Diyanet İşleri
(17-18) Orduların, Firavun ve Semud'un haberi sana geldi mi?
Burûc suresi · 17–22. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Burûc suresi, 17. ayet. هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ
(17-18) Orduların, Firavun ve Semud'un haberi sana geldi mi?
(17, 18) Firavun ve Semûd ordularının haberi sana geldi, (değil) mi?
Malum orduların olayından haberin var mı?
(Günahkar) orduların kıssasından haberin var mı?
O orduların haberi sana geldi mi?
Orduların haberi sana geldi mi?
Orduların, haberi sana geldi mi?
Orduların haberi, sana geldi mi?
- Orduların, Firavun ve Semud'un uğradıkları helakın haberi sana geldi mi?
Orduların tarihinden haberin var mı?
Orduların tarihinden haberin var mı?
O orduların kıssası sana geldi ya?
geldi ya, sana kıssası o orduların (o cünudun)
O orduların hadisi dipnot 1 sana geldi mi?
O orduların hadisi dipnot 1 sana geldi mi?
O orduların haberi sana geldi mi?
Orduların haberi sana geldi mi?
(17-18) Sana (Habibim) o orduların, Firavn ve Semuudun haberi geldi ya.
O orduların haberi haberi, sana geldi mi?
(17-20) Sana ordular anlatısı / hadisesi verildi mi? Firavun ve Semud (orduları) Gerçek şu ki kafirler öyle kimseler ki, yalanlama içindedirler. Allah, arkalarından onları kuşatmıştır.
Sana o orduların haberi geldi mi?
O orduların haberi sana geldi mi?
O orduların haberi sana ulaştı, değil mi?
Orduların haberi sana geldi değil mi?
Sana o orduların haberi gelmedi mi?
-Sana o orduların haberi gelmedi mi?
Geldi mi sana orduların haberi?
Burûc suresi, 18. ayet. فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ
(17-18) Orduların, Firavun ve Semud'un haberi sana geldi mi?
(17, 18) Firavun ve Semûd ordularının haberi sana geldi, (değil) mi?
Firavun'un ve Semud kavminin (ordularından)?
Firavun ve Semud (kavmi)nin?
Firavun ve Semud'u (helak eden)!
Firavun ve Semud (ordularının)?
Firavun ve Semûd'un (uğradıkları felâketin)
Firavun ve Semud?
- Orduların, Firavun ve Semud'un uğradıkları helakın haberi sana geldi mi?
Firavunun, Semud'un?
Firavun'un, Semud'un?
Firavun'un ve Semud'un kıssası?
Fir'avnin ve Semudün
Firavun ve Semud'un.
Firavun ve Semud'un.
Firavun ve Semud'un.
Firavun ve Semud (ordularının)?
(17-18) Sana (Habibim) o orduların, Firavn ve Semuudun haberi geldi ya.
Firavun ve Semud'un.
(17-20) Sana ordular anlatısı / hadisesi verildi mi? Firavun ve Semud (orduları) Gerçek şu ki kafirler öyle kimseler ki, yalanlama içindedirler. Allah, arkalarından onları kuşatmıştır.
Firavun ve Semûd’un askerlerinin haberi.
(Yani) Fir'avn ve Semud (kavimlerin)in?
Firavun ve Semud ordularının…
Firavun'un ve Semud'un haberi…
Firavun ve Semud’un...
Firavun ve Semud'un?
Yani Firavun ve Semud'un?
Burûc suresi, 19. ayet. بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ
Hayır, inkar edenler, hala yalanlamaktadırlar.
Doğrusu, kâfir olanlar bir yalanlama içindedir.
Maalesef inkarı önyargı haline getirenler yalanlamakta ısrar etmişlerdir;
Ama, hakikati inkara şartlanmış olanlar onu yalanlamakta ısrar ederler:
Hayır! Hakikat bilgisini inkar edenler bir yalanlama içindedirler.
Hayır; inkar edenler, (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler.
Doğrusu inkârcılar (gerçeği) yalanlayıp dururlar.
Hayır! Nankörlük edenler yalanlamakta direniyorlar.
Doğrusu, inkarcılar hakikati yalanlayıp durmaktalar.
İnkarcılar, kronik yalanlayıcılardır.
İnkarcılar, kronik yalanlayıcılardır.
Fakat o küfredenler hala bir yalanlama içindeler.
Fakat o küfredenler hala bir tekzibde
Doğrusu Kafirler dipnot 1 hala bir yalanlama içindedirler.
Doğrusu Kafirler dipnot 1 hala bir yalanlama içindedirler.
Doğrusu gerçeği yalanlayan nankörler, hala bir yalanlama içindedirler.
Hayır, küfredenler (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler.
Hayır, o küfredenler (haala) tekzibdedirler.
Doğrusu küfredenler, yalanlamadadırlar.
(17-20) Sana ordular anlatısı / hadisesi verildi mi? Firavun ve Semud (orduları) Gerçek şu ki kafirler öyle kimseler ki, yalanlama içindedirler. Allah, arkalarından onları kuşatmıştır.
Hayır, bu kâfir olanlar hâlâ yalanlamaktadırlar.
Doğrusu, nankörler bir yalanlama içindedirler.
(Kur'an'ı) görmezlikten gelenler aslında yalanlar içindedirler. dipnot 1
Aslında bu kafirler (de onlar gibi) yalan içinde yüzmektedirler.
Kâfir olanlar yalanlayıp duruyorlar.
Kafir olanlar, yalanlayıp duruyorlar.
Gerçek şu ki, inkar edenler bir yalanlama içindedirler.
Burûc suresi, 20. ayet. وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
(Fakat) Allah onları arkalarından kuşatandır.
Allah ise onları hiç hesaba katmadıkları yerden çepeçevre kuşatandır.
halbuki Allah onları, farkında olmadıkları halde, (ilmi ve kudreti ile) kuşatır.
Allah, onların verasından (derunlarından) ihata edendir!
Allah ise, onları arkalarından sarıp kuşatmıştır.
Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
Oysa Allah, arkalarından Kuşatandır.
Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
ALLAH onları arkalarından kuşatmıştır.
ALLAH onları arkalarından kuşatmıştır.
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
Halbuki Allah arkalarından kuşatmış
Allah, onları arkalarından dipnot 1 kuşatmıştır.
Allah, onları arkalarından dipnot 1 kuşatmıştır.
Allah, onları arkalarından dipnot 1 kuşatmıştır.
Tanrı ise, onları arkalarından sarıp kuşatmıştır.
Halbuki Allah, arkalarından (onları) kuşatıcıdır.
Allah ise onları arkadan kuşatandır.
(17-20) Sana ordular anlatısı / hadisesi verildi mi? Firavun ve Semud (orduları) Gerçek şu ki kafirler öyle kimseler ki, yalanlama içindedirler. Allah, arkalarından onları kuşatmıştır.
Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.
Allah ise onları arkalarından kuşatmıştır.
Allah onları çepeçevre kuşatmıştır. dipnot 1
Ama Allah bunları da çepeçevre kuşatmıştır.
Allah ise onların arkasından kuşatandır.
Allah ise onların arkasındadır. Onları kavramıştır.
Allah ise onları arkalarından kuşatmış bulunuyor.
Burûc suresi, 21. ayet. بَلْ هُوَ قُرْءَانٌ مَّجِيدٌ
Hayır, o (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur'an'dır.
Doğrusu o yüce bir Kur'an'dır.
Hepsinden öte bu şanlı şerefli bir hitaptır;
Yok yok, hayır! Bu (reddettikleri ilahi kelam) şerefli/soylu bir hitabedir,
Üstelik O, Kur'an-ı Meciyd'dir.
Hayır; o (Kitap), 'şerefli üstün' olan bir Kur'an'dır;
Hakikatte o (yalanladıkları, aslı) şerefli Kur'an'dır.
Hayır! O, çok yüce Kur'an'dır.
- Hakikatte o, korunmuş levhada/Levh-ı Mahfuz'dabulunan şerefli Kur'an'dır.
Gerçekten, o şanlı bir Kuran'dır.
Gerçekten, o şanlı bir Kuran'dır.
Fakat o, şanlı bir Kur'an'dır,
Fakat o şanlı bir Kur'andır
Bilakis, o şanı yüce şerefli bir Kur'an'dır,
Bilakis, o şanı yüce şerefli bir Kur'an'dır,
Bilakis, o şanı yüce şerefli bir Kur'an'dır,
Hayır; o (Kitap), 'şerefli üstün' olan bir Kurandır;
Daha doğrusu (kafirlerin tekzib etdikleri) o (kitab) çok şerefli bir Kur'andır,
Doğrusu o; şanlı bir Kur'an'dır.
(21-22) Bilakis O, şanlı / şerefli Kur'andır. Levh-i Mahfuz içindedir (Düzlemsel hafıza, hafıza düzlemi)
Hayır! O (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur’an’dır.
Hayır, (Kur'an, onların dedikleri gibi bir söz değil), o şerefli bir Kur'an'dır.
Aslında o, yüce Kur'an'dır. dipnot 1
Aslında bunların yalan dedikleri yüce Kur'an'dır dipnot 1 .
Hayır! O şerefli Kur'an'dır.
-Hayır, o şerefli Kur'an'dır.
İş onların iddialarının aksinedir! O, çok yüce bir Kur'an'dır.
Burûc suresi, 22. ayet. فِى لَوْحٍ مَّحْفُوظٍۭ
O, korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz'da)dır.
Levh-i Mahfûz'dadır dipnot 1 (Korunmuş bir levhadadır).
tarifsiz bir hafızada koruma altına alınmıştır.
kaybolmayan bir levha üzerine (işlenmiş (bir hitabe)).
Levh-i Mahfuz'dadır!
Levh-i Mahfuz'dadır.
Levh-i Mahfuzda bulunan.
Korunan Yazıt'dadır. dipnot 586
- Hakikatte o, korunmuş levhada/Levh-ı Mahfuz'dabulunan şerefli Kur'an'dır.
Korunmuş bir ana levhadadır. dipnot 1
Korunmuş bir ana levhadadır.
Levh-i Mahfuz'dadır.
Bir Levh-ı Mahfuz'da.
Levh-i Mahfuz'dadır. dipnot 1
Levh-i Mahfuz'dadır. dipnot 1
Levh-i Mahfuz'dadır. dipnot 1
Levh-i Mahfuz'dadır.
Ki mahfuuz bir levhadadır (o).
Levh-i Mahfuz'dadır.
(21-22) Bilakis O, şanlı / şerefli Kur'andır. Levh-i Mahfuz içindedir (Düzlemsel hafıza, hafıza düzlemi)
O, korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz’da) dır.
Korunan bir levhada (yazılı)dır.
Levh-i Mahfuz'dadır /korunmuş bir levhadadır. dipnot 1
O, Levh-i mahfuzdadır.
Levh-i Mahfuz’dadır.
Levh-i Mahfuz'dadır.
Korunmuş bir levhada/Levh-i Mahfuz'dadır.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.