Cin suresi · 16–19. ayetler

Dosdoğru olmak ve mescitler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Cin suresi, 16. ayet — bütün mealleriyle aç

    Cin suresi, 16. ayet. وَأَلَّوِ ٱسْتَقَٰمُوا۟ عَلَى ٱلطَّرِيقَةِ لَأَسْقَيْنَٰهُم مَّآءً غَدَقًا

    Diyanet İşleri

    (16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

    Mehmet Okuyan

    (16, 17) Doğru yolda olsalardı, kendilerini nimetler içerisinde imtihan edelim diye onlara bol su verirdik. Zaten kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Allah onu şiddeti artan bir azaba sürükler. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Tâhâ 20:124; Zuhruf 43:36; Müddessir 74:17.

    Mustafa İslamoğlu

    İmdi, eğer onlar yolda doğru dürüst giderlerse, elbet Biz de onları bitimsiz bir suyla sularız;

    Muhammed Esed

    Öyleyse, (bilin ki) onlar, (çağrımızı duyanlar,) şaşmadan (doğru) yoldan gidecek olurlarsa kendilerine sınırsız nimetler yağdıracağız,

    Ahmed Hulusi

    Gerçek şu ki, onlar tarikat (hakikatine giden yol) doğrultusunda yürüselerdi, elbette onlara bol bir su (marifet ve ilimle) suvarırdık.

    Ali Bulaç

    Eğer onlar (insanlar ve cinler), yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka Biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik.

    Ali Özek ve heyeti

    Şayet doğru yolda gitselerdi, onlara bol su verirdik.

    Ali Rıza Safa

    Oysa yol üzerinde dosdoğru yönü tuttursalardı, onları bol suyla sulardık.

    Bayraktar Bayraklı

    -"Eğer doğru yolda yürüselerdi, onları onun içinde imtihan edelim diye bol su ile suvarırdık. Kim Rabbinin öğüdünden yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

    Edip Yüksel

    Doğru yola girselerdi onlara bol su verirdik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Doğru yola girselerdi onlara bol su verirdik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerini bol bir su ile suvarırdık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve hakıkat o tarikat üzere istikametle gitselerdi elbette kendilerini bol bir su ile suvarırdık

    Gültekin Onan

    Eğer onlar (insanlar ve cinler) yol üzerinde 'dosdoğru bir istikamet tuttursalardı', mutlaka biz onlara bol miktarda su içirir (tükenmez bir rızık ve nimet verir)dik.

    Hasan Basri Çantay

    (Bana) şu hakıykat da (vahyedildi:) Eğer onlar o yol üzerinde dosdoğru gitselerdi elbette onlara bol su içirirdik.

    İbni Kesir

    Şayet onlar, yol üzerinde istikameti bulmuş olsalardı; onlara bol bol su içirirdik.

    Mehmet Alagaş

    (1-17) Bana, cinlerden bir ekibin beni dinlediği vahyediliyor, biz olağan üstü / acayip bir kuran işittik dediler. Erişkinliğe / rüşte iletiyor, biz ona iman ettik , Rabbimize herhangi birini asla ortak koşmayacağız. Muhakkak ki Rabbimizin şanı yücedir, arkadaş ve de çocuk / evlat edinmemiştir. Muhakkak ki O aramızdaki en aptalımız / aklı kıt olanımız dı, Allaha karşı saçma sapan sözler söylerdi. Allah hakkında ne insan ve ne de cin kesinlikle yalan söylemez sanıyorduk. (Ama yanılmışız) İns’ten bazı adamlar Cin’den bazı adamlara sığınıyorlardı ve haksız davranışlarını / cahilliklerini artırıyorlardı. Sizin sandığınız gibi onlarda / cinlerde Allah’ın kimseyi asla diriltmeyeceğini sanıyorlardı. Muhakkak ki biz cinler olarak göğe dokunduk, onu kayan alevler /ışımalar ve şiddetli koruyucularla dolu olarak bulduk. Biz onun oturma yerlerinde dinlemek amacıyla otururduk. Kim bir şey işitecek olsa o anda, onu takip eden / gözetleyen kayan bir alev / ışıma bulurdu. Yeryüzünde olanlara fenalık mı / şer mi murad edildi ? yahut Rablerinin onları eriştirmek /yetiştirmek gibi bir muradı mı var ? idrak edemiyoruz. Muhakkak içimizde Salihler var ve de bunun dışında olanlar da var. Bizler ayrı ayrı yollardayız. Artık Allah’ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı ve onu kaçarak ta aciz edemeyeceğimizi kesinlikle anlıyoruz, biz hidayet rehberini işittiğimiz de ona kesinlikle iman ettik, kim Rabbine güvenirse / iman ederse artık ona noksan kalma korkusu ve de haksızlık yapılma korkusu yoktur. Muhakkak biz de Müslümanlar da var haktan sapanlar da / kasituun da var, Kim teslim olmuşsa / Müslüman olmuşsa işte onlar yetişkinliği arayıp bulanlardır. (Teharrav; Hira ile aynı, arayış dağı) Haktan sapanlar ise cehenneme odun oldular. Eğer ki yollarında istikamet üzere olsalardı / düzgün olsalardı bile onları sınavla ayrıştırmak amacıyla bol su ile sularken dahi onları sınardık. Rabbinin hatırlatmasından yüz çeviren kimseyi artan / yükselen bir azaba sokar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer onlar, doğru yolda istikamet üzere olsalardı, onlara bol bol su verirdik.

    Süleyman Ateş

    Şayet yolda doğru gitselerdi onlara bol su verirdik (rızıklarını bollaştırırdık).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Allah şöyle der:) Doğru yolu tutsalar elbette onlara bol su veririz.

    Şaban Britch

    Eğer doğru yolda istikamet üzere olsalardı, onlara bol bol yağmur verirdik.

    Şaban Piriş

    Eğer doğru yolda yürüselerdi, onlara bol bol yağmur verirdik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Eğer yolda, kıvamında yürüselerdi, onları bol bir su ile suvarırdık,

  2. Cin suresi, 17. ayet — bütün mealleriyle aç

    Cin suresi, 17. ayet. لِّنَفْتِنَهُمْ فِيهِ وَمَن يُعْرِضْ عَن ذِكْرِ رَبِّهِۦ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًا

    Diyanet İşleri

    (16-17) Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: 'Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

    Mehmet Okuyan

    (16, 17) Doğru yolda olsalardı, kendilerini nimetler içerisinde imtihan edelim diye onlara bol su verirdik. Zaten kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Allah onu şiddeti artan bir azaba sürükler. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Tâhâ 20:124; Zuhruf 43:36; Müddessir 74:17.

    Mustafa İslamoğlu

    (bunu, nimet) içinde yüzdürerek sınamak için (yaparız); ama Rabbinin vahyinden yüz çeviren kimseyi de pek zorlu bir mahrumiyete mahkum ederiz.

    Muhammed Esed

    ve onları bu yolla deneyeceğiz çünkü Rabbini anmaktan uzaklaşanı Allah, en şiddetli azaba uğratır.

    Ahmed Hulusi

    Onları, onunla denerdik ne oldukları açığa çıksın diye. Kim Rabbinin zikrinden (hatırlattığı Hakikatinden) yüz çevirirse, onu gittikçe şiddetlenen bir azaba sokar!

    Ali Bulaç

    Ki, kendilerini bununla denemek için. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Allah), onu 'gittikçe şiddeti artan' bir azaba sürükler.

    Ali Özek ve heyeti

    Bu hususta kendilerini denememiz için kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır.

    Ali Rıza Safa

    Böylece, onları sınayalım diye. Zaten Efendisinin Öğretisinden kim yüz çevirirse, onu, gittikçe artan bir cezaya uğratacaktır.

    Bayraktar Bayraklı

    -"Eğer doğru yolda yürüselerdi, onları onun içinde imtihan edelim diye bol su ile suvarırdık. Kim Rabbinin öğüdünden yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

    Edip Yüksel

    Ki onunla onları sınayalım. Kim Efendisinin mesajından yüz çevirirse onu zorlu ve katlanarak artan bir cezaya çarptırırız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ki onunla onları sınayalım. Kim Rabbinin mesajından yüz çevirirse onu zorlu ve yokuşlu bir cezaya süreriz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onları onun içinde imtihan edelim diye. Her kim de Rabbini anmaktan yüz çevirirse O, onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki onları onun içinde imtihan edelim, her kim de rabbının zikrinden yüz çevirirse o onu gittikçe yükselen bir azaba sokar

    Erhan Aktaş

    Onları bu nimetlerle sınardık. Kim Rabb'inin öğüdünden yüz çevirirse, O da onu çok şiddetli bir azaba uğratır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Onları bu nimetlerle sınardık. Kim Rabb'inin öğüdünden yüz çevirirse, O da onu çok şiddetli bir azaba uğratır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onları bu nimetlerle sınardık. Kim Rabb'inin öğüdünden yüz çevirirse, O da onu çok şiddetli bir azaba uğratır.

    Gültekin Onan

    Ki, kendilerini bununla denemek için. Kim rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Tanrı), onu 'gittikçe şiddeti artan' bir azaba sürükler.

    Hasan Basri Çantay

    Bu hususda onları imtihaana çekelim diye. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse (Rabbi) onu (üstüne çıkıb yükselecek ve mağlub edecek) çetin bir azaba sokar.

    İbni Kesir

    Ki onları bununla tecrübe edelim. Kim Rabbının zikrinden yüz çevirirse; onu, gittikçe artan bir azaba uğratır.

    Mehmet Alagaş

    (1-17) Bana, cinlerden bir ekibin beni dinlediği vahyediliyor, biz olağan üstü / acayip bir kuran işittik dediler. Erişkinliğe / rüşte iletiyor, biz ona iman ettik , Rabbimize herhangi birini asla ortak koşmayacağız. Muhakkak ki Rabbimizin şanı yücedir, arkadaş ve de çocuk / evlat edinmemiştir. Muhakkak ki O aramızdaki en aptalımız / aklı kıt olanımız dı, Allaha karşı saçma sapan sözler söylerdi. Allah hakkında ne insan ve ne de cin kesinlikle yalan söylemez sanıyorduk. (Ama yanılmışız) İns’ten bazı adamlar Cin’den bazı adamlara sığınıyorlardı ve haksız davranışlarını / cahilliklerini artırıyorlardı. Sizin sandığınız gibi onlarda / cinlerde Allah’ın kimseyi asla diriltmeyeceğini sanıyorlardı. Muhakkak ki biz cinler olarak göğe dokunduk, onu kayan alevler /ışımalar ve şiddetli koruyucularla dolu olarak bulduk. Biz onun oturma yerlerinde dinlemek amacıyla otururduk. Kim bir şey işitecek olsa o anda, onu takip eden / gözetleyen kayan bir alev / ışıma bulurdu. Yeryüzünde olanlara fenalık mı / şer mi murad edildi ? yahut Rablerinin onları eriştirmek /yetiştirmek gibi bir muradı mı var ? idrak edemiyoruz. Muhakkak içimizde Salihler var ve de bunun dışında olanlar da var. Bizler ayrı ayrı yollardayız. Artık Allah’ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı ve onu kaçarak ta aciz edemeyeceğimizi kesinlikle anlıyoruz, biz hidayet rehberini işittiğimiz de ona kesinlikle iman ettik, kim Rabbine güvenirse / iman ederse artık ona noksan kalma korkusu ve de haksızlık yapılma korkusu yoktur. Muhakkak biz de Müslümanlar da var haktan sapanlar da / kasituun da var, Kim teslim olmuşsa / Müslüman olmuşsa işte onlar yetişkinliği arayıp bulanlardır. (Teharrav; Hira ile aynı, arayış dağı) Haktan sapanlar ise cehenneme odun oldular. Eğer ki yollarında istikamet üzere olsalardı / düzgün olsalardı bile onları sınavla ayrıştırmak amacıyla bol su ile sularken dahi onları sınardık. Rabbinin hatırlatmasından yüz çeviren kimseyi artan / yükselen bir azaba sokar.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bununla onları imtihan ederiz. Kim de Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, onu çok ağır bir azaba sokar.

    Süleyman Ateş

    Ki onları, onunla sınayalım. Kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse (Rabbi) onu, alt eden bir azaba sokar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Suyu onlara imtihan için veririz. Kim Rabbinin dipnot 1 zikrinden (Kitabından) yüz çevirirse Rabbi onu, gittikçe artan bir azaba sokar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahibinin kitabından

    Şaban Britch

    Bununla onları imtihan ederiz. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, onu çok ağır bir azaba sokar.

    Şaban Piriş

    Bununla onları denerdik. Kim Rabbinin zikrinden/ uyarısından yüz çevirirse, onu çok ağır bir azaba sokar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ki onları, onun içinde imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden/Kur'an'dan yüz çevirirse Rabbi onu, gittikçe yükselen bir azaba sokar.

  3. Cin suresi, 18. ayet — bütün mealleriyle aç

    Cin suresi, 18. ayet. وَأَنَّ ٱلْمَسَٰجِدَ لِلَّهِ فَلَا تَدْعُوا۟ مَعَ ٱللَّهِ أَحَدًا

    Diyanet İşleri

    "Şüphesiz mescitler, Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin."

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki mescitler Allah'a aittir. Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mescitler ve secde edilen yerler yani mekânı ve zamanı itibarıyla her bir ibadet, tevhide kodlanmalı, her türlü şirk unsurundan uzak tutulmalıdır. Din adına herhangi bir davranış sadece Yüce Allah içinse ibadettir. İçinde aracılık barındıran eylemler ibadet adını alamaz; sahibini Allah'a yaklaştırmaz, aksine uzaklaştırır.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine (bana vahyedildi ki), kesinlikle ibadethaneler Allah'a mahsustur; öyleyse Allah'ın yanı sıra başka hiç kimseye yalvarıp yakarmayın!

    Muhammed Esed

    Ve (bilin ki) kulluk (yalnızca) Allah'a mahsustur. O halde Allah'ın yanısıra başka hiç kimseye yalvarıp yakarmayın!

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki secde mahalleri Allah içindir. O halde (secde halinde) Allah yanı sıra başka birine yönelmeyin!

    Ali Bulaç

    Şüphesiz mescidler, (yalnızca) Allah'a aittir. Öyleyse, Allah ile beraber başka hiçbir şeye (ve kimseye) kulluk etmeyin (dua etmeyin, tapmayın).

    Ali Özek ve heyeti

    Mescidler şüphesiz Allah’ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin).

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, yakarış yerleri Allah içindir. Artık, Allah ile birlikte başkalarına da yakarışlarda bulunmayın. dipnot 543

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 543
      "Yakarış yerleri Allah içindir!" buyruğuna karşın, ülkemizdeki tüm camilerin iç düzenlemeleri, Allah'ın buyruklarına aykırı biçimde yapılmıştır. Çünkü camilerin iç duvarlarında ve kubbe tavanlarında, peygamberin ve aile bireylerinin isimleriyle birlikte, dört halifenin ve başka kişilerin isimlerinin de yazılı olduğu Arapça yazıtlar bulunmaktadır. Camiye gelen insanların anlamını bilmediği bu yazıtlar, Kur'an'ın çok sayıda ayetinde bildirilen, "Dini yalnızca Allah'a özgüleyerek, O'na hizmet edin!" buyruğuna da aykırıdır.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz, mescitler yalnız Allah'ındır. Allah ile beraber hiçbir kimseye yalvarmayınız!

    Edip Yüksel

    Mescidler sadece ALLAH'a aittir; öyleyse ALLAH ile birlikte hiç kimseyi çağırmayın.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Mescidler sadece ALLAH'a aittir; öyleyse ALLAH ile birlikte hiç kimseyi çağırmayın.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz ki, mescitler hep Allah içindir, o halde Allah'ın yanında başka birine dua etmeyin!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve hakıkat mescidler hep Allah içindir, o halde Allahın yanında başka birine dua etmeyin

    Erhan Aktaş

    Mescitler Allah içindir. O halde Allah'ın yanı sıra başka bir kimseye çağrıda bulunmayın. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbadet ederken Allah'tan başkasının adının anılması; başkasından destek ve yardım istenmesi kesinlikle doğru değildir. Kendisinden bir şey istenilen kimse Nebi Muhammed de olsa, bu Allah'ın yanı sıra başkasına çağrıda bulunmak olur ki bu da açıkça "şirk koşmak" olur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Mescitler Allah içindir. O halde Allah'ın yanı sıra başka bir kimseye çağrıda bulunmayın. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbadet ederken Allah'tan başkasının adının anılması; başkasından destek ve yardım istenmesi kesinlikle doğru değildir. Kendisinden bir şey istenilen kimse Nebi Muhammed de olsa, bu Allah'ın yanı sıra başkasına çağrıda bulunmak olur ki bu da açıkça "şirk koşmaktır."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Mescitler Allah içindir. O halde Allah'ın yanı sıra başka bir kimseye çağrıda bulunmayın. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbadet ederken Allah'tan başkasının adının anılması; başkasından destek ve yardım istenmesi kesinlikle doğru değildir. Kendisinden bir şey istenilen kimse Nebi Muhammed de olsa, bu Allah'ın yanı sıra başkasına çağrıda bulunmak olur ki bu da açıkça "şirk koşmaktır."

    Gültekin Onan

    Şüphesiz mescidler (yalnızca) Tanrı'ya aittir. Öyleyse, Tanrı ile beraber başka hiçbir şeye (ve kimseye) kulluk etmeyin.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykatde mescidler Allahındır. Onun için Allah ile birlikde hiçbir (şey'e, hiçbir kimseye) tapmayın.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki mescidler, Allah içindir. Öyleyse Allah ile beraber başkasına ibadet etmeyin.

    Mehmet Alagaş

    (18-28) Muhakkak secde yerleri / mescitler Allah’ındır, Allah’la beraber bir başkasına dua etmeyin. Muhakkak ki Allah’ın kulu kalkıp O’na / Allah’a yalvardığında, onlar /cinler neredeyse onun üzerine keçeleşircesine çullanırlardı. De ki; muhakkak ben Rabbime dua ederim, O’na herhangi birini ortak koşmam. De ki; sizin için ne bir fayda ve ne de bir yetişmişlik / erişmişlik sağlayamam. De ki; beni Allah’tan kimse kurtaramaz, O’ndan başka da sığınak ta bulamam. Ancak Allah’tan gelen bildirimler ve onun mesajlarına sığınabilirim, her kim Allah’a ve Resulüne isyan eder ise onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedi kalıcıdır. Vakti gelip te neyin kendilerine vaad edildiğini gördüklerinde, kim yardımca zayıf / düşkün ve de kim sayıca daha az bilecekler. De ki; ben size vaad edilen yakın mı? yahut rabbim onu uzun süreli mi yapmış ? idrak edemem. Yitik olanı / Gaybı bilendir ve gaybını Resullerinden razı oldukları hariç hiç kimseye göstermez / görünür hale getirmez. O gaybını açarken de Resullerinin önlerinden ve arkalarından gözetleyiciler tayin eder öyle onlara açar. (Başka kimseler şahit olmasın diye görevlendirilen gözcüler) Bu gayb paylaşımının nedeni Resullerin, Rablerinin mesajlarını / risalelerini kesin olarak yerine getirildiğini bilmeleri içindir, Onların elinde olanları da kuşatmıştır, her şeyi tek tek / adet adet hesap etmektedir. (Gaybı paylaşmış olmanın tüm riskleri kontrol altındadır.)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Mescitler Allah’ındır. O halde Allah ile birlikte başkasına dua/ibadet etmeyin.

    Süleyman Ateş

    Mescidler, Allah'a mahsustur. Allah ile beraber hiç kimseye yalvarmayın.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bütün mescitler dipnot 1 Allah için yapılmıştır; öyleyse Allah ile birlikte kimseyi yardıma çağırmayın!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mescid: Allah'a secde edilen yerlere mescid denir.

    Şaban Britch

    Mescitler Allah’ındır. O halde Allah ile birlikte başkasına dua/ibadet etmeyin.

    Şaban Piriş

    Mescitler Allah'ındır. O halde Allah ile birlikte başkasına dua etmeyin.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hiç kuşkusuz, mescitler/secdeler Allah içindir. O halde, Allah ile birlikte bir başkasına yakarmayın/Allah'ın yanında bir başkası için çağrıda bulunmayın.

  4. Cin suresi, 19. ayet — bütün mealleriyle aç

    Cin suresi, 19. ayet. وَأَنَّهُۥ لَمَّا قَامَ عَبْدُ ٱللَّهِ يَدْعُوهُ كَادُوا۟ يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًا

    Diyanet İşleri

    "Allah'ın kulu (Muhammed), O'na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur'an'ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın kulu, O'na davet için kalktığında (yoldan sapanlar) neredeyse onun üzerine çullanırlardı.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne var ki Allah'ın kulu O'na davete kalkmaya görsün; hemen yek vücut olup üzerine çullanıverirlerdi.

    Muhammed Esed

    Ama ne zaman Allah'ın bir kulu O'na ibadet etmek için ayağa kalksa, o (hakikati inkar ede)nler hep birlikte etrafını telaşla kuşatırlardı.

    Ahmed Hulusi

    Ne zaman Abdullah (Allah kulu - Hz. Muhammed), O'na yönelerek kalksa, çevresinde çullanıyorlar!

    Ali Bulaç

    Şu bir gerçek ki, Allah'ın kulu (olan Muhammed,) O'na dua (ibadet ve kulluk) için kalktığında, onlar (müşrikler,) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'ın kulu, O'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, Allah'ın kulu, O'na yakarışlarda bulunmak için kalktığında, Onun çevresinde neredeyse üst üste yığılıyorlardı.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'ın kulu, Allah'a dua etmek üzere kalktığında, müşrikler/kafirler neredeyse üzerine çullanacaklardı.

    Edip Yüksel

    ALLAH'ın kulu kalkıp sadece O'na çağırdığında ona karşı nerdeyse hepsi bir bütün oldular.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH'ın kulu kalkıp sadece O'na çağırdığında ona karşı nerdeyse hepsi bir bütün oldular.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah'ın kulu kalkmış O'na dua ederken neredeyse onun etrafında keçeler gibi birbirlerine geçeceklerdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve filhakıka o Allahın kulu kalkmış ona dua ederken üzerine keçeleneyazdılar

    Gültekin Onan

    Şu bir gerçek ki, Tanrı'nın kulu (olan Muhammed), O'na dua için kalktığında, onlar (müşrikler) neredeyse çevresinde keçeleşeceklerdi.

    Hasan Basri Çantay

    (Bana) şu hakıykat de (vahyedilmişdir:) Allahın kulu Ona ibadet için (namaza) kalkdığı zaman nerdeyse onlar, etrafında keçeler (gibi dertop) oluyorlardı.

    İbni Kesir

    Doğrusu Allah'ın kulu, kalkıp O'na yalvarınca; neredeyse çevresinde keçe gibi oluyorlardı.

    Mehmet Alagaş

    (18-28) Muhakkak secde yerleri / mescitler Allah’ındır, Allah’la beraber bir başkasına dua etmeyin. Muhakkak ki Allah’ın kulu kalkıp O’na / Allah’a yalvardığında, onlar /cinler neredeyse onun üzerine keçeleşircesine çullanırlardı. De ki; muhakkak ben Rabbime dua ederim, O’na herhangi birini ortak koşmam. De ki; sizin için ne bir fayda ve ne de bir yetişmişlik / erişmişlik sağlayamam. De ki; beni Allah’tan kimse kurtaramaz, O’ndan başka da sığınak ta bulamam. Ancak Allah’tan gelen bildirimler ve onun mesajlarına sığınabilirim, her kim Allah’a ve Resulüne isyan eder ise onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedi kalıcıdır. Vakti gelip te neyin kendilerine vaad edildiğini gördüklerinde, kim yardımca zayıf / düşkün ve de kim sayıca daha az bilecekler. De ki; ben size vaad edilen yakın mı? yahut rabbim onu uzun süreli mi yapmış ? idrak edemem. Yitik olanı / Gaybı bilendir ve gaybını Resullerinden razı oldukları hariç hiç kimseye göstermez / görünür hale getirmez. O gaybını açarken de Resullerinin önlerinden ve arkalarından gözetleyiciler tayin eder öyle onlara açar. (Başka kimseler şahit olmasın diye görevlendirilen gözcüler) Bu gayb paylaşımının nedeni Resullerin, Rablerinin mesajlarını / risalelerini kesin olarak yerine getirildiğini bilmeleri içindir, Onların elinde olanları da kuşatmıştır, her şeyi tek tek / adet adet hesap etmektedir. (Gaybı paylaşmış olmanın tüm riskleri kontrol altındadır.)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Nitekim Allah’ın kulu, ona dua/ibadet için ayağa kalktığında (Kur'an dinlemek için) az kalsın üzerine toplanıp doluşurlardı.

    Süleyman Ateş

    Allah'ın kulu kalkıp O'na yalvarınca (hayretten, hepsi) onun üzerine üşüşüp nerdeyse keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah'ın kulu (Muhammed) ona duaya durunca, (cinler,) neredeyse birbirlerini ezerek onun başına üşüştüler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'ın kulu (Muhammed) ona duaya kalkınca, cinler (ne yaptığını görmek için) birbirlerini ezecek gibi oldular.

    Şaban Britch

    Nitekim Allah’ın kulu, ona dua/ibadet için ayağa kalktığında (Kur'an dinlemek için) az kalsın üzerine toplanıp doluşurlardı.

    Şaban Piriş

    Nitekim Allah'ın kulu, ona dua/ibadet için ayağa kalktığında az kalsın üzerine çullanacaklardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah'ın kulu kalkmış O'na yakarırken, onlar onun üzerine keçeleşir gibi üşüşüyorlardı.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.