsınız.
Düşünesiniz diye Allah, ayetlerini size böyle açıklar.
Düşünesiniz diye Allah, ayetlerini size böyle açıklar.
Aklınızı işletmeniz ümidiyle Allah, ayetlerini size işte böyle açıklıyor.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.